GÜNDEM - 25 Mayıs 2026 Pazartesi 23:14

Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı

A
A
A

Eskişehir’de yaşayan Yasin Kurt, 2 yıl önce koltuklarını temizlediği aracının içinde uyuduktan 1 gün sonra kimyasal ve toksik zehirlenme sonucu hastaneye kaldırıldı. Doktorların ‘yaşamaz’ dediği fakat hayata tutunduktan sonra yüzde 90 oranında görme kabiliyetini kaybeden Kurt, tekrar çalışabileceği bir iş arıyor.

45 yaşındaki Yasin Kurt, Gaziantep’te yaşadığı dönemde 300 personeli yöneten pazarlama müdürü iken şirketinin iflas etmesi üzerine ailesiyle 2 yıl önce Sakarya’ya taşındı. 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’daki evinin önünde otomobilinin koltuklarını temizleyen Kurt, aniden bastıran yağmur nedeniyle aracın içinde beklemeye karar verdi. Temizlediği koltukların hızla kuruması için aracını çalıştırıp kaloriferi açan Kurt, kapalı ortamda yükselen kimyasal buharın etkisiyle uykuya daldı. Yaklaşık 2 saat boyunca çalışan araç içinde uyuyan talihsiz adam, o sırada vücudundaki kan düşüklüğünün de etkisiyle kaloriferden yayılan kimyasal gazları ve eski model aracın içeri sızdırmış olması muhtemel egzoz gazını soludu. Uyandığında ilk etapta kötü bir durum hissetmeyen Kurt, evine dönüp rutin şekilde duşunu aldı. Ertesi gün sırtına saplanan şiddetli ağrıyla uyanan Yasin Kurt, hastaneye kaldırıldı. Durumu hızla kötüleşen adam entübe edildi. Doktorların "Yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle uyanamaz" dediği Kurt, Sakarya’daki hastanede 2 gün yoğun bakımda kaldı. Kurt, serviste uyandıktan sonra görme kabiliyetini neredeyse tamamen kaybettiğini fark etti. Yapılan klinik incelemelerde kapalı araç içerisinde yüksek ısıya maruz kalan temizlik kimyasallarının buharlaşması ve içeri sızan karbonmonoksit gazı neticesinde kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve Kurt’un ağır bir "toksik zehirlenme" yaşadığı belirlendi.

Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı

Tedavi süreci devam ediyor

Uğradığı ağır zehirlenmenin ardından hareket kabiliyeti kısıtlanan ve görme kabiliyetini kaybeden Yasin Kurt, tedavisinin devamı için ailesiyle birlikte Eskişehir’e taşındı. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 10 gün boyunca yoğun bir kortizon tedavisi gören Kurt’un vücudundaki motor hareket yeteneği belli ölçüde geri kazandırıldı. Sıfıra inen görme seviyesi ise uzun uğraşlar neticesinde sol gözde yüzde 5, sağ gözde ise yüzde 2 oranına kadar yükselebildi. Yüzde 90 görme engelli olan 2 çocuk babası Kurt, 11 yaşından beri durmaksızın çalıştığını ve üretmekten asla vazgeçmediğini belirterek yeni bir iş arıyor.

"Kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi"

Yasin Kurt, 2024 yılının Kasım ayında Sakarya’da yaşanan olayın başlangıcını, araba içindeki o kritik iki saati ve hastanede ölüm kalım savaşı verdiği anları şu sözlerle aktardı:

"Olay 2024 yılının Kasım ayında gerçekleşti, neredeyse iki yıl olacak. Hava kapalıydı ve yağmur yağmak üzereydi. Ben de detaylı temizliği çok sevdiğim için kendi aracımın koltuklarını temizleme kimyasallarıyla silmeye başladım. Kadınlar evlerini nasıl titizlikle temizlerse, erkekler de arabalarına öyle detaylı temizlik yapar. Koltukları silmeyi bitirdiğim esnada yağmur başladı. Sitenin içine koşturup girmek yerine arabanın içinde kalmayı tercih ettim. Islak koltukların kuruması için de aracı çalıştırıp kaloriferi açtım. Normalde uyku problemi olmayan biri olmama rağmen, o gün aracın içinde yaklaşık bir iki saat uyumuşum. O dönemde hemoroide bağlı olarak kan değerlerimde de ciddi bir düşüklük vardı. Uyandıktan sonra eve çıkıp duşumu aldım, her şey rutin görünüyordu. Ancak ertesi gün sırtımda, sanki iki tane hançer saplanmış gibi çok şiddetli bir acı hissettim. Eşime hemen hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Kendimde ne olduğunu, ne yaşadığımı o an hiç tahmin edemedim. Hastaneye ulaştığımızda beni çok acil bir şekilde entübasyona aldılar, çünkü artık nefes alamaz hale gelmiştim. Yapılan ilk teşhiste, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi."

Temizlediği aracında 2 saat uyudu ölümden döndü, yüzde 90 görme kaybı yaşadı

"‘Yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler"

Doktorların yaşama ihtimaline yüzde 1 dediği Kurt, hastane süreciyle alakalı, "Sakarya Araştırma Hastanesi’nde iki gün boyunca entübe olarak kaldım. Doktorlar aileme, ‘Bu adam yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz’ demişler. Ancak Allah’ın hikmetiyle, Rabbim beni iki evladıma bağışladı. O ‘ol’ derse her şey oluyor. Uyandığımda ilk etapta her yeri bembeyaz görüyordum. Gözlerimde ciddi bir sıkıntı vardı ve vücudumun her yerinde eşek arısı sokuyormuş gibi büyük bir acı hissediyordum, hareket kabiliyetim son derece sınırlıydı. 40 yaşıma kadar hastane ortamına hiç alışmadığım için orada daha fazla kalamadım ve evimize döndük" dedi.

"Aktif olup üretebilirsem çok daha hızlı iyileşeceğim"

Eskişehir’deki kortizon tedavisi sonrasındaki mevcut durumuna, engel oranına ve iş hayatına geri dönme arzusuna değinen Kurt, "Daha sonra tedavi sürecine Eskişehir’de devam etmek amacıyla annemle birlikte buraya geldik. Eskişehir Şehir Hastanesi’nde on gün boyunca yoğun bakımda kortizon tedavisi gördüm. Bu tedavi, vücudumdaki hareket kabiliyetini belli bir ölçüde artırdı ancak görme kaybım o dönemde tamamen sıfıra inmişti, hiçbir yeri göremiyordum. Kortizon tedavisinin tamamlanmasının ardından görme yetim yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Şu an sol gözümde yüzde 5, sağ gözümde ise yüzde 2 oranında bir görme kapasitesine sahibim. Bu süreç ileriye dönük olarak daha iyiye gitme eğilimi gösteriyor. Netice itibarıyla şu an yüzde 90 görme engelliyim. Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte çalışamadım, maluliyet emekliliği gibi belli durumlar gündeme gelse de ben henüz 45 yaşındayım. Kendimi 45 yaşından çok daha verimli ve dinamik hissediyorum. Ben çalışmayı, üretmeyi seven bir adamım. Ekonomik olarak çalışıp, emeğimin karşılığını hak ederek kazanmayı, aileme destek olmayı ve kendi adıma bir şeyler başarmayı istiyorum, hayatımı pasif şekilde sürdürmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada tedavisel boyut tamamlandığı için ağırlıklı olarak vitamin destekli bir tedavi alıyorum. Vücudumun kendini yenilediğini hissedebiliyorum ve her geçen gün daha iyiye gittiğimi biliyorum. Eğer evde oturmak ya da dışarıda amaçsızca gezinmek yerine aktif bir şekilde çalışıp üretebilirsem, psikolojik olarak bu durumun iyileşme sürecimi çok daha fazla hızlandıracağına inanıyorum. Elhamdülillah bugün dünden daha iyiyim ve gelecekte çok daha iyi olacağımı biliyorum. Tıbbın da cevap veremediği, yanıldığı birçok durum olabiliyor. İnsanların fiziksel yapıları ve dirençleri çok farklıdır, ben de güçlü bir yapıya sahibim, iyileşiyorum ve gittikçe daha da iyi olacağıma inancım tamdır" diye konuştu.

Bahadır Turgut - Emir Erten

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Güler, CHP’de yaşanan sürecin CHP’nin iç meselesi olduğunu söyledi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP)yaşadığı hukuki sürecin partinin iç meselesi olduğunu, AK Parti ile bir ilgili olmadığını belirtip, grup başkanı seçilen Özel’in parti tüzüğü gereği genel başkana bağlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Sivas’ta basın mensupları ile bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP’de yaşanan hukuki süreçle ilgili sorulara verdiği yanıtta, yaşananların AK Parti ile ilgisi bulunmadığını, CHP’nin iç meselesi olduğunu hatırlatarak, "Cumhuriyet Halk Partisindeki yaşanan olayda bizi bir şekilde işin içerisine katmaya çalışıyorlar ama bizimle alakası olan şeyler değil. Bunu hep söyledik. Yargıdan farklı kararları bekleyebilirler, isteyebilirler. Türkiye Cumhuriyeti; Anayasa ve hukuk devletidir. Bağımsız ve tarafsız yargıya erişim, herkesin hakkı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu dava yıllar önce açılmış. Talep edenler Cumhuriyet Halk Partisi delegeleri, il başkanları, belediye başkanları, kendi içlerinde. Yerel mahkeme ret kararı vermiş. Sonra istinafta başka bir karar çıkmış. Bizimle alakası yok ki. Yargının kararını beğenmeyebilirsiniz, birileri de beğenebilir. Beğenmeyenler için Yargıtay var. Bu konuda haklarınızı arayabilirsiniz. Karar sizin açınızdan doğru olmayabilir, yanlış buluyor olabilirsiniz. Bunun takip edileceği yer yargı mercileridir. Sizin siyaseten söyleyeceğiniz şeylerin önemi yok ki. Önemli olan toplumsal huzuru bozmadan, herhangi olumsuz bir görüntüye sebebiyet vermeden aklı selim bir şekilde yargı sürecini takip etmek ve bu konuda gerekli duruşu sergilemek daha kıymetlidir. Şu anda mahkemenin verdiği karar eski yönetimin Cumhuriyet Halk Partisi’ne geldiğidir" dedi. Grup başkanı genel başkana bağlı olmalı Güler, Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kabul etmeyerek, grup başkanlığını nasıl yürüteceği yönündeki bir soruya ise, "Partinin genel başkanı milletvekili değilse, mecliste temsilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri seçilir. Ben de grup başkanıyım. Çünkü genel başkanımız milletvekili değil Cumhurbaşkanı. Parti tüzüğümüz gereğince Grup Başkanı, Genel Başkana bağlı olarak çalışır. Yani talimat ve emirleriyle mesuldür. Bu; AK Parti tüzüğünde de böyledir, Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünde de böyledir. Siz burası benim kendi alanım diyorsanız parti tüzüğüne göre genel başkanı gerekli kararı verir. Ya o haliyle kabul eder, ya da görevden alır. Ama şunu herkes bilsin ki grup başkanları genel başkana bağlı olarak çalışır, onun talimatı ve bilgisi dahilinde görev yaparlar" şeklinde cevap verdi.
Diyarbakır Arefe gününde mezarlıklarda yoğunluk yaşandı Kurban Bayramı arefesinde vatandaşlar yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için mezarlıklara akın etti. Duaların edildiği, mezarların temizlenip çiçeklerle süslendiği mezarlıklarda yoğunluk oluştu. Kurban Bayramı arefesinde mezarlıklar ziyaretçilerle dolup taştı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, mezarlıklarda dua edip Kur’an-ı Kerim okudu. Bazı vatandaşlar mezarları temizleyip çiçek bırakırken, bazıları da bayram öncesi yakınlarını anmanın hüznünü yaşadı. Mezarlıklarda oluşan yoğunluk nedeniyle girişlerde zaman zaman araç trafiği de meydana geldi. Vatandaşlar, her bayram öncesi olduğu gibi bu arefe gününde de vefat eden yakınlarını unutmadıklarını belirterek dua etmek için mezarlıklara geldiklerini söyledi. Mezarlık ziyaretine gelen vatandaşlardan Salih Çiftçi, kayınının rahmet ettiğini eşiyle birlikte mezarına geldiklerini söyledi. Çiftçi, "Erken geldik kalabalığa kalmayalım diye. Öğleden sonrada çınara gideceğiz ablamın ilk bayramıdır onun mezarına ziyaretine gideceğiz" dedi. Bir diğer vatandaş Hüseyin Akbudak ise çok üzücü bir durum olduğunu ifade etti. Akbudak, "Öğle ve akşama doğru çok kalabalık oluyor. Trafikte felç oluyor. O yüzden biz erken geldik. Kardeşim ve yeğenimin mezarına geldik. Depremde kaybetmiştik onları" ifadelerini kullandı.