EKONOMİ - 17 Mart 2026 Salı 16:36

GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi

A
A
A
GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart Ayı Meclis Toplantısı, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı.


Toplantıda, bölgede yaşanan savaş ve artan jeopolitik risklerin yanı sıra firmaların yaşadığı sıkıntılar ve sektörel gelişmeler değerlendirildi; ayrıca Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.



Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, yaklaşan Ramazan Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günlerden biri olduğunu belirterek, ülkemizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. Konuşmasında sanayi sektörünün mevcut ekonomik ve bölgesel gelişmeler karşısındaki durumuna değinen Konukoğlu, sanayicilerin bölgede yaşanan savaş hali, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve artan maliyet baskılarına rağmen üretim gücünü korumak için büyük bir gayret gösterdiğini vurguladı. Sanayicilerin tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Konukoğlu, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği ve bu süreci atlatabilmesi için sanayi sektörünün rekabet gücünün artırılmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.



GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantıda yaptığı konuşmada, geçmişte olduğu gibi bugün de ülke olarak birçok alanda mücadele verildiğini belirtti. Ünverdi, "Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor. Daha önce Irak-İran savaşı, Irak’taki siyasi istikrarsızlıklar ve Suriye’deki iç savaşın etkilerini yaşamıştık. 18 gün önce başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş bugün tüm dünyayı etkisi altına almış durumdadır. Savaştan herkes etkileniyor, ancak en büyük zorluğu bölgeye yakınlığımız sebebiyle bizler yaşıyoruz" dedi.



Gaziantep’in bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret hacmine sahip şehri olduğunu vurgulayan Ünverdi, kentin komşu ülkeler başta olmak üzere Kuzey Afrika, körfez ülkeleri ve tüm Orta Doğu ülkeleriyle güçlü ticari bağlara sahip olduğunu ifade etti. Ünverdi, "Özellikle Irak bizim en önemli pazarlarımızdan biridir ve geçtiğimiz yıl yaptığımız 1 milyar 758 milyon 523 bin dolarla şehrimizin ihracatında ilk sırada yer almaktadır. Ancak savaşla birlikte Irak’a ihracatımızda ciddi düşüş ve aksamalar yaşıyoruz. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerine yapılan ihracatımız da bu süreçten olumsuz etkilenmeye devam etmektedir" diye konuştu.



Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlar yaşandığını dile getiren Ünverdi, "Navlun ve sigorta maliyetleri de buna bağlı olarak yükseldi. Petrol fiyatlarındaki artış yalnızca akaryakıtı değil, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretimi etkiliyor. Devletimiz Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarının önüne geçti ancak bu nereye kadar devam edebilecek öngörmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.



Savaş ortamının dünya ticaretini ve özellikle üretim ile ihracat yapan kesimi etkilediğini belirten Ünverdi, "Sanayiciler olarak girdi maliyetlerimiz yüksek oranlarda arttı. Hammadde tedarikinde çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Karayolu taşımacılığında da maliyet artışları ve gümrüklerde çeşitli sorunlar yaşanıyor" dedi.



"Biz ülkemizin, devletimizin gücüne inanıyoruz, bugünleri de atlatacağımıza inancımız tamdır" diyen Ünverdi, "Ancak bu süreçte finansman maliyetleri başta olmak üzere, sanayicilerimizin girdi maliyetlerini azaltacak, tedarik süreçlerimizdeki aksamaların önüne geçecek adımların atılmasını beklediğimizi belirtmek istiyorum. Bununla birlikte, ihracatçılarımızı olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi dış ticaretimiz açısından önem taşıyor. İş dünyası olarak bölgemizi ateş çemberine çeviren ve ticaretimize ağır darbe vuran savaşın son bulması bizim en büyük beklentimizdir" şeklinde konuştu.



Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı şubat ayında 808 milyon 768 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,2 ile tekstil ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 35 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ikinci, yüzde 12,9 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu.


Meclis toplantısının son bölümünde, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, Sani Konukoğlu Vakfı’nın yürüttüğü proje ve çalışmaları sunum eşliğinde anlatarak meclis üyelerinin sorularını yanıtladı.


Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.



GSO Mart ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Nebati: "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık, Mescid-i Aksa’yı unutmadık" Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, "Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" diyerek bölgedeki gelişmelere dikkat çekti. AK Parti Mersin İl Başkanlığında düzenlenen bayramlaşma programında protokol üyeleri ile vatandaşlar bir araya gelerek bayramlaştı. Programa, Mersin milletvekilleri Havva Sibel Söylemez, Nureddin Nebati, Ali Kıratlı ve Hasan Ufuk Çakır ile AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir’in yanı sıra parti üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Önceki Dönem Hazine ve Maliye Bakanı, Mersin Milletvekili Nureddin Nebati, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal hafızayı tazeleyen bir süreç olduğunu belirtti. Nebati, "Nitekim Ramazan ayı bir bereket ayı olarak bizlere birçok konuyu da hatırlatan bir ay oldu. Öncelikle Ramazan ayına girerken kendisine ’aydın’ diye tanıtan, lanse eden ve bildiri altına imza atanların bir 28 Şubat kalıntısı düşünceleri ve duruşlarıyla bizi 90’lı yılların o meşum günlerine, ötekileştirildiğimiz günlere götürdü. Ve bunların, Allah muhafaza ellerine bir güç geçtiği zaman bizlere, inananlara, müminlere ve kendisinden olmayan, meşrebi ne olursa olsun insanlara karşı duruşlarını çok net ortaya koydular" dedi. Nebati, konuşmasının devamında bazı konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, "Onlar polemikler yaparlar. Mesela Mersin’e gelmeden, Mersin’e geldiklerini iddia ederler. Onlar çevreci geçinirler ama çevrecilikle ilgili hiçbir iyi yanlarını görmezsiniz. Hepsi hayvansever takılırlar. Tabi onlar çok büyük işler yapıyorlar, çok sevdikleri İngiliz atlarını kesip vatandaşımıza, ihtiyaç sahiplerine yediriyorlar, bir de utanmadan, sıkılmadan çiplerini de etlerin içerisinde unutuyorlar. Siz duydunuz mu Mersin’de, Türkiye’de herhangi bir hayvansever derneğinin ya da kişinin ’Böyle bir şey olabilir mi’ dediğini. Hayır, duymazsınız, çünkü bunlara bayılırlar" ifadelerini kullandı. Nebati, Suriye üzerinden yaşanan gelişmelere de değinerek, "Cumhurbaşkanımız Suriye ile ilgili konuştuğunda ’Suriye’de ne işimiz var’ diyenlere, şimdi İran’a saldıran saldırgan, azgın, sınır tanımayan İsrail’in ve Amerika’nın yapmış olduğu bu katliam ve saldırı, bu savaşta Suriye’nin ne demek olduğunu anladıkları için sus pus olmalarını bekliyorsunuz ama susmuyorlar" diye konuştu. "15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık" Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere, milli birlik ve beraberliğin önemi ile Filistin ve Gazze’deki duruma dikkat çeken Nebati, "Terörsüz Türkiye başladığı zaman bir tarafa çekiştirip konuşanlar, Türkiye’deki milli birlik ve beraberliğin konsolidasyonunda, pekiştirilmesinde ve bir araya gelişimizle ilgili endişelerini dile getirenler, bugün ortaya konmuş olan dünyadaki bu ateşin ne demek olduğunu artık anlamak zorundalar. Evet, Türkiye’nin etrafında ateş var, Türkiye’nin etrafında katliamlar var. Gazze’yi unutmadık, Filistin’i unutmadık. 15 gündür kapanan Mescid-i Aksa’yı biliyoruz, unutmadık. Çünkü biz bu coğrafyanın sesiyiz, milletin sesiyiz, ümmetin sesiyiz ve insanlığın sesiyiz. Onun için AK Parti olarak duruşlarımızı en iyi şekilde ve her zaman ortaya koymamız gerekir" şeklinde konuştu. Nebati, vatandaşın doğru ile yanlışı ayırt etmesi ve yapılan hizmetleri iyi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak "Vatandaşımız doğruyu ve gerçeği iyi bilmeli, vatandaşımız doğruyla yanlışı kimlerin yaptığını iyi bilmeli ve vatandaşımız aynı zamanda hizmetin kimler tarafından yapıldığını, hizmetin kimler tarafından yapılmadığını ve yapılan hizmetlerin kimler tarafından engellendiğini de görmüş olsunlar. Onun için bir daha at eti, yani asil bir İngiliz atı da olsa at eti yememek için CHP’li belediyeye bizi mahkum etmemek için teşkilatlarımız bu çalışmalarını ortaya koyarken, inşallah vatandaşlarımız da yapılacak olan seçimlerde gerekli tutumlarını sergiler ve bunu oya, yani AK Parti’ye tahvil ederler diyorum" dedi. AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir de konuşmasında Ramazan ayının anlam ve önemine değinerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluşun vesilesi olan bu mübarek Ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz. İnşallah cuma günü Ramazan Bayramı’na kavuşacağız. Bu bayramın dünyadaki bütün mazlumlara hayırlar getirmesini, barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Ramazan ayının bu ikliminde, bereket ikliminde karşılıklı dayanışmanın, yardımlaşmanın en üst zirveye çıktığı bugünlerde bizler de AK Parti teşkilatları olarak yoğun bir şekilde çok güzel ve verimli programlar gerçekleştirdik" ifadelerine yer verdi. "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik" Aldemir, Ramazan ayı boyunca kent genelinde yoğun bir program gerçekleştirdiklerini belirterek, "Mersin’de 40 binin üzerinde program gerçekleştirdik. Ben Kadın Kollarımıza, Gençlik Kollarımıza, ana kadememize, bütün dava ve yol arkadaşlarıma, milletvekillerimize, Nebati Bakanımıza ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Allah hepinizden razı olsun. Nureddin Nebati Bakanımızın ağabeyliğiyle, tecrübeleriyle Mersin’de birlik beraberlik içerisinde kararlı ve emin adımlarla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Programda protokol üyelerinin konuşmalarının ardından katılımcılar birbirleriyle tokalaşarak bayramlaştı. Bayramlaşma programı, birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.
İzmir Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği Alaçatı Gıda Topluluğu’nun başlattığı kampanya ile Çeşme Yarımadası’nın simgesi sakız ağacı yeniden yaygınlaştırılıyor. Proje, hem doğayı korumayı hem de toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Alaçatı Gıda Topluluğu, Çeşme Yarımadası’nın yerel bitki varlığını korumak ve yok olmaya yüz tutmuş türleri yeniden kazandırmak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" kampanyası, kısa sürede bölge halkı ve doğaseverlerden yoğun ilgi gördü. Kampanya, sakız ağacının korunması ve yeniden yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Sakız Ağacım Çeşme girişimi ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Projeye girişimin kurucularından Hasan Tütüncüoğlu’nun yanı sıra Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal ve Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da destek verdi. Kampanya kapsamında Alaçatı Gıda Topluluğu ile Çeşme Erythrai Inner Wheel Kulübü üyeleri, Çeşme Alper Çizgenakat Hastane Gönüllüleri Derneği’ne bağışta bulundu. Sakız Ağacım Çeşme girişimcileri ise bağış yapan katılımcılara sakız fidanı hediye etti. Fidan dağıtımı, 17 Mart Salı günü Alaçatı Sakız Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara sakız ağacının önemi ve yetiştirilme süreci hakkında detaylı bilgiler verildi. Çeşme Yarımadası’nın doğal ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan sakız ağacı, geçmişte bölgede yaygın olarak yetişmesine rağmen zamanla sayısı azalan türler arasında yer alıyor. Başlatılan kampanya ile bu değerli ağacın yeniden çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında yüzlerce sakız fidanının doğaseverlerle buluşturulması planlanıyor. Alaçatı Gıda Topluluğu yetkilileri, kampanyanın yalnızca fidan dağıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak, yerel türlerin korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Yapılan açıklamada, "Çeşme Yarımadası’nın doğası, iklimi ve kültürüyle özdeşleşmiş sakız ağacının yeniden çoğalması için hep birlikte sorumluluk alıyoruz. Her dikilen fidan, hem doğaya hem de bölgenin geleceğine bırakılmış bir mirastır" ifadelerine yer verildi. Topluluk, önümüzdeki süreçte de yerel üretimi destekleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve geleneksel bitki türlerini yaşatan projelere devam etmeyi planlıyor.