EĞİTİM - 22 Aralık 2025 Pazartesi 14:36

GİBTÜ’de "Yoğun Bakım Mühendisliği Çalıştayı" gerçekleştirildi

A
A
A
GİBTÜ’de "Yoğun Bakım Mühendisliği Çalıştayı" gerçekleştirildi

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "Yoğun Bakım Mühendisliği Çalıştayı", sağlık bilimleri ile mühendislik disiplinlerini aynı platformda buluşturarak önemli bir bilimsel etkileşim ortamı sundu. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, yoğun bakım hizmetlerinin yalnızca tıbbi bilgiyle değil, güçlü bir mühendislik altyapısı ve teknolojik tasarım anlayışıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.


Türkiye’de "Yoğun Bakım Mühendisliği" kavramını bütüncül bir bakış açısıyla ele alan ve disiplinler arası yaklaşımı merkeze alan nadir etkinliklerden biri olan çalıştayda; yoğun bakım ünitelerinde kullanılan ileri teknolojik sistemler, cihaz güvenliği, ölçüm doğruluğu ve klinik karar destek mekanizmaları çok yönlü olarak konuşuldu.


Çalıştay kapsamında; yoğun bakım cihazlarının çalışma prensipleri, ileri yaşam destek sistemleri, alarm ve güvenlik mekanizmaları, ölçüm güvenilirliği, hasta güvenliği, yapay zekâ ve veri analitiği tabanlı klinik karar destek sistemleri gibi başlıklar, hem teorik hem de uygulamaya dönük sunumlarla ele alındı. Sağlık hizmetlerinin en kritik alanlarından biri olan yoğun bakım ünitelerinde mühendislik bakış açısının önemi vurgulanırken, teknolojik altyapının klinik süreçlerle entegrasyonuna dikkat çekildi.


Yeni ve yenilikçi yaklaşımlar ele alındı


Sağlık ve mühendislik bilimlerinin kesişim noktasında yer alan ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (ECMO), sürekli renal replasman tedavileri (CRRT), ileri hemodinamik monitörizasyon, sitokin adsorpsiyon sistemleri, kan gazı analizleri ve benzeri hayati öneme sahip uygulamalar; sahadaki klinik deneyimler ile mühendislik altyapısı birlikte değerlendirilerek yeni ve yenilikçi yaklaşımlar çerçevesinde ele alındı. Sunumlarda, yoğun bakım teknolojilerinin yalnızca klinik etkinlik açısından değil; tasarım, sürdürülebilirlik, veri doğruluğu ve uzun vadeli kullanım güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.


Yoğun bakım hizmetlerinin geleceğine yönelik değerlendirmeler


GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayın moderatörlüğünü Doç. Dr. İpek Atik ve Doç. Dr. Gülseren Elay üstlendi. Etkinliğe; Gaziantep, İnönü ve Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversiteleri başta olmak üzere çeşitli üniversitelerden akademisyenler ile şehir hastanelerinde görev yapan yoğun bakım uzmanları ve mühendisler katıldı. Katılımcılar, disiplinler arası bilgi ve deneyim paylaşımıyla yoğun bakım hizmetlerinin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.


Yoğun bakım hizmetlerinde ortak akıl vurgusu


Çalıştayın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, yoğun bakım hizmetlerinin yalnızca tıbbi bilgiyle değil, güçlü bir mühendislik altyapısı ve teknolojik tasarım anlayışıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Demir, "Yoğun bakım üniteleri, sağlık hizmetlerinin en kritik ve en hassas alanlarından biridir. Bu alanlarda kullanılan teknolojilerin güvenilir, sürdürülebilir ve hasta güvenliğini önceleyen bir anlayışla geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu noktada mühendislik bilimleri ile sağlık bilimlerinin birlikte hareket etmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Üniversitemizde düzenlenen bu çalıştay, disiplinler arası iş birliğinin somut bir örneği olup, akademi, sağlık sektörü ve sanayi arasında güçlü ve kalıcı iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlamaktadır" dedi.


Rektör Prof. Dr. Demir ayrıca, yerli ve milli yoğun bakım teknolojilerinin geliştirilmesinin hem sağlık sisteminin sürdürülebilirliği hem de ülkenin teknolojik bağımsızlığı açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. GİBTÜ’nün, mühendislik ve sağlık alanlarında yenilikçi projeleri destekleyen, uygulamaya dönük bilimsel çalışmalara öncül eden bir üniversite olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.


Etkinlikte yapılan sunum ve değerlendirmelerde, yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı sistemlerin, gelecekte yoğun bakım ünitelerinde klinik karar süreçlerine önemli katkılar sunacağı, erken uyarı sistemleri ve veri temelli analizlerle hasta güvenliğinin daha da artırılabileceği ifade edildi. "Yoğun Bakım Mühendisliği Çalıştayı", yoğun bakım hizmetlerinde mühendislik temelli yaklaşımın önemini ortaya koyarken, Türkiye’de bu alanda yapılacak yeni akademik çalışmalar, teknolojik Ar-Ge projeleri ve sektörel iş birlikleri için yol gösterici bir platform olma niteliği taşıdı.



GİBTÜ’de "Yoğun Bakım Mühendisliği Çalıştayı" gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."