EKONOMİ - 04 Ocak 2026 Pazar 09:41

Ünverdi: "2025 yılında şehrimizden 10 milyar 145 milyon 26 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdik"

A
A
A
Ünverdi: "2025 yılında şehrimizden 10 milyar 145 milyon 26 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdik"

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep’ten 2025 yılında 10 milyar 145 milyon 26 bin dolarlık ihracata ulaşıldığını kaydetti.


Türkiye ihracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan aralık ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ünverdi, yılın son ayında ise Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,5 oranında artışla 977 milyon 928 bin dolarlık ihracat yapıldığını belirtti.


Küresel piyasalarda ve ülke ekonomisinde yaşanan daralmaya rağmen Gaziantep’in büyük bir özveriyle üretim, ihracat ve istihdama devam ettiğini dile getiren Ünverdi, "Bu rakamlara ulaşılmasını sağlayan sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Yeni yılın kazançlı, bereketli ve her anlamda şehrimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.


Gaziantep’in hem yıllık hem aylık dönemde en fazla ihracat yapan 6’ncı il konumunda olduğunu dile getiren Ünverdi, 2025 yılında ihracatı savaşlar ve krizlerin gölgesinde devam ettirdiklerine işaret ederek, şunları kaydetti: "Geçtiğimiz yıl küresel riskler olağanüstü seviyelere ulaşırken talep daralması ile karşı karşıya kaldık. Bununla birlikte iç piyasa koşullarında sıkılaştırmanın etkisiyle nakit akışı ve finansman maliyetleri özellikle üreticilerimizi çok zorladı. Dezenflasyon sürecinin devamında olumlu bir gelişme olarak, Merkez Bankası (MB) kararlarında kendisini gösterdi. Merkez Bankası yıl sonundaki son üç kararında üst üste 3 defa faiz indirimine gitti. 2026 yılında da toparlanma için reel sektör olarak faiz indirimlerinin devam etmesini bekliyoruz. Daha rekabetçi olabilmemiz için de hammadde ve girdi maliyetlerindeki artışlara yönelik tedbirlerin alınması, ihracatçının daha fazla desteklenmesi ve ticaret yapan kesimi rahatlatacak şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesini çok önemli buluyoruz."


Gaziantep Sanayi Odası olarak sürdürülebilir sanayinin tüm unsurlarını Gaziantep sanayisine adapte etmek için çalışmayı sürdüreceklerinin altını çizen Ünverdi, "Şehrimiz sanayisinin teknoloji ve buna bağlı olarak katma değerli üretime geçişini sağlamak, şehrimizin ihracat birim değerlerini artırmak ve çevreye duyarlı üretimle yeni dünyaya entegre olabilmesi bizim en büyük hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, ASELSAN ile yapmış olduğumuz iş birliği ile şehrimizde kuracağımız İleri Teknoloji Merkezi, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi, Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Yeterlilik Merkezi, Gaziantep Model Fabrika, Yeni Nesil Sanayici Platformu, TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu, Ticaret Elçileri Projesi, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Odamız ve Gaziantep Üniversitesi ile yürütmüş olduğumuz ‘Güç Gençte, Gelecek Gaziantep’te’ projesi, İhracat Akademisi, kümelenme ve Ur-Ge projeleri ile yıl içinde gerçekleştireceğimiz yeni çalışmalarımızla sanayimizi geleceğe hazırlayacağız. 2026 yılı mottomuzu, "Sanayide Yapay Zeka" olarak belirlemiştik, bu doğrultuda yapay zekanın, dijitalleşmenin, verimliliğin arttığı bir dönüşüm için tüm yenilikçi adımları atmaya ve ihracatımızı geliştirmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."