EKONOMİ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 11:04

Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor

A
A
A
Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor

Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca sahadaki uygulamalarla sınırlı tutmayan, çalışan katılımını merkeze alan yaklaşımıyla güçlü bir kurum kültürüne dönüştürüyor. Bireysel farkındalığı kolektif bir refleks haline getiren bu anlayış, güvenliği bir zorunluluk ya da öncelik değil, ortak bir değer olarak konumlandırarak sürdürülebilir ve güvenli bir çalışma ortamının temelini oluşturuyor.


Çayeli Bakır, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir prosedürler bütünü olarak değil, kurumsal kültürünün temel bir parçası olarak ele alıyor. Sahada kararlılıkla uygulanan politikalar ve çalışanların aktif katılımını teşvik eden yaklaşım, emniyetli çalışma ortamının sürdürülebilirliğini sağlıyor. Şirket, her çalışanın güvenlik sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu bilinciyle hareket ederek, bireysel farkındalığı kurumsal refleks haline dönüştürüyor.


Bu yaklaşım, sadece fiziksel güvenliği değil, aynı zamanda çalışanların kendilerini ifade edebildiği, riskleri açıkça dile getirebildiği bir iş ortamını ve psikolojik güvenliği de beraberinde getiriyor. İş güvenliğinin ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Çayeli Bakır, çalışanların bilinçli katkısını teşvik ederek sahada güçlü bir güvenlik kültürü oluşturuyor.



2025 yılını kaza olmadan tamamladı


Çayeli Bakır, Düşün! İş Emniyet programı, saha uygulamaları ve çalışanlarının emniyet kültürüne bağlılığı sayesinde 2025 yılını kayıp zamanlı kaza olmadan tamamladı.


2023 yılında hayata geçirilen program, çalışanların işe başlamadan önce olası riskleri değerlendirmelerini, güvenli ekip çalışmasına yönelmelerini ve iş güvenliği farkındalığını içselleştirmelerini teşvik ediyor. Programın hayata geçirilmesinden bu yana yüksek seviyeli hadiseler %55 oranında azaldı. Çalışanların sürece aktif katılımı, iş güvenliği kültürünün gelişimini hızlandırdı. 2025 yılında çalışanlardan gelen 743 öneri, katılımcı ve sürekli gelişen bir güvenlik kültürünün oluştuğunu gösterdi. Ayrıca geçtiğimiz yıl verilen bin 300 saatlik eğitim uygulamalı örneklerle desteklenerek güvenli davranışların kalıcı hale gelmesine katkı sağladı.



Tehlikeli işi reddetme politikası ve birey kart uygulaması


Çayeli Bakır’da tüm çalışanlar, tehlikeli olduğunu düşündükleri işleri reddetmekle yükümlü. Bu politika, güvenlik kültürünü güçlendirirken çalışanların emniyetli davranışlarını destekliyor. Son 3 yılda "Tehlikeli İşi Reddetme" oranı yüzde 30 artış gösterirken, yalnızca 2025 yılında 312 tehlikeli iş reddinin kayda geçmesi bu yaklaşımın etkinliğini ortaya koyuyor.


Risk değerlendirmesi süreçlerinde birey kart ile ‘Dur ve Konuş’ uygulamaları öne çıkıyor. 2025 yılında 61 bin 103 birey kart doldurularak yılda çalışan başına ortalama 194 bireysel risk analizi yapıldı. 13 bin 153 kez ‘Dur ve Konuş’ uygulaması gerçekleştirildi.


Basit bir sohbetin hayat kurtarabileceği yaklaşımıyla geliştirilen ‘Dur ve Konuş’ uygulaması, çalışanların işle ilgili risk gördüklerinde bu riskler hakkında konuşmalarını ve farkındalıklarını artırmalarını sağlıyor. Ayrıca ekip içi iletişimi de pekiştiriyor.



Sahada güvenlik kültürünü güçlendiren çalışan katkısı


Çalışan katılımını merkeze alan bu yaklaşım, sahadaki bireysel katkılarla da somut şekilde karşılık buluyor.


Vardiya Amiri Abdulkadir Geylani Yalçın, çalışma ortamındaki ve çevredeki tehlike ile riskleri zamanında fark ederek yapılan bildirimlerin olası kaza ve hadiselerin önüne geçilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. "Tehlike Bildirimi" uygulamasının daha emniyetli bir çalışma ortamı oluşturduğunu ifade etti.


Tesis Operatörü Ünal Yazıcı ise tehlike bildirimlerinin çalışma güvenliğine aktif katkı sunarken, sahadaki emniyet uygulamalarının temel amacının riskleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Yazıcı, herhangi bir tehlike durumunda mobil uygulama üzerinden yapılan bildirimlerin, Çayeli Bakır’da yerleşik hale gelen güçlü emniyet kültürünün bir yansıması olduğunu ve çalışanların birbirini gözetme anlayışının önemli bir parçasını oluşturduğunu dile getirdi.


Vardiya Amiri Niyazi Yılmaz da ’Dur ve Konuş’ uygulamasının, risklerin önceden fark edilmesine katkı sağladığını söyledi. Ayrıca bu risklerin ekip içinde değerlendirildiğini ve böylece daha emniyetli bir şekilde çalıştıklarını belirtti.


Sahada yaptığı ‘Dur ve Konuş’lar ile Çayeli Bakır’ın emniyet kültürüne en çok katkı sunanlar arasında yer alan Mobil İş Makineleri Yeraltı Mekanik Teknikeri Emre Fakir de bu uygulamanın bilinçli hareket etme kültürünü geliştirdiğini ve çalışanlar arasındaki iletişimin güçlenmesine katkı sağladığını vurguladı. Ayrıca yapılan bildirimlerin takdir edilmesinin ve ödüllendirilmesinin çalışanları motive ettiğini ifade etti.



Kademeli denetimlerle sahada sürekli iyileşme


İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının sahada etkili biçimde sürdüğünden emin olmak için son 3 yılda 2 bin 710 saha denetimi ve 783 kademeli denetim gerçekleştirildi. Çayeli Bakır yöneticileri ve uzmanları tarafından yapılan bu iç denetimler; iş güvenliği yönetim sisteminin sahadaki etkinliğini ölçüyor ve gelişim fırsatlarını ortaya çıkarıyor.



Çayeli Bakır’da güvenlik bir öncelik değil temel bir değer olarak görülüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Başkan Özlü kentsel dönüşüm sürecini hızlandırıyor Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, şehirde eş zamanlı yürütülen projelerin hızlanması ve geliştirilmesi amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ile bir araya geldi. Ankara’da yapılan görüşmenin ana gündem maddesi Düzce’de gerçekleştirilecek kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması oldu. Başkan Faruk Özlü, şehrin çehresini değiştirecek projeler eş zamanlı olarak devam ederken çalışmaların hız kazanması amacıyla Ankara’da önemli temaslar ve görüşmeler yapmaya devam ediyor. Özellikle şehir merkezindeki kentsel dönüşüm çalışmalarının bir an önce başlaması konusunda süreci dikkatle takip eden Başkan Özlü, ilgili kurumların temsilcileri ile Ankara’da ziyaretler gerçekleştirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’i ziyaret eden Başkan Özlü, Düzce için büyük önem taşıyan beş konuyu bizzat anlattı. Listenin en başında yer alan Eski Sanayi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi’nin proje tasarım aşamasında olduğunu ve hızlandırılması gerektiğini ifade eden Başkan Özlü, 2013 yılından bu yana devam eden sürecin en kısa zamanda sonuca ulaşması gerektiğine dikkat çekti. Şerefiye ve Camikebirde çalışmalar bir an önce başlamalı Şehrin merkezindeki bir diğer kentsel dönüşüm alanı olan Şerefiye Mahallesi ile ilgili sürecin Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yürütüldüğünü ifade eden Başkan Özlü, söz konusu mevkide bulunan eski yapılarla ilgili, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı birimlerinin çalışma yapması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Valilik ve Büyük Camii arasında kalan Camikebir mahallesinde yapıların durumu hakkında da Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp’e bilgi veren Başkan Özlü, şehrin en merkezi konumunda bulunan yapılar için gerekli girişimlerin başlamasının kent gelişimi açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Eski hastane arsasının satışı için yetki istedi Aziziye Mahallesi’nde bulunan Eski Devlet Hastanesi arazisi üzerinde uzun süredir çalışan Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ile yaptığı görüşmede bu konuyu da gündeme getirdi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na devredilen arazinin satışı ile her iki kuruma da gelir sağlanacağını hatırlatan Başkan Özlü, söz konusu arsanın satışı için Düzce Belediyesi’ne devir yapılmasına ve elde edilecek gelirin yasal düzenlemede belirtildiği gibi Düzce Belediyesi ile Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na pay edilmesine ihtiyaç olduğunu anlattı. İmar planlarının onaylanması bekleniyor Ayrıca Çerkestaşköprü ve Kadıoğlu arasında bulunan yeni sanayi sitesinin 2.ve 3. Etap projesinin inşa edildiği Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na ait alanın imar yetkisi Düzce Belediyesi’nde iken hazırlanan planların Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından onay beklediğini hatırlatan Başkan Özlü, onay yazısının bir an önce çıkması konusunda taleplerini iletti.
Hatay Hatay merkezli 5 ilde 2,2 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonu: 22 gözaltı Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında Hatay merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 22 şüpheliden 10’u tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve geldiği ilk hafta yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadele için 81 ilin Cumhuriyet Başsavcılığına bir genelge göndermişti. Yayımlanan genelgede "yasa dışı bahis" ve "sanal kumarla" mücadele konusunda sonuna kadar kararlılıkla devam edilmesi vurgulanmıştı. Bakan Gürlek’in yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadele için verdiği "Bu bataklığı kurutacağız" mesajının ardından sahadaki operasyonlar peş peşe geldi. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında, Hatay merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 22 şüpheliden 10’u tutuklandı. 2,2 milyar liralık para giriş-çıkışı tespit edildi Başsavcılık tarafından "Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlarından yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin yasa dışı bahis faaliyetleri teknik takip ve hesap hareketleriyle incelemeye alındı. MASAK raporunda yer alan hesap hareketlerinde şüphelilere ait yaklaşık 2,2 milyar liralık para giriş-çıkışı tespit edildi. Yapılan teknik takip ve mali incelemeler sonucunda şüphelilerin iki ayrı ofiste yasa dışı bahis oynattıkları belirlendi. Soruşturma kapsamında 30 Nisan’da Hatay merkezli olmak üzere Mersin, Antalya, Diyarbakır ve İstanbul illerinde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Düzenlenen operasyonlarda toplam 22 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise çok sayıda dijital materyal, banka kartı ve kredi kartı ele geçirildi. Ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 1 adet 2021 model Audi marka araç, 1 adet 2024 model Citroen marka araç ve 1 adet 2024 model CFMOTO marka motosiklete tedbir konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20’si tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Şüphelilerden 10’u tutuklanırken, 10 kişi hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. 2 şüpheli ise savcılık kararıyla serbest bırakıldı.