EKONOMİ - 16 Ocak 2026 Cuma 17:10

GTO’da küresel ticaretin geleceği konuşuldu

A
A
A
GTO’da küresel ticaretin geleceği konuşuldu

Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) tarafından düzenlenen ve küresel ticarette yaşanan gelişmeleri tüm yönleriyle ele alan "Gaziantep Dış Ticaret Zirvesi"; iş dünyası temsilcilerini, kamu, sivil toplum ve özel sektör uzmanlarını Gaziantep’te buluşturdu.


GTO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede; değişen küresel ticaret kuralları, artan rekabet şartları ve yeni pazar dinamikleri kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvede ayrıca ihracatta finansman ve risk yönetimi, Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilir rekabet ile dijitalleşme ve e-ihracat başlıklarında önemli değerlendirmeler yapılarak stratejik öngörüler paylaşıldı.


Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren ve Gaziantep’in ihracatçı kimliğine ve küresel ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çeken Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in yıllardır Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı kenti olduğunu, bu başarının arkasında cesaret, girişimcilik ruhu ve hedef odaklı bir karakter bulunduğunu ifade ederek "Gaziantep’i Gaziantep yapan; dünyanın neresine giderse gitsin hedefini bilen, ürünü satmak için yola çıkan ihracatçı ruhudur. Bugün bu şehir 10 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor, Türkiye ihracatının yüzde 4’ünden fazlasını tek başına gerçekleştiriyor ve dış ticaret fazlası veriyorsa, bu yürekli insanların eseridir" dedi.


"İstihdama, kalkınmaya ve gelir dağılımına katkı sunmayan bir başarı eksik kalır"


Küresel ticarette kuralların hızla değiştiğine ve rekabetin her geçen gün daha da sertleştiğini söyleyen Yıldırım, "İhracatta artık yalnızca satış değil, daha kârlı, katma değerli ve sürdürülebilir bir yapının konuşulması gerekiyor. Başarıyı yakalamak kadar, onu kalıcı hâle getirmek de önemlidir. İstihdama, kalkınmaya ve gelir dağılımına katkı sunmayan bir başarı eksik kalır" ifadelerini kullandı.


Gaziantep Ticaret Odası olarak bilgiyle ihracatı buluşturmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini, Dış Ticaret İstihbarat Merkezi gibi projeleriyle firmalara hedef pazar analizi, müşteri verisi ve somut yol haritaları sunduklarını da belirten Başkan Yıldırım, son iki yılda 100’ün üzerinde firmaya birebir destek sağladıklarını ve bu çalışmalarla 10 milyon doların üzerinde ihracata katkı sağladıklarını söyledi.


" Gaziantep Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesine öncülük edecek"


Zirvenin onur konuğu olan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep’in ekonomik potansiyeline ve gelecek vizyonuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep’i "Türkiye’nin yeni Marmara Bölgesi" olarak tanımlayan Vali Çeber, bu dönüşümün merkezinde Gaziantep’in yer alacağını ve öncülük edeceğini belirterek, kentin Türkiye Yüzyılı hedeflerine en güçlü katkıyı sunacak illerden biri olacağını ifade etti. Gaziantep’in hâlâ kullanılmamış büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Çeber, şehrin neler başarabildiğini çok iyi bildiğini söyledi.


Gaziantep sanayicisinin ve iş dünyasının yatırım iştahına da dikkat çeken Çeber, kentteki iş insanlarının "nasıl üretiriz, nasıl yatırım yaparız, nasıl yeni istihdam alanları oluştururuz" anlayışıyla hareket ettiğini ve bu girişimci ruhun Gaziantep’i Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getireceğini dile getirdi.


"Belirsizlikler sürse de küresel şartlar Türkiye lehine"


Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen TCMB Eski Başekonomisti, Akademisyen Prof. Dr. Hakan Kara, "Küresel Ticarette Yeni Dönem: 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Beklentileri" konulu sunumunda küresel ve ulusal ekonomik görünüme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.


2025 yılında ticaret savaşları ve artan rekabete rağmen Türkiye’nin dünya ticaretindeki pazar payını koruduğunu ifade eden Kara, mevcut ekonomi programının ana hatlarıyla 2026 yılında da devam edeceğini, dış ticarete ilişkin belirsizliklerin önümüzdeki dönemde de önemini koruyacağını vurguladı.


Sunumunda küresel gelişmelerin Türkiye açısından görece olumlu seyredebileceğine dikkat çeken Kara; zayıf dolar, toparlanan dış talep, düşük petrol fiyatları ve yüksek altın fiyatlarının küresel ticaret dengeleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Kara ayrıca dış talepteki toparlanma ve verimlilik artışının ihracatı destekleyeceğini de ekledi.


Zirvede dış ticaretin yol haritası üç oturumda tartışıldı


Zirve, "İhracatta Finansman, Risk Yönetimi ve Güncel Destek Programları", "Türkiye’nin İhracat Stratejisinde Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat" ile "Dış Ticarette Dijitalleşme ve E-İhracat" başlıklı üç oturumla devam etti.


Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Müdürü Dr. Feridun Tur’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen "İhracatta Finansman, Risk Yönetimi ve Güncel Destek Programları" oturumunun konuşmacıları, Kredi Garanti Fonu Genel Müdür Yardımcısı Şeyda Yavuz, İhracatı Geliştirme A.Ş. Tahsis Genel Müdür Yardımcısı Alpay Çınaroğlu, Türk Ticaret Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Zafer Seyar, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, İhracatın Finansmanı Destek Sistemleri Yönetim ve Geliştirme Daire Başkan Vekili Caner Bozat ve Türk Eximbank Ege-Akdeniz-İç Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal oldu.


Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen "Türkiye’nin İhracat Stratejisinde Sürdürülebilirlik ve Yeşil Mutabakat" oturumunun konuşmacıları ise T.C. Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı, İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi ve Yeşil Dönüşüm Destekleri Daire Başkanı Zeynep Domaniç, PwC Türkiye Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ali Yörük ve TSKB Enerji ve Doğal Kaynaklar Araştırma Ekip Lideri Can Hakyemez oldu.


UK Danışmanlık Kurucusu, Öğretim Üyesi Dr. Umut Köksal moderatörlüğünde gerçekleşen ve zirvenin son oturumu olan "Dış Ticarette Dijitalleşme ve E-İhracat" oturumunun konuşmacıları da T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Kıdemli Ticaret Uzmanı Rukiye Duru, İKAS İş Geliştirme Müdürü Umut Akgül, Exporgin Dijital Teknolojiler Kurucu Ortağı Mehmet Erdemi, Alibaba.com Türkiye İş Geliştirme ve Kanal Müdürü Abdulaziz Kırak ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Sektörel Araştırmalar Müdürü Dilara Ay Erişen oldu.



GTO’da küresel ticaretin geleceği konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.