GÜNDEM - 06 Mart 2026 Cuma 12:29

ESO Başkanı Kesikbaş: "Şiddetsiz bir toplum için iş dünyasına büyük sorumluluk düşüyor"

A
A
A
ESO Başkanı Kesikbaş: "Şiddetsiz bir toplum için iş dünyasına büyük sorumluluk düşüyor"

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iş dünyasının kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.


ESO’nun desteğiyle Eskişehir’de gerçekleştirilen ’İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı’ projesi toplantısının Türkiye’de ilk kez bir Anadolu kentinde düzenlenmesinin son derece anlamlı olduğunu belirten Kesikbaş, bu tür çalışmaların toplumsal dönüşüm açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. Kesikbaş, "Kadına yönelik şiddet sadece bireysel bir sorun değil; toplumun tüm kesimlerini etkileyen çok boyutlu bir mesele. İş dünyası olarak bizler de bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmek zorundayız. Kadınların güvenli, eşit ve saygılı bir ortamda yaşamalarını sağlamak hepimizin ortak görevidir" dedi.



"Şirketler toplumsal değerlerin de taşıyıcısıdır"


Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu öncülüğünde, UNFPA ve Sabancı Vakfı desteğiyle yürütülen ’Ev İçi Şiddete Karşı Şirketler Ağı’ girişiminin bir parçası olarak düzenlenen toplantıya ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirten Kesikbaş, projenin iş yerlerinde farkındalık oluşturması açısından önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Kesikbaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Şirketler yalnızca ekonomik değer üretmez; aynı zamanda toplumsal değerlerin de taşıyıcısıdır. İş yerlerinde oluşturulacak destek mekanizmaları sayesinde çalışanlarımızın karşı karşıya kaldığı sorunlara daha güçlü bir şekilde çözüm üretilebilir. Psikolojik destekten hukuki danışmanlığa kadar birçok alanda çalışanların yanında olmak mümkündür"


8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün bir kutlama olmanın ötesinde, bir mücadelenin simgesi olduğunu vurgulayan Kesikbaş, "Kadınların emeği, üretimi ve bilgisi olmadan sürdürülebilir bir kalkınmadan söz edemeyiz. Daha adil, daha eşit ve şiddetten arınmış bir toplum için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.