EĞİTİM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 13:57

1971 yılında yazdığı dilekçesine cevap verilmeyen Kuvayı Milliyeci’nin kahramanlığını Osmanlı arşiv belgeleri ortaya çıkardı

A
A
A
1971 yılında yazdığı dilekçesine cevap verilmeyen Kuvayı Milliyeci’nin kahramanlığını Osmanlı arşiv belgeleri ortaya çıkardı

Adana’dan Kurtuluş Savaşı’na giden ancak 1971 yılında ‘Madalya ve maaş bağlanması’ konulu dilekçesine cevap verilmeyen Kuvayı Milliyeci’nin kahramanlığını Osmanlı arşiv belgeleri ortaya çıkardı.


Adana’da Kurtuluş Savaşı’na katılan Kuvayı Milliyeci Ahmet Keleş’in 1971 yılında hükümete verdiği "madalya ve maaş bağlanması" konulu dilekçesine cevap verilmemesinin yansıması olarak Osmanlı arşiv belgeleri kaynaklı tarihçi Cezmi Yurtsever’in yazdığı "Arzuhalimdir" kitabının tanıtımı yapıldı.


Tanıtım toplantısında konuşma yapan Cezmi Yurtsever kitabı hikayesini şöyle anlattı:


"Osmanlı ordusunda jandarma çavuşu ve Fransızların Adana’ya işgalinde Kuvayı Milliye kumandanı olarak görev yapan Ahmet Keleş isimli amcamızın 1971 yılında askerlik şubesine madalya ve maaş verilmesi konulu dilekçesi kendisine iade edilmiş. Ahmet Keleş, 1984 yılında vefat emiş. Ama geriye hayatta iken okuduğu Osmanlıca baskılı kitapları içinde bir dilekçe bırakmış. Aradan geçen yıllar sonra ve 2024 yılı içinde bahsi geçen dilekçenin bir örneği torunu Vehbi Keleş tarafından Ahmet Keleş’in yazdığı dilekçe bana gönderildi. Osmanlı ve Genelkurmay Arşivi tarih belgeleri üzerinde konu ile ilgili araştırmalar yaptım. Padişah Abdülhamit tarafından yabancıların Çukurova’dan toprak satın almalarını engellemek amacıyla kurulan 1 milyon dönümlük tarihi çiftlik binasının toprakları içinde bulunan Tumlu Kalesi önünde 600 kişilik Ermeni lejyoner askerlerini ağır bir yenilgiye uğrattıkları bilgisine ulaştım. Elde ettiğim bilgi ve belgelerle "Arzuhalimdir" kitabı ortaya çıktı."


Ahmet Keleş’in torunu Vehbi Keleş ise Londra’dan gelerek katıldığı kitap tanıtım programında, dedesinin verdiği mücadele izlerine yaptığı araştırmalar sırasında elde ettiği bir kitapta ulaştığını anlattı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman İBAN’ların üçüncü kişilere kullandırılmaması için öğrencilere seminer verildi Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, bilişim ve dolandırıcılık suçlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla öğrencilere seminer verildi. Program kapsamında, bilişim ve dolandırıcılık suçları soruşturma bürolarında görev yapan cumhuriyet savcıları tarafından öğrencilere ve eğitimcilere yönelik kapsamlı sunumlar gerçekleştirildi. Slayt eşliğinde yapılan anlatımlarda, son dönemde artış gösteren bilişim yoluyla dolandırıcılık yöntemleri ve özellikle IBAN’ların üçüncü kişilerce kullandırılmasının doğurabileceği ağır hukuki sonuçlar detaylı şekilde ele alındı. Seminerde konuşmacılar, öğrencilerin ve velilerin sıkça karşılaştığı sahte linkler, sosyal medya üzerinden kurulan tuzaklar, sahte alışveriş siteleri, kimlik avı (phishing) girişimleri ve "Hesap kiralama" gibi yöntemlere dikkat çekti. IBAN’ın üçüncü kişilere kullandırılmasının suç teşkil edebileceği, bu tür durumlarda masum görünen bireylerin dahi adli soruşturmalara muhatap olabileceği vurgulandı. Katılımcılara, şüpheli durumlarda yapılması gerekenler ve resmi mercilere başvuru yolları hakkında da bilgilendirme yapıldı. Eğitimlerin, gençlerin dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlenmesini hedeflediğini belirten yetkililer, okul-aile-kurum iş birliğinin önemine işaret etti. Öğrencilerin merak ettikleri soruların yanıtlandığı interaktif bölümde, gerçek olay örnekleri üzerinden yapılan anlatımların farkındalığı artırdığı ifade edildi. Programa, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin, Başsavcı Vekili Mehmet Hakan Doğan, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Katılımcılar, benzer bilgilendirme faaliyetlerinin farklı okullarda da sürdürülmesinin faydalı olacağını dile getirdi.