SAĞLIK - 18 Şubat 2026 Çarşamba 11:44

Doç. Dr. Tarık Yağcı: "Sürekli ağızdan soluma, altta yatan bir sağlık sorununun habercisi olabilir"

A
A
A
Doç. Dr. Tarık Yağcı: "Sürekli ağızdan soluma, altta yatan bir sağlık sorununun habercisi olabilir"

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Tarık Yağcı, çocukların uyurken ağız açık uyumasının çoğu zaman basit bir alışkanlık sanıldığını ancak bunun önemli sağlık sorunlarının erken belirtisi olabileceğini söyledi.


Uyku sırasında sağlıklı solunumun çocukların hem fiziksel hem zihinsel gelişimi için büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Tarık Yağcı, normal şartlarda çocukların da yetişkinler gibi burundan nefes alması gerektiğini ifade etti. Yağcı, "Burun, solunan havayı ısıtan, nemlendiren ve zararlı maddeleri süzen doğal bir filtredir. Burun tıkandığında çocuk bilinçli olarak fark etmese bile ağzını açarak nefes almaya başlar. Bu durum özellikle uyku sırasında daha belirgin hale gelir" dedi.



"En sık neden geniz eti büyümesi"


Çocuklarda ağızdan solunumun en sık nedenlerinden birinin geniz eti büyümesi olduğunu belirten Yağcı, "Geniz eti, bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ancak bazı çocuklarda normalden fazla büyüyerek burun arkasını daraltır ve hava geçişini zorlaştırır. Bunun dışında burun eti büyümesi, alerjik nezle, sık üst solunum yolu enfeksiyonları ve nadiren burun içi eğrilikler de burun tıkanıklığına yol açabilir" diye konuştu.



"Gece horlama ve huzursuz uyku eşlik edebilir"


Ağızdan solumanın çoğu zaman tek başına görülmediğini vurgulayan Doç. Dr. Yağcı, "Gece horlama, bölünmüş uyku, sık uyanma ve uykuda terleme gibi belirtiler sıklıkla eşlik eder. Sabah dinlenmeden uyanan çocuklar gün içinde yorgun, huzursuz ve isteksiz olabilir. Dikkat dağınıklığı ve derslere odaklanamama da görülebilir" ifadelerini kullandı.


Bu durumun sık enfeksiyon geçirme, kulakta sıvı birikimi ve işitme problemleriyle de ilişkili olabileceğini belirten Yağcı, öğretmenlerin zaman zaman dile getirdiği "derste dalgın" ya da "çok çabuk yoruluyor" gibi gözlemlerin uyku kalitesiyle bağlantılı olabileceğini söyledi.


Uzun süre devam eden ağızdan solumanın yüz ve çene gelişimini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Yağcı, "Üst çenenin daralması, dişlerde çapraşıklık ve kapanış bozuklukları görülebilir. Sürekli ağız açık kalması yüz kaslarının gelişimini etkileyerek yüz şeklinde değişikliklere yol açabilir. Ayrıca uyku kalitesinin bozulması büyüme hormonu salınımını da olumsuz etkileyebilir" dedi.



"Her çocuk için ameliyat gerekmez"


Toplumda yaygın inanışın aksine ağızdan soluyan her çocuğun ameliyat edilmediğini belirten Doç. Dr. Tarık Yağcı, "Öncelikle detaylı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Gerekirse endoskopik inceleme ile geniz eti ve burun yapıları değerlendirilir, işitme testleri yapılır. Alerjik zemini olan çocuklarda ilaç tedavileri ve burun spreyleri fayda sağlayabilir. Ameliyat yalnızca gerçekten gerekli ve fayda sağlayacağı net durumlarda gündeme gelir" diye konuştu.



"Aileler çocuklarının uykusunu gözlemlemeli"


Ailelerin çocuklarının uyku alışkanlıklarını dikkatle izlemesi gerektiğini vurgulayan Yağcı, "Çocuk sürekli ağız açık uyuyor, horluyor, sık hastalanıyor, sabahları yorgun uyanıyor ya da gün içinde enerjisiz görünüyorsa bu durum basit bir alışkanlık olarak görülmemelidir. Erken değerlendirme ileride oluşabilecek sorunların önüne geçer. Unutulmamalıdır ki kaliteli uyku sağlıklı büyüme, güçlü bağışıklık ve başarılı bir öğrenme süreci için temeldir. Ağızdan solumayı hafife almamak gerekir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana AK Parti Sözcüsü Çelik: "Dedesinin nerede olduğunu bilmeyen ailesinden uzaklaşan nesiller yetişiyor. Tarihi olmayanın tarifi olmaz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Yakın zamanda Adana’da sel felaketinde zarar gören haneler için 25 milyon lira kaynak aktarmıştık. Bugün de yaşanan sel felaketi için 15 milyon liralık bir kaynak daha aktarıyoruz. Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz" dedi.Adana’nın İmamoğlu ilçesinde bir hayırsever tarafından yaptırılan ’Karsantılı Hasan Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılış töreni gerçekleştirildi."Avrupa’nın birçok yerinde yaşlılar 20-30 gün sonra huzurevinde ölü bulundu"Açılışta konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Biz bugün ne söylüyorsak, ne yaşıyorsak bize atalarımızdan, büyüklerimizden kalan hayatı, geleneği, onların bize aktardığı temiz bilgileri yaşatarak hayatımıza devam ediyoruz. Sen iyi ol ve iyilerle karşılaş. Bizde iyilik bir lütuf değil, bir hayat tarzı. Kovid zamanında daha ilk verilen emirlerden bir tanesi, bütün polis, asker ve bakanlık çalışanlarının yaşlıları gezip evlerinde eksik var mı diye not almasıydı. Avrupa’nın birçok yerinde yaşlılar 20-30 gün sonra huzurevinde ölü bulundu. Bizim bakanlığımız onlara tek tek gidip bakım hizmetini götürdü" diye konuştu."Bayramların, özel günlerin hikmeti yeni yeni anlaşılıyor"Hayat karmaşıklaştıkça ailesinden uzaklaşan nesiller yetiştiğine de vurgu yapan Çelik, daha sonra şunları söyledi:"Hayat karmaşıklaştıkça, dedesinin nerede olduğunu bilmeyen, ailesinden uzaklaşan nesiller yetişiyor. Tarihi olmayanın tarifi olmaz. Tarihimiz önce dedelerimiz, büyüklerimizdir. Köksüz ve zeminsiz bir nesilde her şeyden uzak oluruz. İnsanın karnının doyması yetmiyor. Önümüzdeki yüzyılın en büyük hastalığı yalnızlık olacak. İnsanlar artık savaşlar, açlık kadar yalnızlığın ruhlarında oluşturduğu yaralar ile hayatını kaybediyor. Kaybolmaya yüz tutmuş bir gelenek yeniden yaşatılmaya başlandı, bayramdan sonra artık tatil yapılıyor. Bayramların, özel günlerin hikmeti yeni yeni anlaşılıyor. Yoksulluk içinde olan, yalnız insanlara gitmek çok önemli.""Siyaset sadece iktidar olmak için yapılmaz"Her evin yuva olmadığını da anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Üzerinize yağmur yağmasın diye karnın doysun diye girdiğiniz yer evdir. Ancak her ev yuva değildir. Oranın yuva olması için insanların birbiriyle anlamlı bağlarının olduğu dünya gerekir. Burada yapılan hobi bahçeleri, spor alanları büyüklerimiz için burayı ev olmaktan çıkartıp yuva yapmıştır. Siyaset sadece iktidar olmak için yapılmaz, pek çok değeri yaşatmak için yapılır" dedi."Hiç kimseyi geride bırakmadık"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise huzurevinin 71 kişi kapasiteli olduğunu anlatarak, "Adana’da sosyal hizmet ağımıza yeni bir kuruluşu katıyoruz. Açılışı yaptığımız 71 kişilik bu huzurevi büyüklerimiz için yeni bir yuva olacak. 24 yılda yaptığımız her yatırımda sosyal politikayı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kalıcı bir güvenceye dönüştürdük. Hiç kimseyi geride bırakmayarak, hizmetlerimizi Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Depremlerde, kovid zamanında önce yaşlı büyüklerimizi, engellilerimizi ve bakım ihtiyacı olanları güvenli yerlere yerleştirdik. Cumhurbaşkanımızın iradesiyle sosyal devleti, vatandaşın derdine hızlı çözüm üreten bir sisteme kavuşturdu. Sosyal hizmeti, her haneye erişen bir hizmete dönüştürdük" ifadelerini kullandı."Adana’ya 2,19 milyar lira kaynak aktardık"Adana’ya geçen yıl bakanlık olarak 2,19 milyar lira kaynak aktardıklarını anlatan Bakan Göktaş, "Büyüklerimiz için bakım, rehabilitasyon ve sosyal hayata katılımla güçlenen bir yapı inşa ediyoruz. Her aşamada yaşlılarımızın aktif bir yaşam sürmesini sağlıyoruz. Sadece Adana’da 3 bin 400 yaşlımıza evinde vefa hizmeti sunuyoruz. Evde bakım yardımıyla bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızı destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl sadece Adana’ya 2,19 milyar lira kaynak aktardık. Bu ay evde bakım yardımıyla 16 bin 207 aileye aylık 13 bin 878 lira ödeme gerçekleştiriyoruz" diye konuştu."Desteklerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz"Adana’da meydana gelen sel felaketinden etkilenen kişiler için toplam 40 milyon liralık kaynak aktarıldığını de vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, daha sonra şunları söyledi:"Bugün Türkiye’de 456 kamu ve özel huzurevinde 28 bin 901 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Adana’da ise 2 huzurevi ve yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezimizde 387 yaşlımıza sıcak yuva hizmeti sunuyoruz. Yakın zamanda Adana’da sel felaketinde zarar gören haneler için 25 milyon lira kaynak aktarmıştık. Bugün de yaşanan sel felaketi için 15 milyon liralık bir kaynak daha aktarıyoruz. Diğer ihtiyaçları da peyderpey göndermeye devam edeceğiz. Adanalı vatandaşlarımıza 40 milyon liralık destek sunmuş olacağız. Geçtiğimiz yıl 380 binden fazla aileye bakanlık olarak misafir olduk. Bu senede bakanlık olarak vatandaşlarımızın iftar sofralarına misafir olmaya devam edeceğiz. Ramazan ayında aktardığımız 1,9 milyar liralık kaynakla desteklerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz. Sosyal hizmetlerimizle hayatına dokunduğumuz tüm hanelere hizmetlerimizi kesintisiz ulaştırmaya devam edeceğiz."Konuşmaların ardından huzurevinin açılışı gerçekleştirildi. Törene milletvekilleri, kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.