ASAYİŞ - 18 Şubat 2026 Çarşamba 13:38

Bisikletli 72 yaşındaki vatandaşa motosiklet çarptı: 2 yaralı

A
A
A
Bisikletli 72 yaşındaki vatandaşa motosiklet çarptı: 2 yaralı

Eskişehir’de bisikletiyle karşıdan karşıya geçmeye çalışan 72 yaşındaki şahsa motosiklet çarptı. Kazada 2 sürücü de yaralandı.


Kaza, Tepebaşı ilçesi Sazova Mahallesi Ulusal Egemenlik Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre H.İ.Ş.(28) idaresindeki 07 ARY 370 plakalı motosiklet, 72 yaşındaki M. E. İsimli vatandaşın kullandığı bisiklete çarptı. Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralı motosiklet ve bisiklet sürücüsü ilk müdahalelerin ardından Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.



Bisikletli 72 yaşındaki vatandaşa motosiklet çarptı: 2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ASAT 31. kuruluş yıl dönümünü kutluyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atık Su (ASAT) Genel Müdürlüğü 31’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyor. ASAT’ın kuruluş yıl dönümü olan 18 Şubat’ta Akdeniz Üniversitesi işbirliğiyle yürüttüğü proje kapsamında "İdari Su Kayıplarında Etkin Sayaç Yönetimi" konulu bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, ASAT ailesi olarak gurur ve mutluluk verici özel bir gün yaşadıklarını ifade etti. Genel Müdür Gülebay, "Bugün iki önemli günü bir arada kutluyoruz. Akdeniz Üniversitesi ile olan bilimsel işbirliğimizi temsil eden bir çalıştay düzenliyoruz. Aynı zamanda ASAT’ın kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 1928 yılında Antalya Elektrik Santrali’nin kuruluşuyla başlayan, 1944 yılında ESO, 1983 yılında ASO olarak devam eden ve 18 Şubat 1995 tarihinde ASAT kimliğiyle kurumsallaşan köklü bir hizmet geleneğini temsil ediyoruz" dedi. "ASAT Antalya’nın altyapı hafızası" Bugün sadece bir kurumun yıldönümü değil; Antalya’nın altyapı hafızasını, birikimini ve sorumluluğunu da anıyoruz diyen Cengiz Gülebay, "Su, sıradan bir hizmet kalemi değildir. Su, stratejik bir kaynaktır. Su, gelecek nesillere bırakacağımız çok değerli bir kıymetimizdir. Artan nüfus, artan abone sayısı ve büyüyen kent dinamikleri içerisinde her damlanın doğru ölçülmesi, doğru yönetilmesi ve kayıpsız şekilde sisteme kazandırılması bir tercih değil zorunluluktur" diye konuştu. "Verimli altyapı, düşük kayıp oranı ve kaliteli hizmet" Cengiz Gülebay çalıştay hakkında da şunları söyledi: "Akdeniz Üniversitesi ile imzaladığımız protokol kapsamında bugün, abone su sayaçlarında ölçüm hatalarından kaynaklanan idari su kayıplarını bilimsel yöntemlerle analiz etmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma veri temelli yönetim anlayışının bilimle işbirliğinin ve sürdürülebilir altyapı vizyonunun somut bir göstergesidir. Hedefimiz daha verimli bir altyapı yönetimi, daha düşük kayıp oranı, daha güçlü bir teknik izleme sistemi ile Antalya’ya daha kaliteli hizmeti hedefliyoruz." "100 bin sayaç değiştirildi" ASAT Sayaç ve Saha İşleri Şube Müdürü Emre Akdemir de çalıştayda bir sunum gerçekleştirdi. Akdemir, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, damgayı doldurmuş sayaçların ömürlerini 10 yıl olarak belirledi. Bu çalışma sonucunda belki de artık sayaçların kullanım miktarlarına bağlı olarak ömürlerini belirleyebileceğiz. İnsanların kullanımlarından ziyade direk 10 yılı doldurmuş sayaçların değişimine başlıyoruz. ASAT olarak biz de 10 yılı doldurmuş sayaçların değişimine ihaleyle başladık. 6,5 ayda 100 bin sayacın değişimini tamamladık. 2026 yılında ise 400 bin adet sayaç alımı ve değişim işinin ihale çalışmalarına başladık. Ölçülebilen su, suyun kalitesi ve tarihi açısından sayaçlardan geçen tahakkuklandırdığımız miktarları bu şekilde ölçüyoruz. Bu sayaçların daha teknolojik yapılmasıyla su kaybını azaltma en önemli hedefimiz" diye konuştu. Çalıştayda Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisi Prof. Dr. Ethem Karadirek, "Su Kayıpları Yönetimi ve Sayaç Yönetiminin Su Kayıplarına Üzerine Etkisi" konulu sunum ve Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisi Aslı Nur Rızvanoğlu da "Sayaç Yaşlandıkça Ne Oluyor" konulu sunum gerçekleştirdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla yönetiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Valiler Buluşması’nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanlığı görevini devreden Ali Yerlikaya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür ederek, yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye başarılar diledi. Ramazan ayının da tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni eden Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılayan, buna rağmen vakar ve dirayetinden taviz vermeyen Gazzeli kardeşlerime şahsım ve ülkem adına dayanışma mesajlarımızı gönderiyorum. Milletimizin her bir ferdinden dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin inşallah çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenab-ı Allah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratamayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır" diye konuştu. "Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır" Devletin ne anlam ifade ettiğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış ‘Ebed Müddet’ şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder. Binlerce yıllık devlet geleneğimizin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlak vardır. Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliyye’de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati ‘Hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız" ifadelerini kullandı. "Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız" Valilerin devletin sahadaki yansıması olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Valilik sadra şifa olma, derde deva bulma yeri milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır. Valilerimizden en büyük beklentimiz sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanımızın gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleridir. Liderlikte esasen bunları gerektirir. Başarılı bir vali iyi bir lider demektir. İyi liderlikte yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareyi maslahatçılıktan yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesi mümkün değildir. Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri hakkın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz. Bakın her fırsatta vurguluyorum. Bugün altını tekrar çiziyorum. Unvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz" Sosyal medya kullanımı konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu burada ifade etmekte fayda görüyorum. Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir. Bu konuda gerek sizlerin gerekse mahiyetinizde çalışan kamu görevlilerinin en üst düzeyde hassasiyet göstereceğine inanıyorum" dedi. Tahir Bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır Valisi olarak atanan oğluna verdiği nasihatleri hatırlatarak sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun.’ Bu hikmet dolu sözlerin vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum" diye konuştu. "Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlere eyvallah demeyeceğiz" Ramazan ayında hem Türkiye’de hem de sınırların ötesinde iftar ve sahur sofralarına konuk olacaklarını dile getiren Erdoğan, "Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz. Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin milletimizin arasına nifak sokmasına birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz" diye konuştu. Ramazan ayında valilerden çok büyük gayret beklediklerini ifade eden Erdoğan, Türk milletinin mağrur olduğunu, kalbini herkese açmadığını, derdini ve sıkıntısını herkese anlatmadığını ve maruzatını ya da ihtiyacını herkesle paylaşmadığını dile getirerek, onlar kendilerine gelmeden valilerin ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşmaları gerektiğini söyledi. "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz" Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla ve yardım çalışmalarıyla devletin şefkatli elini vatandaşa valilerin uzatacağına dikkati çeken Erdoğan, "Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi bir kez de tekrar ifade ediyor, Rabbim yar ve yardımcınız olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır başarıyla süreci yönetiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını kaydederek, "Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız, sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak, uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur" TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu bugün tamamlandığına dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Komisyon, tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle komisyona katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı ve uzlaştırıcı tavrı için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız. Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerimizdeki valilerimiz başta olmak üzere mülki idare amirlerimize önemli görevler düşüyor. Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması; terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin yerel yönetimlerimizin sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü’nü İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer’e, Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü’nü Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli’ye, Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü’nü Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz’a, Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü’nü Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş’a ve Vali Dr. Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü’nü ise Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu’ya takdim etti.
Antalya AÜ İlahiyat Fakültesi bahçesine 100 ağaç dikildi Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen ağaç dikme etkinliğine katılarak fakülte içerisindeki Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar sergisini de gezdi. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nce toplumsal katkı, duyarlılık ve katkı projeleri kapsamında Ağaç Dikim Etkinliği düzenlendi. "100 adet limon ve portakal ağacı dikildi" İlahiyat Fakültesi arka bahçesinde düzenlenen etkinlikte konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün burada çok anlamlı ve değerli bir iş için bir aradayız. İlahiyat Fakültemizin bahçesini 80 portakal ve 20 limon fidesiyle buluşturmanın sevincini yaşıyoruz. Bu sadece bir dikim faaliyeti değil; toprağa, hayata ve geleceğe dair bir sorumluluk beyanıdır. Peygamberimizin (sallallâhu aleyhi vesellem) "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz" sözü, bize bu vazifenin ehemmiyetini öğretir. İnancımız, insanla birlikte doğayı da korumayı; emeği, bereketi ve emaneti gözetmeyi öğütler. Bugün attığımız bu adım, tam da bu anlayışın sahadaki karşılığıdır" dedi. "Dinimizin temeli güzel ahlaktır" Çağın en büyük hastalıklarından birinin açgözlülük olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Daha çok tüketmek, daha çok sahip olmak, daha çok harcamak Bu hırsın bedelini ise çoğu zaman fark etmeden doğa ödüyor; toprak yoruluyor, su azalıyor, iklim dengesi bozuluyor. Kuraklık bugün ülkemizin de çağımızın da en büyük meselelerinden biri. Belki her gün manşet olmuyor, belki sessiz ilerliyor ama etkisi hayatın tam ortasında. İşte bu yüzden bu mesele yalnızca teknik bir konu değil; aynı zamanda ahlakî bir mesele, bir emanet meselesi. Tam da burada dinin rehberliğine ihtiyacımız var. İsrafın karşısında duran, ölçüyü, dengeyi, hakkaniyeti öğreten bir değer dünyasına ihtiyacımız var. Dinimizin temeli güzel ahlaktır. Bu dinin rehberliğini toplumsal hayatta daha fazla hissettirmek; merhameti, adaleti, sorumluluğu gündelik hayatın içine taşımak zorundayız. Bu noktada ilahiyata, hocalarımıza ve gençlerimize gerçekten büyük görev düşüyor: Sadece anlatmak değil, örnek olmak; iyi olanı çoğaltmak. Ben, İlahiyat Fakültemizin bu anlamda daha çok hayatın içinde olması gerektiğine yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. Rektör Özkan, etkinliğe katkıda bulunan Antalya Hacı-Mehmed Gebizli Dînî İhtisas Merkezine ve Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Komisyonuna teşekkür etti. "Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar" sergisi Ağaç dikimi sonrası Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve beraberindekiler, İlahiyat Fakültesi -1. Katında, Akdeniz Akademi Topluluğu’nca hazırlanan ve tasarımı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Odabaş’ı tarafından yapılan Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar Sergisini ziyaret ederek bilgi aldı. Savaşın gölgesinde can veren çocuklara yönelik bir tanıklık alanı sunan, sessizlik, boşluk ve yıkım kavramları üzerinden kurgulanan çalışma, izleyiciyi insanlık, empati ve hafıza kavramları üzerine yeniden yöneltiyor. Sergi ziyaretinin ardından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen’i de makamında ziyaret ederek fakülte ile ilgili bilgiler aldı. Ağaç dikim etkinliğine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.