GÜNDEM
03 Mart 2026 Salı - 23:19 Devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve yeni evli çiftler aynı sofrada buluştu Antalya’da Vali Hulusi Şahin’in ev sahipliğinde düzenlenen iftarda, devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve devlet desteğiyle evlenen yeni evli çiftler bir araya geldi. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in ev sahipliğinde hayırsever iş insanı Tolga Cömertoğlu ve eşi Manolya Cömertoğlu’nun katkılarıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda iftar programı düzenlendi. Programda devlet koruması altındaki çocuklar, koruyucu aileler ve devlet desteğiyle evlenen yeni evli çiftler aynı sofrada buluşarak, Ramazan ayının bereketini paylaştı. İftarın ardından konuşan Vali Şahin, Ramazan’ın paylaştıkça güzelleştiğini belirterek, "Devletimizin şefkatli ve güçlü kollarına emanet çocuklarımızla aynı gönül sofrasında olmak hepimiz için çok kıymetli. Bu anlamlı buluşmayı yıllardır yaşatan ve emeğiyle büyüten herkese teşekkür ediyorum. Bu iftarda koruyucu ailelerimiz var. Onların özlerini bebek gibi korudukları evlatlarımız var. Devlet koruması altında yavrularımız var. Ayrıca bunların yanında yeni evli çiftlerimiz de var. Onlar da bize dahil oldular bu iftar yemeğinde. Bu güzelliği onlar da paylaşıyorlar ve yeni kurdukları yuvalarında paylaşmanın, sevginin, merhametin, fedakarlığın ne demek olduğunu hem idrak ediyorlar hem de onun bir parçası oluyorlar. Gerçekten çok güzel bir etkinlik oldu. Çocuklarımız mutlular, standlarda dolaşıyorlar, bir yerlerde oynuyorlar, bu tarafta tatlı alıyorlar. Tolga Cömertoğlu, Manolya Cömertoğlu, Nergis Cömertoğlu iyi ki varsınız. Ne kadar da güzel işler yapıyorsunuz. Allah size daha çok fırsatlar versin, daha çok güzel işler yapın diyor" dedi. Salon içerisine kurulan özel etkinlik alanlarında çocuklar, kendileri için hazırlanan oyunlar ve aktivitelerle keyifli anlar yaşadı. Vali Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in ev sahipliğindeki programa Antalya İl Emniyet Müdürü Saim Zaimoğlu, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Galip Sökmen ile çok sayıda davetli katıldı.
03 Mart 2026 Salı - 23:10 Ağrı Milli Eğitim Müdürü Kökrek’ten öğrencilere iftar Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında evinde misafir ettiği Merkez İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencileri ile iftar yaptı. Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğünce çeşitli programlar düzenleniyor. Ortaokul ve liselerdeki öğrenci yurtlarını ziyaret ederek öğrencilerle iftar yapan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, iftar sonrası öğrencilerle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinliyor. Bu kez iftarda Merkez İmam Hatip Anadolu Lisesi öğrencilerini evinde misafir eden Kökrek, gençlerle sohbet etti. İftar sonrası konuşan Kökrek, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve gönül köprüleri kurma ayı olduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin her biri bizim için çok değerlidir. Onların hayallerini dinlemek, hedeflerine giden yolda yanlarında olduğumuzu hissettirmek görevimizdir. Bu sofralar vesilesiyle aramızdaki samimiyeti artırıyor, öğrencilerimizin duygu ve düşüncelerini doğrudan dinleme imkanı buluyoruz" ifadelerini kullandı. 12. sınıf öğrencisi Barış Kılıç, ev ortamında gerçekleşen iftarın kendileri için unutulmaz bir anı olduğunu dile getirerek, "Sayın müdürümüzün bizi evinde ağırlaması bizleri çok mutlu etti. Hem hedeflerimiz hakkında konuşma fırsatı bulduk hem de samimi bir ortamda sohbet ettik. Kendimizi değerli hissettik. Bu tür buluşmalar motivasyonumuzu artırıyor" dedi. Program, çay eşliğinde yapılan sohbetin ardından sona erdi.
Yeni kanunla trafikte hem ceza hem sorumluluk büyüyor
03 Mart 2026 Salı - 12:11 Yeni kanunla trafikte hem ceza hem sorumluluk büyüyor Avukat Zeynep Sevim, Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile hem cezai hem de hukuki sorumlulukların büyüdüğünü söyleyerek, "Son yapılan düzenleme yüksek caydırıcılık esasına dayanıyor" dedi. Yapılan değişiklik ile sadece para cezalarının artmadığını ve yaptırımların ciddi şekilde genişlediğini söyleyen Avukat Sevim, "27 Şubat 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7574 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, trafik cezaları konusunda son yılların en sert düzenlemelerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Bu değişiklik yalnızca idari para cezalarını artırmamış; aynı zamanda sürücü belgelerinin geri alınması, iptali ve araçların trafikten men edilmesi gibi yaptırımları da ciddi biçimde genişletmiştir. Ayrıca birçok ihlalde, para cezası tamamen ödenmeden ehliyetin iade edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Öncelikle, hız ihlallerindeki cezalar önemli ölçüde artırılmıştır. Yerleşim yeri içinde hız sınırını saatte 66 kilometre ve üzerinde aşan sürücünün ehliyetine 90 gün el konulacak, para cezaları 30 bin liraya kadar çıkabilecektir. Bir yıl içinde beşinci kez ehliyeti geri alınan sürücüler için psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi şartı getirilmiştir. Plaka ihlallerine yönelik yaptırımlar da oldukça ağırlaşmıştır. Plakayı okunamaz hale getirenlere 140 bin TL para cezası, tekrarında ise 280 bin TL para cezası ve araç için 60 gün trafikten men yaptırımı uygulanacaktır. Plakasız araç kullananlara 46 bin TL para cezası ve 30 gün ehliyete el konulması da söz konusudur. Takograf ve hız sınırlayıcı cihazlara müdahale edenlere ise 185 bin TL’ye kadar para cezası verileceği yeni düzenlemelerde yerini almıştır. Ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sürücülere 150 bin TL para cezası verilecek ve ehliyetleri iptal edilecektir. Test yaptırmayanlara da aynı miktarda ceza uygulanacak ve ehliyetleri 5 yıl süreyle geri alınacaktır. Kırmızı ışık ihlallerinde ise kademeli artış öngörülmüş olup altıncı ihlalde 80 bin TL para cezası ve ehliyet iptali düzenlenmiştir. ’Dur’ ihtarına uymayanlara ise 200 bin TL para cezası ile 60 gün ehliyete el koyma yaptırımı getirilmiştir. Ehliyetsiz araç kullanma 40 bin TL, ehliyeti geri alındığı halde araç kullanma ise 200 bin TL para cezası ile karşılık bulmakla araç sahibine de ayrıca ceza uygulanacağı yönünde düzenlemeler de dikkat çekmektedir" dedi. Sevim, ihlallerin artık daha ağır sonuçlar doğuracağını belirterek, "Genel olarak son yapılan düzenleme, yüksek caydırıcılık esasına dayanmaktadır. Ancak uygulamada ölçümlerin hukuka uygunluğu ve savunma hakkı her konuda olduğu gibi bu konuda da önem taşımaktadır. İdari para cezalarına karşı bilindiği üzere itiraz yolu açıktır. Trafik ihlalleri artık çok daha ağır hukuki ve ekonomik sonuçlar doğurduğundan trafik kurallarına uygun ve bilinçli sürüş her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
"ABD İsrail İran savaşı uçurumun kenarında olan bir süreçte"
03 Mart 2026 Salı - 12:03 "ABD İsrail İran savaşı uçurumun kenarında olan bir süreçte" Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Şu an itibarıyla kontrolden çıkmak üzere olan, hatta çıkmakla çıkmamanın çok arasında ilk defa bu kadar uçurumun kenarında olan bir sürecin içerisindeyiz" dedi. Necat Taşcı İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarına ilişkin İhlas Haber Ajansına açıklamalarda bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, "Amerika, İran ve İsrail’in geçmiş ve günümüz dış politika pratiklerine baktığımızda 3 tane hangisi olsa şaşırmayacağımız senaryo ön plana çıkıyor. Biz birçok ihtimali ve mevcut senaryoyu ihtimali hesaplamak durumundayız." ifadelerini kullandı. Çanakkale’de Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler ve Politika Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Necat Taşçı, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik eş zamanlı saldırılarının durumu çok daha riskli hale getirdiğini belirterek, "Evet, şu an itibariyle kontrolden çıkmak üzere olan; hatta çıkmakla çıkmamanın çok arasında, ilk defa bu kadar uçurumun kenarında olan bir sürecin içerisindeyiz. Neden bu hale geldi? Marjinalleşmiş iki tane rejim söz konusu. İsrail özellikle dünyadan izole edilmiş bölge ülkeleri tarafından artık kolektif bir şekilde dengelenmeye çalışılan, diğer taraftan da yine bölge ülkeleri tarafından yıllardır muzdarip olunan bir diğer ülke İran var. Burada iki ülkenin de iki rejimin de ortak noktası kendi iç politikalarında gittikçe sıkışmış dış politikalarındaki açmazlarda belirli adımları atarak en azından bunun üzerine bir taban konsolidasyonu sağlamaya çalışmaları ki bu durumu tam olarak çok riskli hale getiriyor" ifadelerini kullandı. "Bugüne kadar geçmiş politika pratiklerini hiç görmediğimiz meseleler" Ülkelerin geçmiş politikalarında görülmeyen pratikler sergilediği kaydeden Dr. Ufuk Necat Taşçı, "Burada Amerika Birleşik Devletleri’nin ve İsrail’in ortak hareket etmesi ve İran’daki müzakereler devam ederken Umman Dışişleri Bakanı’nın artık anlaşma çok yakın demesinin üzerine bu olayların gerçekleşmesi, bize birçok farklı ihtimali düşündürüyor. Ancak şöyle bir gerçeklik var. Hep söylediğim bir mesele. Biz özellikle sosyal bilimciler, uluslararası ilişkiler hocaları bizim rasyonel belli formülasyonlarımız yok. Biz fizik çalışmıyoruz. Bizim özellikle birey, devlet ve sistem düzeyinde analiz yapma imkanımız var. Bunu yaparken de geçmiş politika pratiklerine bakıyoruz, buradan çıkardığımız sonuç bugüne kadar geçmiş politika pratiklerini hiç görmediğimiz meseleler. Birincisi normal şartlarda biliyorsunuz 12 Gün Savaşı’nda da beni en çok şaşırtan mesele buydu, Amerika Birleşik Devletleri bırakın Tel Aviv’e bir füze düşmesini, Tel Aviv’de bir evin camına taş atılsa Orta Doğu’da bütün Müslümanları katletmek için Orta Doğu’ya girerdi. Ancak 12 Gün Savaşı’nda yapmadığı gibi şu anda da , Tel Aviv’e düşen füzelere nispetle Amerika’nın tepkisi bence çok çok aşırı değil. Yani İsrail’le beraber evet ortak operasyonlar yapıyorlar ama tarihte ilk defa böyle bir manzara görüyoruz. Bir diğer taraftan İran’ın ise dış politik öncelikleri doğrultusunda, en azından belli başlı meselelere girmemesini beklerdik. Neydi o mesele? Normalde bütün İran’la yaşadığı problemleri, yıllardır yaşadığı sorunları bir kenara bırakıp Türkiye ve bölge ülkeleri, Amerika’nın önünde bir bent olmaya çalışıyordu bu saldırılarla alakalı. İran’a saldırılmasına engel olmaya çalışıyorlardı. İran buna rağmen şu anda körfez ülkelerini ve kendisini Amerika ve İsrail’in hışmından korumaya çalışan bu inisiyatifi, hedef alarak ne yapmaya çalışıyor, bunun sorusu yok" şeklinde konuştu. "3 temel senaryo var" Savaş gidişatında birbirinden farklı üç temel senaryo oluşabileceğini vurgulayan Dr. Taşçı, şu ifadeleri kullandı: "Amerika’nın artık İran’ı bu kadar marjinalize ettiği, İsrail’in özellikle Amerika’yı belli başlı denklemlerin içerisinde çekmeye zorladığı bir süreçte, 3-4 tane temel senaryo öne çıkıyor. Biz birçok ihtimali ve mevcut senaryoyu ihtimali hesaplamak durumundayız. Amerika, İran ve İsrail’in geçmiş ve günümüz dış politika pratiklerine baktığımızda 3 tane hangisi olsa şaşırmayacağımız senaryo ön plana çıkıyor. Bunlardan birincisi Amerika Birleşik Devletleri ile rejimin içerisinde bir kliğin anlaştığı ve İsrail’in bundan huzursuz olarak bu masayı dağıttığı birinci senaryo. Bununla alakalı emareleri de biz daha önce biliyorsunuz Cevat Zarif’in falan açıklamalarında, özellikle reformist kanada, İran içerisindeki gösteriler esnasında ve sonrasında yapılan baskınlardan biliyoruz. İkinci mesele özellikle İsrail’in iç politikada sıkışmış olması sebebiyle Trump’ın bunu kullanarak Kasım’daki seçimleri ve kendi seçimlerini kullanarak, yeni bir kaos üreterek, bu kendi içerisindeki ve Amerika’nın içerisindeki sorunları kendi lehine dönüştürmeye mi çalıştı? Yani Trump’ı yanına çekip, kendisine mecbur bırakıp, kongreyi kaybetmemesi için destek karşılığında Trump’ı bu işin içine çekmeleri ve karşılığında Netanyahu’nun kendi iktidarını, dönemini tahkim etmesi mi? Bu da ikinci bir seçenek. Üçüncüsü ise İran rejiminin özellikle Amerika ile İsrail’in yine beraber hareket edeceğini anlamış oluşu ve marjinalize olmasıyla beraber körfezdeki ülkeler de dahil, bugün bakın Avrupalı aktörler de dahil İngiltere, Fransa ve Almanya’da açıklama yaptılar ve Rum yönetimine, Rum kesiminde yer alan üste hedef alındı biliyorsunuz. Dolayısıyla İran’ın ben madem rejim çöküyorsa yanımda giderken ne götürebiliyorsam götürürüm kafasıyla hareket ettiği, bence üç tane temel senaryo var şu anda."
Efeler’in Psikososyal Destek Merkezleri vatandaşlara dokunmaya devam ediyor
03 Mart 2026 Salı - 12:01 Efeler’in Psikososyal Destek Merkezleri vatandaşlara dokunmaya devam ediyor Efeler Belediyesi tarafından üç mahallede hizmet veren Kadın-Aile-Çocuk Psikososyal Destek Merkezlerinde çocuk, ergen ve yetişkinlere ücretsiz terapi ve danışmanlık desteği sunuluyor. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in insan odaklı belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen Psikososyal Destek Merkezleri, toplumsal dayanışmayı güçlendiren çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Efeler Belediyesi tarafından üç farklı mahallede faaliyet gösteren merkezlerde, çocuk, ergen ve yetişkinlere yönelik ücretsiz terapi ve danışmanlık hizmetleri veriliyor. Alanında uzman psikologlar tarafından sunulan hizmetler kapsamında, travma, cinsel istismar, uzamış yas süreci, stres, anksiyete ve depresyon gibi bireyin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen psikolojik sorunlara yönelik profesyonel destek sağlanıyor. Vatandaşların ihtiyaçlarına göre şekillendirilen hizmet modeliyle bireylerin kendilerini yalnız hissetmemesi ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri amaçlanıyor. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra insan hayatına dokunan çalışmaların da öncelikleri arasında olduğunu belirterek, "Temel belediyecilik faaliyetlerimizi sürdürürken asıl görevimiz, insanımıza dokunmak ve hayatlarını kolaylaştırmak. Kadınlarımızın, çocuklarımızın ve ailelerimizin psikolojik olarak güçlü olması, toplumumuzun geleceğini güçlü kılar. Psikososyal Destek Merkezlerimizle hemşehrilerimizin zor zamanlarında yanlarında oluyoruz. Efeler’de kimse kendini yalnız hissetmesin diye var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz" dedi.
Samsun’da 2 yılda 25 bini aşkın gıda denetimi: Ramazan’da unlu mamullere sıkı takip
03 Mart 2026 Salı - 12:01 Samsun’da 2 yılda 25 bini aşkın gıda denetimi: Ramazan’da unlu mamullere sıkı takip Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri son 2 yılda 25 bini aşkın gıda ve yem denetimi gerçekleştirdi. Ramazan ayında artan tüketim nedeniyle özellikle unlu mamuller, pide, tatlı ve şarküteri ürünlerine yönelik kontroller yoğunlaştırıldı. Ekipler 2025 yılından bu zamana kadar 38 işletmeye idari para cezası uyguladı. Gıda denetimleri Ramazan ayında da sürüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Atakum ilçesinde faaliyet gösteren bir fırında denetim gerçekleştirdi. Denetim kapsamında işletmenin genel hijyen şartları incelenirken, ekmek ve pidenin gramajı kontrol edildi, soğuk hava dolaplarının sıcaklık değerleri ölçüldü. 25 bini aşkın denetim Denetime katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "İlimizde bin 434’ü üretim 12 bin 59’u satış-toplu tüketim-yem-ithalat-ihracat olmak üzere toplam 13 bin 493 adet gıda ve yem işletmesi bulunmaktadır. Bu bağlamda 2025 yılında 22 bin 478 adet denetim faaliyeti gerçekleştirilmiş yapılan bu denetim ve kontrollerde ilgili mevzuatlara uygunluğunu kontrol etmek amacıyla 2 bin 460 adet numune alınmıştır. 181 kontrol görevlisiyle birlikte 2026 yılı içerisinde bugüne kadar 2 bin 986 adet denetim faaliyeti gerçekleştirilmiş yapılan bu denetim ve kontrollerde ilgili mevzuatlara uygunluğunu kontrol etmek amacıyla 360 adet numune alınmıştır. Ramazan ayı ile beraber unlu mamuller, ekmek, pide, tatlı, şeker ve şekerli mamuller, Ramazan paketleri ve şarküteri ürünlerinin tüketiminde artışlar yaşanmakta, bu nedenle gıda denetimleri bu ürünler üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Ramazan ayı dolayısıyla toplam bin 464 denetim gerçekleştirilmiştir. Denetimler sonucunda 38 işletmeye idari para cezası uyguladık" dedi. "Gıda güvenliği kırmızı çizgimiz" Kemal Yılmaz şunları söyledi: "Yine 2025 yılı sonu itibarıyla ekmek ve ekmek çeşitleri üretim yerleri ile unlu mamul üretim yerlerinin gıda güvenilirliği, hijyen şartları ve mevzuata uygun üretimlerinin sağlanması amacıyla denetimleri arttırılmıştır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak gıda güvenliğini kırmızı çizgimiz kabul ediyor vatandaşlarımızın sağlığını tehdit edebilecek hiçbir hususa göz yummuyor, denetimlerimizi 7/24 mesai mefhumu gözetmeksizin yapıyoruz. En iyi denetçinin tüketici olması sebebiyle her türlü olumsuzlukta Alo Gıda 174 Hattına başvuruda bulunabileceğini tekrar hatırlatmak isterim."
Başkan Balaban aylık basın toplantısında çalışmalarını anlattı
03 Mart 2026 Salı - 11:56 Başkan Balaban aylık basın toplantısında çalışmalarını anlattı Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, aylık basın toplantısında Ramazan ayı boyunca yürütülen sosyal destek çalışmaları, esnafla alınan ortak kararlar, Muradiye’de devam eden yatırımlar ve Hayvan Yaşam Merkezi’ne ilişkin uygulamalar hakkında bilgi verdi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, aylık basın toplantısında belediye olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Yunus Emre Kültür Parkı İrfan Meclisi’nde yapılan toplantıda Başkan Balaban’a başkan yardımcıları eşlik etti. Belediye olarak Ramazan ayında da vatandaşın yanında olduklarını dile getiren Başkan Balaban, "Yunusemre Belediyesi olarak Ramazan ayını halkımıza layığıyla yaşatabilmek için elimizden gelen tüm imkânları kullanıyoruz. Belediyemizin imkânlarıyla Ramazan ayı içinde 4 bin aileye dayanışma kolisi dağıtıyoruz. İhtiyaç sahibi ailelere bu işin şovunu yapmadan kolilerimizi ulaştırıyoruz. Özellikle iyiliksever insanların katkılarıyla, büyükşehrimizin de büyük desteğiyle Ramazan ayında her gün bir mahallede, bazı günler 100. Yıl Meydanımızda halkımızla iftar sofralarında buluşuyoruz. Bu iftarı Semih Balaban vermiyor. Bu iftarı halk kendi kendine veriyor. Belediye burada aracı rolünü üstleniyor" dedi. "Esnafımız bizim için önemli" Belediye Başkanı Balaban, esnaf odalarıyla varılan mutabakat hakkında da bilgi vererek şunları söyledi: "Yine belediyemiz esnaf dostu bir belediye. Her zaman esnafımızla birlikteyiz. Bugün de esnaf odalarıyla çok uzun süren, çok güzel bir toplantı yaptık. Esnaf odası başkanları ile bir araya gelerek bir karar aldık. Bundan böyle ilçe sınırları içinde esnafımıza zarar veren yöresel pazarlar, fuar, panayırlar, bu tür etkinliklerin hiçbirine izin vermeyeceğiz ve bu anlamda esnafımızla dayanışmamızı sürdüreceğiz." Toplu açılış töreni ile hayata geçirdikleri projelerin resmi açılışını Özgür Özel’in katılımıyla yapmayı planladıklarını dile getiren Başkan Balaban, bunun için görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Başkan Balaban, mahalle ziyaretlerini sürdürerek halkla iç içe olmaya devam ettiklerine de vurgu yaptı. Muradiye’de hummalı çalışma Hafta sonu Muradiye’de esnaf ve pazarcı ziyareti yaptıklarını aktaran Yunusemre Belediye Başkanı, ilçenin en büyük mahallesi olan Muradiye’de Manisa Büyükşehir Belediyesi ile birlikte sorunları ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalıştıklarının altını çizerek şunları söyledi: "Yine sık sık mahalle ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Haftanın hemen hemen her günü sahadayız. Çünkü biz halkın içinden geldik, halkla beraber bu mücadeleyi verdik ve en önemli makam da halkın gönlünde olmaktır. Halkın gönlünde olmayı sürdüreceğiz. Hafta sonu il ve ilçe başkanımızla birlikte Muradiye’deydik. Yaptığımız hizmetleri anlattık. Özellikle de iki yıl boyunca belki Muradiye halkı çile çekecek ama iki yıl sonra, 60 yılını, 70 yılını kurtarmış bir yer olarak çok iyi bir konuma gelecek. Bu anlamda Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum. 2026 yılı içinde bir taziye evi, bir de halı sahayı Muradiye’de halkın hizmetine sunacağız. Muradiye Meydanı’nda, pazar yerinin orada bir alan vardı. Muradiye halkı orası ‘yeşil alan kalsın’ dedi. Biz de kabul ettik. Orada da park çalışmalarımız Nisan ayı içinde başlayacak. Bir yıl içinde güzel bir parkı Muradiye halkına, belediye ve iyiliksever insanların imkânlarıyla hediye etmiş olacağız." Hayvan yaşam merkezi için servis hizmeti Belediye Başkanı Semih Balaban, konuşmasında Hayvan Yaşam Merkezi’nde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek hayvanseverleri sevindirecek kararı da açıkladı. Ziyaretçilerin merkeze rahatlıkla ulaşabilmesi için servis hizmeti sunacaklarını ifade eden Başkan Balaban, şöyle konuştu: "Hayvan Yaşam Merkezimizde 3 bin 200 köpeğimiz var. Şehzadeler Belediyesi’nin Sarıalan Hayvan Yaşam Merkezi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in talimatıyla kapanmıştı. Onları da buraya aktardık. Önceden en temel sorunlardan biri köpek sorunuydu. CİMER şikayetlerini veya belediyemize yapılan şikayetleri yüzde 100’lerden yüzde 10’lara, yüzde 8’lere kadar düşürdük. İnşallah bir, bir buçuk sene içinde bu sorunu sıfırlayacağız. Hayvanseverlerimizin merkeze ulaşabilmesi için belediyemiz, büyükşehir ve Şehzadeler olarak servis sağlayacağız. Bayramdan sonra servisi hizmete sokacağız." Yürütülen çalışmaları anlattı Başkan Semih Balaban konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Emekli ve Gençlik Kafemiz hizmetlerini sürdürüyor. Bu konuda halkımızdan da çok iyi geri dönüşler alıyoruz. Ramazan’dan sonra da Horozköy’de Kadın Kafe’yi halkımızın hizmetine açacağız. Kadın Kafe’de de yine çay 5 lira, kahve 10 lira olacak ve kadın kardeşlerimizin sosyalleşmesine büyük bir katkı sağlayacağız. Yuntdağı’nda 3 köyümüzde çok amaçlı salonun ihalesine çıktık. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bunları tamamlayacağız. Buradan Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum."
Engelli eşi için evlerinin önündeki sokakta engelli park yeri istiyor
03 Mart 2026 Salı - 11:55 Engelli eşi için evlerinin önündeki sokakta engelli park yeri istiyor Eskişehir’de 75 yaşındaki engelli eşini haftada iki gün hastaneye götürmek zorunda olan Eyhan Boz, evlerinin önündeki sokakta engelli park yeri yapılmasını, bu konuda belediyeye yaptıkları başvuruların kabul edilmesini istiyor. Yüzde 70 ortopedik engeli bulunan 75 yaşındaki eşinin hastane sürecini kolaylaştırmak isteyen Eyhan Boz, talebinin bürokrasiye takıldığını anlattı. Yedinci katta ikamet eden ve haftada iki gün hastaneye gitmek zorunda olan yaşlı kadının eşi Boz, evlerinin önüne engelli araç park yeri yapılması için belediyeye başvurdu. Ancak "sokak park etmeye müsait" gerekçesiyle art arda üç kez reddedilen bu talep, özellikle sokağa pazar kurulan günlerde aile için bir ’engele’ dönüşüyor. Araçlarını apartmanın önündeki engelli rampasına yanaştıramayan aile, kış şartlarında yaşlı hastayı araca bindirebilmek için büyük zorluklar yaşıyor. "Buraya bir engelli park yeri yapılmasını rica ediyoruz" Konu hakkında konuşan Eyhan Boz, "Eşim 75 yaşında, yüzde yetmiş ortopedik engelli ve biz yedinci katta oturuyoruz. Bu zorluklardan ötürü rapor aldık ve belediyeye engelli park yeri yapılması için defalarca müracaat ettik ama üç defa reddettiler; ’park etmeye müsaittir’ diyerek gerek görmediler. Ancak perşembe günleri pazar kurulduğunda hiç yer bulamıyoruz. Hanım rahatsızlığından dolayı haftada iki defa hastaneye gidiyor ve onu arabaya indirip bindirmek mevsim şartlarına göre, yaz kış çok zor oluyor. Kızım arabayı kullanıyor; annesini götürüp getirirken park yeri bulamayınca işler daha da zorlaşıyor. Yaya kaldırımındaki engelli rampası hemen yanımızda olduğu için oradan arabaya biniş kolaylığı sağlansın diye buraya bir engelli park yeri yapılmasını rica ediyoruz" dedi.