ASAYİŞ - 05 Şubat 2026 Perşembe 12:18

Hükümlünün kaçması ve hırsızlıktan 12 yıl hapis cezası ile aranan şahıs yakalandı

A
A
A
Hükümlünün kaçması ve hırsızlıktan 12 yıl hapis cezası ile aranan şahıs yakalandı

Eskişehir’de hırsızlık ve hükümlünün kaçması suçundan aranan ve hakkında, 12 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs jandarma ekiplerince yakalandı.


Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma yapılıdı. Çalışmalar kapsamında; "Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Eşya Hakkında Hırsızlık" ve "Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması" suçlarından 12 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası ile aranan şahıs Tepebaşı ilçesinde yakalandı. Adli makamlara sevk edilen şahıs tutuklanarak Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencilerinden binlerce yıllık tarihe yolculuk Kastamonu’da eğitim gören üniversite öğrencileri, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve 2 bin 700 yıllık geçmişe sahip kaya mezarları ile Pompeiopolis Antik Kentini gezdi. Kastamonu Üniversitesi öğrencileri Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihine yolculuk yaptı. Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde, Taşköprü Kaymakamlığı’nın ve Taşköprü Belediyesi’nin destekleriyle, Kastamonu Üniversitesi Doğa Spor ve Bağımlılıkla Mücadele Topluluğu ile Eko Turizm ve Çevre Topluluğu tarafından düzenlenen gezide, öğrenciler, Taşköprü ilçesinin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri yerinde öğrenci. Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü kutlamaları ve Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen gezide, öğrenciler Taşköprü Belediyesi tarafından hizmete alınan Kent Tarihi Müzesini gezdi. Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ ile Doç. Dr. Evren Atış, Dr. Öğretim Üyesi Bekir Taştan, Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı, Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal ve Taşköprü Yerel Eylem Grubu Derneği Müdürü Selçuk Oğuz da öğrencilere eşlik etti. Kaymakam Demirdağ, müze ziyareti esnasında öğrencilere ilçenin sahip olduğu tarihi, turistik ve doğal değerler hakkında bilgiler verdi. Öğrenciler gezi kapsamında, Taşköprü Belediyesi Kültür Müdür Yardımcısı Lütfi Gültekin rehberliğinde, Donalar Kaya Mezarları, Pompeiopolis Antik Kenti, Abdal Hasan Türbesi, Asar Göleti ve Taşköprü Tarihi Elektrik Santrali gibi önemli noktaları ziyaret ederek bilgiler aldı. "Bölgemiz, Paflagonya’dan günümüze insanlık tarihi için bir hediyedir" Gezi ile ilgili bilgi veren İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Türkiye Coğrafyası Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış, "Öğrencilerimizle birlikte bu hafta arazi uygulamaları kapsamında Taşköprü ilçemize geldik. Bölgenin karstik yapısının ve suyun insanla olan ilişkisini en iyi gösterdiği alanlardan bir tanesinde bulunuyoruz. Donalar kaya mezarının bulunduğu alan, Paflagonya döneminden bugüne kadar insanların su ile ilişkisini en güzel örneklerinden bir tanesi oluyor. Öğrencilerimiz bu bölgeyi hiç görüp deneyimlememişti. İlk defa bu bölgeye geliyorlar. Aslında Kastamonu’nun, Taşköprü’nün yine Batı Karadeniz’deki birçok yerleşim alanının ne kadar bakir olduğu ve birçok yerin görülmediğini tespit ediyoruz. Buraların mutlaka turizme kazandırılması gerekiyor" dedi. "Taşköprü’nün tarihi ve kültürel yerlerini tanıma imkanı bulduk" Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Hikmet Haberal ise, "Coğrafya Bölümü öğrencilerimiz ile birlikte Taşköprü’yü ziyaret ettik. Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı kutlamaları ve Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde Taşköprü ilçemizi tanıyoruz. Taşköprü’de Donalar Kaya Mezarını ziyaret ettik, Kent Tarihi Müzesini gezdik. Daha sora Pompeiopolis Antik Kentini ziyaret ettik. Ardından Abdalhasan Türbesi ile Asar Göletini gezdik. Ziyarette bulunduğumuz ilçenin tarihi ve kültürel yerlerini gezme ve tanıma imkanı bulduk. Buraları öğrenci kardeşlerimize anlatmaya çalıştık. Taşköprü’nün somut ve somut olmayan bütün kültürel miraslarını öğrencilerimize anlatıyoruz" dedi. "Taşköprü Belediyesi olarak öğrencilerimize özel gezi hazırladık" İlçenin üniversite öğrencilerine tanıtılmasını sağladıklarını dile getiren Taşköprü Belediyesi Kültür Müdür Yardımcısı Lütfi Gültekin de, "Donalar köyümüzdeki kaya mezarından başladık. Anadolu’da tek gösteriliyor. Çünkü her medeniyetten kaya mezarının üzerinde izler bulabiliyorsunuz. Bunları gördük, kaya mezarının yakınındaki mağarayı inceleme imkanı bulduk. Ardından Taşköprü’de Kent Tarihi Müzemizi ziyaret ettik. Şehrin özetini kent tarihi müzemizde öğrencilerimize anlattık. Daha sonra bir yemek tertip edilmişti. Kamu kurumlarımızın birbirleriyle iletişimleri sonucunda, yemeğin ardından Pompeiopolis Antik Kentine gittik. Oradan elektrik santral binamız var bizlerin, onu gördük. Daha sonra Abdalhasan köyümüze gelip, buradaki Asar Göletini ve buradaki Şeyh Muhammed Seydi ve Dilsiz Sultanı onları gördük. Şimdi de Asar Göletindeki muhteşem manzarada doğa turumuzu gerçekleştirdik" diye konuştu. "Coğrafya bölümü olarak ilk defa bizler Taşköprü’yü geliyoruz" Coğrafya Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Bekir Taştan ise, "Öğrencilerimizle birlikte tarihi yerleri geziyoruz, çok memnun kaldık. Çok güzel bir gezi oldu ve güzel bir deneyim yaşadık. Coğrafya bölümü olarak ilk defa bizler Taşköprü’yü geliyoruz. Turizm Haftası dolayısıyla da önemli bir etkinlik oldu. Taşköprü, turizme kazandırılabilecek bir nokta. Gezinin düzenlenmesinde emekleri geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Toplumsal Gönüllülük Topluluğu Başkanı Edanur Karagöz de, ziyarette ilçenin binlerce yıllık tarihiyle ilgili önemli bilgiler edindiklerini söyledi.
Ankara Bakan Ersoy: "Laodikeia Batı Tiyatrosu’nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarına ilişkin, "Laodikeia Batı Tiyatrosu’nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor" dedi. Denizli’nin önemli kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dönemin sanatsal ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte özellikle Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen çalışmalar, yeni buluntularla arkeoloji dünyasına önemli veriler sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Tiyatrosu’nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyurdu. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Laodikeia’da önemli bir keşfe daha imza attık. Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı. Laodikeia Batı Tiyatrosu’nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz." Athena Heykeli molozlar arasında bulundu Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası’nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı henüz tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti. Sahne binası Homeros destanlarını anlatan heykellerle donatıldı Milattan önce 2’nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç katlı mimari düzen içerisinde her katta 16 sütun yer alıyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi. Odysseus’un İthaka’ya dönüş yolculuğunda karşılaştığı Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos’un mağarası ve deniz canavarı Skylla gibi sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil aynı zamanda kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin çok sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı. Ünik tipoloji ve yüksek sanatsal işçilik Yuvarlak kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos giysi, boyunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer aldığı aegis detayları dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın doğal işlenişi, yüksek sanatsal kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması nedeniyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor. Augustus dönemi klasik üslubunu yansıtıyor Sanatsal stil açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Dönemi’ne (MÖ 27 - MS 14) ait birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem’de önemli bir dokuma merkezi olan Laodikeia’da Athena’nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıktığı, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ayrıca, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.
Ankara Anıtkabir’de 23 Nisan töreni Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla devlet erkanı Anıtkabir’deki törene katıldı. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve MHP’yi temsilen TBMM Başkan Vekili Celal Adan katıldı. Heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. TBMM Başkanı Kurtulmuş’un mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Kurtulmuş, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak şunları yazdı: "Aziz Atatürk, Birinci Meclis’in açılışının 106’ncı yıl dönümünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle, Türkiye demokrasisinin kalbi ve milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk başkanını ziyaret etmenin heyecanını taşıyoruz. Milletin bağımsızlığına bizzat sahip çıktığı büyük bir günü ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan eden kurucu iradeyi tam 106 yıl sonra bir kez daha canıgönülden idrak ediyoruz. Cumhuriyetimizin temelinde yer alan ulusal egemenlik fikrini adaletin, demokrasinin, toplumsal barışın ve müşterek geleceğin teminatı olarak görüyoruz. İçinden geçtiğimiz çağda çatışmaların, her türlü eşitsizliğin, yoksulluğun ve küresel vicdanı yaralayan ağır insani felaketlerin en büyük yükünü çocuklar taşımaktadır. Böylesi bir dönemde 23 Nisan’ın manası daha da derinleşmektedir. Nitekim çocukları korumak, insanlık değerlerini ve medeniyet iddiamızı koruma meselesidir. Hedefimiz; her çocuğun güven içinde yaşadığı, nitelikli eğitime eriştiği, kendisini özgürce geliştirebildiği, bilimin, sanatın ve ahlakın ışığında geleceğe yürüdüğü güçlü toplumsal zemini tahkim etmektir. Milli egemenliği yaşatmanın en sahici yolu, çocuklara daha adil, müreffeh ve özgür bir vatan bırakmaktır. İstiklal kahramanlarımızın emaneti olan Cumhuriyeti, Gazi Meclisimizin tarihi sorumluluğuna yaraşır bir kararlılıkla geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Milletimizin iradesine sadakatten, başta çocuklarımız olmak üzere tüm yurttaşlarımızın hukukunu korumaktan ve güzel ülkemizi güçlü nesillerin omuzlarında yükseltmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Zat-ı alinizi, tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve hürmetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun."
Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Esen: "Dün olduğu gibi bugün de güvenli limanlarımız okullarımızdır" Kayseri’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen çelenk koyma programında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen; "Dün olduğu gibi bugün de güvenli limanlarımız okullarımızdır" dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk büstüne çelenk koyulmasının ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programa İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, ilçe milli eğitim müdürleri, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programın ardından açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen; "Yüce meclisimizin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir sevinçle, onurla ve gururla kutluyoruz. Türk milletinin karakteri nedir dense özgürlük ve bağımsızlık diye ifade edebiliriz. Tarih sahnesine ilk çıktığımız andan itibaren milletimiz hep bağımsız yaşamış, özgür yaşamış ve onun onu esaret altına almak isteyen her türlü girişimi bertaraf etmiştir. Millet olarak bu artık bizim bir karakterimize dönüşmüştür. Dolayısıyla bu karakterden hareketle 1. Dünya Savaşı sonrası işgal edilen Anadolu topraklarını yeni bir kurtuluş mücadelesiyle Samsun’dan başlayan ilk kıvılcımla zaferle sonuçlandıran bir millete mensubuz. Dünyada ilk ve tek meclis olarak kendi Kurtuluş Savaşı’nı planlayan, yöneten ve zaferle sonuçlandıran bir meclisin açılış yıl dönümü yine büyük Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına bayram olarak armağan edilmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sadece Türk çocuklarının değil, aynı zamanda tüm dünya çocuklarının da bayramıdır. Bu bizim ulusal ve uluslararası mefkuremizi de ortaya koyar. Neden çocuklara armağan edilmiştir? Çünkü bu ülkenin bağımsızlığının, özgürlüğünün ve bu topraklarda müreffeh yaşamasının yegane teminatı en saf, en temiz olan varlıklarımız olan çocuklarımızdır. Bundan dolayı büyük Atatürk çocuklarımıza bu bayramı armağan etmiştir. Biz de nisan ayı haftası içerisinde bütün okullarımızda ’Maarifin Kalbinde 23 Nisan’ temalı etkinliklerle çocuklarımızın bu milli bilinci, milli şuuru kazanmaları için çeşitli etkinlikler, çeşitli faaliyetler gerçekleştirdik. Bugün de bayram günü olması münasebetiyle tüm okullarımızda ve ilimizde coşkuyla bu bayramı kutlamış olacağız. Milli bilinç ve milli ruh çocuklarımızın tüm karakterine yansımış durumdadır. Eğitimimizin temel amacı budur. Bu coğrafyada yaşayan bu millet ilelebet yine bu coğrafyada özgür ve bağımsız bir şekilde yaşamaya devam edecektir. Bunun garantisi eğitimimizdir, çocuklarımızdır, geleceğimiz olan evlatlarımızdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu duygu ve düşüncelerle, bu bilinçle tüm çocuklarımız için kutlu olsun diyorum" dedi. "Okullarımız güvenli limanlarımızdır" Okulların güvenli limanlar olduğundan kimsenin endişesinin olmaması gerektiğini söyleyen Esen; "Dün olduğu gibi bugün de okullarımız güvenli limanlarımızdır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Devletimizin tüm güvenlik güçleriyle beraber eğitim camiamız olarak biz her türlü tedbiri almış durumdayız. Okulun güvenliğini tehdit edecek herhangi bir unsura bundan böyle tavizsiz bir şekilde yol vermeden, meydan vermeden okullarımızda eğitimimize güvenli bir şekilde devam edeceğiz. Biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi çocuklar bizim en masum yanımızdır. En saf varlıklarımızdır. Dolayısıyla çocuğun olduğu yerde güvensizlik olmaz diye düşünüyorum. Çocukların oluşturduğu okulda da bir güvensizlik ortamının oluşacağını düşünmek aslında boşunadır. Dolayısıyla bu konuda herhangi bir endişeye mahal yoktur diyorum" ifadelerini kullandı.