GÜNDEM - 25 Temmuz 2025 Cuma 10:07

Güneş enerji sistemleri tercih değil zorunluluk olacak

A
A
A
Güneş enerji sistemleri tercih değil zorunluluk olacak

Eskişehir’de 6 yıldır güneş enerjisi sistemleri satışı ve montajı yapan Cemil Özcan, bu enerjinin ilerleyen zamanlarda tercih değil, zorunluluk olacağını belirtti


Günümüzde fosil yakıtların yavaş yavaş tükenmeye başlaması ve maliyet artışları ile birlikte yenilenebilir enerji sistemleri göz önüne çıkıyor. Bu noktada güneş enerjisi sistemleri hem tarımsal amaçlı, hem de genel kullanım amaçlı olarak tercih ediliyor. Her bütçeye göre kurulabilen sistemler maliyetlerini 24 ila 30 ay arasında amorti ederek ekonomik açıdan da göze çarpıyor.



"Bu sistemin kendini amorti etme süresi maksimum 2 yıl"


Artan güneş enerji sistemleri alanında 6 yıldır çalışan Cemil Özcan, bu kaynağın gelecekte bir tercih değil zorunluluk olacağını belirtti. Güneş enerji sistemlerinin Türkiye’de yeni yeni popüler olduğunu aktaran Cemil Özcan, "Türkiye genelinde solar enerji sektörü çok uzun vadeli tanınan bir sektör değil, yaklaşık 8-10, belki 15 yıllık bir geçmişi var. Maliyet, hangi çerçeveden baktığınıza bağlı. Solar sistemlerde önden bir bedel ödemeniz gerekiyor. Bunu iki ayakla değerlendirebiliriz, özellikle tarımsal sulamada. Tarımsal sulamada iki seçenek var: Bir, jeneratörle fosil yakıt yakarak; iki, doğrudan elektrik satın alarak. Elektrik satın almak, eğer şartlar uygun değilse zaten imkânsız. Jeneratörle fosil yakıt kullanımı ise ciddi maliyetlere yol açıyor. Günümüzde bir litre mazot 50 TL civarında, bu da çiftçiye büyük bir yük getiriyor. Dolayısıyla, GES projelerinde, yani güneş enerjisiyle tarımsal sulamada, ilk etapta kurulum maliyeti hatırı sayılır olabilir. Mesela, 7 kilowattlık bir sistem rastgele bir miktarda mal olsa, bu sistemin kendini amorti etme süresi maksimum 2 yıl, yani 24-30 ay arasında. Üçüncü sulamada, zam gelmediğini varsayarsak, sistemi bedava gibi kullanıyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde doğalgaza ve elektriğe yaklaşık yüzde 25 zam geldi. Bu durumda, belki 24 ayda sistem kendini amorti eder ve tüm sistem sizde kalır." dedi.



"Maliyetler tamamen tüketime bağlı"


Güneş enerji sistemlerinin maliyetleri hakkında konuşan Özcan, şunları anlattı;


"Maliyet bu sistemlerde tüketimle alakalı. Çiftçinin hangi pompayı kullandığına bağlı. Örneğin, 10 beygirlik bir pompa için sistemi 15 beygir üzerinden planlamak zorundayız. Kullandığımız paneller mono panel; yani illa güneş görmesi gerekmiyor, aydınlıkta da üretim yapabiliyor. Sulama, günün erken saatlerinden güneş batımına kadar sürüyor. Direkt maddi bir rakam söylemek doğru olmaz, proje odaklı bakmak lazım. Mesela, daha ufak bir sistem için 6 panelli bir sistem, 70-80 bin TL civarında. Büyük bir sistem içinse, mesela 65 panellik içinde bulunduran bir sistem yaklaşık 480 bin TL civarında. Ama bu fiyatlar minimum ya da maksimum değil daha da 1-2 milyonlara kadar da çıkabilir tamamen tüketimle ilgili."



"Bu sistemleri tercih etmeyeceksiniz, zorunlu hale gelecek"


Maliyetlerin yerli üretim olması durumunda düşeceğini aktaran esnaf Özcan, "Bu işin içindeyiz diye söylemiyorum, ama öyle bir an gelecek ki bu sistemleri tercih etmeyeceksiniz, zorunlu hale gelecek. Ormanlarımız yanıyor, doğadaki kaynaklar tükeniyor. Talep etmeseniz bile mecburiyet sizi bu yöne yönlendirecek. En büyük zafiyetimiz, solar panellerin içindeki hücreleri hâlâ üretemiyor olmamız. Yerel veya milli denen paneller, sadece montaj anlamında milli. Ham madde hâlâ dövizle yurt dışından geliyor. Bunu çözersek, enerji ve kurulum maliyetleri düşecek, arz-talep artacak ve sisteme ulaşım kolaylaşacak. Buradan devlete seslenmek istiyorum: Bu sistemleri talep edenler için ucuz kredi imkânları, hibe veya destekler sağlanırsa, sadece çiftçilik değil, her alanda daha fazla kişi bu sistemlere ulaşabilir" şeklinde konuştu.



Güneş enerji sistemleri tercih değil zorunluluk olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Akenerji’nin Erzin GES’i devreye girdi Akenerji’nin 904 MW’lik Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali, 7.79 MW’lik Erzin GES’in faaliyete geçmesiyle hibrit tesise dönüştü. Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Akkök Holding ve Çek enerji şirketi CEZ’in eşit katılımlı stratejik ortaklığı Akenerji, Hatay’da bulunan Erzin Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali (Erzin DGKÇ) bünyesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımını tamamladı. Bakanlık kabulü bugün gerçekleştirilen Erzin GES, faaliyete geçti. 7.79 MW kurulu güce sahip Erzin GES ile birlikte Akenerji’nin 904 MW’lık Erzin DGKÇ Santrali hibrit üretim yapısına kavuştu. Santralde üretilen güneş enerjisinin öncelikli olarak tesisin iç tüketimini karşılamak için kullanılması hedefleniyor. Mühendislik, tedarik, kurulum ve devreye alma süreçleri EPC (anahtar teslim) modeliyle tamamlanan projeyle Erzin tesisi, mevcut üretim altyapısını yenilenebilir enerjiye entegre ederek düşük karbonlu üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Akenerji Genel Müdürü Hakan Yıldırım, "Erzin GES’in Bakanlık kabulünü tamamlayarak devreye alınması, Akenerji’nin dengeli üretim portföyü ve enerji dönüşümü vizyonu açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Doğal gaz santrallerinin arz güvenliği ve sistem dengesi açısından kritik rolünü koruduğu bir dönemde, mevcut altyapımızı yenilenebilir enerjiyle destekleyen hibrit yatırımları stratejik bakımdan değerli buluyoruz" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: "Bu proje, hem santral verimliliğini artıran hem de düşük karbonlu üretim hedeflerimizle uyumlu, somut ve rasyonel bir adım. Kısa sürede başarıyla tamamlanan projenin, Akenerji’nin sürdürülebilir büyüme yaklaşımını ve operasyonel yetkinliğini güçlü şekilde yansıttığına inanıyoruz." Erzin GES yatırımıyla birlikte Akenerji; doğal gaz, hidroelektrik ve rüzgârdan oluşan üretim portföyüne güneşi de katarak kaynak çeşitliliğini artırmış oldu.
Düzce Düzce’de su temelli kalkınma ve turizm zirvesi düzenlendi DÜZCE (İHA) – Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi’nde, bölgenin su kaynaklarının korunarak kalkınma ve turizm alanında değerlendirilmesine yönelik stratejiler ele alındı. Düzce Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Batı Karadeniz Su Temelli Kalkınma, Turizm ve Strateji Zirvesi" geniş katılımla gerçekleştirildi. Zirvede, Batı Karadeniz Bölgesi’nin sahip olduğu su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir şekilde kullanılması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak projeler masaya yatırıldı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, zirvede yaptığı açıklamada bölgenin doğal kaynaklarını koruyarak kalkınma stratejilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Özlü, akademisyenler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelerek Batı Karadeniz’in geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. Zirveye Kastamonu başta olmak üzere Batı Karadeniz illerinden çok sayıda katılımcı iştirak etti. Batı Karadeniz Federasyonu (BAKFED) üyeleri, akademisyenler ve davetlilerin yer aldığı programda, su kaynaklı turizm potansiyeli, çevresel sürdürülebilirlik, bölgesel kalkınma politikaları ve yeni stratejik hedefler görüşüldü. Program sonunda katılımcılar, bölgenin doğal zenginliklerinin korunarak ekonomik ve turistik değere dönüştürülmesi için ortak çalışma yürütülmesinin önemine vurgu yaptı.
Ankara TBMM’de cinsel taciz davasında 5 sanık hakkında mütalaa açıklandı: 16 yıl 6 aya kadar ceza istendi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de stajyer öğrencilere cinsel taciz iddiasına ilişkin meclis lokantasında çalışan 4’ü tutuklu 5 sanığın yargılanmasında savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya meclis lokantasında çalışan tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven SEGBİS ile katılırken tutuksuz sanık Ramazan Çetin ve taraf avukatları salonda yer aldı. Dosyada gizlilik kararı olmamasına rağmen basın mensupları ve izleyiciler salona alınmadı. Mahkeme hakimi dava dosyasına bilirkişi raporunun geldiğini ifade ederek tutuksuz sanık Çetin’e söz verdi. Çetin, suçsuz olduğunu dile getirerek, beraatini istedi. SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanık Beşlioğlu, "İfademi tekrarlıyorum. Ben mesaj atarken stajyer değildi. Ben cinsel amaçlı mesaj atmadım. Muhabbet amaçlı attım. Yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık İlker, "Kendisine dokunmadım, temasım olmamıştır. 6 aydan beri cezaevindeyim. Çoluk çocuğum perişan oldu" iddiasında bulundu. Sanık avukatları müvekkillerinin tutukluluktaki sürelerinin göz önünde bulundurularak tahliyelerine karar verilmesini talep etti. Mağdur kız çocukların annelerinden E.D. ve S.U ise şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Sanıklar Recep Seven, İbrahim Beşikçioğlu ve Ramazan Çetin tahliyelerini talep etti. "Tüm sanıklar hakkında 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi" Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanıklar hakkında, "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Ardından ara kararını veren hakim sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, mütalaaya karşı taraflara süre verdi. Sonraki duruşma 5 Haziran’a ertelendi.