EĞİTİM - 02 Ocak 2026 Cuma 18:05

Uluslararası öğrenciler için üniversite harçlarında indirim talebi

A
A
A
Uluslararası öğrenciler için üniversite harçlarında indirim talebi

Eskişehir Uluslararası Öğrenci Derneği (ES-UDER) Başkanı Şükrü Özer, Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin üniversite harçlarını ödemekte zorlandıklarını belirterek, "Her birisi mezun olduklarında ülkelerine gönül elçilerimiz olarak dönecek bu öğrenciler için harçlarda indirim talep ediyoruz" dedi.


Özer, yaptığı açıklamada, ülke genelindeki üniversitelerde 360 binin üzerinde uluslararası öğrenciler eğitim gördüğünü belirtti. Bunlardan sadece yüzde 5’nin Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye burslusu olarak eğitim gördüğünü, geriye kalan yüzde 95’nin ise kendi imkânları ile eğitime devam ettiğini anlatan Şükrü Özer, "Eskişehir’deki üniversitelerde 14 bine yakın uluslararası öğrenci eğitimlerine devam etmektedirler. Özellikle kendi imkânları ile gelen ve genel ihtiyaçlarının yanı sıra okul harçlarını ödeyemez duruma gelen bazı öğrenciler okullarını yarıda bırakarak ülkelerine dönmek zorunda kaldılar. Eskişehir’deki üniversitelerde en ucuz bölüm harcı senelik 100 bin lirayı, Tıp Fakültesi ve benzeri bölümlerin yıllık harcı ise 400 bini geçmektedir. Eğitim için ülkemizi tercih eden öğrencilerin çoğunun aile ekonomisi ya orta ya da daha aşağıdadır. Bu çocuklar ülkemizi tarih bağlar, kültürel bağlar nedeni ile ya kendileri ya da aile büyüklerinin tercihi ile gelmişlerdir. Artan okul harçlarından üniversite yönetimleri haberdardır, ama çözüm yok maalesef bulunamamaktadır. Dernek olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar ve yetkililerden isteğimiz, bu çocuklar hepimizin, ülkemizin ve dünyanın geleceğidir. Bazı çocuklar geceleri zor şartlarda çalışarak gündüzleri eğitimlerine devam etmektedirler. Bizlerin misafirleri olan bu öğrencilere okul harçlarında indirim yapılır ise çocuklar daha çok başarılır olur, okullarını bırakmazlar ve ülkelerinden başka ülkelere gidecek olan öğrencileri ülkemize yönlendirirler. Bu çocukların her birisi mezun olduklarında ülkelerine gönül elçilerimiz olarak döneceklerdir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.