ASAYİŞ - 30 Aralık 2025 Salı 11:56

Eskişehir’de 2025 yılında motosiklet kazaları arttı, bin 847 kişi yaralandı

A
A
A
Eskişehir’de 2025 yılında motosiklet kazaları arttı, bin 847 kişi yaralandı

Eskişehir’de bu yıl motosikletlerin karıştığı trafik kazası sayısı bir önceki yıla göre yüzde 17,98 artarak bin 594’ü yükselirken, kazalarda bin 847 kişi yaralandı. Yaralı sayısında bir önceki yıla göre yüzde 16,31 artış yaşanırken, 2024 yılına motosikletin karıştığı kazalarda 4 kişi ölürken, bu yıl hayatını kaybeden olmadığı öğrenildi.


Eskişehir’de 1 Ocak ile 29 Aralık 2025 tarihleri arasında İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgesinde bin 594 motosikletin karıştığı yaralanmalı kaza meydana gelirken, bu kazalarda can kaybı yaşanmadı. Bu bin 594 kazada, toplam bin 847 kişi yaralandı. 2024 yılında ise motosikletin karıştığı bin 351 yaranmalı kaza meydan gelirken, bin 588 kişi yaralandı. 2025 yılında motosikletin karıştığı kazalarda ölen olmazken 2024 yılındaki motosiklet kazalarında toplam 4 kişi hayatını kaybetti. 2024 yılı ile 2025 yılı arasında yaralanmalı kaza sayısında yüzde 17,98, yaralı sayısında da yüzde 16,31 artış göze çarptı. Öte yandan 2025 yılında motosiklet kazalarında hayatını kaybedenin olmaması sevindirdi.



"Yetersizlik sürücü kurslarımızda var"


Motosiklet kazaları hakkında konuşan motorlu taşıtlar usta öğreticisi ve güvenli ve ileri sürüş teknikleri eğitici eğitmeni Gürkan Güler, "Motosiklet sayımızın artışından dolayı, tabii eksik bir temelden dolayı kaza sayında birdenbire artış oldu. Motosikletlerin artı yönü olan trafik kargaşası içerisinde çok avantajlı bir taşıt olmasından dolayı birçok kişi yönlendi. Biz de ehliyet konusunda da tabii motosiklete yönlendiriyoruz, vatandaşlarımıza eğitimler veriyoruz. Ancak bu eğitimlerin yeterli olmadığını düşünüyorum ben. Yani temelden sürücü kurslarında verilen motosiklet ehliyetinin; A1, A2 olsun, A olsun, bu ehliyetlerin yetersiz olduğuna kesinlikle eminim, biliyorum. Kendim de çünkü diğer taşıtları da kullanmama rağmen, motosikletin diğer taşıtlardan çok farklı tekniklerde, çok farklı mentalde, çok farklı dinamikleri olduğunu söyleyebilirim. O yüzden bu yetersizlik sürücü kurslarımızda var. Şimdi ölüm oranı yüksek olan kazalar genelde şehirlerarası bölünmüş yollarda olan kazalar oluyor. Ama istatistik olarak da şehir içindeki trafik kazalarında motosiklet sayısı gitgide daha da çoğaldı. Maddi hasarlı kazalar var. Ölüm oranı düşük olan ama maddi hasarlı kaza oran sayısı da şehir içlerinde çok fazla. Bunları ben 2021 yılından beri rakamsal olarak takip ediyorum, gitgide de yükseliyor" ifadelerini kullandı.



"Diğer taşıtları, tahrik ediyorlar"


Motosiklet sürücü adaylarının daha sıkı bir eğitim sürecinden geçmesi gerektiğini belirten Güler, "Şoförler, ticari araç kullanan araçlarımıza verdiğimiz bir unvan olup SRC ve psikoteknik belgesi alması şartı vardır ticari araç kullananlarda. Motosikletlerin de aslında bu tür bir uygulamaya gidilmesi; motosiklet kullanıcılarının da psikoteknik, SRC gibi bazı belgelerden geçtikten sonra, hatta ehliyetten sonra da belli bir eğitim almaları bence şart. Çünkü şehir içerisinde, şimdi motosiklet camiasından olan bir kişi olarak ben motosikletçileri yermek istemiyorum ama ciddi hatalar var. Dediğiniz gibi internete içerik çeken, bu kamera çekimlerini, takipçi sayısını artırmak için çok ilginç pozisyonlar yapan kullanıcılar var, diğer taşıtları, tahrik ediyorlar. Diğer taşıtlar bizi göremiyorlar. Hacim olarak görünür bir durumumuz yok. Karasinek gibi motosiklet sürücüleri; araçların bir sağında, bir solunda, bir önünde, bir arkasında. Yani bir taşıt, bir otomobil kullanıcısı motosikletçiyi solunda görüyor, orada konumlandığını düşünüyor. Oraya göre güvenliğini alıyor; bir bakıyor, motosikletçi sağına geçmiş. Şimdi bu durum gençlerimizde da genelde var. Tabii bu motosiklet kullanımına ofansif sürüş diyoruz. Riskleri artık bir tarafa bırakan ve o kargaşanın içerisinde artık ölümüne araç kullanan bu gençlerimizi ben buradan uyarıyorum, lütfen güvenli ve ileri sürüş teknikleri eğitimleri alın. Siz de bir taşıtsınız ama bu taşıtın size kaybettirecekleri çok şey olabilir, ailelerimizi üzmeyelim. Biraz daha defansif kullanalım. Defansif ne demek? Riskleri görerek kullanalım. Duruş mesafeleri, ivmelenmelerimiz, ani gaz açmalar, ani frenlemeler, çünkü bunun toleresi yok. Diğer taşıtlar tolere ediyor bu riskleri ama bu etmiyor maalesef" dedi.



Eskişehir’de 2025 yılında motosiklet kazaları arttı, bin 847 kişi yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.