GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 12:21

Umreye gitmek için Giresun’dan yürüyerek yola çıktı, 12. gününde Gaziantep’e ulaştı

A
A
A
Umreye gitmek için Giresun’dan yürüyerek yola çıktı, 12. gününde Gaziantep’e ulaştı

Umre ibadetini yerine getirmek amacıyla Giresun’dan yürüyerek yola çıkan vatandaş, 12 günlük zorlu yolculuğun ardından Gaziantep’e ulaştı.


2019 yılında hayalini kurduğu ve maddi sıkıntılardan dolayı gerçekleştiremediği umre ibadeti için yaklaşık iki hafta önce Giresun’dan yola çıktı. Hedefinin kutsal topraklara ulaşmak olduğunu belirten vatandaş, yol boyunca farklı şehirlerden geçerek önce Şanlıurfa’ya ardından Gaziantep’e geldi. Sırt çantası ile yola koyulan yolcu, dinlenme molalarını, yol kenarlarında ve kendisine destek veren vatandaşların evlerinde verdi.


"Vatandaşlar zorlu yolculuğumda bana destek oldu"


Umre yolculuğu boyunca vatandaşların ilgisi ve sevgisiyle karşılaştığını söyleyen İbrahim Çakır, "Giresun Bulancak’tan başladığım umre yolculuğumun bugün 12. gününde Gaziantep’teyim. Yürüyerek çıktığım umre yolculuğumun yaklaşık bir 250 km’sine varana kadar otostopla birlikte gelmek zorunda kaldım. Hava şartlarından dolayı araç kullanmak zorunda kaldım. Yağmurlu havalarda sağ olsunlar beni vatandaşlar, sosyal medyadan takip edenler, görenler, takip edenler, bu zamana kadar hiç otostop çekmeye fırsat bırakmadılar. Zorlu yolculuğumda bana destek oldular. Yolda durdular, aldılar. Bugün de gaziler diyarı Gaziantep’teyiz. Allah’ın izniyle bugün buradan Kilise, Kilis’ten de Suriye sınırına geçeceğiz. Bu zorlu süreçte ben ilk başta pilav satarak gelmek istedim. Hem geçimimi sağlayıp hem yol kat edecektim ama karayollarında sıkıntı yaşadık. Bu sebepten dolayı arabamla birlikte sadece bizim Giresun ilçesi olan Bulancak’tan çıkmıştım ama Tirebolu da bırakmak zorunda kaldım. Şimdi yine Allah nasip ederse buradan Suriye, Suriye’den Ürdün, Ürdün’den de Suudi Arabistan’a kutsal topraklara gideceğiz. İnsanların bu teveccühü beni gerçekten çok mutlu etti" dedi.


"Beni Umre yolculuğuna iten şey dini inançlarım oldu"


2019 yılından beri umre’ye giderek ibadet etme hayali kurduğunu söyleyen Çakır, yürüyerek hayalini gerçekleştireceğini ifade etti.


Çakır, "Gittiğim illerde, Giresun, Bayburt, Erzurum, Diyarbakır, Şanlıurfa, Bingöl, bulunduğum şehir Gaziantep’te çok misafirperver insanlarımız var. Bu süreçte beni yalnız bırakmadılar. Nasip olursa hedefim en kısa zamanda umre’ye varıp görevimi tamamlayıp ve sonrasında da işime devam etmek. Beni bu umre yolculuğuna iten şey dini inançlarım oldu. Ben 2019’dan beri hep gitmek istemiştim. Hani gidemedim. Bazı problemler oldu. Ben para biriktirdim ama nasip olmadı. Yürüyerek de gidilebiliyormuş onu anladım. Hiçbir zaman yorgunluk ve açlık hissetmedim sadece susuzluk hissettim. Yolculuğum boyunca Beni her yerde karşıladılar. Evinde misafir ettiler. Beni ailesinin içine sokup sofraya oturttular. Gaziantep’e geldim en güzel yerlerde konaklattılar. Dolayısıyla çok güzel şeyler yaşadığımı hissettim" diye konuştu.



Umreye gitmek için Giresun’dan yürüyerek yola çıktı, 12. gününde Gaziantep’e ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gediz Nehri taştı, köprüler alarm veriyor Manisa’da son yılların en yoğun yağışı yaşanırken Gediz Nehrinin yatağından taşması sonucu Manisa Ovası ve ovada bulunan bağ evleri sular altında kaldı. Öte yandan Gediz Nehrine bağlı Nif Çayı Köprüsü, aşırı yağışların ardından tehlike sinyali vermeye başladı. Son yılların en yoğun yağışını alan Manisa’da Gediz Nehri taştı. Ovaya doğru taşkın yapan nehir bağ evlerini sular altında bıraktı. Bağ evlerinin etrafında martılar yüzerek avlanırken Gediz Nehrine bağlı Nif Çayında su seviyesinin yükselmesi, çayın üzerinden geçen köprülerde tehlike oluşturmaya başladı. Aşırı yağışlarla birlikte Aşağı Çobanisa Mahallesi’ni Hamzabeyli ve Hacıhaliller mahallelerine bağlayan ve yıllardır tek aracın geçebileceği kadar dar olan köprüde su seviyesi yükseldi. Nif Çayı’nda artan debiyle birlikte sürüklenen ağaç kütükleri ve yabancı cisimlerin köprü ayaklarına takılması sonucu çay suları köprü ile aynı seviyeden akmaya başladı. "Köprü mahalleler arası tek bağlantı noktası" Köprüde yaşanan durumu Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek’e ilettiklerini ve Şehzadeler Belediyesi ekiplerinin hızla duruma müdahale ettiğini belirten Aşağı Çobanisa Mahallesi Muhtarı Tamer Apak, "Sağ olsun başkanımız konuya duyarlı yaklaştı ve hemen iş makinesi göndererek köprü ayaklarına takılan ağaçların kaldırılmasını sağladı. Kendisine mahalle sakinlerimiz adına teşekkür ediyoruz" dedi. Köprünün yalnızca Aşağı Çobanisa için değil, Hamzabeyli, Hacıhaliller, Yeşilköy ve Harmandalı mahalleleri için de kritik bir geçiş noktası olduğunu vurgulayan Apak, köprünün uzun yıllardır dar ve yetersiz olduğunu söyledi. "Çökme başladı, genişletilmesi şart" Yağışlarla birlikte köprünün orta kısmında çökme meydana geldiğini belirten Apak, "Bu köprümüz tek araçlık. Sular yükselince risk daha da artıyor. Bölgemiz adeta afet gibi yağış aldı. Köprünün hem onarılması hem de genişletilmesi gerekiyor. Bu talebimizi uzun süredir dile getiriyoruz" diye konuştu. Öte yandan Apak, yetkililere çağrıda bulunarak köprünün bir an önce genişletilerek yeniden ele alınmasını istediklerini ifade etti. "Alternatif yol yok" Köprünün yıkılması durumunda ulaşımın ciddi şekilde aksayacağını kaydeden Apak, "Eğer köprü yıkılırsa karşıya geçmek için ya Turgutlu üzerinden ya da Manisa’nın Harmandalı Mahallesi üzerinden dolaşmak gerekir. 10 metrelik yol kilometrelerce uzar. Bu köprünün alternatifi yok. Manisa’mız için önemli bir geçiş noktası. İnşallah en kısa sürede çözüm bulunur" dedi. Yetkililerin köprüyle ilgili kalıcı bir çözüm için çalışma başlatması bekleniyor.
Bursa Nilüfer’de elektronik atıklar kontrollü şekilde toplanıyor Nilüfer Belediyesi, çevre ve insan sağlığını tehdit eden elektronik atıkların kontrollü toplanması çalışmalarını sürdürüyor. Vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda gerçekleştirilen uygulama kapsamında, e-atıklar evlerden alınarak güvenli şekilde geri dönüşüm sürecine kazandırılıyor. Daha temiz ve yaşanabilir bir kent hedefiyle çalışmalarına devam eden Nilüfer Belediyesi ekipleri; Esentepe, İhsaniye ve 23 Nisan mahallelerinde vatandaşların başvuruları üzerine ömrünü tamamlamış beyaz eşya ve elektronik ekipmanların toplama işlemini gerçekleştirdi. Çamaşır makinesi, buzdolabı, bilgisayar ve çeşitli elektronik cihazlar, çevreye zarar vermeyecek şekilde muhafaza altına alındı. Atıklar Alaaddinbey’de depolanıyor Toplanan atıklar, Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Ek Hizmet Binası’nda bulunan 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi’ne ulaştırılıyor. Burada türlerine göre ayrıştırılan atıklar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı geri dönüşüm ve bertaraf tesislerine gönderiliyor. Nilüfer Belediyesi sınırları içinde yaşayan vatandaşlar, elektronik atıklarını doğrudan Atık Getirme Merkezi’ne teslim edebiliyor. Atıklarını kendi imkanlarıyla ulaştıramayan vatandaşlar ise 444 16 03 numaralı telefondan Hizmet Masası’na başvurarak evden alım talebinde bulunabiliyor. Merkezde elektronik atıkların yanı sıra kağıt, plastik, cam ve metal dahil olmak üzere toplam 14 farklı atık türü kabul ediliyor. Vatandaş memnuniyeti Uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar ise elektronik atıkların gelişigüzel şekilde çöpe ya da boş alanlara bırakılmasının önüne geçilmesinin önemli bir çevresel kazanım olduğunu ifade ediyor.
Adana 1971 yılında yazdığı dilekçesine cevap verilmeyen Kuvayı Milliyeci’nin kahramanlığını Osmanlı arşiv belgeleri ortaya çıkardı Adana’dan Kurtuluş Savaşı’na giden ancak 1971 yılında ‘Madalya ve maaş bağlanması’ konulu dilekçesine cevap verilmeyen Kuvayı Milliyeci’nin kahramanlığını Osmanlı arşiv belgeleri ortaya çıkardı. Adana’da Kurtuluş Savaşı’na katılan Kuvayı Milliyeci Ahmet Keleş’in 1971 yılında hükümete verdiği "madalya ve maaş bağlanması" konulu dilekçesine cevap verilmemesinin yansıması olarak Osmanlı arşiv belgeleri kaynaklı tarihçi Cezmi Yurtsever’in yazdığı "Arzuhalimdir" kitabının tanıtımı yapıldı. Tanıtım toplantısında konuşma yapan Cezmi Yurtsever kitabı hikayesini şöyle anlattı: "Osmanlı ordusunda jandarma çavuşu ve Fransızların Adana’ya işgalinde Kuvayı Milliye kumandanı olarak görev yapan Ahmet Keleş isimli amcamızın 1971 yılında askerlik şubesine madalya ve maaş verilmesi konulu dilekçesi kendisine iade edilmiş. Ahmet Keleş, 1984 yılında vefat emiş. Ama geriye hayatta iken okuduğu Osmanlıca baskılı kitapları içinde bir dilekçe bırakmış. Aradan geçen yıllar sonra ve 2024 yılı içinde bahsi geçen dilekçenin bir örneği torunu Vehbi Keleş tarafından Ahmet Keleş’in yazdığı dilekçe bana gönderildi. Osmanlı ve Genelkurmay Arşivi tarih belgeleri üzerinde konu ile ilgili araştırmalar yaptım. Padişah Abdülhamit tarafından yabancıların Çukurova’dan toprak satın almalarını engellemek amacıyla kurulan 1 milyon dönümlük tarihi çiftlik binasının toprakları içinde bulunan Tumlu Kalesi önünde 600 kişilik Ermeni lejyoner askerlerini ağır bir yenilgiye uğrattıkları bilgisine ulaştım. Elde ettiğim bilgi ve belgelerle "Arzuhalimdir" kitabı ortaya çıktı." Ahmet Keleş’in torunu Vehbi Keleş ise Londra’dan gelerek katıldığı kitap tanıtım programında, dedesinin verdiği mücadele izlerine yaptığı araştırmalar sırasında elde ettiği bir kitapta ulaştığını anlattı.