GÜNDEM - 01 Mart 2026 Pazar 13:01

Cami cemaatinin dayanışmasıyla günlük bin 500 kişiye iftar veriliyor

A
A
A
Cami cemaatinin dayanışmasıyla günlük bin 500 kişiye iftar veriliyor

Gaziantep’te Ramazan ayının paylaşma ve yardımlaşma ruhunu yaşatmak amacıyla Osmanlı Camii’nin imam hatibi Ökkeş Bahri Doğan ile gönüllüler, 2018’de başlattıkları iftar geleneğini sürdürüyor.


Şahinbey İlçe Müftülüğü ve Diyanet Vakfı Gaziantep Şubesi’nin destekleriyle Ramazan ayı dolayısıyla Osmanlı Camii Aşevi’nde bir araya gelen ve çoğunluğu kadın olan gönüllüler, her gün iftar için 3 çeşit sıcak yemek hazırlıyor.



Gönüllüler hareketi her geçen yıl büyüdü


Şahinbey ilçesinin 75. Yıl Mahallesi’ndeki Osmanlı Camii’nin imam hatibi Ökkeş Bahri Doğan, cemaatin de desteğiyle mahalledeki ihtiyaç sahiplerine iftar yemekleri vermeye başladı. Cami cemaatinin yanı sıra mahallede iş yeri ve evi bulunan esnafın da aralarında olduğu gönüllüler hareketi ve dayanışması her geçen yıl büyüdü.


Cami yanında kurulan mutfakta hazırlanan yemekler, Ramazan ayında ihtiyaç sahipleriyle paylaşılıyor. Gönüllü desteğinin artmasıyla camiden yapılan yardımlar da arttı. Gönüllüler, kış aylarında da ihtiyaç sahibi ailelere yakacak ve diğer yardımlarla destek oluyor. Yardımlar kapsamında yetim ve öksüzler için de bayramlıklar alınıyor.



Yemekler aşevine gelen ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor


Yıllardır iftar geleneğini sürdüren gönüllüler, pişirilen yemekler ise aşevine gelen ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor. İhtiyaç sahibi yaşlıların iftarlıkları ise çocuklar ve gençler tarafından evlerine ulaştırılıyor.


Mahalledeki ihtiyaç sahibi ailelerin sıcak yemek ihtiyacının karşılandığı aşevinde Ramazan’ın bereketi ihtiyaç sahipleriyle buluşuyor. Ramazan ayının ilk günü itibariyle hizmet vermeye başlayan aşevinde, her gün ihtiyaç sahibi vatandaşlara iftar saatinde sıcak yemek dağıtılıyor.


Aşevine öğle saatlerinde gelerek hazırlıklara başlayan ve iftar saatine kadar aşevinde gönüllü yemek hazırlayan gönüllüler, Ramazan’ın bereketini paylaşmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor.



Cami cemaatinden örnek davranış


Ramazan boyunca ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek ikramında bulunmak amacıyla hizmet eden gönüllü cami cemaatinin bu örnek davranışı yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma kültürünü canlı tutuyor.


Hayırseverlerin bağışlarıyla her gün binlerce kişiye yemek hazırlayan gönüllülerin Ramazan ayındaki bu örnek dayanışması takdir topluyor.


İftar uygulamasının 8’inci yılında bin 500 aileye ulaşan Osmanlı Camii İmam Hatibi Ökkeş Bahri Doğan ve gönüllüler, ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürmeye devam ettiklerini ve cemaatin desteğiyle 2018’de iftar sofrası kurmaya başladıklarını ve ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürdüklerini söyledi.



"Her gün yaklaşık bin 500 kişiye yemek dağıtıyoruz"


Ramazan ayı münasebetiyle cami cemaati ve mahallelinin dayanışmasıyla günlük bin 500 kişiye yemek hazırladıklarını belirten Osmanlı Camii İmam Hatibi Ökkeş Bahri Doğan, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın ve Türkiye Diyanet Vakfımızın ve dünya genelindeki yetim, garip, fakir ve yolcu yani herkese kapımızı açtık. Osmanlı Camii ve cemaati olarak her gün yaklaşık bin 500 kişiye iftar için yemek yapıyor ve dağıtıyoruz. Hayırseverlerin ve Türkiye Diyanet Vakfımızın yardımlarıyla aşevimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Çok neşeliyiz, mutluyuz. Peygamber Efendimiz(sallallâhu aleyhi vesellem), ‘komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir’ buyuruyor. Biz bu hadisi düstur aldık. Bütün insanlığı kucakladık, kapımızı açtık. Kim olursa olsun, soframıza gelen herkes yemeklerini alıp iftarlarını açıyorlar. Yaklaşık 200’ün üzerinde yetimimiz var. Onları giydiriyoruz. 600’ün üzerinde ihtiyaç sahibi var. Onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz. Burası hayır çarşısı. Burası bir köprüdür. Vatandaş vakfımıza erzak getiriyor. Bizde gönüllülük esasıyla mahalleden gelen cemaatimizle iftar öncesi çalışma yaparak yemek hazırlıyoruz ve insanların yüzü güldüğü zaman çok mutlu oluyoruz" dedi.



"Aşevinde gönüllü çalışıyorum"


Aşevine gönüllü olarak aşçılık yapan mahalle sakinlerinden Hidayet Korkmaz ise, "Osmanlı Camii’nde yapılan bu hayırda benimde bir katkım olsun istedim. Yemeklerimi de çok beğendikleri için aşevinde yemek yapıyorum. Allah rızası için destek veriyorum. Herkesin bu hayra destek vermesini çok isterim. Gönüllü çalışıyorum ve günlük yaklaşık bin 500 kişiye yemek veriyoruz. Herkes yardım getiriyor ve onları dağıtıyoruz. Hocamdan Allah razı olsun" diye konuştu.



Cami cemaatinin dayanışmasıyla günlük bin 500 kişiye iftar veriliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de Bursa’nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 3-5 Mart tarihlerinde düzenlenecek ITB Berlin Turizm Fuarı’na sürdürülebilir turizmi merkeze alan güçlü bir vizyonla katılıyor. Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü turizm destinasyonları arasına taşımayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihlerinde ITB Berlin Turizm Fuarı’na Bursa’nın ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla katılarak turizmin sahadaki gerçek etkisini ortaya koyacak. Kadın üreticilerden zanaatkârlara, kooperatiflerden geleneksel sanat temsilcilerine kadar uzanan bir yerel üretim ekosistemini görünür kılan kampanya, turizmin yalnızca ziyaretçi ve geceleme sayılarıyla değil; gelir, istihdam, kadın emeğinin güçlenmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiği de vurguluyor. Turizmde kadın odaklı dönüşüm Bursa’nın dönüşümü tabandan başlatmayı esas alan sürdürülebilir turizm modeli, ilk adımını kadın kooperatifleri ve kadın dernekleriyle attı. Kadın hakları konusundaki duyarlılığıyla sürece gönüllü liderlik eden Seden Bozbey’in katkılarıyla, kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel üretimin güçlendirilmesi turizm politikalarının temel bileşeni haline geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öne çıkan kadın örgütlerinin temsilcileri, ITB Berlin’de Bursa delegasyonunun bir parçası olarak yer alacak. Katılım, yerel üreticilerin uluslararası platformda doğrudan temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Seden Bozbey ayrıca Green Destinations tarafından düzenlenen Good Travel etkinliğinde sahne alarak Bursa’nın Yeşil Bursa vizyonunun kadın emeğiyle şekillenen yüzünü uluslararası paydaşların gündemine taşıyacak. Uluslararası standartlara yerel marka Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) üyesi olan Bursa, turizmi çevresel, kültürel ve sosyo-ekonomik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Büyükşehir Belediyesi, uluslararası kriterlerle uyumlu, ancak yerel kimliğe dayalı kendi sürdürülebilir turizm modelini oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Modelin temel hedefi, turizmin oluşturduğu değerin kent içinde kalmasını sağlamak; yerel üretim zincirlerini güçlendirmek ve turizm gelirini daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek. İstanbul’a yakınlık stratejik avantaja dönüşüyor Bursa, İstanbul’a olan coğrafi yakınlığını yeni bir stratejiyle yeniden konumlandırıyor. Günübirlik ziyaret algısının ötesine geçilerek; deneyim odaklı, yerel üretim süreçlerine temas eden ve ziyaret süresini uzatmayı hedefleyen bir turizm modeli geliştiriliyor. Hızlı tüketilen bir destinasyon değil; yerel bağ kurulan, ekonomik ve kültürel değerin paylaşıldığı bir destinasyon profili oluşturmak amaçlanıyor. Termal turizmde yatırım vizyonu ITB Berlin programı kapsamında Bursa ayrıca Avrupa’daki termal destinasyonların geleceğinin ve yatırım perspektiflerinin ele alınacağı bir panelde yer alacak. Oturumda termal turizm alanındaki kamu ve özel sektör yatırımları, yenileme projeleri, yeni tesisleşme süreçleri ve destinasyonların uzun vadeli gelişim stratejileri değerlendirilecek. Panele katılım öncesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentteki termal turizm sektörü temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürüttü. Otel yatırımcıları, tesis işletmecileri ve ilgili paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmelerde Bursa’nın mevcut kapasitesi, planlanan yatırımlar ve termal turizmin geleceğine yönelik beklentiler ele alındı. Böylece uluslararası platformda yapılacak sunum ve değerlendirmelerin, sahadaki gerçek ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu olması sağlandı. Turizm Bursa için bir kalkınma stratejisi Turizmi yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak görmeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren, kültürel mirası koruyan ve sosyal kapsayıcılığı artıran bir kalkınma stratejisi olarak ele alıyor. ITB Berlin’de paylaşılacak model, Bursa’nın turizmi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değil; sosyal etki, ekonomik adalet ve kültürel süreklilik perspektifiyle yeniden tanımladığını ortaya koyuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir turizmi bir proje değil, uzun vadeli bir yönetişim modeli olarak konumlandırıyor.
Rize Adana’dan öğrenim için geldiği Rize’yi renklendiriyor Adana’dan üniversite öğrenimi için geldiği Rize’de kalan Resim-İş Öğretmeni, öğrenim gördüğü süre içerisinde şehirde gördüğü objeleri sanatla birleştirerek boş duvarlara duygu katıyor. Adana’dan öğrenim için Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Eğitim Fakültesi, Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’ne gelen ve buradan da mezun Gamze Şehitoğlu, okuduğu şehirde kalmayı tercih etti. Şehitoğlu öğrenim gördüğü günlerde Rize’de hafızasına kazdığı objelerle sokakları renklendirmeye başladı. Boş duvarlara çizdiği resimler ile dikkat çeken Şehitoğlu, Rize’nin sembolik objeleriyle sanatı bir araya getirerek ortaya çıkan tabloya hayran bıraktı. Son olarak Rize’nin Pazar ilçesinde bir etkinlik alanının duvarını yine Rize’nin çayı, serenderi, kırmızı benekli alabalığı ile Şehitoğlu Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosuyla birleştirerek renklendirdi. Resim-İş Öğretmenliği mezunu Şehitoğlu böylelikle boş duvarlara renklendirerek duyguya kavuşturdu. Öğrencilik döneminde arkadaşları ve öğretmenleriyle başladığı duvarları renklendirme sanatına mezun olduktan sonra da devam ettiğini ifade eden Şehitoğlu "Aktif bir öğrencilik sürecim oldu. Bir sürü çizgim etkinliklerinin içerisindeydim. Buda benim tecrübe kazanmama sebep oldu ve mezun olduktan sonra da bireysel çalışmalara başladım. Yavaş yavaş ta bu işleri devam ettirmeye çalışıyorum. Gerçekten işini seven biri için zaman akıp gidiyor. Çizimi çok seviyorum ve bir aşkla yapıyorum. Bu işi yaparken çok mutluyum ve mutluluğumu da duvarlara yansıttığımı düşünüyorum" dedi. Pazar ilçesinde çizdiği Van Gogh’un yıldızlı gece tablosuyla Rize’nin figürlerinin buluştuğu eser hakkında da konuşan Şehitoğlu, aldığı tepkilerden çok mutlu olduğunu dile getirerek "Çay bardağı, kırmızı benekli alabalık, Rize’ye özgü ahşap evler olarak bilinen serender ile farklı bir detay olan Van Gogh’un Yıldızlı Gece isimli tablosundan uyarlama yaptım. Bu figürlerin hepsini bir arada düşünmek insana biraz zor geliyor ama görünce insanların çok fazla dikkatini çekiyor. Çünkü bir çay bardağı ile Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosunun bir karede olması insanlar açısından ilgi çekici oluyor ve beğeniliyor. O nedenle aldığım tepkilerden de çok mutluyum" şeklinde konuştu.
Bursa BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı: "Mazlumun yanında, zalimlerin karşısındayız" Alperen Ocakları Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programı, siyaset ve sivil toplum dünyasını bir araya getirdi. Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesinde bulunan bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa yoğun katılım sağlandı. İftar programında, merhum şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu dualarla anılırken, Yazıcıoğlu’nun hafızalara kazınan "Sivas benim kara sevdam" sözü de katılımcılar tarafından yad edildi. Programda konuşan Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaptı. Alfatlı konuşmasında, "Rabbim yapmış olduğumuz ibadetleri, tuttuğumuz oruçları ve verdiğimiz sadakaları kabul etsin. Aziz milletimizi nice Ramazanlara sağlıkla, birlik ve beraberlik içinde ulaştırsın" ifadelerini kullandı. "28 Şubat’ta dik duran bir liderimiz vardı" Konuşmasında 28 Şubat sürecine de değinen Alfatlı, o dönemde yaşanan baskılara dikkat çekerek, "28 Şubat’ta herkesin sindiği, korktuğu bir dönemde, şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu dik duruş sergilemiş, darbecilere karşı milletin onurunu savunmuştur" dedi. Alfatlı, Yazıcıoğlu’nun ‘millete namlu çeviren hiçbir güce boyun eğmem’ sözlerini hatırlatarak, tüm şehitleri rahmetle andı. "Mazlumun yanında, zalimlerin karşısındayız" Alfatlı, konuşmasında Gazze ve Orta Doğu’da yaşanan insanlık dramına da değinerek,"Büyük Birlik Partisi ve Alperenler olarak her türlü zulmün karşısında, mazlumun yanındayız. Zalim kim olursa olsun, karşısında durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Alfatlı, birlik ve beraberliğin hiçbir güç tarafından bozulamayacağını vurgulayarak, tek vatan, tek bayrak ve tek devlet mesajı verdi. İftar programına; Alican Kocaman, Alperen Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Alfatlı, BBP Bursa İl Başkanı Oğuz Han, BBP ilçe başkanları, İnegöl Belediyesi Başkan Yardımcısı Metin Özer, Tan Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Erten Kayan, Bursa İl Başkanı Yakup Emre Taş, Bursa Sivaslılar Derneği eski Başkanı Memiş Aman, dernek üyeleri, Osmanlı Yörükleri Derneği yöneticileri, çok sayıda STK temsilcisi, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı. "Kardeşliğimizi ve birlik ruhumuzu tazeledik" Program sonunda Alperen Ocakları Bursa İl Başkanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Bu mübarek Ramazan akşamında aynı sofrada buluşmanın, aynı duaya amin demenin huzurunu yaşadık. Bugün sadece bir iftar değil, kardeşliğimizi ve birlik ruhumuzu pekiştirdik" denildi. Yetkililer, programa katkı sunan ve katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, Ramazan ayının millet ve ülke için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Bursa 28 Şubat zulmü unutulmadı Yıldırım Belediyesi, 28 Şubat Post-Modern Darbesi’nin yıl dönümünde anlamlı bir kültür etkinliğine imza attı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve Yıldırımlıların yoğun ilgi gösterdiği ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ tiyatro oyunundan o dönemde yaşanan dramlara ve toplumsal hafızada derin izler bırakan olaylara ışık tutuldu. Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak 28 Şubat sürecine uzanan geniş bir zaman dilimini ele alan oyun, özellikle mütedeyyin ve muhafazakâr kesimin maruz kaldığı baskıları sahneye taşıdı. Akademisyen Ahmet Bey ve ailesi etrafında gelişen olaylar üzerinden kurgulanan oyunda; temel hak ve hürriyetler kapsamında eğitim, sağlık ve memuriyet haklarının nasıl sınırlandırıldığı, kamu görevlerinden uzaklaştırmalar ve toplumsal baskılar çarpıcı bir şekilde gözler önüne serildi. Bir ailenin yaşadığı dramatik dönüşüm üzerinden dönemin sindirme politikalarını aktaran eser, izleyicilere hem tarihî bir perspektif sundu hem de toplumsal hafızanın canlı tutulmasının önemini hatırlattı. Demokrasimizin kara lekesi 28 Şubat’ın Türk Demokrasi Tarihi’nin en en karanlık sayfalarından birisi olduğuna işaret eden Yıldırım Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "28 Şubat süreci, milletimize, inanç ve değerleri üzerinden büyük mağduriyetlerin yaşatıldığı demokrasiyle, insanlıkla uzlaşmayacak uygulamaların yaşandığı bir dönem oldu. Eğitim hakkından çalışma hakkına kadar temel özgürlüklerin kısıtlandığı bu süreçte birçok aile derin yaralar aldı. ‘Karanlıkta Açan Çiçekler’ oyunu ile hem o günleri unutmamak hem de özellikle genç nesillere bu tarihi doğru şekilde aktarmak istedik. Demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.