GÜNDEM - 09 Nisan 2026 Perşembe 09:21

Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı

A
A
A
Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı

Gümüşhane’de maden ocağında göçük ve patlama senaryosu ile gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı.


Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde Süleymaniye Mahallesi Kırkpavli mevkiinde bulunan özel bir firmaya ait maden sahasında düzenlenen kapsamlı eğitim tatbikatı, bölgede faaliyet gösteren maden ocaklarında meydana gelebilecek olası göçük ve patlama olaylarına karşı hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 75 personelin katıldığı tatbikatta, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ekiplerinin yanı sıra AFAD ve maden arama kurtarma ekipleri de yer aldı.


Senaryo gereği maden ocağında meydana gelen göçük sonrası enkaz altında kalan yaralılar ekipler tarafından çıkarıldı. Maden ağzında ilk müdahaleleri yapılan 20 yaralı, kurulan sahra hastanesine güvenli şekilde nakledildi. Tatbikatta görev alan ekipler, kriz anlarında koordinasyon, hızlı müdahale ve teknik becerilerini geliştirme imkânı bulurken, yüksek stres altında çalışma deneyimi de kazandı. Gümüşhane’nin maden potansiyeli nedeniyle seçilen tatbikat temasının, ekiplerin olası afet ve acil durumlara karşı müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediği belirtildi.



"Acil olaylar ve doğal afetlere karşı sürekli hazırlıklıyız"


Tatbikatın başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, "Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü, Gümüşhane UMKE Birimi olaraktan acil olaylara, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu hazırlıklar kapsamında da belirli aralıklarla, belirli periyotlarla bir takım tatbikat eğitimleri planladık. Konu olarak madende göçüğü seçtik. Madende göçük altında kalan yaralılarımızın tahliyesiyle başlayan UMKE birimimizin kurmuş olduğu Sahra Hastanesi’nin nakliyle devam edip bitirdiğimiz güzel bir tatbikatımız oldu. Tatbikatımızda yaklaşık 75 personel yer aldı. UMKE birimimize ek olaraktan AFAD birimimiz ve maden firmasına ait arama kurtarma ekipleri ile beraber koordine olarak bu tatbikatımızı gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizim için gayet verimli, güzel, özverili bir çalışma oldu" dedi.



"Maden arama kurtarma ekipleriyle koordineli çalıştık"


Yaralıların ekiplerin koordineli özverili çalışmasıyla sahra hastanesine nakillerinin sağlandığını belirten Gümüşhane UMKE Sorumlusu Neşe Öztürk, "Bu aslında tatbikattan ziyade bir eğitim tatbikatıydı. 20 tane yaralıyla çalıştık. Maden ocağının biraz daha dış alanında bir alana sahra hastanesi kurduk. 4 tane sarı hasta, 2 tane kırmızı hasta, geriye kalan 14 tane hasta da yeşil olacak şekilde sahra hastanesine naklini sağladık. Bizim şehrimiz madenleriyle bilinen bir şehir. Biz de bu nedenle konu olarak maden göçüğü, maden patlamasını tercih etmek istedik. Alan içerisine girme yetkisi olan tek birim maden arama kurtarma birimi. Onlar kendi çıkardıkları hastaları maden ocağının ağzından UMKE ekiplerine teslim ettiler. Hep beraber koordineli bir şekilde çalışıp Sahra Hastanesine nakillerini sağladık" diye konuştu.


Maden Mühendisi Şerafettin Küçüköner ise "Tabii böyle olayların yaşanmaması en büyük arzumuzdur. Yaptığımız tatbikatla olay anındaki aksiyon, heyecan, tansiyon gibi şeylerin tespit edilmesi; olayla alakalı gerçek olmamasına rağmen bu olayın atmosferine dâhil olunup neler olabileceği hakkındaki düşüncelerin tecrübe edilmesi güzel" ifadelerini kullandı.



"Yaşanmasını istemediğimiz olayları tecrübe ettik"


İleride maden sahalarında yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bu tür eğitimlerin sürmesi gerekliliğini vurgulayan İş Güvenliği Uzmanı Mehmet Emre Ertürk, "Yaşanmasını istemediğimiz olayları burada tecrübe etmeye çalıştık. Arama kurtarma ekibimizle beraber UMKE koordinasyonunda ileride oluşabilecek istemediğimiz kazaların önüne geçmek için bizim için de ufak bir senaryo oldu. Gelişimi ve geliştirmeye açık bir şey olarak devam edecek" dedi.



Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Burdur’daki 7 canın yitip gittiği kazada hastane morgu önünde acı bekleyiş Antalya-Isparta karayolunda, mesai bitiminde eve dönen sera işçilerini taşıyan minibüs ile beton mikserinin çarpışması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından, ailelerin cenazeleri almak için Bucak Devlet Hastanesi morgu önündeki acılı bekleyişi sürüyor. Kaza, dün saat 17.00 sıralarında Antalya-Isparta karayolu Kargı mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Isparta’dan Antalya istikametine seyir halindeki Gürkan G. idaresindeki 07 CCJ 799 plakalı bir lojistik firmasına ait beton mikseri, Aksu ilçesi Karagöz Mahallesi’nde serada çalışan isçileri taşıyan Adil Özkan’ın kullandığı 15 ADU 494 plakalı minibüs ile çarpıştı. Kafa kafaya çarpışan ve önüne aldığı minibüsü yaklaşık 70 metre sürükleyen tır yol kenarında durabildi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, Antalya ve Burdur itfaiyesine ait ekipler sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler hızla yaralıları kurtarmak için müdahale ederken feci kazada minibüs sürücüsü Adil Özkan ve minibüste yolcu konumunda bulunan Gülsüm Özkan, Zeynep İnaz, Hayrunisa Karaca, Elmas Yüce, Cemile Çakır, Yeter Gümüş hayatını kaybetti. Esin K., Zülgariye Ö. ve beton mikseri sürücüsü Gürkan G. ise sağlık ekiplerinin olay yerinde ki ilk müdahalesinin arından ambulanslarla Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaza nedeniyle yolda ulaşım uzun süre tek şeritten sağlanırken olayla ilgili Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 savcı görevlendirildi. Olay yerindeki savcılık incelemesinin ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri Burdur’a götürüldü. Kaza nedeniyle kapanan yol yapılan çalışmaların ardından trafiğe açıldı. Bugün sabah saatlerinden itibaren cenazelerini teslim almak üzere Bucak Devlet Hastanesi’ne gelen ailelerin morg önünde acı dolu bekleyişi devam ediyor.
Kayseri Çocuklarda sık kulak çekmesine dikkat Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda huzursuz ve iştahsızlığın önemli bir nedeni olan kulak ağrısı hakkında bilgi verdi. Çocuklarda ve bebeklerde sık görülen bir sağlık sorunu olan kulak ağrısının birçok sebebi olabiliyor. Ağrının en önemli nedenlerinden biri olan kulak enfeksiyonları, her 6 çocuktan 5’inde 3 yaşına kadar görülebiliyor. Kulak ağrısına yol açan enfeksiyonlara zamanında müdahale edilmediğinde işitme kayıpları yaşanabiliyor. Konuşma kabiliyeti olmayan küçük çocuklar ve bebekler ise ağrının varlığını kulaklarını çok sık çekerek belli edebiliyor. Çocuklarda kulak ağrısının 8 nedeni Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda kulak ağrısının nedenleri ile ilgili verdiği bilgilerde, "Kulak enfeksiyonları ve diğer kulak, burun ve boğaz sorunları nedeniyle ebeveynler çocuklarını doktora çok sık getirmektedir. Çocuklarda kulak enfeksiyonlarının sık görülmesinin nedeni ise kulak zarının arkasında sıvı birikmesine neden olan östaki tüplerinin yetişkinlere oranla iyi çalışmaması ve bağışıklık sistemlerinin henüz gelişme aşamasında olmasıdır. Kulak enfeksiyonları, çocuklarda iştahsızlığa, uyku ve zamanla duyma problemine yol açmaktadır. Çocuklarda kulak ağrısının nedeni şunlar olabilir; Kulak enfeksiyonu, kulakta biriken sıvı, yüzücü kulağı, kulak kirinin kanalı tıkaması, kulağa sokulan ve orada sıkışıp kalan cisimler, kulak kanalının tahriş olması ya da ortaya çıkan yaranın olması, diş çürüğü veya diş çıkarma gibi bir diş probleminin varlığı ve sık tekrarlanan boğaz ağrısı" dedi. Enfeksiyon aniden başlar Enfeksiyonların aniden başladığını söyleyen Ertural, "Çocuklardaki kulak enfeksiyonu çoğu zaman orta kulakta aniden ortaya çıkar. Orta kulak, kulak zarı ile iç kulağın arasında bulunan hava dolu boşluktur. Bu boşlukta, ses titreşimlerini kulak zarından iç kulağa ileten hassas kemikler bulunur. Orta kulağı, boğaz arkasına bağlayan kanalda ise östaki tüpleri vardır. Bu tüpler kulaktaki hava basıncını düzenler ve orta kulak boşluğunda sıvı birikmesini önler. Östaki borusundaki sorunlar ise orta kulak boşluğundan sıvı boşalmasının zorlaşmasına ve bu da işitme kaybına neden olabilir. Kulak enfeksiyonları da orta kulakta sıvı birikmesine yol açar. Sonuç olarak sıvı birikimi orta kulağın enfekte olmasının en önemli nedenidir" ifadelerini kullandı. Ertural enfeksiyonlarla ilgili verdiği bilgilerde "Orta kulak enfeksiyonları; virüsler veya bakteriler çocukların kulak zarının arkasındaki alandaki boşlukta enfekte olarak kulak ağrısına, ateş veya işitme kaybına neden olur. Genellikle 7 yaşın altındaki çocuklarda sık rastlanan bu durum, özellikle de soğuk algınlığı sonrasında etkili olur. Orta kulak ile burnun arka kısmını birbirine bağlayan östaki tüplerinin gelişmemiş olması nedeniyle orta kulakta sıvı birikir. Bu nedenle zararlı bakteriler bu alanda çoğalır. Dış kulak enfeksiyonları; en önemli nedeni dış kulak kanalının enfekte olmasıdır. Sonuç olarak ağrı veya akıntı ortaya çıkar. Bu enfeksiyonlar büyük çocuklarda yaygın bir durumdur. Aşırı suya maruz kalma (yüzücü kulağı), tırnak ya da pamuk çubuklarıyla kulak kanalının tahriş edilmesinden kaynaklanabilir" dedi. Oluşmaması için önlem alınmalı Enfeksiyonların oluşmaması için alınması gereken önlemleri sıralayan Ertural, "Kulak ağrısı ile başlayan sürecin önlenmesinde, aşağıdaki yöntemler etkili olabilmektedir. Çocuklara grip aşısının sezon başında yaptırılması enfeksiyonun oluşma ihtimalini düşürecektir. Çocukların kulağı, pamuk çubukları veya sivri cisimlerle kesinlikle temizlenmemelidir. Mevsimsel nezlesi olan kişilerden çocuklar uzak tutulmalıdır. Diğer çocuklarla etkileşim halinde olan çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bebeklere yatar vaziyette kesinlikle biberon verilmemelidir" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Trafikte karşılaştığı kadın kuryede sanki kaybettiği kızını gördü Eskişehir’de 29 yıl önce 8 yaşındaki kızını kaybeden Hüseyin Altınok’un geçtiğimiz günlerde, trafikte karşılaştığı kurye Gizem Tahiroğlu’na sarf ettiği duygu dolu sözler sosyal medyada büyük beğeni toplamıştı. Gizem Tahiroğlu ile yan yana gelen acılı baba hikayesini anlattı. Eskişehir’de kuryelik yapan 22 yaşındaki Gizem Tahiroğlu, Tepebaşı ilçesi Bahçelievler Mahallesi Prof. Dr. Orhan Oğuz Caddesi üzerindeki kavşaktaki trafik ışıklarında 26 D 0036 plakalı dolmuşun yanına durdu. Dolmuş şoförü 66 yaşındaki Hüseyin Altınok’la göz göze geldi. 29 yıl önce kızını kaybettikten sonra kaleme aldığı dizeleri Gizem Tahiroğlu’na okudu. Sürücünün sevecen tavırları ve trafikte dikkatli olması yönündeki uyarılarından dolayı oldukça mutlu olan Gizem Tahiroğlu, o anları kask kamerasıyla kaydedip sosyal medyada paylaştı. Görüntülerin çok sayıda beğeni toplamasının ardından Tahiroğlu, dolmuş şoförünü araştıramaya başladı. 8 yaşındaki kızını kaybeden dolmuş şoförünün hikayesi yürek burktu Yaptığı araştırmalar sonucu merkezden Esenetepe ve Yeşiltepe mahallelerine giden güzergâhta 43 yıldır görev yapan dolmuş şoförü Hüseyin Altınok’u bulan ve fotoğraf çekinen Gizem Tahiroğlu, kendisinden helallik istedi. Sohbet sonucunda Tahiroğlu, Hüseyin Altınok’un 29 yıl önce henüz 8 yaşındayken Mina Burçin Altınok isimli kızının beynindeki problemden dolayı kaybettiğini ve bundan dolayı kız çocuklarına olan hassasiyetinin oldukça arttığını öğrendi. Hüseyin Altınok 29 yıldır evlat acısının taze olduğunu belirtirken, kız çocuklarının babalarının çok kıymetli mücevherleri olduğuna dikkat çekti. "Babalara tavsiyem zümrütleri yakutları pırlantaları gözünün içi gibi korumaları ve bakmaları" Olayın hikayesini anlatan Hüseyin Altınok, "Yanıkkahveler kavşağındaki kırmızı ışıklarda Gizem hanım aracıyla yanıma geldi, benim aracın camı da açıktı. ’Hayırlı işler’ diyince benim de tabi geçmişte olan mazim var. Ona istinaden ben de yazdığım dizeleri okudum. Kızlarım kadar güzel olmasa da dinleyenler beğeniyorlar. Ben 29 sene önce 8 yaşında kızımı kaybettim, 29 senedir aynı acısı öyle içimde duruyor. Bundan dolayı bunları yazdım ben. Allah hiç kimseye evlat acısı vermesin düşmanıma dahi. Gerçi düşmanımın olduğunu tahmin etmiyorum, ama düşmanı olanlara da evlat acısı vermesin. Gizem’e bunu uzun uzun anlatmak isterdim, ama trafik ışığında zaman kısıtlı olduğu için kısa anlattım. Bunu da sosyal medyada paylaşmış geldi benden helallik istedi. ‘Memnun oldum’ dedim bu vesileyle tanışmış olduk. Bir kızın varsa sigortalısın, iki kızın varsa kaskolusun, üç kızın varsa cennetliksin. Babalara tavsiyem zümrütleri yakutları pırlantaları gözünün içi gibi korumaları ve bakmaları lazım" dedi. "Hayat hikayesini öğrendikten sonra bu olay benim için daha da bir anlam kazandı" Genç kurye Gizem Tahiroğlu ise şöyle konuştu; "3 senedir kuryelik yapıyorum hayatımı bu şekilde devam ettirmeye çalışıyorum. Taksicilerle, dolmuşlarla denk geldiğimde müsaitliği varsa kolay gelsin derim çünkü o da bütün gün direksiyonun başında ben de bütün gün trafikteyim. Hüseyin amcayla da böyle denk geldik, iyi ki denk geldik. Onun sayesinde günüm güzelleşti. Aklıma geldikçe sürekli yüzümde tebessüm oldu. Bu kadar kötü şartlarda yaşamamıza rağmen böyle insanlar hala var. Aslında kız çocuklarının hayatta ne kadar büyük rol oynamalarından bahsetti. Kendisinin hayat hikayesini öğrendikten sonra bu olay benim için daha da bir anlam kazandı. Hayatta kız erkek fark etmez çocuk her zaman masumdur ve mutlu olmalıdır, ama kızlar daha çok mutlu olmalıdır. Kadın erkek farketmeksizin hepimiz gerek sürücü, gerek yolcu olarak bir şekilde trafiğe çıkıyoruz. Günümüz kötü de geçse güler yüzlü olmamız gerektiğini düşünüyorum."