GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:44

Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı

A
A
A
Ressamı depremde tuttuğu fırça hayata bağladı

Hatay depremine resim yaparken yakalanan ve asrın felaketinde komşularını kaybeden, felaketin ardından Eskişehir’de göç eden 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim" dedi.


Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerde 11 ilde büyük yıkım ve akabinde can kayıpları yaşanmıştı. Depremin üzerinden yaklaşık 3 yıl geçmesine rağmen sarsıntı anı ve yaşanan kargaşa, o bölgede yaşamış olan vatandaşların hala zihninde dün gibi canlı kalıyor. Bölgedeki yıkımdan dolayı başka illere taşınan vatandaşlar, yeni düzenlerini kurdular. Diğer iller gibi Eskişehir’e de göç eden depremzedeler burada hayatlarını sürdürüyor. Onlardan biri olan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayten Cömert, Hatay’ın Antakya ilçesinde saat 04.17’de resim yaparken asrın felaketine yakalandı. Depremde oturduğu site enkaza dönen Cömert’in komşularının çoğu ikinci sarsıntıda hayatını kaybetti.


Resim yapmak depremzede için daha anlamlı


Depremden 1 yıl sonra eşini de kaybeden Ayten Cömert, o anları anlatırken yaşadığı acı ve korku gözlerinden net bir şekilde okunuyor. Enkazdan yaptığı tabloları çıkaran Cömert, sarsıntı da zarar gören resimlerini halen saklıyor. Deprem anında tuttuğu fırçadan dolayı ailesini erkenden uyandırarak evlerini terk etmelerine vesile oldu. Resim yapmanın kendisi için depremden sonra ayrı bir anlamı olduğuna değinen Cömert, duygu ve düşüncelerini tuvale dökmeye devam ediyor.


"Resim yaparken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü"


Konuyla alakalı konuşan depremzede Ayten Cömert, "Depreme resim yaparken yakalandım. O sırada sergiye hazırlanıyorduk, büyük bir tuval yapıyordum. Konusu şuydu; harman kaldıran bir kadın, çok güzel ve büyük bir resimdi. O an, ’Hocam kızmadan tablodaki kadının yüzünü bir düzelteyim,’ dedim. Vallahi, ’Sabaha kadar uyuyamasam da olur,’ diyordum çünkü ertesi gün çok yoğun çalışacaktık, sergi çalışmalarına başlamıştık. Yoğun bir şekilde çalışıyorduk ve vaktimiz kısıtlıydı. Biz enkaz altında kalmadık ama ev çok fena haldeydi, yani sağ çıktık diyelim. Ama ablam burada, o enkazdan çıktı. Zaten bütün mahallemiz yıkıldı. Oturduğum yerin tamamı gitti; sadece bizim binamız ve yanındaki bahçeli ev ayakta kaldı. Oturduğumuz site dört binalıktı; üç binası yıkıldı, bizimki daha sağlam yapılmış. İçime bir şey mi doğdu nedir, bir türlü yatamadım, uyuyamadım. Gençler de ayaktaydı, ’Çocuklar, bir kahve yapın,’ dedim. Üst komşumuzun oğlu da bizdeydi, ’Aaa Ayten Teyze, uyumamışsın,’ dediler. ’Yok, uyumadım’ dedim, çünkü elimde bir iş vardı, bunu bitirmem lazımdı. Uykum gelse de o gün uyumayı düşünmüyordum ama içimde garip hisler vardı tabii ki. Evet, resim yaparken, kahve içerken yakalandık ve gerçekten çok kötüydü. Asırların felaketi, ben eşimi depremden sonra kaybettim. Ailesinden kayıplar olunca o da hastalandı; rahmetli zaten hastaydı, bir yıl sonra vefat etti. Eşim öleli iki yıl oldu. Sitemizin dışındaki binalarda, apartmanlarda çok ölüm oldu. Belki bir gün önceden selamlaşıp merhabalaşmışımdır o insanlarla. O betonların altından sadece seslenebiliyorsun, ’Abi, hocam’ diye sesler geliyordu. Çocukları geliyor; ’Baba, baba kurtarın kızımı,’ diye bağırıyorlardı. O çok beyefendi bir adamdı, çok üzüldüm. Sekiz on yaşlarında ufak çocuklar vardı, başlarını okşadım, ailece hepsi öldü" dedi.


"Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak"


Depreme uyanık yakalanmasına vesile olan resim ve tuttuğu fırça hakkında da konuşan 50 yaşındaki ressam Ayten Cömert, "Yani her fırçayı tuttuğumda o günü hatırlıyorum. Zaten çok kötü günler yaşadım. Resim, mutsuz ve hüzünlü hayatıma bir güzellik getirdi. Zaten resim yapmayı çok seviyorum; bu şekilde üzerimdeki yükü atmaya çalıştım ve benim için iyi oldu. Kimin emeği geçmişse sağ olsun. Ayşe Ünlüce hanımefendi sergimizin açılışını yaptı, çok güzel anlar yaşadık. Bizi destekleyen herkese çok teşekkürler; harika bir sergimiz oldu, satış da yaptık. Tabii ki satışlarımızın gelirini öğrencilere vakfettim; Hatay’dan gelen üniversite öğrencilerine bağışladım. O resim fırçası beni hayata bağladı diyebilirim. Bundan sonrası için zaten tek gayem bu; çocuklarım büyüdü, en küçüğü 25 yaşında olan ikizlerim, abileri daha da büyük. Bundan sonraki hayatımda tek gayem resim yapmak ve öğrencilerimize, gençlerimize destek vermek" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Türkiye Karate Ligi Sakarya Etabında Erdem Koleji damgası Türkiye Karate Federasyonu tarafından düzenlenen Türkiye Karate 1. Ligi 3. Etap müsabakaları, Sakarya ilinde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından seçkin sporcuların katılım sağladığı organizasyonda, Erdem Koleji öğrencileri sergiledikleri üst düzey performansla şampiyonaya damga vurdu. Müsabakalarda Erdem Koleji sporcusu Rüzgâr Bekir Akyüz, Türkiye Karate 1. Ligi’nin 2. ve 3. etaplarında ortaya koyduğu istikrarlı ve etkileyici performansın ardından, Sakarya’da düzenlenen Türkiye Karate Ligi 3. Etap Türkiye Karate Şampiyonası sonucunda Kumite branşında Türkiye Şampiyonu olmayı başardı. Bu önemli zaferle birlikte Rüzgâr Bekir Akyüz, Türkiye Millî Takımı kampına davet edilerek başarısını ulusal düzeyde taçlandırdı ve kariyerinde önemli bir eşik aştı. Aynı şampiyonada mücadele eden Erdem Koleji öğrencisi Muhammed Deniz Akyüz ise Türkiye Karate 1. Ligi’nin 2. ve 3. etaplarında elde ettiği derecelerle yükselen grafiğini, Sakarya etabında katıldığı Türkiye Karate Şampiyonası’nda Kumite branşında Türkiye Şampiyonu olarak zirveye taşıdı. Sahadaki kararlılığı, mücadele gücü ve teknik başarısı, organizasyonun en dikkat çeken performansları arasında gösterildi. Elde edilen başarıların ardından değerlendirmelerde bulunan Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Bu tür organizasyonlar, öğrencilerin sadece sportif başarılarını değil; hedef bilincini, sorumluluk alma yetisini ve uzun vadeli emek verme kültürünü de ortaya koyuyor. Erdem Koleji’nde oluşturulan yapı; yeteneği doğru zamanda fark eden, süreci titizlikle yöneten ve öğrencinin potansiyelini en üst seviyede ortaya koymasına imkan sağlayan bir anlayış üzerine inşa edilmiştir. Ortaya çıkan bu tabloda tesadüf değil, güçlü bir planlama ve kararlı bir yolculuk vardır" dedi. Türkiye çapında kazanılan bu önemli dereceler, Erdem Koleji’nin öğrenci gelişimini çok boyutlu ele alan yaklaşımının somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Erdem Koleji, ulusal organizasyonlarda elde ettiği başarılarla spor alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmeye devam ediyor.
Kilis 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında AK Parti heyeti Kilis’te 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yıl dönümünde Kilis’te düzenlenen programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, asrın felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, devlet-millet dayanışmasıyla yaraların sarıldığını ve kentte konut teslimlerinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Kilis’in depremden etkilenen 11 ilden biri olduğunu hatırlatan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, kentte 457 binanın yıkıldığını, 680 binanın ağır hasar aldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde devletin ilk andan itibaren Kilis’in yanında olduğunu vurgulayan Tuncer, devlet-millet dayanışmasının en güzel örneklerinden birinin burada sergilendiğini söyledi. Basın mensuplarının da süreçte önemli bir görev üstlendiğini belirten Tuncer, "Sahadan gelen gerçek bilgileri aktardınız, yalanın karşısına hakikati koydunuz. Panik değil, dayanışma ürettiniz" diyerek basın mensuplarına teşekkür etti. Kilis’te bugüne kadar 2 bin 569 konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, bin 170 konutun daha kurasının çekildiğini aktaran Tuncer, hedeflerinin yalnızca anahtar teslim etmek olmadığını ifade etti. Güvenli, huzurlu ve umutla bakılan şehirler inşa etmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Kentte hayatın yeniden normale döndüğünü belirten Tuncer, sokaklarda çocuk seslerinin yankılandığını ve bu sürecin kararlılıkla devam edeceğini söyledi. Türkiye genelindeki konut projelerine de değinen Tuncer, TOKİ eliyle 1 milyon 753 bin sosyal konut üretildiğini, kentsel dönüşüm kapsamında 2 milyon 252 bin bağımsız bölümün yenilendiğini, iki yıl içinde 455 bin konutun hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti. Ev Sahibi Türkiye Projesi ile 500 bin yeni sosyal konut için çalışmaların sürdüğünü belirtti. AK Parti hükümetleri döneminde Kilis’e önemli yatırımlar yapıldığını söyleyen Tuncer, Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nin kurulması, eğitim ve sağlık yatırımları, yollar ve sanayi projeleriyle kentin marka değerinin artırıldığını ifade etti. Konuşmasının sonunda Kilis’i yalnız bırakmadıklarını ve bırakmayacaklarını vurgulayan Tuncer, çalışmalarda emeği geçen tüm kurumlara, saha personeline ve sabırla süreci takip eden Kilisli vatandaşlara teşekkür etti. Tuncer, program kapsamında Kilis’te yürütülen çalışmaların yerinde inceleneceğini, depremzede vatandaşlarla bir araya gelinerek taleplerinin dinleneceğini kaydetti. Programa; Kilis Milletvekili ve MKYK Üyesi Umut Arman Sonay, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı Başkan Yardımcıları Abdülmenaf Turan ile Fevzi Aydın, Kilis AK Parti Milletvekili Ahmet Salih Dal ve AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı ile diğer protokol üyeleri katıldı.
Samsun Başkan Kurnaz: "İlkadım Yanında Kart nefes olacak" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "İlkadım Yanında Kart ile dar gelirli vatandaşlarımız, emekli vatandaşlarımız, üniversite öğrencilerimiz, engelli bireylerimiz ve şehit aileleri ve gazilerimiz indirimden faydalanacak" dedi. İlkadım Belediye Meclisi Şubat Ayı Kapanış Toplantısı, Belediye Başkanı İhsan Kurnaz başkanlığında gerçekleştirildi. Belediyenin Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, komisyonlara devredilen 7 gündem maddesi mecliste görüşülerek, oy birliğiyle kabul edildi. Gündemin 3. maddesi olan ‘İlkadım Yanında Kart’ uygulamasını hakkında bilgi veren İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, uygulamanın kapsamını genişleterek, hayata geçirdiklerini belirtti. Başkan Kurnaz, "İlkadım Belediyesi olarak üzerinde titizlikle çalıştığımız, sosyal belediyecilik anlamında çok önemli bir uygulamayı kapsamını genişleterek hayata geçiriyoruz. ‘İlkadım Yanında Kart’ ile dar gelirli vatandaşlarımız, emekli vatandaşlarımız, üniversite öğrencilerimiz, engelli bireylerimiz ve şehit aileleri ve gazilerimiz indirimden faydalanacak. İlkadım’da ikamet eden gaziler ve şehitlerimizin birinci derece yakınları ve sosyal yardıma muhtaç vatandaşlarımıza ‘İlkadım Yanında Kart’ emekli maaşından başka geliri olmayan vatandaşlarımız için ‘İlkadım Emekli Kart’, ilçemizde ikamet eden üniversite öğrencilerine ‘İlkadım Öğrenci Kart’, engelli bireylerimize ‘İlkadım Engelsiz Kart’ uygulamamız başlıyor" diye konuştu. Belediye ve tesislerde bulunan formlarla başvurularını yapan vatandaşların, belediyeye ve iştirak şirketin tesislerinde yüzde 30 indirimden faydalanacaklarını ifade eden Başkan Kurnaz, "Bu uygulamadan ihtiyacı olan vatandaşların faydalanmasını istiyoruz. İlerleyen dönemlerde de kart sahibi vatandaşlarımıza yönelik desteklerimizi de arttırmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
Gaziantep Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık" Gaziantep’in İslahiye ilçesinde depremi anma programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattık ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldık. Gündelik siyasi polemiklere, dar siyasi hesaplara girmedik. Enkazı kaldırmadan hukuki süreçleri hızlandırmaya, yeni yerleşim alanları planlamaya varıncaya kadar pek çok zorlu çalışmayı başarıyla tamamladık" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, deprem bölgesi ziyaretleri kapsamında program ve toplantılara katılmak üzere Gaziantep’e geldi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların mezarını ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ardından İslahiye ilçesinde düzenlenen 6 Şubat Depremi anma törenine katıldı. Törende konuşan Yılmaz, "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 binden fazla şantiyede inşa çalışmalarını yürüttü. Yoğun bir çalışma temposu neticesinde ilk temelleri 15’inci günde atarken, ilk köy evlerini 45’inci günde hak sahiplerine teslim ettik. Süreç ilerledikçe teslimatları planlı biçimde artırarak, 2025 yılı sonu itibarıyla Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık. Bu çapta bir ihya ve inşa çalışması dünyada da eşine rastlanmayacak düzeyde bir başarı oldu" dedi. "2025 yılında Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık" Depremin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattıklarını ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerine, yakınlarına ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Yarın Cumhurbaşkanımız, Devlet Bahçeli ve geniş bir heyetle Osmaniye’de olacağız. Bu vesileyle, 3 yıllık dönemin muhasebesini yapma imkanı olacaktır. Canlarımızı geri getirmek maalesef mümkün değil. Ancak, milyonlarca depremzede için yeni bir gelecek inşa etmek temel misyonumuz oldu. Bu büyük felaketin bıraktığı izler, aradan geçen zamana rağmen hafızalarımızda canlılığını korurken, üstlendiğimiz sorumluluğu da her yıl yeniden hatırlatmaktadır. Depremin hemen ardından, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı bir toparlanma hamlesini başlattık ve süreci ilk andan itibaren devlet ciddiyetiyle ele aldık. Gündelik siyasi polemiklere, dar siyasi hesaplara girmedik. Enkazı kaldırmadan hukuki süreçleri hızlandırmaya, yeni yerleşim alanları planlamaya varıncaya kadar pek çok zorlu çalışmayı başarıyla tamamladık. Güvenli barınmayı, şehirlerimizin geleceğini ve hayatın kalıcı biçimde normalleşmesini birlikte gözeten bu yaklaşımı, yürüttüğümüz tüm çalışmaların merkezine yerleştirdik. 3 Bu çerçevede, geçici çözümler üretmek yerine, bütüncül bir yaklaşımla sağlam zemin üzerinde planlı ve kalıcı şehirler kurmaya odaklandık. Asrın felaketinin ardından hayata geçirilen Asrın Dayanışması ve İnşası süreciyle birlikte, deprem bölgesi kısa süre içinde dünyanın en büyük şantiyesine dönüştü. Kamu kurumlarımız ve sahadaki uygulayıcı birimlerimiz eş güdüm içinde çalışarak, eş zamanlı ve yüksek kapasiteli bir inşa sürecini hayata geçirdi. Bu kapsamda, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Emlak Konut GYO ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü 11 ilde 174 ayrı alandaki 3 binden fazla şantiyede inşa çalışmalarını yürüttü. Yoğun bir çalışma temposu neticesinde ilk temelleri 15’inci günde atarken, ilk köy evlerini 45’inci günde hak sahiplerine teslim ettik. Süreç ilerledikçe teslimatları planlı biçimde artırarak, 2025 yılı sonu itibarıyla Asrın İnşa Seferberliği kapsamında 455 bini aşkın konut, köy evi ve iş yerinin inşasını tamamladık. Bu çapta bir ihya ve inşa çalışması dünyada da eşine rastlanmayacak düzeyde bir başarı oldu. Bununla birlikte, evini kendi yerinde inşa etmek isteyen vatandaşlarımız için Yerinde Dönüşüm modeliyle 124 bin bağımsız bölümün hayata geçirilmesine destek sağladık. Diğer taraftan, esnafımızın yeniden ayağa kalkabilmesi için 21 bin 690 iş yerini hızla inşa ettik. Böylece merkezi üretim kapasitesiyle yerinde yeniden yapılanma iradesini aynı bütünlük içinde ele alan bir yapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. "Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık" Deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdıklarını belirten ve bu kaynağın, konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçevede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde ayağa kaldırılması için kullanıldığını aktaran Yılmaz, "Sadece konut yapmadık. Tüm bu çalışmaları yürütürken, şehirlerimizin altyapı ihtiyaçlarını da bütüncül bir yaklaşımla ele aldık. Deprem bölgesinde toplam 11 bin kilometreyi bulan, Türkiye’nin çevresinin uzunluğuna denk bir altyapı çalışmasını eş zamanlı olarak sürdürüyoruz. Bu kapsamda, zarar gören atık su, yağmur suyu ve içme suyu hatlarını yenileyerek, kurulan her yapının sağlam ve sürdürülebilir bir altyapı üzerinde yükselmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda, merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık. Bu kaynak; konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar uzanan geniş bir çerçevede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde ayağa kaldırılması için kullanıldı. Yeniden inşa süreciyle birlikte yeniden ihya anlayışını da hayata geçirerek; ekonomik hayatın canlandırılmasını, sosyal yaşamın yeniden kurulmasını ve şehirlerimizin gündelik ritmine kavuşmasını eş zamanlı biçimde ele aldık. Cami, sosyal tesis ve ortak yaşam alanlarıyla mahalle ölçeğinde hayatı güçlendirdik; otoyollar ve ulaşım hatlarıyla şehir içi ve şehirler arası bağlantıları yeniden işler hale getirdik. Bu yaklaşım, deprem bölgesinin tamamında topyekûn bir ihya ve inşa sürecinin temelini oluşturmuştur" şeklinde konuştu. "Gaziantep’te 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yerini inşa ederek hak sahiplerine teslim ettik" Şehir genelinde inşa edilen, hak sahiplerine teslim edilen konutların ve iş yerlerinin Gaziantep’te barınma ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, üretim hayatının, ticaretin ve sosyal düzenin sürekliliğini destekleyen bir denge oluşturduğunu da söyleyen Yılmaz, "Şehir yaşamının yeniden canlanmasıyla birlikte, deprem sürecinde başka illere göç eden vatandaşlarımızın geri dönüş eğiliminin giderek güçlendiğini sahada görüyoruz. Bu eğilimin önümüzdeki dönemde daha da artacağına; nüfusun yeniden eski seviyelerine yaklaşacağına ve şehir hayatının kalıcı biçimde normalleşeceğine inanıyoruz. Gaziantep, bu büyük toparlanma sürecinin sahada en güçlü karşılık bulduğu şehirlerimizden biri olmuştur. Şehir genelinde 25 bin 237 konut, 4 bin 463 köy evi ve bin 353 iş yerini inşa ederek hak sahiplerine teslim ettik. Bu çalışmalar, Gaziantep’te barınma ihtiyacının karşılanmasının ötesinde, üretim hayatının, ticaretin ve sosyal düzenin sürekliliğini destekleyen bir denge oluşturmuştur. Sanayi altyapısı, girişimcilik kapasitesi ve çalışma kültürüyle Gaziantep, deprem sonrası süreçte ekonomik canlılığını koruyarak bölgesel rolünü sürdürmüştür. Asrın felaketi, milletimizin omuz omuza verdiği güçlü bir seferberlikle asrın dayanışmasına dönüşmüştür. Devletin tüm imkânlarının seferber edildiği bu süreçte; merkezi kaynakların yanında sivil toplumun, hayırsever vatandaşlarımızın ve yerel yönetimlerin katkıları bu dayanışmayı sahada büyütmüş, toparlanma irademizi daha da güçlendirmiştir. Bu dayanışmanın sahadaki karşılığını ise bugün Gaziantep’te atacağımız adımlarda açık biçimde görüyoruz. Şahinbey Belediyemizin ev sahipliğinde yapılacak temel atma töreni ile Gaziantep Büyükşehir Belediyemizin Gazi Konut hak sahipliği kura çekim programını hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu programlar, merkezi idare tarafından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını yerel ölçekte tamamlayan adımlar niteliğindedir" dedi. "Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz" 500 bin sosyal konut seferberliği başlattıklarını ve Gaziantep’te de yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereklerini belirten Yılmaz, "500 bin sosyal konut seferberliği başlattık. 81 ilimiz gibi Gaziantep de bundan payını alacaktır. Arz yönlü olarak enflasyonla mücadelemize destek olan bu program, afetlere dirençli şehirler hedefimize de hizmet etmektedir. Bu çerçevede Gaziantep’te yaklaşık 14 bin sosyal konut inşa ederek, şehrimizin konut ihtiyacına güçlü bir karşılık vereceğiz. Bugün yapılacak bu programlarla, Gaziantep’te on binlerce aileyi kapsayan sosyal konut projelerinde yeni bir aşamaya geçiyor, vatandaşlarımızı güvenli konutlarına kavuşturma irademizi sahada pekiştiriyoruz. Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey belediyelerimizin bu çalışmaları ile tüm belediyelere rol model olmalarını temenni ediyorum. Yürüttüğümüz tüm çalışmalar, hız kaygısıyla güvenlikten ödün vermeyen; planlama, mühendislik ve uygulamayı aynı anda yürüten bir anlayışa dayanmaktadır. Deprem bölgesinde eş zamanlı olarak yürütülen altyapı yatırımlarıyla içme suyu, atık su ve yağmur suyu hatları baştan sona yenilenmekte; şehirlerimizin taşıyıcı sistemleri, nüfus projeksiyonları ve afet riskleri dikkate alınarak yeniden kurgulanmaktadır. Böylece ortaya konulan her yapı, geçici çözümlerin değil, uzun yıllar ayakta kalacak bir şehir düzeninin parçası olarak tasarlanmaktadır. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, deprem harcamalarının kademeli biçimde azaldığı bir döneme giriyoruz. Bu süreçte, buraya ayrılan kamu kaynaklarının önümüzdeki dönemde yine milletimizin refahı, kalkınması ve geleceği için kullanılacağı bir denge tesis edilecektir. Bu büyük inşa ve ihya hamlesine güçlü liderliğiyle yön veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, TOKİ’ye, Gaziantep Büyükşehir ve Şahinbey Belediyelerimiz ile sürecin her aşamasında sorumluluk üstlenen tüm kurumlarımıza ve çalışanlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. 6 Şubat depremlerinde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı bir kez daha rahmetle anıyorum" diye konuştu. (UD-LO-Y)