GÜNDEM - 26 Aralık 2025 Cuma 14:37

Eskişehir’de Filistin için barışçıl ’şahitlik’ çağrısı yapıldı

A
A
A
Eskişehir’de Filistin için barışçıl ’şahitlik’ çağrısı yapıldı

Eskişehir’de Filistin için barışçıl ’şahitlik’ çağrısını yinelediklerini söyleyen TÜGVA İl Temsilcisi Mahmud Öksüzoğlu, "Bugün Gazze’de yaşananlar bir gündem maddesi değil; modern zamanın gözlerinin önünde gerçekleştirilen, tarihe utanç vesikası olarak geçecek bir insanlık sınavıdır" dedi.


İnsanlık İttifakı ve Milli İrade Platformu, Cuma namazı çıkışında Reşadiye Camii’nin avlusunda bir araya geldi. Basın açıklamasını okuyan TÜGVA İl Temsilcisi Mahmud Öksüzoğlu, "Uluslararası kuruluşların yayımladığı güncel durum raporları, Gazze’deki insanî tablonun hâlen kırılgan olduğunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) 18 Aralık 2025 tarihli raporunda, Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine dayanılarak 7 Ekim 2023’ten bu yana 70 bin 668 can kaybı ve 171 bin 152 yaralı bildirilmektedir. Aynı raporda, ateşkes döneminde dahi can kaybının sürdüğü; ateşkesten bu yana 394 kişinin öldüğü, bin 75 kişinin yaralandığı ve enkaz altından 634 cenazenin çıkarıldığı aktarılmaktadır. Raporda, kış şartlarının ve fırtınanın etkisiyle yaklaşık 55 bin haneyi etkileyen sel/taşkın vakaları, kıyı bölgelerinden 370 ailenin tahliyesi, binlerce acil çağrı ve yıkım riski taşıyan yapılara ilişkin veriler paylaşılmaktadır. Yine aynı raporda, tıbbi tahliye bekleyen hastalara ilişkin kritik bilgi yer almakta; Temmuz 2024 - 28 Kasım 2025 tarihleri arasında tahliye beklerken bin 92 hastanın hayatını kaybettiği ve Gazze’de 18 bin 500’den fazla hastanın hâlen tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir" şeklinde konuştu.



"Gazze’de nüfusun yüzde 77’sinin gıda güvensizliği yaşadığı bildiriliyor"


Gıda güvenliği ve beslenme alanındaki raporların ise, ’geçici iyileşme’ başlığının kolay bir rehavete dönüşmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyduğuna dikkat çeken Öksüzoğlu, "Birçok uluslararası kuruluşun ortak açıklamasına göre; Ekim 2025’te ilan edilen ateşkes ve artan erişimle birlikte kıtlık sınıflaması gerilemiş olsa da, Gazze’de en az 1,6 milyon kişinin (nüfusun yüzde 77’si) hâlen yüksek düzeyde akut gıda güvensizliği yaşadığı, 100 binden fazla çocuğun ve 37 bin hamile/emziren kadının Nisan 2026’ya kadar akut yetersiz beslenme riski taşıdığı bildirilmektedir. Aynı açıklamada; ateşkes sonrası 730 binden fazla kişinin yerinden edildiği, altyapı yıkımının ve temel hizmetlere erişim kısıtlarının sürdüğü; ayrıca hanelerin önemli bir bölümünün gıda ve temiz suya erişimde ciddi sorunlar yaşadığı vurgulanmaktadır" ifadelerini kullandı.



"Barışçıl ’şahitlik’ çağrımızı yineliyoruz"


Gazze’de yaşamın bir normalleşme değil, hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü dile getiren Öksüzoğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Uluslararası hukuk; güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmamalıdır. İnsan hakları söylemi; yalnızca rahat coğrafyaların dekoru olarak görülmemelidir. Bugün Gazze’de sivillerin korunması, sağlık sisteminin ayakta tutulması, gıda ve suya erişim gibi en temel başlıklar hâlâ tartışma konusuysa; burada yalnızca bir kriz değil, aynı zamanda uluslararası düzenin ciddi bir itibar kaybı yaşanmaktadır. Bugün yaşadığımız iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini bir akış içinde tüketebiliyorsak, burada bir sorun vardır. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu insani yardım kavramı bile süslenerek tartışmalı hâle getiriliyorsa, burada bir sorun vardır. Bu çağrımız; bir ülkeye, bir halka ya da bir kuruma karşı bir önyargı değil, insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebidir. Milli İrade Platformu ve İnsanlık İttifakı çatısı altında, 400’ü aşkın paydaş sivil toplum kuruluşuyla birlikte; kamu vicdanını diri tutmak ve insanlık onurunu savunmak amacıyla barışçıl ’şahitlik’ çağrımızı yineliyoruz. Yeni yılın ilk gününde, saat 08.30’da Galata Köprüsü’nde sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz."


Basın açıklamasının ardından hep bir ağızdan tekbirler getirilirken, "Kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika" sloganları atıldı.



Eskişehir’de Filistin için barışçıl ’şahitlik’ çağrısı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da yaz erken geldi, yerli ve yabancı turistler sahile koştu Antalya’nın Alanya ilçesinde yaz havası, turizmi hareketlendirdi. Yerli ve yabancı turistler sahile indi, güneşin ve denizin tadını çıkardı. Karavanla Türkiye’yi dolaşan vatandaş, "Alanya’ya bayıldım. O yüzden buraya taşındım. Bu yazı burada geçireceğim" dedi. Alanya’da bahar aylarının bitimine sayılı günler kala yaz havası yüzünü gösterdi. Hava sıcaklığının 23 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 20 derece olarak ölçüldüğü ilçede yerli ve yabancı turistler sahillere akın etti. Dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’nda yoğunluk dikkat çekerken, güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar sahile indi. Bazı tatilciler denize girerek serinlerken, bazıları ise kumsalda güneşlenmeyi tercih etti. Öte yandan, tekne kiralayan turistlerin Akdeniz’in berrak sularında vakit geçirdiği görüldü. Teknelerin güvertesinde güneşlenen tatilciler, denizin ve güneşin tadını çıkardı. Sahilde vakit geçiren aileler ise çocuklarıyla birlikte oyun oynayarak keyifli anlar yaşadı. Ayrıca bazı vatandaşlar su sporları yaparak renkli görüntüler oluşturdu. Bahar aylarında yazı aratmayan hava durumları, turizm hareketliliğini de artırdı. Karavan ile Türkiye’yi gezen Nedim Bircan, (43) "Ben normalde karavanda yaşıyorum, 2 yıldır Antalyadaydım. Antalya’da yaz bitti dediğimiz zamanlarda bu bölgeyi motorla gezmek için geldim. Burada hala yaz devam ediyordu. Bayıldım. O yüzden buraya taşındım. Bu yazı burada geçireceğim. Şu anda Alanya’da yaz havası var" dedi.
Yalova Yalova’da Kocadere şehitleri anıldı Yalova’nın Çınarcık ilçesinin Kocadere köyünde 29 Nisan 1921 tarihinde Yunan işgal kuvvetleri, Rum ve Ermeni çeteleri tarafından katledilen 830 şehit düzenlenen törenle anıldı. Kocadere şehitlerini anma programı, Kocadere İlkokulu önündeki Mehteran konseri ile başladı. Ardından şehitliğe yürüyüş gerçekleştirildi. AKocadere Şehitliği’nde düzenlen törende şehitliğe karanfiller bırakılırken 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve akabinde İstiklal Marşı okundu. Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından ise İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk şehitler için dua okudu. Programda ardından konuşma yapan Kocadere Köyü Muhtarı Volkan Varol ise 105 yıl önce yaşanan vahşetle ilgili, "1921 Yılının 29 Nisan günü Şenköy ve Kocadere’de yaşayan Müslüman halka, Yunan düşman kuvvetlerinin önderliğinde Rum ve Ermeni çeteleriyle soykırım yapılmıştır. O yıllarda milli mücadele boşaltılmış, eli silah tutan herkes cephelere koşmuştur. Köylerde kadın, çocuk ve yaşlılar kalmıştır. Şanköy Engere’de kurşun zilmiş, türlü işkenceler uygulanarak denizde boğulmuş, büyük bir kısmı ise Kocadere’de şu an bulunduğumuz yerde Bekir Onbaşı’nın iki katlı evine doldurulmuş, üzerlerine gaz dökülerek ev ateşe verilip diri diri yakılarak vahşice katledilmiştir. Burada yaşanan bir cephe savaşı değildir. Savunmasız silahsız mağdur vatan, namus ve bayrak uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle aldınız. Bedelini şehitlerimizin kanlarıyla ödediğimiz vatanımız bizlere emanettir. Ezan dinmez, bayrak inmez, şehitler ölmez. Kahraman ve aziz şehitlerimiz huzur içinde uyu. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun" dedi. Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta ise yaşanan katliamla ilgili şunları kaydetti: "Bugün, 105 yıl önce Kocadere’de yaşanan büyük acıyı anmak, kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle yâd etmek üzere bir aradayız. Hatıralarımızı değil hafızamızı tazelemek açısından neler yaşandığına kısaca bakmamız gerekiyor. İtilaf Devletleri’nin, kendi güvenliklerini tehlikede gördükleri stratejik noktaları işgal etmelerine imkân tanıyan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesine dayanarak, Yalova ve çevresi 15 Eylül 1920 tarihinde işgal edilmiştir. Devamında yine aynı madde gerekçe gösterilerek, Yalova’nın batısında bulunan Kocadere de dahil tüm köylerdeki silahlar toplatılmıştır. Ancak İtilaf Devletleri bununla da yetinmemiş; 24 Nisan 1921 günü, 300 kişiden oluşan Yunan birliği Kocadere’ye baskın düzenleyerek sistematik bir katliam başlatmıştır. Bu vahşet, 29 Nisan’da maalesef en acı noktasına ulaşmıştır. Silahlarını teslim eden masum insanların, köyün tüm ahalisinin toplandığı Bekir Çavuş’un evi ateşe verilmiş, kaçmaya çalışanlar ise kurşunlanmıştır. Bu insanlık dışı saldırı sonucunda 830 vatandaşımız şehit edilmiş, tarihe kara bir leke olarak geçen büyük bir katliam yaşanmıştır. 29 Nisan 1921’de; yalnızca kendi köylerinde, kendi yuvalarında huzur içinde yaşamak isteyen masum insanlar, hiçbir savunma imkânı kalmadan tarifsiz bir zulme maruz bırakılmıştır. Kocadere, o gün yalnızca bir köyün değil, insanlık vicdanının da ateşe verildiği yer olmuştur. Yaşanan bu katliam, sadece Kocadere’nin değil, aziz milletimizin yüreğine kazınmış derin bir acıdır. Aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna ne büyük bedeller ödediğinin ibret vesikalarından biridir. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın." Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu. Sonrasında ise katılımcılara ikramlarda bulunuldu. Öte yandan, şehitler için Kocadere Merkez Camii’nde mevlit okutuldu. Programa Garnizon ve Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, belediye başkanları, kurum müdürlerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı.