MAGAZİN - 23 Ekim 2019 Çarşamba 11:11

Cem Yılmaz’dan ’Karakomik Filmler’ eleştirilerine yanıt

A
A
A
Cem Yılmaz’dan ’Karakomik Filmler’ eleştirilerine yanıt

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Karakomik Filmler’in Eskişehir’deki gösteriminde sevenleriyle bir araya gelirken sosyal medyadan yapılan eleştirilere yanıt verdi.

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Karakomik Filmler’in Eskişehir’deki gösteriminde sevenleriyle bir araya gelirken sosyal medyadan yapılan eleştirilere yanıt verdi.


‘2 Arada’ ve ‘Kaçamak’ filmleriyle tek seansta arka arkaya iki filmle seyirci karşısına çıkan Cem Yılmaz, sevenleriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Son olarak ECE Türkiye bünyesindeki Espark’ta Eskişehirli hayranları ile birlikte filmi takip eden Yılmaz, salondaki sinemaseverlere esprileri ile eğlenceli dakikalar geçirtti. Ünlü komedyene film ekibinden Cem Davran, Can Yılmaz, Alişan Uğur ve Umut Kurt da eşlik etti.


“Çıta yüksek, bizim yakalamamız kolay bir şey değil”


Film öncesi salonda bir konuşma yapan Cem Yılmaz, burada film hakkında yapılan eleştirilere değindi. “Türkiye’de mizah çıtası çok yüksek, yakalamamız kolay bir şey değil” diyen Yılmaz, “Eskişehir bizim mesleğimize çok insan yetiştirmiş, kültür ve sanata çok katkısı olan, hem ilgi gösterip hem de tüketebilen çok önemli bir kent burası. Filmimiz Cuma günü vizyona girdi. Sosyal medyadan takip etmişsiniz sağ olun, ‘Gitmeyin’ etiketiyle. Bunlar bizler için çok kıymetli şeyler. Ben aşağı yukarı ömrümün yarısından fazlasını mesleğimle geçirdim. Elbette ki, Türkiye’deki mizah çıtasında söz sahibi olan sizlersiniz. Bunu sosyal medyadaki çeşitli uygulamalardan takip ediyorum. Elbette çıta yüksek, bizim yakalamamız kolay bir şey değil” ifadelerini kullandı.


“Ne zaman bir filmimiz çıksa bizi çok üzüyorlar”


Hayatı boyunca sokakta kimseden kötü bir yorum almadığını fakat sanal ortamda yapılan eleştirilere üzüldüğünü belirten ünlü komedyen, “1995 yılında sahneye çıkmaya başladım, 1996 yılında bir köşe yazısında ‘Cem Yılmaz bitmiş’ diye bir şey okudum. Büyük bir ihtimal biletleri kastetmiş. Güzel şeyler üretenlerin macerası, sokakta rastladığım kadarıyla söyleyeyim samimi söylüyorum bu kadar sevilmek çok az insana nasip olur. Hayatım boyunca hiç sokakta birinin beni görüp de ‘Senden nefret ediyorum’ dediğini duymadım. Ama sanal bir şekilde, ne zaman bir filmimiz çıksa bizi çok üzüyorlar. Evet, bunu size şikayet ediyorum, sine-i millete dönmek istiyorum” şeklinde konuştu.


“Zaten ben filmi komik yazmamışım”


Yılmaz, son olarak filmin komik olmadığına dair yapılan eleştirilere de şu şekilde cevap verdi:


“Bazı filmlerim komiktir, bazıları değildir. Seyircinin bana üzerine bu kadar çalıştıktan sonra hatırlatması benim zoruma gidiyor. ‘Ağabey film komik değil’ diyor, zaten ben filmi komik yazmamışım.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da tarımda kadın gücü ve kooperatifleşme konuşuldu Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen panelde, kooperatifleşme ve tarımda kadınların önemi ele alındı. Panelde konuşan Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, "Kalkınmanın asıl temeli kadındır, kadın üretimidir" dedi. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından, 1. Bölgesel Kalkınma Zirvesi kapsamında "Kooperatifleşme ve Tarımda Kadın Eli" paneli gerçekleştirildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Kandemir’in moderatörlüğünü üstlendiği paneleİzmir Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk, Bolu Gelincik Hanımeli Kooperatifi Başkanı Emine Özdoğan, Kastamonu Köy-Koop Ziraat Mühendisi Seda Esiroğlu, Kastamonu Sarı Konak Kadın Kooperatifi Ziraat Yüksek Mühendisi Dilek Özdemir, Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut ve aromatik bitki yetiştirici Zeynep Erkaragülle konuşmacı olarak katıldı. "Kalkınmanın asıl temeli kadındır" Panelin açılışında konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu’nun tarımla iç içe bir şehir olduğunu belirterek, "Kalkınmanın temeli kooperatifleşmedir, bunda en küçük bir tereddüt yok. Ancak kalkınmanın asıl temeli kadındır, kadın üretimidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınları üretkendir, ailede liderdir, direktir" dedi. "Gıda arzının önemi Pandemide anlaşıldı" Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Orhan Kandemir ise 2026 yılının Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı ilan edilmesinin süreci daha anlamlı kıldığını belirtti. Pandeminin gıda arzı ve güvenli gıdaya ulaşmanın değerini kanıtladığını vurgulayan Kandemir, "Kırsal üretimin önündeki en önemli engel gençlerimizi ve kadınlarımızı kırsal alanlarda tutamamamızdır. Üreticilerin pazarlama sorunlarını aşması için kooperatifleşme ve dayanışma kilit role sahiptir" diye konuştu. "Birlik içinde hareket edilmesi önemlidir" Daha sonra kooperatiflerin faydalarına dikkat çeken İzmir Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ise kooperatifçiliğin sadece bir yapı değil, ülke için bir birlik ve ürünlerin beraberce değerlendirilmesi olduğunu vurgulayarak, "Kooperatifçilik, ürettiğimiz ürünlerin satılabilme korkusunun olmaması demektir. Sayının çok olması değil, birlik içinde hareket edilmesi önemlidir. İzmir’deki 220 kooperatifin 130-140 tanesi tarımsal amaçlıdır. Biz günlük 330 ton süt topluyor, 450 çalışanımızla 25 farklı iş kolunda faaliyet gösteriyoruz" şeklinde konuştu. Kastamonu Köy-Koop faaliyetleri hakkında bilgi veren Ziraat Mühendisi Seda Esiroğlu, kurumun 1977 tarihinde kurulduğunu ve faaliyetlerini 1995 tarihinden itibaren artırarak sürdürdüğünü belirtti. Esiroğlu da aylık süt tahsilatlarının 150 ton olduğunu ifade ederek, "Sütlerimizin yüzde 90’ı il dışına, yüzde 10’u ise il içerisine pazarlanmaktadır. Bizim önceliğimiz önce üreticiyi, sonra da üreticinin kazancının cebinde kalmasını desteklemektir" ifadelerini kullandı. Kastamonu’nun Tosya ilçesi tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yaptığını belirten Zeynep Erkaragülle ise, "Lavanta, kekik, ada çayı, biberiye ve aynı safa gibi tıbbi bitkilerin yanı sıra bazı meyvelerin de üretimini yapıyoruz. Bu ürünlerden sirkeler elde ederek katma değer sağlıyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerden çeşitli ham maddeler üretsek de asıl hedefimiz sadece ham madde tedarikçisi olmak değil; alternatif üretim modellerine yönelerek kırsal kalkınmaya destek olmaktır" dedi. Panelde Bolu Gelincik Hanımeli Kooperatifi Başkanı Emine Özdoğan, Kastamonu Sarı Konak Kadın Kooperatifi’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Dilek Özdemir ve Kastamonu Sanat Kadın Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut da sunumlarında faliyetleri ve kooperatiflerle ilgili önemli bilgiler verdi. Üniversitenin akademik, idari personeli, öğrenciler ve çok sayıda davetlinin katıldığı panelin sonunda, panelistlere plaket takdim edildi.
Bilecik Dilencinin üzerinden çıkan para şaşırttı Bilecik’te zabıta ekiplerince yakalanan bir dilencinin üzerinden yaklaşık 32 bin TL para ele geçirildi. Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nün il genelinde çalışmaları sürüyor. Bu kapsamda, Atatürk Bulvarı’nın Bankalar mevkiinde bir erkek şahsa ekiplerce müdahele edildi. Devriye atan ekipler tarafından yakalanarak Zabıta Müdürlüğü’ne götürülen ve ismi Yunus G. olduğu öğrenilen şahsın üzerinden yaklaşık 32 bin TL para çıktı. Paraları tek tek sayan ekipler, Kabahatler Kanunu kapsamında şahsa cezai işlem uyguladı. "Dilencilik üzerine aradığımızda 32 bin TL’ye yakın bir para çıktı" Zabıta Müdürü Mücahit Öndersev, konu hakkında yaptığı açıklamada, "Bilecik Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak, şehir içerisinde gerçekleştirmiş olduğumuz yaya devriyesi esnasında bir vatandaşın il dışına gelerek dilencilik yaptığını tespit ettik. Bu dilencilikle başlayasın aynı zamanda hijyen konusunda da çok olumsuz bir durum oldu. Bacağındaki açık yarayla topu taşıma araçlarına bindiğini de gördük. Dilencilik üzerine aradığımızda 32 bin TL’ye yakın bir para çıktı. Bu paranın birkaç günlük olduğunu değerlendiriyoruz. Çünkü artık dilencilerimiz de kendilerince yöntem değiştiriyorlar. Topladıkları paraları bankamatikler vasıtasıyla bankaya yatırıyorlar. Kendisinin günlük en az 2-3 bin TL civarında bir masraf olduğunu, bunları karşılamak için yaptığını söyledi. Biz Zabıta Müdürlüğü olarak dilencileri sadece insanların vicdanlı duygularını sömüren kişiler olarak değil, gasp, hırsızlık, zorla para alma gibi suçların da başlangıç evresi olduğunu değerlendiriyoruz. Elimizde dilencilerin olmaması için elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz" dedi.
Düzce Kendilerini tanıyan da oldu tanıyamayan da: Alzheimer hastalarına anı terapisi DÜZCE (İHA) – Düzce’de Alzheimer hastalarına hizmet veren gündüz bakım merkezinde, hastaların geçmişi hatırlaması amacıyla hazırlanan gençlik fotoğrafları terapisi duygusal anlara sahne oldu. Uzmanlar eşliğinde izletilen videoda geçmişe yolculuk yapan hastalardan bazıları fotoğraflardaki gençlik yıllarını tanırken, bazıları ise kendini hatırlamakta güçlük çekti. Düzce Belediyesi Ertan Uçar Alzheimer Hastaları Gündüz Bakım Merkezi’nde tedavi gören hastalar için gençlik fotoğraflarının kullanıldığı anlamlı bir terapi etkinliği gerçekleştirildi. Hastaların kendi gençlik fotoğraflarını izlediği anlarda duygu dolu anlar yaşandı. Bazı hastalar eski hallerini tanırken, bazıları ise hatırlamakta güçlük çekti. "Ailelerin yükünü hafifletiyoruz" Merkezin işleyişi ve uzman kadrosunun çalışmaları hakkında bilgi veren Merkez Sorumlusu Özge Mert, hem hastalara hem de hasta yakınlarına destek olduklarını anlattı. Hasta bakımının, özellikle Alzheimer sürecinde oldukça zor olduğuna dikkati çeken Mert, şunları kaydetti: "Merkezimize başlangıç ve orta evre hastalarımızı alıyoruz. 3 gün başlangıç, 3 gün orta evre olmak üzere buradan hizmet alıyorlar. Onlar buradayken aile yakınları da kendi günlük yaşamlarında aktif olabiliyorlar. Sabah 09.00’da hastalarımızı servisle alıyor, sağlık takiplerini ve spor etkinliklerini yapıyoruz. Alanında uzman gerontolog ve ergoterapistimiz, ince motor becerilerini geliştirecek özel egzersizler hazırlıyor. Bu sayede hem hastalarımız kaliteli vakit geçiriyor hem de ailelerin yükünü almış oluyoruz." "Gençlik fotoğrafları hem terapi oldu hem duygulandırdı" Düzenlenen etkinliğin amacına ilişkin bilgi veren Özge Mert, çalışmanın hastalar için hafıza egzersizi olduğunu belirtti. Hastalara geçmişlerini hatırlatmayı hedeflediklerini vurgulayan Mert, "Hastalarımızın geçmişini hatırlamalarını hedefledik. Bazen kendilerini tanıdılar, bazen tanımadılar. ’Bu kimdi? Burası neresi?’ gibi sorularla egzersiz yapmış olduk. Hatırlayamayanlar oldu, hatırlayanlar oldu. Hatırlayıp duygulananlar oldu ama bu etkinlik hastalarımıza iyi geldi. Geri dönüşlerde çok iyi oldu. Bu videoyu çektikten sonra kendilerini izlettik. Hem eski halleri hem şimdiki halleri. Çok duygulandılar" ifadelerini kullandı.