EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 12:32

Akıncı: "Antep Fıstığı, bu toprakların yeşil altını ve emeğin en kıymetli karşılığıdır"

A
A
A
Akıncı: "Antep Fıstığı, bu toprakların yeşil altını ve emeğin en kıymetli karşılığıdır"

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, 26 Şubat Dünya Antep Fıstığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Antep fıstığının bu topraklarda yalnızca bir tarım ürünü değil; asırlardır süregelen üretim kültürünün, emeğin ve bereketin en güçlü simgelerinden biri olduğunu ifade etti.


Gaziantep’te en fazla üretimi yapılan tarımsal ürün olan Antep fıstığının, doğrudan ve dolaylı olarak on binlerce ailenin en önemli geçim kaynağını oluşturduğunu belirten Akıncı, "Antep fıstığı; bu topraklarda ‘yeşil altın’ olarak anılan, emeğin ve sabrın berekete dönüştüğü en kıymetli değerlerden biridir. Tarladan sofraya uzanan bu yolculuk, aynı zamanda bir üretim geleneğinin nesilden nesile aktarılmasının en somut örneğidir" değerlendirmesinde bulundu.


Antep fıstığının, toprağa emekle başlayan ve yıllar süren bir sabrın ardından değer bulan özel bir ürün olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Antep fıstığı kısa vadede sonuç alınan bir üretim değildir. Fidanın toprakla buluşmasından verim alınmasına kadar geçen süreç, üreticimizin sabrını, emeğini ve kararlılığını yansıtan uzun bir yolculuktur. Bu açıdan Antep fıstığı, emeğin en somut karşılık bulduğu ürünlerin başında gelmektedir" ifadelerini kullandı.


Türkiye’de Antep fıstığı üretiminin büyük bölümünün Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirildiğini vurgulayan Akıncı, "Üretimin çok büyük kısmı bu bölgede yoğunlaşmakta olup, başta Gaziantep, Şanlıurfa ve Siirt olmak üzere bu iller Türkiye toplam üretiminin yaklaşık yüzde 86’sını karşılamaktadır. Dünya genelinde ise Antep fıstığı üretiminde ABD, İran ve Türkiye öne çıkan ülkeler arasında yer almakta, bu üç ülke küresel üretimin büyük bölümünü karşılamaktadır. Türkiye ise özellikle kalite, aroma ve gastronomideki kullanım çeşitliliğiyle dünya piyasalarında ayrıcalıklı bir konumda bulunmaktadır" dedi.


Antep fıstığının üretimden sanayiye, ihracattan gastronomiye kadar geniş bir değer zinciri oluşturduğunu kaydeden Akıncı, "Antep fıstığı; çiftçimizin emeğini, sanayicimizin üretim gücünü ve mutfak kültürümüzün zenginliğini bir araya getiren çok yönlü bir değerdir. Bu niteliğiyle hem bölgesel kalkınmaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır" şeklinde konuştu.


Dünya genelinde sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte Antep fıstığına yönelik talebin de her geçen gün yükseldiğine işaret eden Akıncı, bu sürecin kalite, sürdürülebilirlik ve markalaşma açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi.


Antep fıstığının sadece ekonomik değil, aynı zamanda güçlü bir marka değeri taşıdığını belirten Akıncı, bu değerin coğrafi işaret tescilleriyle koruma altına alındığını ifade ederek, "Antep fıstığı, coğrafi işaretle Gaziantep adına tescillenmiş, köklü bir üretim kültürünün en önemli simgelerinden biridir. Bu değerli ürün sadece ham haliyle değil, Antep fıstığı ezmesi başta olmak üzere katma değerli ürünleriyle de tescil altına alınmıştır. Gaziantep Ticaret Borsası olarak, Antep Fıstık Ezmesini Avrupa Birliği’nde tescil ettirerek bu ürünün uluslararası alandaki marka değerini daha da güçlendirmiş bulunuyoruz" ifadelerine yer verdi.


Antep fıstığında kaliteyi korumak ve sağlıklı depoculuk sistemini yaygınlaştırmak amacıyla Türkiye’nin ilk Antep fıstığı lisanslı deposunu fıstığın başkenti Gaziantep’e kazandırdıklarını hatırlatan Akıncı, lisanslı depoculuk sisteminin üreticiye önemli avantajlar sunduğunu söyledi.


Akıncı, "Bu sistem sayesinde üreticilerimiz, ürünlerini güvenli ve sağlıklı şartlarda muhafaza edebilmenin yanı sıra finansmana erişim imkanı elde etmekte, çeşitli destek ve teşviklerden de faydalanabilmektedir. Lisanslı depoculuk hem ürün kalitesinin korunması hem de üreticimizin gelir güvencesinin sağlanması açısından önemli bir yapı sunmakta" şeklinde konuştu.


Antep fıstığının aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir kültürel miras olduğuna da dikkat çeken Akıncı, "Antep fıstığı, bu topraklarda sadece bir üretim değil; köklü bir kültürün ve yaşam biçiminin en önemli parçasıdır. Geçmişten aldığımız bu güçlü mirası korumak, üreticimizin emeğini desteklemek ve Antep fıstığının dünya çapındaki marka değerini daha da ileri taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Dünya Antep Fıstığı Günü’nün bu kıymetli ürüne yönelik farkındalığı artırmasını temenni ediyorum" diye konuştu.



Akıncı: "Antep Fıstığı, bu toprakların yeşil altını ve emeğin en kıymetli karşılığıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Denizli’nin güçlü sanayisinde kadınların büyük payı bulunuyor" Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, "Denizli sanayisi dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahipse ve şehrimiz kadın istihdamında Türkiye’de ilk sırada yer alıyorsa, bunda kadınların üretime kattığı vizyonun, disiplinin ve yetkinliğin büyük payı bulunmaktadır" dedi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, 8 Mart Dünya Emekli Kadınlar Günü dolaysıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Kasapoğlu, mesajında; "Binlerce yıldır dokuma tezgahlarının tıkırtısıyla büyüyen, toprağı ve üretim kültürüyle yoğrulan kadim sanayi şehri Denizli’nin ekonomik ilerleyişinde kadınlarımızın azmi ve emeği her zaman en belirleyici unsurlardan biri olmuştur. Bugün Denizli sanayisi dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahipse ve şehrimiz kadın istihdamında Türkiye’de ilk sırada yer alıyorsa, bunda kadınların üretime kattığı vizyonun, disiplinin ve yetkinliğin büyük payı bulunmaktadır. Özellikle lokomotif sektörlerimizden biri olan tekstilde kadın çalışan oranının yüzde 54 seviyesinde olması, kadın emeğinin üretimimizdeki ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır. Tekstilimizin her ilmeğinde, mermerimizin her dokusunda ve gelişen teknolojimizin her satırında kadınlarımızın emeği ve izi vardır. Denizli sanayisinin gerçek gücü de tam olarak bu ortak üretim kültüründen doğmaktadır. Kadınların karar alma süreçlerinde daha etkin olduğu bir sanayi yapısının çok daha dayanıklı, yenilikçi ve rekabetçi olacağını biliyoruz. Bu nedenle sanayide kadın temsilini artırmaya ve eşitliği güçlendirmeye yönelik atılan her adımı, aynı zamanda şehrimizin ve ülkemizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Denizli Sanayi Odası olarak, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen, fırsat eşitliğini savunan ve kadın temsilinin güçlendiği bir şehir ekosistemi oluşturmayı temel vizyonumuz olarak görüyoruz. Odamızdaki yüzde 60 kadın istihdam oranımızla tüm sektörlere örnek bir kurum olmaya gayret ediyoruz. Mart 2024’te yayımladığımız Eşitlik Politikamız ile ayrımcılığa karşı duruşumuzu net bir şekilde ifade ederek kadınların her alanda eşit bir şekilde temsil edilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sürdürülebilirlik Birimimiz ve UN Global Compact Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Toplumsal Cinsiyet Deneyim Paylaşım Grubu ile şirketlerimizin birbirine ilham verdiği ve en iyi uygulamaların paylaşıldığı güçlü bir öğrenme zemini inşa ediyoruz. Bu anlamlı günde; alın teriyle üretime değer katan emekçi kadınlarımızdan, cesareti ve vizyonuyla yeni yollar açan girişimci kadınlarımıza kadar üreten, büyüten ve dönüştüren tüm kadınlarımıza teşekkür ediyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.