EKONOMİ - 03 Ocak 2026 Cumartesi 16:23

Gaziantep, 2025 yılını 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı

A
A
A
Gaziantep, 2025 yılını 10,1 milyar dolar ihracatla kapattı

Gaziantep, Aralık ayında 977 milyon 928 bin dolar ihracat gerçekleştirerek, 2025 yılını toplam 10 milyar 145 milyon 26 bin dolar ihracatla tamamladı.


Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı M. Tuncay Yıldırım, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ihracat verilerini değerlendirerek, Gaziantep’in küresel ticarette artan belirsizliklere rağmen yılı yüzde 1,5 artışla tamamlayarak, üretim gücünü ve ihracattaki direncini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.



Gaziantep’in 2025 yılında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6. ili olduğunu hatırlatan Yıldırım, şehrin Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 4,3’ünü gerçekleştirdiğini belirterek şunları söyledi: "Gaziantep; kriz dönemlerinde üretimi durduran değil, koşullara hızla uyum sağlayarak yoluna devam eden güçlü bir sanayi kültürüne sahiptir. Bu kültür, şehrimizi Türkiye ihracatının temel taşıyıcı şehirlerinden biri haline getirmiştir."



"2025, serbest ticaretin değil korumacılığın öne çıktığı bir yıl oldu"


2025 yılının küresel ticaret açısından son derece zorlu geçtiğine dikkat çeken Yıldırım, "2025 yılı; küresel ticarette yalnızca talep daralmasının değil, aynı zamanda jeopolitik risklerin, ticaret savaşlarının ve yeni gümrük duvarlarının belirleyici olduğu bir yıl oldu. Bugün ihracat yaptığımız pazarlarda rekabet, sadece kaliteyle değil; sübvansiyonlar, devlet destekleri ve korumacı politikalarla şekilleniyor. Böyle bir ortamda ihracat yapmak her zamankinden daha zor. Önümüzdeki dönemde daha yüksek katma değerli, daha markalı ve daha sürdürülebilir bir ihracat yapısını güçlendirmemiz gerekiyor. Gaziantep Ticaret Odası olarak üyelerimizi bu dönüşüme hazırlayan rehberlik ve destek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.



"İş dünyasını ‘Gaziantep Dış Ticaret Zirvesi’ne davet ediyorum"


Bu kapsamda Gaziantep iş dünyasını Gaziantep Dış Ticaret Zirvesi’ne davet eden Yıldırım, "Bölgemiz ihracatçılarının yeni pazar fırsatlarına erişimini güçlendirmek ve uluslararası ticaretteki güncel gelişmeleri değerlendirmek amacıyla, 15 Ocak 2025 günü ‘Gaziantep Dış Ticaret Zirvesi’ni gerçekleştireceğiz. Zirvede alanında uzman birbirinden değerli isimlerle ihracatta finansman ve risk yönetimi, Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve e-ihracat gibi başlıklarda ihracatçılarımıza yol gösterecek oturumlar yer alacak. Tüm ihracatçılarımızı ve ihracat yapmayı hedefleyen firmalarımızı bu önemli buluşmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE Dışişleri Bakanlarından ortak ’Kudüs’ açıklaması Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, yaptıkları ortak açıklama ile İsrail’in Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihi statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini bildirdi. Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları, Müslümanların ibadet için Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Harem-i Şerif’e erişiminin ve Kudüs Latin Patriği ile Kutsal Topraklar Muhafızı’nın Palmiye Pazarı Ayini’ni icra etmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişlerinin engellenmesi dahil olmak üzere işgal altındaki Kudüs’te Müslümanlar ve Hristiyanlar için ibadet özgürlüğüne yönelik olarak İsrail tarafından sürdürülen kısıtlamaları en güçlü biçimde kınadı ve reddetti. 8 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Bakanlar, Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ilişkin hukuki ve tarihî statükoyu değiştirmeye yönelik her türlü İsrail girişimini kınadıklarını ve reddettiklerini yinelemiştir. Devam etmekte olan söz konusu İsrail uygulamaları, uluslararası insancıl hukuk dahil uluslararası hukukun yanı sıra mevcut hukuki ve tarihî statükonun açık bir ihlalini teşkil etmekte ve ibadet yerlerine engelsiz erişim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bakanlar, Hristiyanların dini vecibelerini yerine getirmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi’ne serbest erişimlerinin engellenmesi dahil, Kudüs’te Müslümanlara ve Hristiyanlara yönelik hukuka aykırı ve kısıtlayıcı İsrail uygulamalarını kesin bir şekilde reddettiklerini teyit etmiştir. Bakanlar, Kudüs’ün ve buradaki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarının mevcut tarihî ve hukuki statükosuna riayet edilmesi gerekliliğini vurgulamış, işgalci güç İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde hiçbir egemenliği bulunmadığını yinelemiş ve ibadet edenlerin Kudüs’teki ibadet yerlerine erişimini engelleyen tüm uygulamalara son verilmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bakanlar, İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarını ibadet edenlere mübarek Ramazan ayı dahil olmak üzere 30 gün boyunca kesintisiz olarak kapalı tutmasını ve ibadet özgürlüğünü kısıtlamasını bir kez daha kınamış; bunun uluslararası hukukun, mevcut hukuki ve tarihî statüko ile işgalci güç İsrail’in yükümlülüklerinin ciddi bir ihlalini teşkil ettiğini belirtmiştir. Bakanlar, söz konusu tırmandırıcı tedbirlerin bölgesel ve uluslararası barış ve güvenlik açısından taşıdığı tehlikelere dair uyarılarda bulunmuştur. Bakanlar, toplam 144 dönümlük alanı kapsayan Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu yinelemiş; Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin mübarek Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in işlerini yürütmek ve girişleri düzenlemek konusunda münhasır yetkiye sahip hukuki merci olduğunu vurgulamıştır. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in kapılarının kapatılmasına derhal son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması ve Müslümanların Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulunmuştur. Bakanlar ayrıca uluslararası topluma İsrail’i Kudüs’teki Müslümanlara ve Hristiyanlara ait kutsal mekânlara ve kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmeye yönelik devam eden ihlallerine ve hukuka aykırı uygulamalarına son vermeye zorlayacak kararlı bir tutum benimsemesi çağrısı yapmıştır."