EĞİTİM - 08 Mart 2026 Pazar 10:17

Geleceğin turizmi Anadolu Üniversitesi’nde şekilleniyor

A
A
A
Geleceğin turizmi Anadolu Üniversitesi’nde şekilleniyor

Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi bünyesinde müfredata eklenen ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan ’Uzay Turizmi’ dersinin ilk oturumu gerçekleştirildi.


Anadolu Üniversitesi, havacılık ve turizm vizyonunu bir adım öteye taşıyarak Türkiye’de bir ilke imza attı. Uzay Turizmi dersi, Sazova Parkı Sabancı Uzay Evi’nde gerçekleştirilen ilk oturumla başladı. Farklı disiplinlerden öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği dersin açılışında, Türkiye’nin uzay vizyonu ve geleceğin turizm potansiyeli çok boyutlu olarak ele alındı.



"Uzay Turizmi dersi Türkiye’de ilk defa açıldı"


Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, Uzay Turizmi dersinin ortaya çıkış sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, dersin İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya gibi ülkelerdeki örneklerden ilham alınarak Türkiye’ye uyarlandığını ve yeniden yapılandırıldığını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Seyhan, dersin açılmasında Türkiye’nin insanlı uzay misyonu sürecinin önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayarak, özellikle Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezravcı’nın uzay görevine çıkmasının ardından kamuoyunda artan uzay farkındalığının akademik alana da yansıdığını ifade etti. Dersin kapsamına ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, içeriğin disiplinlerarası bir yaklaşımla hazırlandığını kaydederek, "Uzay turizminin tarihi gelişiminden uzay hukukuna, pazar araştırmalarından uzayda rehberlik süreçlerine kadar birçok başlığı ders içeriğine dahil ettik. Ayrıca sürdürülebilirlik, iletişim ve sinema gibi alanları da kapsayacak şekilde çok yönlü bir yapı oluşturduk. Böylece yalnızca turizm öğrencilerine değil; hukuk, gastronomi, iletişim ve mimarlık gibi farklı alanlarda eğitim gören öğrencilere de hitap eden bir perspektif sunuyoruz" dedi.



"Geleceğin turizm vizyonu bu derste şekilleniyor"


Uzay Turizmi dersinin temel amacının öğrencilere uzay odaklı bir bakış açısı kazandırmak olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Barış Seyhan, turizmin artık yalnızca yeryüzüyle sınırlı bir alan olmadığını ifade etti. Uzay sürdürülebilirliği ve uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı gibi konuların da ders kapsamında hukuki ve etik boyutlarıyla ele alındığını söyleyen Seyhan, bu yönüyle dersin yalnızca sektörel değil, toplumsal bilinç açısından da önemli bir işlev üstlendiğini dile getirdi. Seyhan, "Meteor yağmuru gözlemlerinden astrofotoğrafçılığa kadar pek çok etkinlik artık turizmin bir parçası olarak ele alınıyor. İnsanlığın bakış açısını yukarıya çeviren her faaliyet, geleceğin turizm anlayışını şekillendiriyor" şeklinde konuştu.



Farklı disiplinler ortak bir vizyona odaklanıyor


Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü son sınıf öğrencisi Eren Şahan, dersi özellikle uzay gastronomisine duyduğu ilgi nedeniyle seçtiğini belirtti. Şahan, uzay mutfağının yalnızca astronotların temel beslenme ihtiyaçlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda haz odaklı bir deneyim boyutu bulunduğunu ifade etti. Uzay görevlerinde yemeklerin lezzetiyle ilgili yaşanan sorunlara dikkat çeken Şahan, gelecekte uzay turistlerinin artmasıyla birlikte gastronomi alanında yeni standartların oluşacağını vurguladı. Uzayda meyve ve sebze üretimi gibi konuların da gastronomi öğrencileri için yeni araştırma alanları sunduğunu dile getirdi. İletişim Bilimleri Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Dilruba Nur Kelek, ilk dersin beklentilerinin ötesinde geçtiğini belirterek planetaryum gösteriminin ardından uzay turizmine bakış açısının genişlediğini söyledi. Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü son sınıf öğrencisi Ceylin Kıran ise, uzaya duyduğu merakın dersi seçmesinde etkili olduğunu ifade ederek, rehberlik mesleğini bu yeni alanla nasıl entegre edebileceğini keşfetmek istediğini aktardı.


Anadolu Üniversitesi’nin hayata geçirdiği bu vizyoner ders, öğrencilere yalnızca akademik bilgi sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin uzay çalışmalarıyla paralel biçimde gelişen yeni kariyer alanlarına da kapı aralıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ING, Dünya Kadınlar Günü’nde iş hayatındaki görünmez engellere dikkat çekiyor Kadınların iş hayatında güçlendirilmesini önceliklendiren ING Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikası doğrultusunda farklılıkları kapsayıcı bir anlayışla ele alan ve fırsat eşitliğini destekleyen ING Türkiye, bu kapsamda kadınları iş hayatında güçlendirmeyi önceliklendiriyor. Banka, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel yayınladığı film ile kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları görünmez engellere dikkat çekerek, ’Dar Alanda Eşitlik Mücadelesi’ temasıyla farkındalık oluşturuyor. Bu alanda çalışan farkındalığını da artırmayı hedefleyen ING, Genel Müdürlük binasının farklı bölümlerine yerleştirilen kurgusal engellerle, dar alanda verilen eşitlik mücadelesini somut bir deneyime dönüştürüyor. Kapsayıcı çalışma kültürü ile öne çıkıyor Banka çeşitlilik, kapsayıcılık ve aidiyet politikası ile daha eşit bir dünya için kadınların desteklenmesini önceliklendiriyor. Kadınların iş hayatındaki gelişimlerini ve iş-özel yaşam dengelerini destekleyen banka, bu yaklaşımını organizasyon yapısındaki kadın temsil oranlarıyla da ortaya koyuyor. ING Türkiye’de kadın çalışan oranı yüzde 52 seviyesinde bulunurken, yönetici kadrolarında kadın oranı yüzde 48’e ulaşıyor. Üst düzey kadın yönetici oranı ise yüzde 59 olarak gerçekleşiyor. Banka, kadınları iş hayatında desteklemek amacıyla anne olan çalışanlarına bebekleri 6 aylık olana kadar maaş kesintisi olmaksızın izin hakkı tanıyor, bebekleri bir yaşına gelinceye kadar uzaktan çalışma imkânı sunuyor. Babalık iznini 8 haftaya çıkaran banka, esnek çalışma modelleri ile de çalışanlarının iş ve özel yaşam dengesini gözetiyor. Kadın ve erkek yönetici oranında en az yüzde 30-70 dengesini koruyor, işe alım süreçlerinde ise yüzde 50-50 cinsiyet dağılımını hedefliyor. Ayrıca, çalışmaya ara vermiş kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz Derneği’nin kurumsal üyeleri arasında yer alıyor. Kadın çalışanların psikolojik, profesyonel ve gelişimsel ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Lioness Kadın Çalışan Topluluğu ile de kurum içindeki dayanışma ve gelişim fırsatlarını güçlendiriyor.
Mardin Şiddet ve kuma gerçeğine rağmen 4 çocuğu için mücadele ediyor Mardin’in Artuklu ilçesinde yaşayan Ceyhan Eneş, şiddet gördüğü ve kuma gerçeğiyle yüzleştiği evliliğini sonlandırma sürecinde 4 çocuğunu temizlik işlerinde çalışarak büyütmeye çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde hayat mücadelesiyle dikkat çeken Ceyhan Eneş, çocuklarının okuyup iyi bir geleceğe sahip olması için mücadele ettiğini söyledi. Ceyhan Eneş, temizlik işlerinde çalışarak 4 çocuğunu büyütmeye çalışan, şiddet gördüğü eşiyle boşanma aşamasında olan ve hayatında kuma gerçeğiyle de mücadele eden bir anne olarak, tüm zorluklara rağmen çocuklarını okula gönderip onların okutarak iyi bir gelecek kurması için büyük bir çaba gösterdiğini kaydetti. Yaşadığı zorluklara rağmen pes etmediğini belirten Eneş, ’’Ben kocamdan şiddet görüyorum. Şiddetin sonunda da üstüme kuma getirdi. Sürekli şiddet görüyorum ben devam etmek istemedim. Temizlik işlerine gidiyorum. Çalışarak çocuklarımı büyütüyorum. Çok şükür şu an çocuklarım da ben de iyiyiz. Çocuklarımı okula gönderiyorum. Temizlik yapıyorum. Bu şekilde devam ediyorum çok şükür. Şu an çocuklarım iyi ve yanımdalar. Çocuklarım kocamdan aldım. Çocuklarım benim her şeyim" dedi. "En büyük hayalim çocuklarımın okuması" Çocuklarının kendisi için her şey olduğunu vurgulayan Eneş, en büyük hayalinin onların iyi bir eğitim alması olduğunu ifade etti. Çocuklarının okumasını çok istediğini söyleyen Eneş, "Çocuklarım benim her şeyim. Kadınlar ayakta durmalı ve savaşmalı çocukları için. Çocuklar için çalışacaksınız ve ayaklarınız üzerinde duracaksınız. Böyle çocuklarınıza yetiştireceksiniz. Çocuklarım için en büyük hayalim okumaları. Okumalarını istiyorum. Onlar için güzel ve sıcak bir ev istiyorum. Hayatın gülmesini hayal ediyorum. Okumalarını çok istiyorum. Çocuklarıma çalışsınlar okusunlar diyorum ve bu şekilde hayallerimize ulaşabiliriz. Bütün kadınlar ayaklarının üzerinde dursunlar. Dik dursunlar ve çalışsınlar. Başınızı kaldırın ve kocanıza kendinizi muhtaç etmeyin’’ diye konuştu.
Diyarbakır Eşine destek olup 15 metrekarelik dükkanda kadınların gücünü gösteriyor Diyarbakır’da 57 yaşındaki 5 çocuk annesi Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte kar ve kış demeden 15 metrekarelik dükkanda halka tatlı yapıyor. Yılların emeğiyle 5 çocuğunu büyüten Sükut, kadınların gücünü herkese gösteriyor. Menduha Sükut, 31 yıldır eşiyle birlikte küçük dükkanlarında halka tatlı yaparak geçimlerini sağlıyor. Kar kış demeden Sükut ailesi, 15 metrekarelik dükkanda yıllardır aynı azimle üretim yapıyor. Tatlı yapıp satarak 5 çocuğunu büyüten Menduha Sükut, 3 oğlunu da evlendirdi. Eşini bir an olsun yalnız bırakmayan Menduha Sükut, kadınların isterse her işin üstesinden gelebileceğinin en büyük örneği oldu. Eşi ile beraber tatlı yapıp sattıklarını belirten Menduha Sükut, ’’31 yıldır halka tatlı yapıyoruz. Gelinlerim ve kızlarımda arka planda bize yardım ediyor. 11 yıl boyunca Sur ilçesi Dört Ayaklı Minare civarında dükkanımız vardı. Oradan taşınıp Şehitlik Mahallesi’ne geldik. 20 yıldır buradayız eşimle birlikte. 3 oğlumu bu dükkandan kazandıklarımız ile evlendirdik. Şuan 1 oğlum ve 1 kızım bekar. Ramazan ayında tüm aile burada çalışıyoruz, yetiştiremiyoruz" dedi. Yaz kış demeden bu sıcak kazanın önünde olduklarını, eşinin hamuru kızgın yağa döktüğünü kendisinin ise o hamuru el becerisi ile şekillendirdiğini aktaran Sükut, "Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz hepimiz kardeşiz. Ayrıca bütün çalışan kadınlara kolaylıklar diliyorum’’ diye konuştu. Menduha Sükut’un eşi Mehmet Şirin Sükut ise eşinin 31 yıldır yanında olduğunu ve destek verdiğini aktardı. Mehmet Şirin Sükut, "Her fedakarlığı yaptı. Ben ondan razıyım, Allah da ondan razı olsun. Bütün kadınlarımızın, annelerimizin Kadınlar Gününü kutluyorum. Büyüklerimin ellerinden öpüyorum. Çalışan tüm kadınlara başarılar diliyorum. Benim eşim çok fedakardır. Her fedakarlığı yaptı. Her zaman en büyük destekçim oldu. Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu.