POLİTİKA - 24 Nisan 2026 Cuma 13:43

CHP Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, sert sözlerle istifa etti

A
A
A
CHP Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, sert sözlerle istifa etti

CHP Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, düzenlediği basın toplantısında partisine sert eleştirilerde bulunarak görevinden istifa ettiğini ve kararın geri dönüşünün olmadığını söyledi. Yıldırım, "Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Umut Yılmaz’a yapılanlar bana da yapıldı" dedi.


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, bir basın toplantısı düzenleyerek parti için yıldırma politikalarına tepki gösterdi. Parti içerisinde yaşananları anlatarak ilginç açıklamalarda bulundu.



"Benim için ’bu adam ölecek, oy vermeyin’ dediler"


Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Hurşit Yıldırım, "2023 yılından bu yana Gaziantep ili ŞehitKamil İlçe Başkanlığı yapıyorum. 2025 yılında bir seçim yaşadık, ilçe başkanlığı seçimi. Bu seçim yaşamadan belediye başkanı yanlış yapmak gittiğinde dedim ki ben bu siyasete hasta da olsam devam edeceğim. Büyük bir operasyon geçirdim ve akciğer kanseri oldum. Gittim önce Allah’ın sonra da doktorların sayesinde tedavimi oldum. Ama bana sen kesinlikle stres yapma dediler ben de genç bir arkadaşımız ilçe başkanı olsun dedim. Sonra biz ailemizle siyaset yapıyoruz dediler. Gaziantep kamuoyunda Cumhuriyet Halk Partisi’ni halk kurtarır halk. Biz seçim kazandık ama seçimden bir hafta önce ’bu adam ölecek oy vermeyin’ dediler. Diyen arkadaşlar bürolarda siyasetle kendilerine turizm kendilerine rant sağlayanlar ve siyasete yön vermek isteyenler. Artık Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir lüksü yok. Bağ evince, dağ evinde oturup masada Gaziantep’i yönlendiremezsiniz. Halkın içinde olacaksınız" dedi.



"Cumhuriyet Halk Partisi’ni parsellemişler, Umut Yılmaz’a yapılanlara ’vay’ dedim"


Partililerin CHP’yi parsellediğini iddia eden ve Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’a partideyken yapılanların kendisine de yapıldığını ifade eden Yıldırım, "Cumhuriyet Halk Partisi’ni öyle bir parsellemişler ki enişte milletvekili, kayın milletvekili, baba milletvekili, oğul milletvekili, kayınbaba milletvekili, dünür milletvekili. Ne oluyor yahu? Cumhuriyet Halk Partisi kimsenin babasının malı değil. Ben bunlara izin vermedim. Her türlü bana çelme takmayı ve provokatif girişimde bulunmayı denediler. Ben bunlara izin vermedim. Ama artık kaldıramıyorum. Bugün burada bu saate kadar kimsenin bilmediği bir şeyi açıklıyorum. Umut Yılmaz’a yapılanlardan sonra dedim ki ’ya vay vay, bu adam bu yapılanları nasıl çekti’ dedim" ifadelerini kullandı.



"Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığı görevimden istifa ediyorum"


Konuşmasında CHP Şehitkamil İlçe Başkanlığından istifa ettiğini duyuran Hurşit Yıldırım, "Şuanda Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığı görevimden istifa ediyorum. Türkiye’de ve Gaziantep’te ilk siz öğreneceksin. Yazık ben insanım. Şehitkamil’de 10 yıl belediye meclis üyeliği yaptım. Bir kişi diyemez ki Hurşit Yıldırım bir yanlışlık yaptı. Eski başkan Rıdvan beye sorabilirsiniz. O AK Partili, ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. Ama birilerinin belediye başkan yardımcılığı için, birilerinin Cumhuriyet Halk Parti ilçe başkanı sürekli rencide etmek için olmaz entrikalar çevirdiği, AK Partili belediye başkanlarının yanında farklı konuşup, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gidip farklı konuşan meclis üyelerinin yaptıkları zulümden kendi sağlığımı kaybediyorum. Ondan dolayı da Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. Bundan hiç kimsenin haberi yok, yönetici arkadaşların da haberi yok. partiye küstüm" şeklinde konuştu.



"Mehter Marşı da bizim vazgeçilmezimiz"


23 Nisan’da CHP’lilerin çocuk mehteran takımına sırt dönmesine de tepki gösteren Yıldırım, "Ben orada yoktum. Ama İstiklal Marşı nasıl bizim vazgeçilmezimizse mehter marşı da bizim vazgeçilmezimiz. Oradaki olayları pek bilmiyorum. Şunu söyleyeyim, çocukların Mehter Marşı söylemesini kimse eleştirmemeli. Çünkü sonuçta bizim geleneklerimiz var, çocuklar mehter marşı söyleyebilir. Ama benim istifamın onunla ilgisi yok. Benim istifamın geri dönüşü yok. Ben diyorum ki ’Umut neden gittin’ ama şimdi görüyorum ki adama baskı yapıldı. Ben de bunun içine düşünce eyvah dedim, benim de gitmem gerek dedim. Yani beni de gönderdi o arkadaşlar. Emellerine ulaştılar" diye konuştu.



"Genel merkez bize hiç sormadı"


Son olarak CHP genel merkezine de tepki gösteren Hurşit Yıldırım, bazı meclis üyelerinin genel merkezi yanılttığını ve merkezin yaşananlara sessiz kaldığını, kendilerine hiçbir şekilde yaşananların sorulmadığını ve müdahale edilmediğini sözlerine ekledi.



CHP Şehitkamil İlçe Başkanı Hurşit Yıldırım, sert sözlerle istifa etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da baba ve kızına scootterla saldıran sanığın yargılanması başladı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran Şener E.’nin yargılanmasına başlandı. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammet Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sanığın babaya karşı saldırısıyla ilgili ’kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, olay sırasında 14 aylık olan İkra için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Şener E. duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Şener E. burada hakime verdiği ifadede, iftar yaptıkları sırada ses duyarak dışarı çıktığını belirterek, "Beni görür görmez küfürler etti. O an sinirle scootera ayağım çarpınca onu alıp vurdum. Ben vurduğumda çocuk kucağında değildi. Sonra dönüp tekrar baktığımda Muhammet çocuğu kucağına alıp burnundaki kanı kızının suratına sürdüğünü gördüm. Ben 1 kez vurdum. 2’nci kez scooter elimden kayıp gitti. Vurduğum cisim de scooterın bir parçasıydı" dedi. Sanık Şener E., Muhammet Baca’nın yolunu kesip ailesini buradan sürgün edeceğini söylediğini iddia etti. 3 çocuğundan birinin İkra yaşlarında olduğunu anlatan sanık, çocuklarına bugüne kadar bir kez bile vurmadığını söyledi. Kendisi ve kızına saldıran sanığın en ağır cezayı almasını isteyen Muhammet Baca ise, "Olay sırasında eşimi düşürmüşler. İkra yoldaydı. Onu görünce kucağıma aldım. O sırada odunla vurdu Şener scooter ile değil. Mahkemeyi yanıltıyor. Çocuğuma doğru vurdu. Kızım balık gibi çırpınırken tekrar vurdu. Benim kızım en ufak seste kafasını tutuyor artık" açıklamasında bulundu. Tanık olarak dinlenen sanığın kardeşi Servet E. de olay günü Muhammet Baca’nın kendisine hakaret ettiğini ileri sürerek, "Bağırış çağırış olunca kardeşim geldi. Ben jandarmayla birlikte kadınların kavgasını ayırdım. Muhammet Baca doğulu olduğumuz için takıntı haline getirdi" dedi. Tanık Bilge Baca ise arbede sırasında kızı İkra Baca’ya sopayla vurulduğunu iddia ederek, "Şener sopayla vurdu. İlk önce çocuk benim kucağımdaydı. Arbede sırasında yere bıraktım. Sonra Nevin E. beni itince yere düştüm. Sonra eşim bana doğru geldi ve kızımı kucağına aldı" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise müvekkillerinin tahliyesini istedi. Baca ailesi avukatları ise davanın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan Ağır Ceza’da görülmesini istedi. Mahkeme sanığa savunma için süre verirken duruşmayı ileri tarihe erteledi. "İfadeler çelişkili" Duruşma sonrasında açıklamada bulanan Baca ailesinin avukatı Berika Kurt, "Duruşma esnasında sanığın ifadeleriyle, kolluk ifadeleriyle şu an verdiği ifade arasında çok büyük bir çelişki vardı zaten hakimde. Bunu sordu kendisine. Siz çocuğa vurduğunuzu karakoldaki ifadenizde ikrar etmişsiniz. Ancak şu anda çocuğu görmedim diyorsunuz. Bu çelişki hakkında ne düşünüyorsunuz dediğinde olayın şokuyla hatırlamadığını iddia etti kendisi. Aslında bu açıklamalar dahi her şeyin bilinerek ve istenerek yapıldığını açık açık gösteriyor" dedi. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini istediler Kurt, suçun vasfının değişmesi için talepte bulunduklarını dile getirerek şöyle konuştu: "Şu anda iddianame kasten yaralama neticesi sebebiyle kasten yaralamadan yazılmış olunsa da bebeğe karşı olan eylemin meydana getirdiği sonucun hayati tehlike oluşturacak düzeyde olması sebebiyle ve bunun bilinerek ve istenerek yapılması sebebiyle Ağır Ceza Mahkemesi’ne tevzini istedik dosyanın. Çünkü ilk adli tıp raporunda İkra bebeğin şu açıkça yazıyor zaten, bebeğin hayat tehlikesi olduğu yazıyor. Aynı zamanda beyin kanaması ve kafatası kırıkları da sabit. Dolayısıyla biz Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevkini istedik. Bu aşamada mahkeme hakimi sanıktan ek savunma istedi. Yani suçun mahiyetinin değişmesi durumunda. Kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanması durumunda açıklaması ne olacak, savunması ne olacak şeklinde beyan vermesini istedi, savunma vermesini istedi. Önümüzdeki celseye kadar da o savunmanın alınacağını düşünüyorum." Baca ailesinin diğer avukatı Tolga Taylı ise, "Olayın oluş şekli Muhammed ve İkra’nın bedensel bütünlüğü bakımından kafa ve omurilik veyahut da beyincik kısmına gelen darbeler aslında bir yaralama değil kasten öldürmeye teşebbüs veya olursa olsun diye yapılan eylemlerdir. Dolayısıyla biz suçun vasfının değişeceği kanaatindeyiz. Bu da 6 ay sonra alınacak olan raporla sabitlik kazanacaktır. Buradan dosyanın Asliye Ceza’dan Ağır Ceza’ya gönderilmesini talep ettik. Nitekim de bu beyanımız mahkeme hakimi tarafından dikkate alındı ve ek savunma istendi. Sürecin yakinen takipçi olacağız. Sanığın en ağır ceza almasını sağlamak için meslektaşımla birlikte olanca gayreti göstereceğimize eminiz" diye konuştu.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, 333 hafızın icazet merasimine katıldı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii’nde gerçekleştirilen 333 hafızın icazet aldığı, hafızlık icazet merasimine katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Cami’nde gerçekleştirilen Üsküdar Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı İmam Hatip Okulları ve Üsküdar Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları bünyesinde hafızlık eğitimlerini tamamlayan 333 Hafız’ın icazet merasimine katıldı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Okunan Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve duaların ardından hafızlığını tamamlayan Kur’an talebeleri, Reis-ul Kurra Mustafa Demirkan’dan icazetlerini aldı. İcazet alan hafızlar, merasime Türkiye ve Filistin Bayraklarının olduğu atkılarla katıldı. İcazet merasiminin sona ermesini ile birlikte, hafızlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan, Cuma namazını da Büyük Çamlıca Camii’nde eda ederken, Cuma Hutbesini genç Hafız Muhammed Fatih Mercan, Arapça, İngilizce, Japonca ve Türkçe olmak üzere 4 farklı dilde okudu. Cuma Namazını ise Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş kıldırdı. İcazet merasiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanısıra, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Diyanet İşler Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve çok sayıda davetli hazır bulundu.