EKONOMİ - 04 Aralık 2025 Perşembe 14:15

Gaziantep ihracatı 9 milyar doları aştı

A
A
A
Gaziantep ihracatı 9 milyar doları aştı

Gaziantep, kasım ayında 837 milyon 859 bin dolar ihracat gerçekleştirerek Ocak-Kasım döneminde 9 milyar 170 milyon 316 bin dolara ulaştı.


Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan kasım ayı ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında, "Kasım ayı ihracat rakamları Gaziantep’imizin üretim gücünü, azmini ve direncini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olarak, kasım ayında elde ettiğimiz 837 milyon 859 bin dolarlık ihracat, küresel ekonomideki ve ülkemizdeki zorluklara rağmen ihracatçılarımızın yoluna kararlılıkla devam ettiğini gösteriyor. Ocak-Kasım döneminde önceki yıla göre yüzde 1 artışla ulaştığımız 9 milyar 170 milyon 316 bin dolarlık toplam ihracatımız; ihracatçı üyelerimizin, iş insanlarımızın azmini ve mücadele yeteneğini net bir şekilde gösterdi. Bu başarıda aslan payına sahip bütün ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve tüm süreçlerde büyük emek veren çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Gaziantep, her şartta üreterek, istihdam oluşturarak ve ülkemizin ekonomisine değer katarak ilerlemeye devam ediyor. Üreten, değer katan herkesin yolu açık, bereketi bol olsun" dedi.


"Zorlu şartlara rağmen güçlü performans"


GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, küresel ekonomide talebin zayıfladığı, finansman maliyetlerinin yükseldiği ve üretim giderlerinin arttığı bir dönemde elde edilen ihracat başarısının önemine dikkat çekerek, "Gaziantep iş dünyasının bu zorlu şartlara rağmen ortaya koyduğu performansı gönülden tebrik ediyorum. Bu başarı; küresel talebin zayıf olduğu, finansman maliyetlerinin yükseldiği ve üretim giderlerinin arttığı bir dönemde elde edilmiştir. Gaziantep iş dünyamızı gönülden tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.


"Hedefimiz Türkiye ihracatından yüzde 4 pay almak"


2025 yılına ilişkin ihracat beklentilerini de paylaşan Yıldırım, Gaziantep’in yılı 10 milyar doların üzerinde bir ihracat performansıyla kapatacağına inandığını vurguladı.


Orta Vadeli Program’da Türkiye’nin 2026 yılı mal ihracatı hedefinin 282 milyar dolar olduğunu hatırlatan Yıldırım, Gaziantep’in Türkiye ihracatındaki payının uzun yıllardır yüzde 3,5-4 bandında seyrettiğini belirterek, Gaziantep’in 2026 yılında 10 milyar dolar seviyesini korumasının gerçekçi bir beklenti olduğunu ifade etti.


Yıldırım, "Bizim için asıl hedef, bu payı daha yukarı taşıyarak Gaziantep’in Türkiye ihracatından yüzde 4 pay almasını sağlamaktır. Küresel talep daralması devam etse bile Gaziantep’in 10 milyar dolar bandını koruyacağını öngörüyorum" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.