KÜLTÜR SANAT - 30 Ocak 2026 Cuma 16:39

Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı

A
A
A
Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Marttin, Eskişehir Türk Ocağı’nın gelenekselleşen "Perşembe Sohbetleri" kapsamında yaptığı "İmparatorluk’tan Ulus Devlete Geçişin Sancılı Mirası: Nüfus Mübadelesi" başlıklı konuşmasında, zorunlu göçün hukuki, tarihi ve sosyal boyutlarını dinleyicilerle paylaştı.


Mübadelenin, yakın tarihte Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki kitlesel nüfus değişimini ifade ettiğini belirten Marttin, bu sürecin sadece 1923 Türk-Yunan Mübadelesi ile sınırlı kalmadığını, 1913 İstanbul Antlaşması ile Osmanlı ve Bulgaristan arasında gerçekleşen ilk organize nüfus değişiminin de bu sürecin bir öncülü olduğunu vurguladı.



Lozan ve zorunlu göç


Konuşmanda, 1923 Türk-Yunan Mübadelesi hakkında çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Marttin, Lozan Barış Antlaşması’na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan’ın kendi yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tuttuğunu hatırlattı. Marttin, bu anlaşma ile Anadolu’dan yaklaşık 1 milyon 200 bin Ortodoks Hristiyan’un Rum Yunanistan’a; Yunanistan’dan ise 500 bin Müslüman Türk’ün, Türkiye’ye göç etmek zorunda kaldığını anlatan Marttin, İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türklerinin bu uygulamanın dışında tutulduğu belirtti.



Devletin iskân politikası ve mülkiyet sorunu


Yeni kurulan Cumhuriyetin bu devasa nüfus hareketini yönetmek için 13 Ekim 1923’te "Mübadele, İmar ve İskân Vekâleti"ni kurduğunu belirten Marttin, gelen mübadillerin Samsun, Adana, Balıkesir, İzmir ve Manisa gibi illere yerleştirildiğini ifade etti. Konuşmada, mübadillerin geride bıraktıkları malların tasfiyesi ve tazminat sorunlarının yıllarca sürdüğü, bu krizin ancak 1930 yılında imzalanan Ankara Sözleşmesi ile taşınmazların bulundukları ülkenin mülkiyetine geçmesi kararıyla aşılabildiği vurgulandı.



Kaçınılmaz bir cerrahi müdahale


Mübadelenin sosyal ve ekonomik etkilerine de değinen Prof. Dr. Marttin, Türkiye’ye gelen nüfusun ekserisinin tarım sektöründen olmasının tarımsal işgücüne katkı sağladığını, ancak giden Rum nüfusun sanayi ve zanaat alanında bıraktığı boşluğun uzun süre doldurulamadığını belirtti. Konuşmasını, mübadelenin her iki toplumda derin yaralar açmasına rağmen dönemin şartlarında kaçınılmaz olduğunu belirterek sonlandıran Marttin, bir Rum mübadilin yıllar sonra sarf ettiği, "Atatürk ve Venizelos iyi yaptı. Yoksa şimdi Bosna gibi olabilirdik. Bir yerden patlak verirdi" sözleri hatırlattı.


Soru-cevap bölümünün ardından Eskişehir Türk Ocağı tarafından Prof. Dr. Volkan Marttin’e şükran beratı takdim edildi.



Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Nüfus Mübadelesi’ anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ çevre dostu faz değiştiren malzeme geliştirdi Karabük Üniversitesi(KBÜ), Kardemir’den çıkan sanayi atıklarını enerji verimli yapı malzemesine dönüştürmeyi hedefleyen projesiyle sürdürülebilir mimarlığa katkı sunmayı amaçlıyor. Karabük Üniversitesi, sanayi atıklarının yapı sektöründe yeniden değerlendirilmesine yönelik bir araştırma yürütüyor. Çalışma, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi odağında geliştiriliyor. Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Tuna Kayılı danışmanlığında, Arş. Gör. Ebru Kılıç Bakırhan tarafından yürütülen proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1002 Hızlı Destek Programı ve 1002-A Modülü kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje, Kardemir Demir Çelik Fabrikasının sinter tesislerinden çıkan ve yıllık yaklaşık 50 bin ton üretilen MEROS atığının (sinter külü) yeniden kullanımına odaklanıyor. Atığın, enerji verimliliği sağlayan bir yapı malzemesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Ön testlerde, MEROS atığının ısıyı depolayıp geri salma özelliğinin malzeme geliştirme sürecinde kullanılabileceği belirlendi. Geliştirilecek malzemenin duvar ve cephe sistemlerine entegre edilmesi planlanıyor. Bu sayede iç mekân sıcaklığının dengelenmesi ve pasif ısıtma-soğutma sağlanması amaçlanıyor. Uygulamanın, binalarda enerji tüketimini azaltması bekleniyor. Doç. Dr. Merve Tuna Kayılı, çalışmanın hem enerji verimliliği hem de döngüsel ekonomi açısından önem taşıdığını belirtti. Kayılı, sanayi atıklarının yeniden değerlendirilmesinin sürdürülebilir mimarlık için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Çalışmanın tamamlanmasıyla enerji verimliliği yüksek ve çevresel etkisi azaltılmış yapı malzemelerinin geliştirilmesi planlanıyor. Projenin, atık yönetimine yönelik örnek bir model oluşturması hedefleniyor.
Kastamonu Evinde uyuşturucu olduğunu söyleyip kendisini ihbar eden sanık tahliye edildi Kastamonu’da sokakta bilinci kapalı şekilde bulunan ve evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylemesi üzerine tutuklanan sanık tahliye edildi. Olay, Kastamonu’da il merkezinde 29 Nisan 2025 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta bilincini kaybetmiş bir kişinin bulunduğu yönündeki ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Baygın halde bulunan E.A.’nın beyanı doğrultusunda, Kastamonu merkezdeki evinde arama yapıldı. Yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltına alınan E.A. tutuklandı. Olayın ardından E.A. hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak" suçlarından davada açıldı. Davanın ikinci celsesinde sanık, avukatı ve tanıklar hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan E.A., "Uzun yıllardır uyuşturucu kullanıyorum. Madde masraflarını karşılayabilmek için internet üzerinden ayakkabı satışı yaptım ancak bu gelir yeterli olmadı. Bu nedenle uyuşturucu temin ederek benimle irtibata geçen kişilere verdim. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Yaklaşık 8 aydır tutukluyum ve bu süreçte uyuşturucudan uzaklaştım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Tanık polis memuru İ.K. ise, "Sanık, evinde uyuşturucu madde bulunduğunu bize kendisi söyledi. Tam olarak kendinde değildi. Adresi de sanığın kendi beyanı üzerine tespit ettik" diye konuştu. Tanık polis memuru K.K. ise, "Uyuşturucu kullanan bir şahıs olduğu yönündeki ihbar üzerine sanığın bulunduğu konuma gittik. Kendisi iyi olmadığını, halüsinasyonlar gördüğünü ve evinin karşıda olduğunu söyledi. Evinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan etti. Savcıya bilgi verilmesinin ardından talimatla evinde arama yapıldı ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Evin adresini sanık kendisi tarif etti" ifadelerini kullandı. Tanık beyanlarıyla ilgili savunma yapan E.A., "Beni bulduklarında evimi ve evimde bulunan uyuşturucu maddeyi ben söyledim. Etkin pişmanlık hükümleri uyarınca hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" dedi. Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından, mahkeme heyeti, Türk Ceza Kanunu’nun 192/1 ve 223/4-a maddeleri gereğince atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığı belirtilerek tahliyesine karar verdi.
Ordu Bakan Işıkhan: "TÜİK verilene göre işsizlik oranı son 25 yılın en düşük seviyesinde" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TÜİK tarafından açıklanan 2025 Aralık ayı işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ifade ederek, "Açıklanan bu veriler bize şunu çok net bir şekilde gösteriyor; dezenflasyon politikalarını kararlılıkla uygularken, çalışma hayatını asla ihmal etmedik" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. İl Başkanlığı toplantı salonunda düzenlenen programda Bakan Işıkhan, gündeme dair açıklamalarda bulundu. "İşsizlik son 25 yılın en düşük seviyesinde" Bakan Işıkhan, TÜİK tarafından açıklanan 2025 Aralık ayı işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirterek, "İşsizlik oranı, 2025 yılı aralık ayında, bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle işsizlik oranı, hem 25 yılın en düşük seviyesine geriledi, hem de 32 aydır tekli hanelerdeki seyrini sürdürüyor. Açıklanan bu veriler bize şunu çok net bir şekilde gösteriyor; dezenflasyon politikalarını kararlılıkla uygularken, çalışma hayatını asla ihmal etmedik. Tam tersine Cumhurbaşkanımızın riyasetinde istihdamı büyüten, işsizliği kalıcı biçimde azaltan dengeli bir politika yürüttüğümüzü görüyoruz. Özellikle gençlerin ve kadınların, işgücüne ve üretime etkin katılımını sağlamak için gayret ediyoruz. Uyguladığımız iş pozitif gibi programların da etkisiyle kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 10,5 ile 2013 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, aynı dönemde 1,1 puan azalarak yüzde 14,1’e geriledi" diye konuştu. "3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayacağız" Gençlerin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak amacıyla, ocak ayının başında ‘Genç İstihdam Hamlesi - GÜÇ Programı’nı hayata geçirdiklerini ve proje kapsamında 3 yılda 3 milyon gencin istihdama katılmasını sağlayacaklarını kaydeden Bakan Işıkhan, "Bu alanda da tarihimizin en önemli atılımlarından birini yapmış olacağız. Kadınlarda ve gençlerde elde edilen tarihi iyileşmeler, iş pozitif ve genç istihdam hamlesi gibi programlarla üretime daha fazla insanı dahil ettiğimizi ortaya koyuyor" ifadelerine yer verdi. "İşgücü Uyum Programımızla, bu dönemde Türkiye genelinde 50 bini aşkın kontenjan tanımlayacağız" "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak; çalışma hayatını geliştirme ve sosyal güvenlik sistemimizi güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz" diyen Bakan Işıkhan, "En son geçen günlerde Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Gençliğin Üretim Çağı- GÜÇ programımızı duyurduk. Gençlerin eğitimden kopmadan, işgücü piyasasına güçlü ve kalıcı biçimde katılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu programla gençlerimizi stajdan ilk işe, meslek lisesinden üniversiteye ve özel sektöre uzanan kapsamlı bir istihdama teşvik etmek amacındayız. Güç programımızın Ordulu gençlerimize ve girişimcilerimize ciddi bir motivasyon olacağına inanıyorum. Ayrıca bugün Ordu’ya bir müjde daha vermek istiyorum. Aktif işgücü programlarımızdan önemli bir adım olarak hayata geçirdiğimiz İşgücü Uyum Programımızla, bu dönemde Türkiye genelinde 50 bini aşkın kontenjan tanımlayacağız" şeklinde konuştu. Bu kapsamda Ordu’ya 2 bin 750 İşgücü Uyum Programı (İUP) kontenjanı tanımladıklarını söyleyen Bakan Işıkhan, salondaki vatandaşların ısrarı üzerine bu rakamı 3 bin 552’ye yükselttiklerini ifade etti. CHP’li belediyeleri açıklaması Bakan Işıkhan, AK Parti olarak sürekli hizmet etmeye çalıştıklarını ancak bazılarının bu hizmetlere taş koymaya çalıştığını dikkat çekerek, "Biz yıllardır yorulmadan ve dinlenmeden ülkemizin istikbali için çalışırken, birilerinin de maalesef yıllarca yine yorulmadan ve dinlenmeden milletin alın terini ve emeğini, hakkını çalma, gasp etme derdinde olduğuna şahit olduk, olmaya da devam ediyoruz. Türkiye, gelecek yüzyıla damgasını vurmaya hazırlanırken, iç gündemimizin halen CHP’li belediyelerde ödenmeyen işçi maaşları, çarçur edilen belediye bütçeleri, akmayan sular, dağlara dönüşen çöpler olması son derece vahim ve utanç verici bir durum" dedi. "2026 Türkiye’sinde halen 1970 yıllarının sorunlarını konuşuyor olmamız yüz kızartıcı" Konuşmasında CHP’li belediyelerin yönetimlerini eleştiren Bakan Işıkhan, "2026 yılının Türkiye’sinde halen 1970’lerin sorunlarının konuşuluyor olması da yüz kızartıcı bir hadisedir. Maalesef CHP’li belediyelerin beceriksiz yönetimleri yüzünden her gün yeni bir rezalete, skandala uyanıyoruz. İşçinin ve emekçinin hakkını sömürerek, her gün yeni bir rezilliğe imza attıkları yetmiyormuş gibi bir de utanmadan ve sıkılmadan milletin lehine olan her hizmeti eleştirmek, yalanla ve iftirayla yapılanı yıkmak derdindeler. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını tatillerde çarçur ederken, maalesef yüzler kızarmıyor. Bizler vatandaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirmenin haklı gayreti içerisindeyiz. Türkiye olarak hedefimiz, ülkemizi büyütecek 100 yıllık planlar yaparken, bu kutlu yürüyüşümüze engel olacak tüm bu sorunları bertaraf ederek, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu gerçekleştirmek" şeklinde konuştu. Programda, İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen Akkuş Belediyesi Meclis Üyeleri Turhan Yıldız ve Hasan Taşçı’ya rozetleri Bakan Işıkhan tarafından takıldı.