GÜNDEM
Samsun’da, ‘Bisiklet Bir Ulaşım Hakkıdır’ çalıştayı 15 Mart 2026 Pazar - 15:07:06 Samsun’da, Avrupa Birliği destekli ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, bisikletin yalnızca bir spor aracı değil, aynı zamanda bir ulaşım hakkı olduğu hatırlatıldı. Samsun’da Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği (EKOBİD) tarafından Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında yürütülen ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi çerçevesinde çalıştay gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı programda şehirde bisikletli ulaşımın geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. "Bisiklet sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır" Program, EKOBİD Başkanı Tanju Subaşı’nın açılış konuşması ile başladı. Bisikletin sadece bir spor aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Subaşı, "Bisiklet sağlıklı, çevreci ve sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır. Samsun’da bisikletli ulaşımın gelişebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çalıştayda Samsun’da bisikletli ulaşımın mevcut durumu değerlendirilirken, bisikletli güvenliği, kent içi bisiklet yolları, bisikletli hakları ve katılımcı karar alma süreçleri gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar görüş ve önerilerini paylaşarak şehirde bisiklet kullanımının artırılması ve daha güvenli hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulundu. Çalıştayda ortaya çıkan önerilerin proje kapsamında yürütülecek izleme çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Moderatörlüğünü Muhlis Dilmaç’ın yaptığı programda konuşmacı olarak yer alan Tarık Torun ise bisikletli ulaşım konusunda Türkiye ve dünyadan iyi uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Programın sonunda katılımcılar iftar programında bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Çalıştaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Şube Müdürü Yılmaz Köksal, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Şube Müdürü Yunus Cebeci, Terme Belediyesi’nden Nuri Karadeniz, İlkadım Belediyesi AR-GE Müdürlüğü’nden Sümeyye Çöl ve Gülşah Çakır, Canik Belediyesi’nden Adem Duman, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden Dr. Kadir Tekin Ertekin ile Atakum Belediyesi’nden Elif Ceren Yılmaz ve Cansu Ergül katıldı.
15 Mart 2026 Pazar - 15:02 Fenerbahçeli boksörler iftarda buluştu Fenerbahçe camiasında boksa gönül veren eski sporcular, antrenörler ve yöneticiler düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Fenerbahçe SK camiasında boksa gönül vermiş eski sporcular ve antrenörler, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda eski boksörler yıllar sonra aynı sofrada buluşarak hem hasret giderdi hem de sporun geleceği üzerine görüş alışverişinde bulundu. Programda konuşan Hakan Safi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ayı olduğunu belirterek, "Ramazan ayının 25. gününü idrak ettiğimiz bugün sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ramazan birlik ve beraberliğin ayıdır. Biz de Fenerbahçeliler olarak bu mübarek ayda her gün sahur ve iftarlarda bir araya gelmeye çalışıyoruz. Fenerbahçe’nin olduğu her yerde umut vardır. İnşallah yarınları birlikte daha güzel yaşayacağız" dedi. Fenerbahçeli boksörleri bir araya getiren organizasyonun öncülerinden Fenerbahçeli Boksörler Derneği Başkanı İmam Yılmaz ise gecenin amacının eski sporcuları yeniden buluşturmak olduğunu belirterek, "Fenerbahçe’de bokstan gelmiş arkadaşlarımızın bir araya gelip sosyalleşmesi için böyle bir organizasyon düzenledik. Katılımın yoğun olması bizi çok mutlu etti. Sporcular sporu bıraktıktan sonra amatör branşlar çoğu zaman sahipsiz kalıyor. Biz de bundan sonraki süreçte daha kurumsal bir yapı oluşturmak ve dernekleşmek için adımlar atmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Uluslararası şampiyon ve profesyonel boks antrenörü Ali Çıtak da uzun zamandır böyle bir buluşmaya ihtiyaç duyduklarını belirterek, "Eski boksörler olarak uzun zamandır bir araya gelemiyorduk. Bu organizasyona öncülük eden İmam kardeşime teşekkür ediyorum. Fenerbahçe’de boks 1955’ten bu yana var. Ben de yıllarca sporcu ve antrenör olarak görev yaptım. Bundan büyük onur ve gurur duyuyorum. Fenerbahçe’nin olduğu her yerde mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
Kent Konseyi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı
08 Mart 2026 Pazar - 12:38 Kent Konseyi’nden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, kadınların toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Başkan Tanfer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadınlarımız; aile kurumunun temel taşı, değerlerimizin en önemli temsilcisi, kültürümüzün taşıyıcısı ve koruyucusudur. Hayatın her alanında etkin şekilde yer almalarını sağlayacak şartların hazırlanması, kadın-erkek tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Kadınlarımızın iktisadi, sosyal ve siyasal alanlardaki etkinlik ve yetkinliklerinin artması, daha güçlü ve müreffeh bir toplumun en önemli teminatıdır. Kadınlarımız, hayatın her alanında sevgi ve fedakârlığın en güçlü temsilcileridir. Bizler, cenneti annelerin ayağının altına seren bir dinin mensupları; hem yönetimde hem de aile içinde vakur duruşlarıyla örnek olan, İstiklal Mücadelemizde eşsiz kahramanlıklar gösteren Nene Hatunların ve Kara Fatmaların torunlarıyız. Türk kadınının kahramanlık simgesi Nene Hatun, bebeğini beşikte bırakıp cepheye koşmuştur. Kadınlarımız, millet ve devlet hayatımızın merkezinde yer almış, fedakârlığın en yüce örneklerini sergilemişlerdir. İlk Türk devletlerinden günümüze uzanan süreçte olduğu gibi, özellikle Millî Mücadele yıllarında da vatanın kurtuluşu ve bağımsızlığı uğruna büyük özveriler göstermişlerdir. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu kadınının cesaret ve fedakârlığına vurgu yapan sözleri, kadınlarımızın tarihimizdeki müstesna yerini en veciz şekilde ortaya koymaktadır. Başarıda kadınlarımızın emeği her geçen yıl daha güçlü şekilde hissedilmektedir. Erzurum Kent Konseyi olarak; evladını vatan uğruna şehit vermiş, en az şehit evlatları kadar kahraman olan şehit analarının, metanet timsali şehit eşlerinin ve şehit kızlarının; Gazze’den Suriye’ye, Yemen’den Sudan’a gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerindeki acılı annelerin ve eşlerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu bir dünya temennisiyle; başta vatan uğruna canını feda eden kahraman şehitlerimizin emaneti olan şehit annelerimiz ve eşleri olmak üzere, emeğiyle, sabrıyla ve merhametiyle dünyayı yaşanabilir kılan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbi duygularımızla kutluyorum."
Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:27 Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:24 Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.
Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu
08 Mart 2026 Pazar - 12:14 Medicana Konya Hastanesi’nde kadınların gücü konuşuldu Medicana Konya Hastanesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, hayatın her alanında emek veren kadınların gücünü konuşmak ve onların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla program gerçekleştirildi. Medicana Konya Hastanesi tarafından düzenlenen etkinlik, hastanenin konferans salonunda gerçekleştirildi. Hayatın her alanında emek veren kadınların ilham veren hikayelerine tanıklık etmek amacıyla düzenlenen programa çok sayıda kadın katıldı. Programın moderatörlüğünü Nükleer Tıp Uzmanı Oktay Sarı üstlenirken, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nihal Gökmen ile Mürüvvet Uğur’un konuşmalarında, kadınların iş hayatında, aile yaşamında ve toplum içinde üstlendikleri roller ele alındı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Medicana Konya Hastanesi Genel Müdürü Dr. Fatma Mine Karaman, "Kadın olarak değil, bir anne, bir kardeş, bir abla, en önemlisi de sizin yol arkadaşınız olarak sizlere sesleniyorum. Etrafıma baktığım zaman zaten sadece önlükler, formalar görmüyorum. Uykusuz gecelerin yorgunluğunu bir hastanın tebessümü ile bitiren, bir hastanın tebessümü ile şifa bulmasıyla kendisi çok mutlu olan insanların bir arada olduğu bir ortamdayız diye düşünüyorum. Bu kahramanların çalıştığı bir kurum burası. Medicana ailesi olarak yüzde 76 kadın istihdamıyla ön plana çıkıyoruz. Bu konuda Türkiye’deki en önemli iki kurumdan bir tanesiyiz biz. Sağlıkta dev bir organizasyonumuz var. Bazen omuzlarınızdaki yükün ağır geldiğini biliyorum. Aranızdan gelmiş birisi olarak içeri girdiğiniz zaman derdi, sıkıntıyı, tasayı dışarıda bıraktığınızı biliyorum. Burada çok zorlandığınızı biliyorum. Bunun için hepinize minnettarız. Gülen yüzünüz hiç solmasın. O sesinizdeki şifa hep devam etsin. Çünkü bir kadın güldüğü zaman bütün dünya gülüyor. Bir kadın şifa verdiği zaman bütün toplum iyileşiyor. O yüzden hepinize geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Ben de sizi, sizden de şunu rica ediyorum. Lütfen kendinizi ve yanınızdaki o çok güçlü kadını çok kuvvetli bir şekilde alkışlayalım. Kadınlar Günü kutlu olsun" diye konuştu.
Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Selçuklu’da Ramazan birlik ve beraberlik coşkusuyla yaşanıyor Selçuklu’da Ramazan ayının manevi bereketi, birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla hep birlikte yaşanıyor. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, iftar programlarında vatandaşların sofrasına misafir olurken farklı mahallelerde de teravih namazı sonrası vatandaşlarla bir araya geliyor. Selçuklu’da Ramazan ayının manevi atmosferi iftar programları, Teravih ve Kardeşlik Buluşması Etkinlikleri ile en güçlü bir şekilde hissediliyor. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Ramazan’ın bereketini hemşehrileriyle bir araya geldiği programlarda paylaşıyor. Ay boyunca devam edecek buluşmalar ile birlik ve beraberliğin en güzel örnekleri Selçuklu’da yaşanmaya devam edecek. İftar sofralarında vatandaşların evlerine ve gönüllerine konuk olan Başkan Pekyatırmacı, Selçuklu’nun farklı mahallelerinde düzenlenen Teravih Buluşmaları kapsamında namaz sonrası bir araya geldiği vatandaşların talep ve önerilerini dinliyor. Başkan Ahmet Pekyatırmacı, gönül köprülerinin güçlendiği ve birlik, beraberlik ile dayanışma ruhunun Selçuklu’nun her köşesinde daha güçlü şekilde yaşatıldığı bu dönemde, Cuma Buluşmaları ve esnaf ziyaretleriyle de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Pekyatırmacı, buluşmalarda çocuklarla yakından ilgileniyor, büyüklerin hayır dualarını alıyor. "Ramazan ayı paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayıdır" Ramazan ayı boyunca vatandaşlarla aynı sofrayı paylaşan Başkan Pekyatırmacı, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek Ramazan’ın manevi iklimini vatandaşlarla birlikte soluduklarını ifade etti. Pekyatırmacı, "Paylaşma ve dayanışma ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği bu mübarek ayda Ramazan’ın manevi iklimini mahalle mahalle vatandaşlarımızla birlikte yaşıyoruz. Ramazan ayının sadece oruç tutmak değil; yardımlaşmayı, kardeşliği ve gönül bağlarını güçlendirmeyi de beraberinde getirdiğine hep birlikte şahit oluyoruz. Bu mübarek ay boyunca hemşehrilerimizle aynı sofrada buluşmanın, onların dualarına ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hemşehrilerimizle bir araya gelmek, birlikte iftarımızı açmak bizim için en büyük mutluluklardan ve şükür sebeplerinden biri. Selçuklumuzda sadece hizmet üretmiyor, gönül köprüleri kuruyor, birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyoruz. Vatandaşlarımızın isteklerini, dileklerini dinliyor ve bu konuda yapmamız gerekenleri gönül belediyeciliği anlayışıyla yapıyor ve yapmaya devam ediyoruz. Birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, gönüllerimizi arındıran bu mübarek aya bizleri ulaştıran Rabbimize hamd olsun. İnşallah sağlık ve afiyetle Ramazan Bayramı’na kavuşalım" diye konuştu.
Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor"
08 Mart 2026 Pazar - 12:12 Kaymakam Kan: "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" Aydın’da Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınları çalıştıkları işyerlerinde ziyaret eden Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan hemcinsleri ile sohbet ederek, "Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor" dedi. İlçede göreve geldiği günden bu yana sahadan hiç eksik olmayan üçüz çocuk sahibi Kaymakam Huriye Küpeli Kan, özellikle kadın çalışanlara olan hassasiyeti ile dikkat çekerken, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde de çalışan kadınları yalnız bırakmadı. Kaymakam Kan incir işleme, kestane şekeri ve soğan konservesi tesislerinde çalışan kadınlarla bir araya geldi. Kadınlara karanfil vererek emeklerinden dolayı teşekkür eden Kan, kadınların yine kadınların hayatını kolaylaştırdığını söyledi. İlk ziyaretini incir işletmesindeki kadınlara yaptı. Burada yaptıkları işin inceliklerini öğrenen Kaymakam Kan, yaklaşık 43 yılı bulan çalışma süreleri ile dikkat çeken birçok kadının ev ekonomisine katkıları ve çocuklarının geleceği için çaba sarf etmelerini takdirle karşıladı. Nazilli’de açılan ilk incir işletmesi olma özelliği taşıyan işletmeciler Ziya Aksüt ve oğlu Cevdet Aksüt’ten incir işleme, paketleme ve ihracat konularında da bilgi alan Kaymakam Kan, işyerinin kadın istihdamında sağladığı büyük destek ve süreklilikten dolayı teşekkür etti. Birçok kadının emekli olmalarına rağmen halen aynı yerde çalışmaya devam etmeleri dikkatlerden kaçmadı. İkinci ziyaretini kestane şekeri ve soğan konservesi imalathanesine yapan Kaymakam Kan, burada çalışan kadınlara da karanfil vererek işletmeci Ali Bildirici’ye teşekkür etti. Tüm kadınlarla tek tek sohbet eden ve yaptıkları işi kendisi de yaparak öğrenen Kaymakam Kan, özellikle kadınların mutfakta en büyük zorluğu olan soğan soyarken gözyaşı dökmelerine son veren soğan konservesinin nasıl hazırlandığını öğrendi. Ziyaret sırasında soğandan etkilenen Kaymakam kan, döktüğü gözyaşlarını göstererek buradaki çalışan emekçi kadınların hazırladığı soğan konserveleri sayesinde birçok hemcinsinin hatta erkek aşçıların mutfakta gözyaşı dökmeyeceğini ifade etti. Çalışan kadınlar ise işe başladıkları günden bu yana soğanın hastalıklara karşı kazandırdığı direnç sayesinde hiç hasta olmadıklarını belirttiler. "Soğanın antibiyotik özelliği bizi hastalıklardan koruyor" İşletmenin Müdürü Gıda Mühendisi Duygu Çelik, "10 yıldır burada çalışıyorum. Büyük bir kısmımız kadınlardan oluşuyor. Soğan konservesi, kestane şekeri üretimi yapıyoruz. Evdeki kadınlara kolaylık sağlıyoruz. Acıya, gözyaşına son veriyoruz. Biz burada soğanlarımızı evdeki kadınlarımıza kolaylık olsun diye doğruyoruz, pişiriyoruz, acıya ve gözyaşına son veriyoruz. Kadınlarımıza da istihdam sağlıyoruz. Buradaki çalışan kadınlarımız hiç hastalık yüzü görmüyor. Çünkü soğan doğal bir antibiyotik üründür" dedi. "Emeklerine sağlık" Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Nazilli’nin kıymetli topraklarında ve dağlarında ve ovalarında yetişen ürünlerin işlendiği fabrikaları ziyaret ettik. İlk olarak bir incir işletmemizi ziyaret ettik. Orada yoğun olarak kadınlar çalışıyor. Oradaki kadınlarımızın gününü kutladık. Sonra yine ilçemizin dağlarında yetişen kestanelerin işlenerek kestane şekerine dönüştürüldüğü fabrikayı ziyaret ettik. Burada da kestane şekeri yapımında da yoğunluklu olarak kadınlarımız çalışıyor. Son olarak da soğan konservesi fabrikasını ziyaret ettik. Yine burada da yoğun olarak kadınlarımız çalışıyor. Soğan gerçekten mutfakta işlemi zor olan bir ürün. Kadınlar yine kadınların hayatını kolaylaştırıyor. Hazırlanan ürünler konserve şeklinde evlere satışa sunuluyor. Güzel bir hizmet. Bu soğan konserveleri sayesinde kadınlarımız evde ağlamayacak. Burada çalışan kadınlarımız alışmışlar artık. Gerçekten soğan artık bağışıklık yapmış ve ağlamıyorlar. Ama biz ilk girdiğimizde uzun süre ağladık. Gözümüzden yaşlar geldi. Ama onlar soğana alışmış ve etkilenmiyorlar. Emeklerine sağlık diyorum. Tüm çalışan kadınlarımızın emekçi kadınlarımızın kadınlar gününü kutluyorum. Kadınlarımız iyi ki varlar diyorum. Onlarla hayat çok güzel. Teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor
08 Mart 2026 Pazar - 12:07 Kilis’te kadınların el emeğiyle yorgancılık yeniden canlanıyor Kilis Valiliği ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı desteğiyle yürütülen proje kapsamında, coğrafi işaretli Kilis yorganı kadınların el emeğiyle üretilirken, yorganlar mağazalarda satışa sunularak ekonomik değere dönüştürülüyor. Kilis Valiliği, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı destekleriyle Kilis’in coğrafi işaretli ve kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel yorgancılık sanatını modern tasarımlarla yeniden canlandırdı. Proje kapsamında kadınlara verilen eğitimlerle Kilis yorgancılığının özgün teknikleri yeni nesillere aktarılırken, eğitimleri başarıyla tamamlayan kadınların ürettiği el emeği yorganlar yatak mağazalarında satışa sunulmaya başlandı. "Çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" Projede yer alan kadınlardan Gülüzar Yalçın, yaklaşık 10 yıldır bu mesleğin içinde olduğunu belirterek boncuk işiyle başladığını söyledi. Yalçın, eşinin geçirdiği ameliyat sonrası maddi zorluk yaşadıklarını ifade ederek, "Evimiz kiraydı ve bir yerden başlamam gerekiyordu. Fabrikada çalışabilirdim ama çocuklarım küçüktü, onların yanında olmam gerekiyordu. Bu kurumda iş verildiğini duyunca geldim ve hocalarla tanıştım. İşlerimi güzel ve düzgün yapınca beni tanıdılar. Kazandığım gelirle çocuklarımın eğitimine katkı sağladım" dedi. "Güçlü bir anne oldum" Yalçın, büyük kızının Antalya’da hukuk okuduğunu, ortanca kızının üniversite sınavına hazırlandığını, oğlunun ise fen lisesini kazandığını belirterek, "Burada çalışmasaydım belki çocuklarım ilkokuldan sonra eğitim hayatına devam edemeyecekti. Şimdi çok mutluyum, güçlü bir anne oldum" şeklinde konuştu. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını ifade eden ve kadınların kendilerine güvenmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Bir şeyleri başardığımızı gördükçe eşlerimiz de arkamızda durmaya başlıyor. Eşim rahatsızlığı geçtikten sonra bu işi birlikte yapmaya başladık. Şimdi eşim fabrikada çalışıyor, akşamları ve hafta sonları da boş durmuyor, yorganların bazı işlemlerini yaparak bana yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı. Projede yer alan bir diğer kadın üretici Özlem Sarıkaya ise yaklaşık 8 yıldır projede yer aldığını belirterek, önce boncuk işiyle başladıklarını söyledi. Sarıkaya, "Yaklaşık iki yıldır yorgancılığa başladık. İlk etapta çanta ve küçük aksesuarlar yaptık. Kilis yorgancılığının durağanlaştığı bir dönemde biz de öğrenerek bu mesleğe katkı sağladık" dedi. "Bizim başaramadığımızı başardınız" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladığını vurgulayan ve başlangıçta bazı ustaların kendilerinin başarısız olacağını düşündüğünü dile getiren Sarıkaya, "Şimdi hem çizimlerimizi hem de işlerimizi takdir ediyorlar. Kadınların bu sektörde yer alması onları da memnun etti. Hatta bir usta ‘bizim başaramadığımızı başardınız’ dedi. Bu projenin içinde olmaktan çok memnunuz" şeklinde konuştu. Kadınların sabırla hem evde hem iş hayatında büyük başarılar elde edebileceğini belirten Sarıkaya, "Bir kadın olarak hem evde hem işte başarılı olmak birçok kişinin önüne geçmek demektir. Bu da bir kadının en güzel başarısıdır" diye konuştu.