GÜNDEM - 24 Nisan 2026 Cuma 09:59

Biriktirdiği tüm parasını şampiyonluk için bağışladı

A
A
A
Biriktirdiği tüm parasını şampiyonluk için bağışladı

Su tabancası almak için biriktirdiği harçlıklarını, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun prim çağrısından etkilenerek Eskişehirspor’a bağışlayan 5 yaşındaki Hüseyin Buğra Er, örnek davranışı ve sosyal medyada viral olan videosuyla kentin ilgi odağı oldu.


Eskişehir’de yaşayan fanatik Eskişehirspor taraftarı Osman ve Betül Er çiftinin 5 yaşındaki oğulları Hüseyin Buğra Er, play-off mücadeleleri öncesi kulübe destek olmak amacıyla kumbarasındaki parayı takıma bağışladı. Yaz tatilinde su tabancası almak için kumbarasında biriktirdiği parayı kulübe bağışlama kararı alan minik Hüseyin Buğra’nın bu anlamlı hareketi, sosyal medyada viral oldu.



"Su tabancası önemli değil, şampiyonluk daha önemli"


Yaz ayları için kurduğu hayalden vazgeçerek kulübüne destek olmayı seçen 5 yaşındaki Hüseyin Buğra Er, "Bu parayı Es-Es için harcadım. Normalde yazın su silahı almak için biriktiriyordum. Ama bunu şampiyonluk yolunda harcamak istedim" dedi.



"Biz koyu Eskişehirsporluyuz"


Oğlunun kumbarasını getirerek kendilerini şaşırttığını belirten baba Osman Er, sürecin nasıl geliştiğini şu sözlerle anlattı:


"Biz koyu Eskişehirsporluyuz. Şimdi biz eşimle konuşurken böyle Nebi Başkanımızın paylaşımını gördüm sosyal medyada. Kendi aramızda konuşurken o sırada oğlum da kumbarasını alıp geldi. Bize; ’Baba ben de şampiyonluk yolunda Eskişehirspor’a destek olmak istiyorum’ dedi. Biz de ’Tabii ki oğlum, neden olmasın’ dedik. Öylelikle bir video çekelim dedim oğluma, kumbarayı alıp gelince. Bir video çektik, video da sosyal medyada bayağı bir yayıldı, bayağı bir izlenme aldı. Öylelikle başımıza geldi bu olay. Hani iyi ki de böyle bir olay olmuş."



"Kaptanımızla görüştük, haber bekliyoruz"


"Sosyal medyadan Eskişehirspor kaptanıyla görüştüklerini belirten Osman Er, "Ondan bir haber bekliyoruz. Hani ondan bir haber gelirse oğlumla beraber tesislere gidip kumbarayı teslim edeceğiz. Bayağı bir olumlu mesajlar aldık sağdan soldan, yerel haberlerden olsun, sosyal medyadan olsun. Tarif edilemeyecek duygular, mesajlar gelmeye başladı oğlum hakkında. ’Kendinde nasıl böyle bir fikir oldu, düşünce oldu?’ diye. Biz dediğim gibi Eskişehirspor sevdalısıyız" şeklinde konuştu.



"Yaz için para biriktiriyordu, Es-Es için harcamaya karar verdi"


Oğlunun aldığı karardan memnuniyetini dile getiren baba Er, "Hani oğlumun böyle bir niyeti yoktu açıkçası. Çünkü oğlum yazın kendine bir şeyler almak için para biriktiriyordu ama böyle bir Eskişehirspor ihtiyacı olsun, motivasyon olsun diye kendi düşüncesiyle beraber hareket etti, getirdi. Yazın tatile gittiğimiz zaman tatilde su tabancası almak için biriktiriyordu ama ’Su tabancası önemli değil, Eskişehirspor şampiyonluğu daha önemli’ dediği için şampiyonluk payında bizim de desteğimiz olsun istedi, öylelikle bir karar verdi" diye belirtti.



"Doğduğundan beri Es-Es sevdalısı"


"Eşimle burada oturuyorduk, eşim bahsetti Nebi Hatipoğlu’nun bağışından, o arada oğlum duydu bizi, ’Ben de kumbaramı bağışlamak istiyorum’ dedi. ’Eşimle hemen bir video çekelim o zaman’ dedik ama hani bu kadar meşhur olacağını, patlayacağını hiç düşünmemiştik. ’Tabii ki’ dedim, ’Hani biz de elimizden geleni yapalım, bizim de bir katkımız olsun Eskişehirspor adına’ dedim. Çünkü oğlum çok seviyor Eskişehirspor’u. Hani yağmur çamur demeden gerçekten gidiyor tüm maçlara. Küçük yaşından beri, doğduğundan beri, 2 yaşından bu yana hep futbol maçlarına, Eskişehirspor’a sürekli bir katkısı var yani. Canı gönülden destekliyor diyebilirim" ifade etti.



Biriktirdiği tüm parasını şampiyonluk için bağışladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesinden sosyal destek seferberliği Mersin Büyükşehir Belediyesinin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği destek programları binlerce ailenin yaşamına dokunmaya devam ediyor. Gıdadan eğitime, sağlıktan barınmaya kadar geniş bir alanda sunulan hizmetler, özellikle dar gelirli ve dezavantajlı gruplar için önemli bir güvence oluşturuyor. Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in göreve geldiği 2019 yılından bu yana sosyal hizmetlerini artıran Büyükşehir, toplumun her kesimine yönelik projelerle dayanışma kültürünü güçlendiriyor. Çocuklardan yaş almış bireylere, kadınlardan özel gereksinimli vatandaşlara kadar geniş bir kitleye ulaşan hizmetler, kent genelinde yaygın şekilde sürdürülüyor. Evde bakım, temizlik ve sağlık hizmetleriyle binlerce kişiye ulaşan Büyükşehir Belediyesi, fizik tedavi, psikolojik danışmanlık ve medikal desteklerle de önemli bir ihtiyacı karşılıyor. Engelli bireyler için erişilebilirlik çalışmaları, danışmanlık hizmetleri ve sosyal projeler dikkat çekerken, transfer araçları ve özel destek uygulamalarıyla yaşam kolaylaştırılıyor. Dar gelirli ailelere yönelik Halk Kart uygulamasıyla on binlerce haneye destek sağlanırken, eğitim alanında da kurs, öğrenim yardımı ve kırtasiye destekleriyle öğrencilerin yanında olunuyor. Çamaşır Kafe, ücretsiz nakliye ve yurt hizmetleri de gençlere yönelik önemli destekler arasında yer alıyor. Kadınlara yönelik projeler kapsamında Hanım Evleri, kadın üretici stantları ve danışma merkezleri aktif rol oynarken, çocuklar için kampüsler, atölyeler ve gelişim merkezleriyle sosyal ve eğitsel destekler sunuluyor. Emekliler için oluşturulan merkezler, mobil kuaför hizmeti ve refakatçi evleri gibi uygulamalar da sosyal belediyeciliğin farklı örnekleri olarak öne çıkıyor. Gıda destekleri kapsamında ise iftar yemekleri, gıda kolileri, sıcak çorba dağıtımları ve mahalle mutfaklarıyla geniş kitlelere ulaşılıyor. Süt dağıtımı, yenidoğan destek paketleri ve özel beslenme ihtiyaçlarına yönelik yardımlar da düzenli olarak sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü bu kapsamlı çalışmalar, ’kimseyi geride bırakmayan’ sosyal belediyecilik anlayışıyla kentte dayanışmayı büyütmeye ve her haneye umut olmaya devam ediyor.
Samsun Savcının objektifinden yaban hayatı Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, Türkiye’de bulunan 450 kuş türünden birçoğunu fotoğraflayan ve yaban hayattaki canlıları görüntüleyen bir ’yaban hayat fotoğrafçısı’ olarak dikkat çekiyor. Soğukpınar’ın kamuflajla saatlerce hareketsiz bekleyerek çektiği yaban hayatı fotoğrafları görsel şölen sunarken, baharın gelişini de gözler önüne serdi. Yıllardır kuş fotoğrafçılığı yapan Samsun Bölge Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Vedat Soğukpınar, izinli olduğu günlerde, herkesin uyuduğu saatlerde kamuflajını giyip Samsun Kızılırmak Deltası’na giderek kuşları fotoğraflayabilmek için saatlerce bekliyor. Bir kuş türünü görüntülemek için saatlerce kıpırdamadan bekleyen Soğukpınar, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan 350’ye yakın kuş türünü fotoğrafladı. Soğukpınar’ın objektifine zaman zaman nesli tehlike altında olan ya da nadir görülen kuş türleri de takılıyor. Nesli tehlike altında olan çeltikçi objektife yansıdı Baharın gelmesiyle birlikte Kızılırmak Deltası’ndaki hareketlilik Soğukpınar’ın objektifine yansıyor. Savcı Soğukpınar, kelaynak kuşları ile akrabalığı bulunan ve nesli tehlike altında olan göçmen bir kuş türü olan çeltikçi (Glossy Ibis) kuşunu da kaydetti. Kuşların toplu halde subasar alanlarda avlanma anı anbean görüntülendi. Öte yandan Soğukpınar, "Baharın gelmesiyle kır kırlangıçları deltaya geldiler" diyerek kendisine ait sosyal medya hesabından kırlangıç sürüsünün görüntüsünü paylaştı. Avcılara karşı doğanın güzelliklerini gözler önüne seriyor Çektiği fotoğrafların yanı sıra ilginç ve gözlemlenmesi zor anları da videoya alan Savcı Soğukpınar, bu anları kendisine ait sosyal medya hesaplarından paylaşarak tüm vatandaşların görmesine vesile oluyor. Avcılığa karşı duruş sergileyerek doğanın tüm güzelliklerini gözler önüne seren Soğukpınar, "Tetiğe değil, deklanşöre bas. Öldürme, ölümsüzleştir" mottosuyla vatandaşlara doğa ve çevre bilinci aşılıyor. Savcı Soğukpınar’ın sosyal medyadaki paylaşımları vatandaşlar tarafından büyük beğeni topluyor. Hayatlarında ilk kez farklı kuş türlerinin varlığından haberdar olan vatandaşlar, emeklerinden dolayı Soğukpınar’a teşekkür ediyor. Görülmesi oldukça zor olan yaban hayvanları ve kuş fotoğrafları, Samsun’un tanıtımına da katkı sağlıyor.
Sakarya Sakarya’nın çiçekleri şişelendi, kokusu dünyayı sardı 3 kuşaktır sürdürülen esans geleneğini devam ettiren Murat Kılıç, Sakarya’da yetişen longoz menekşesi, gölge zambağı ve kestane kabağının çiçeklerinden elde ederek ürettiği "Sehr-i Sakarya" kolonyasını 4 ülkeye ihraç ediyor. Sakarya’da üç kuşaktır sürdürülen esans geleneğini devam ettiren Murat Kılıç, 10 yıl önce başladığı hikayesinde şehrin simgesi olan yerlerden elde ettiği çiçeklerle Şehr-i Sakarya kokusunu oluşturdu. Acarlar Longozu’nun menekşesi, Keremali Yaylası eteklerinde yetişen gölge zambağı ve coğrafi işaretli kestane kabağı çiçeğinin harmanlanmasıyla 3 yıllık çalışma neticesinde ortaya çıkan koku, 4 ülkeye ihraç edilerek dünya ile buluştu. "Neden Adapazarı’na özel bir şey yok, biz yapalım dedik" Kokularla olan yolculuğundan bahseden Kılıç, süreci anlatarak "Dedem esansçıydı sonra babam hem esans hem kolonyaya döndürdü 22 yaşımda ben elime aldım. Dördüncü kuşak olarak oğlumu yetiştiriyorum. Şehr-i Sakarya kafamızda şöyle doğdu 10 yıl önceydi Sakarya’dan bir yere gittiğimizde bir türlü götürecek bir şey bulamıyoruz şekerleme, lokum buluyoruz fakat şeker hastalarına denk geldik hep. Götürdüğümüz hediyeleri kimse kullanamıyordu. Neden Adapazarı’na özel bir şey yok derken kafamızda şöyle bir şey uyandı bizde imalatçıyız biz niye yapmıyoruz dedik. Acarlar Longozu’nun menekşesi var dünyada 3 tane yerde yetişen menekşeden bir tanesi. Akyazı’da Kerem Ali Dağı’nın eteklerinde gölge zambağı var, coğrafi işareti olan kestane kabağı çiçeği var bunların üçünü esans haline getirdik daha sonra birleştirdik 3 yıllık çalışmayla da güzel bir kolonya elde ettik" dedi. "3 boyutlu bir kolonya" Klasik kolonyayı farklı bir boyuta taşıdığını ve üretim sürecini anlatan Kılıç, "Klasik bir kolonyadan çıktık biz. İçerisinde E vitamini var. Tıraştan sonra cildi ve elleri yumuşatıyor. 3 boyutlu bir kolonya, ilk sürdüğünüzdeki koku 10 dakika sonra farklı bir koku oluyor, en son da ellerinizde parfüm minvali bir koku bırakıyor. Kestane kabağı çiçeği yemeklerde kullanılan bir şey ama kokusunu bilen yok. Tabi saf olarak aldığınızda onu işlemediğinizde kokusu çok harika değil ama biz bunları modernize ediyoruz yani oynuyoruz kokularla biraz. Üçünü bir araya getirmeye, oranlarını ayarlamaya çalışıyoruz. Bunlar Sakarya’nın bilinmeyenleri yani dünyada da bilinmiyordu. Artık Acarlar Longozu dünyaca ünlü bir yer oldu" diye konuştu. "Hayatlarında hiç kolonya kullanmayanlar Sakarya’nın kokusu kullanıyor" Yurt dışına kadar uzanan üretim hikayesiyle yerel değerleri dünyaya tanıtan Murat Kılıç, "Yurt dışından gelip gölge zambağını toplayıp götürüyorlardı, Fransa’da esans yapıp bize tekrar satıyorlardı. Bunu bilen yoktu bunları öne çıkarmamız gerektiğine inandık Allah nasip etti şu an 4 ülkede ihracat yapıyoruz. Hayatlarında hiç kolonya kullanmayan insanlar Sakarya kokusu kullanıyor artık. Avusturya’da Şehri Sakarya kokusunu görüyorum insanların masasında tabi ki bu Sakarya’nın tanıtımı için büyük bir şey. Ben Totalde 3 milyona yakın ürün sattım, 3 milyon insanın hanesine girmişiz öyle düşünün. Biz henüz Şehri Sakarya kokusunu beğenmeyene rastlamadık" şeklinde konuştu. "60 yıllık birikimi ‘Retro’ koku ile yeniden yorumluyoruz" Firmalarının 60. yılına özel yeni bir koku üzerinde çalıştıklarını belirten Kılıç, "Yeni hikayemiz aslında daha güzel yaklaşık 6 aydır firmamızın 60. yılı olması sebebiyle yeni bir koku üzerinde çalışıyoruz. 60 yılda en çok satan kokuları modernize ederek bir araya getireceğiz. Biz buna "Retro" diyoruz. İlk bu işe başladığımızda insanlar garip bakıyorlardı, bu kokulardan ne çıkabilir ki diyorlardı. Biz beğenmeyeceğimiz bir şeyi Sakarya’nın tanıtımında kullanmak istemedik bunun için 3 yıl mücadele verdim, mücadelemin de karşılığını alıyorum insanların çok hoşuna gidiyor, beğeniyorlar" ifadelerini kullandı. (OK-
Sivas Yapımı yılan hikayesine dönen Geminbeli Tüneli için bir kez daha tarih verildi Sivas’ta Bayburt Grup tarafından yapımı üstlenilen Geminbeli Tüneli aradan geçen 13 yıla rağmen hala bitirilemezken, tünelin açılışı için yeni bir tarih verildi. Karayolları 16. Bölge Müdürü Yusuf Yaşar Öcal, "Hava koşullarının biraz daha düzelmesiyle beraber Geminbeli Tünelimizi 4 Eylül’e yetiştirmeyi planlıyoruz" dedi. Sivas’ın Zara ve Suşehri ilçeleri arasında İç Anadolu’yu Karadeniz’e, Karadeniz’i ise Akdeniz’e bağlaması planlanan Geminbeli Tüneli’nin yapımına 2013 yılında başlandı. Bayburt Group tarafından inşası süren tünelin 5 yıl içerisinde tamamlanması planlanırken, aradan geçen 13 yıla rağmen hala tamamlanamadı. 8 farklı ulaştırma bakanının döneminde bitirilemeyen ve yapımı adeta yılan hikâyesine dönen Geminbeli Tüneli, kış aylarında sürücülere zor anlar yaşattı. Toplam uzunluğu 8,6 kilometre olan tünel bölge halkını mağdur etti. Geminbeli Tüneli için 7’nci kez tarih verildi Sivas İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na katılan Karayolları 16. Bölge Müdürü Yusuf Yaşar Öcal, "İlimizde devam eden 35 adet projemiz bulunuyor. Bunlardan önem arz eden birkaç tanesi ile ilgili bilgi aktarmak istiyorum. Geminbeli Tüneli’nde çalışmalarımıza 2 hafta önce başlandı. Tünel içerisinde şu anda eksik imalatlarımızı tamamlıyoruz. Yılın ikinci yarısında trafiğe açacağız inşallah. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam edecek. Hava koşullarının biraz daha düzelmesiyle beraber Geminbeli Tünelimizi 4 Eylül’e yetiştirmeyi planlıyoruz. Bu tarihte Sivas için de anlamlı bir açılış olacaktır" dedi.