SPOR - 18 Mart 2026 Çarşamba 11:42

Şampiyon taekwondocular ödüllendirildi

A
A
A
Şampiyon taekwondocular ödüllendirildi

Diyarbakır’da yapılan Okul Sporları Gençler Bölge Şampiyonasında derece elde eden taekwondoncuları ödüllerinden Erzurum GSİM İl Müdürü Levent Çakmur, antrenör ve sporculara Türkiye Şampiyonası öncesinde başarılar diledi.


Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, okul sporlarında taekwondo branşında derece elde eden sporcuları ödüllendirdi.


6-8 Mart 2016 tarihlerinde Diyarbakır’da yapılan Okul Sporları Gençler Bölge Şampiyonasında derece elde eden taekwondoncuları ödüllerinden Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, antrenör ve sporculara Türkiye Şampiyonası öncesinde başarılar diledi. Ziyarette Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez de hazır bulundu.


Türkiye şampiyonası Sivas’ta


Antrenörler, Arif Budak, İlhan Burak Tavşanlı, Selim Dağıstanlı ve Alparslan Erdik yönetiminde 19 sporcu ile katıldıkları GSB Okul Sporları 2025-2026 sezonu taekwondo Bölge şampiyonasından Erzurum’a 10 madalya ile döndüklerini belirten Branş Koordinatörü Yavuz Zeren, Türkiye şampiyonasında da iddialı olduklarını söyledi.


Şampiyon taekwondocuları ödüllendiren Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, "Sporculara olimpiyatı enjekte ediyoruz. Yeter ki, madalya ve derece kazanıp dönsünler. Biz onlara her türlü desteği vermeye hazırız. Taekwondo olimpik Spor önünüz açık. İnşallah olimpiyat süreçlerini çok iyi değerlendirirsiniz. Size ve antrenörlerimize güvenimiz tam" dedi.


Bu arada ziyarette Milli takım antrenörlerinden Abdullah Tortumlu ile Ömer Budancamanak da yer aldı.


Bölge Şampiyonasında derece elde eden sporcular şöyle: Abdulaziz Berat Demir, Ecrin Zehra Hancı, Sude Naz Ardıç, Sehergül Kızılkaya, Kıraç Can Budak, Ahmet Kaan Çakmak, Ahmet Eren Kadiroğlu, İsa Özdemir, Betül Gül Demir ve Zeynep Diyarbakırlıoğlu.



Şampiyon taekwondocular ödüllendirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında tutuklu sanık Murat Or savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumunda Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürlüğünde çalışan ve rüşvet paralarının bir kısmının kendisine teslim edildiği iddianamede kaydedilen Murat Or savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görüldü. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, taraf avukatları ile her sanığın birinci dereceden bir yakını katıldı. Duruşmada, Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas’ın özel kalem müdürlüğünde çalışan ve birçok eylem kapsamında talep edilen rüşvet paralarının bir kısmının kendisine teslim edildiği iddianamede kaydedilen Murat Or savunma yaptı. Rüşvet suçunun işlenmesine aracılık ettiği iddianamede belirtilen Murat Or savunmasında, "39 yaşımdayım, 2 evlat sahibiyim. Şanslıyım ki şafak baskınında çocuklarım evde değildi. Ben kimya mühendisiyim. Hayatım boyunca ne bir haram lokma kendim yedim ne çocuklarıma ne eşime yedirdim. Hak etmediğim bir paraya hele ki devletin malına asla elim uzanmaz. Ali Sukas adına kimseden para almadım. Benim böyle işlere bulaşmayacağımı herkes rahatlıkla söyleyebilir. Kaynakların israf edilmemesi noktasında elimden geleni yapmışımdır. Gizli tanığın söyledikleri dışında somut bir delil bulunmamaktadır. Haksız bir kazancım olsa böyle bir borca neden gireyim? Görev yaptığım sürede firmaları ben misafir ederdim. Çalıştığım süre boyunca odamın kapısı hep açık durmuştur. Ali Sukas’a yakın bir birimde çalıştığım için gizli tanığın ve sanıkların benim adımı kullanması işlerine gelecektir. Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Ali Sukas’a birinin para verdiğini gözümle görmüş değilim. İkinci savcılık ifademde çelişen birkaç husus var, onları açıklamak isterim. Bir iki maddi hata bunlar. ‘Ben görev yaptığım süre boyunca Ali Sukas’a para verildiğine dair gözümle şahit olmasam da şüphelerim oldu’ diye bir ifade yer almış. Burada maddi bir hata olmuş. Böyle bir şey görmedim, neden şüphe duyayım? Ben gözümle bir şeye şahit olmadım. Üzerime atılı bu iftiraları kabul etmiyorum. 9 aydır görmediğim evlatlarıma kavuşmak istiyorum" dedi. Mahkeme başkanı sanığın savunmasının ardından "İfadende maddi hatalar olduğunu belirttin, bu ifadeyi net okumadın mı? Sana okuma imkanı sağlanmadı mı?" şeklinde soru sordu. Sanık cevabında "Uzunca bir süre ifade verdim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşamıştım" dedi. Soruların ve sanık avukatının savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verilirken mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu’nun duruşma başlamadan önce aktardığı taleplerine ilişkin yanıt verdi. Mahkeme başkanı, "3 avukatın alınması konusu CMK’da yer alıyor. Medya konusunda talebinizle ilgili, biz her şeyi sağladık. Arka kısma hoparlör de sağlanacak. Gelen talepleri değerlendiririz" dedi.
Sivas Şehit ve gazi yakınlarının yaptığı el emeği tablolar sergilendi Sivas’ta 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle tören düzenlendi. Yıl dönümü kapsamında şehit ve gazi yakınları tarafından hazırlanan rölyef tablo ve vitray sergisinin açılışı yapıldı. Sivas’ta 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle kent merkezinde bulunan Yukarı Tekke Garnizon Şehitliğinde tören düzenlendi. Gerçekleştirilen törene Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Garnizon Komutanı Zeynel Abidin Alptekin, Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü, gaziler ve şehit yakınları katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende protokol üyeleri tarafından şehitler anıtına çelenk sunuldu. Ardından askeri manga tarafından şehitler anısına saygı atışı gerçekleştirildi. Şeref defterini imzalayan Vali Yılmaz Şimşek, şehitleri rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Bugün 18 Mart aziz milletimizin bağımsızlık iradesinin, sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümüdür. Bugünü Türk milleti olarak büyük bir gurur ile idrar ediyor, şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Şüphesiz Çanakkale imkansızlıklar karşısında dahi esareti kabul etmeyen bir milleti vatanı ve mukaddesatı uğruna canını feda etmekten çekinmeyen kahramanların yazdığı eşsiz bir direniş destanıdır" dedi. Konuşmanın ardından Vali Yılmaz Şimşek ve beraberindeki şehitlerin mezarlarına karanfil bırakarak dua etti. "Şehit ve gazi yakınları sergi açtı" Öte yandan şehitlikteki programın ardından katılımcılar Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’ne geçti. Burada Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü kapsamında şehit yakınları ve gaziler tarafından hazırlanan rölyef tablo ve vitray sergisinin açılışı yapıldı. Sergiyi açan Vali Şimşek ve beraberindekiler, eserleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Sergi programının ardından anma etkinlikleri devam etti. Katılımcılar, Kadı Burhanettin Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan Çanakkale konulu tiyatro gösterisini izledi.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında üçüncü duruşma günü Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada üçüncü duruşma günü başladı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, önceki celselerde tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının alınmasının ardından, bugün de tutuksuz yargılanan sanıkların ifade işlemlerine devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savcının mütalaa vereceği bekleniliyor. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. İfade işlemleri üçüncü günde de sürüyor Davanın ilk gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, ikinci gün itibarıyla tutuksuz yargılanan sanıkların ifadelerine geçilmişti. Mahkeme heyeti, üçüncü duruşma gününde de tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Sanıkların, haklarındaki suçlamalara ilişkin savunmalarının alındığı duruşmada, dosyada yer alan para transferleri, taşınmazlar, ruhsat ve iskan süreçleri ile çeşitli mali işlemlere ilişkin iddialar değerlendirilmeyi sürdürüyor. 41 sanık yargılanıyor Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer veriliyor. Kapsamlı dosyada, belediyedeki bazı işlemler ve mali ilişkiler çerçevesinde, iskan ve ruhsat süreçlerinden seçim dönemine uzanan çeşitli iddialar da yer alıyor. Duruşma sürüyor Mahkeme heyetinin gün boyunca tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya devam etmesi beklenirken, yargılamanın ilerleyen aşamalarında dosyadaki deliller ve tanık beyanlarının da ele alınacağı öğrenildi "Çorbada tuzun bulunsun" dedi zorlama olmadı 2024 Yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında reklam firmasının yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve Serkan Temuçin aracılığıyla kendisinden fatura ödeme talebi bulunması eylemine ilişkin savunma yapan ve aylık 40 milyon TL aylık geliri olduğunu bildiren Tacir A.Y.: "Belli sektörlerde çeşitli iş kollarında iş yapıyoruz, bir kısmı ortaklıdır. Özellikle ortaklı olan şirketlerde icra kurulunda değilim. Özellikle bahsi geçen Finike dövizin kurucusuyum, 25 yıl önce icra kurulundan ayrıldım, 15 yıl önce yönetim kurulundan ayrıldım. Yaptığı işleri avukatlarıma devrettim, kendileri yapıyorlar. Dosyada adı geçenlerin çoğunu tanımam, adı geçenlerden Muhittin Böcek başkanı uzun yıllardır tanırım, oğlunu da lise çağlarından tanırım. Tanışıklığım vardır ama samimiyetim yok. Zeynep hanımın öz babasını gençlik yıllarından tanırım. Zeynep hanım ve Zuhal hanımı ilk kez burada gördüm. Bana isnat edilen suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Burada yargılanıyorum, delil yok, şahit yok, yönetim kurulunda değilim, detaylara dair bilgim yok. Reklam firmasına yapılan ödeme, sadece seçimlerde yapılır, seçimlerde genelde HDP dışında tüm siyasi partilere yapabildiğim ölçüde destekte bulunurum. Seçim yardımıdır herhangi bir zorlama olmadı, ricada bulunuldu, ben de yardım ettim. Muhittin başkan aradı, "Çorbada tuzun bulunsun" dedi, bundan ibarettir Gökhan böceğin bizzat benden gelip yardım istediğini sanmıyorum, Muhittin başkan vasıtasıyla yardımda bulunmuşumdur ancak. Hiçbir zorlama yok, mağduriyetim ya da beklentim yoktur, her siyasiye yardım ederiz" dedi. Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon ödeme yapılmasına ilişkin eylem nedeniyle de savunma yan A.Y., "Finike dövizde yapılan işlemlerden benim haberim olmaz, Zeynep hanıma sorulsun benim hiçbir iletişimim olmamıştır, ortaklarım M.A. ve E.A. bilir. Ben büyük hissedarım, şirketin kurucusuyum" şeklinde konuştu. "Yıllık bilançomuz 1 milyar doların üzerindedir" Gökhan Böcek’in kurucusu olduğu döviz bürosunda gerçekleştirdiği işlemlere dair açıklamalarda bulunan A.Y., "Olaydan haberim yok, ne olduğunu bilmem. Gözaltından sonra araştırdım, bilgim yok., Benim bu olayda aracı olduğumu sanmıyorum. Avukatlarımı ararım, x kişiye yardımcı olun, beni mahcup etmeyin derim. Gökhan beyin beni aradığını sanmıyorum, ne işleri varsa beni tanıdıkları için döviz bürosuna gidip işlerini görebilirler. Bu süreçlerden önce de bu süreçte de büyükşehir belediyesinin işlerimde zorluk çıkardığı kanuna göre iş yaptıkları için doğrudur. B.Ç. ve M.Y.’yi tanımam, telefonları da yoktur, talimat verdiğim bilgisi doğru değildir. Finike dövizin yıllık bilançosu 1 milyar doların üzerindedir. S.E. ile gözaltında tanıştım, irtibatım yoktur. Türkiye’de Kapalıçarşı başta olmak üzere birçok kuyumcu ve döviz bürosunun altın işi yaptığı söylenir ama Finike Döviz çok kurumsal bir yerdir, altın işi yaptıklarını sanmıyorum. Bırakın kara parayı kayıt dışı bir işe tenezzül etmemiş bir kurumuz" ifadelerini kullandı. "Biz kullanılmışız" Tacir E.A. ise Finike Döviz’de gerçekleşen para transferleri eylemine yönelik şu ifadelere yer verdi: "Antalya’nın önde gelen firmalarındanız, işlem hacmimiz baya yüksektir. Bu olaydan anlaşılıyor ki, biz kullanılmışız. B.Ç. bizden döviz almak için Gökhan Böcek ile geldi, bizim hesabımızda işlem yapmak istediklerini söyledi. İmzaları aldık, paraları teslim ettik. Gökhan, M.Y.’nin Antalya’da iş yapacağını söyledi ve parayı verdik, gönderdik. M.Y.’yi ilk kez gördüğüm için daha sonra biz bu işlemi MASAK a bildirdik. Bu işlemin şüpheli olduğunu bilme şansımız yok, bu olaydan 15-20 gün sonra Gökhan Böcek eşinin döviz işlemi olacağını söyledi. Bankada o kadar müsaitliğimiz yoktu, 70 milyon TL‘lik işlemdi, döviz S.E.’nin iş yerine götürüldü, parayı Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına ilettik. Bizim elemanlar ya da S.E.’nin elemanları göndermiş olabilir, hatırlamıyorum." "B.Ç., ‘parayı Gökhan’ın hesabına aktarın’ dedi" Yine döviz bürosu üzerinden Gökhan Böcek’in hesabına gönderilen transfere ilişkin savunmada bulunan E.A., "B.Ç.’nin Aralık ayında 55 milyon TL’lik işlemi vardı, bankadan geçeceklerini söylediler, tamam yardımcı oluruz dedik, imzalarını aldık, elden nakit aldım şeklinde yazdı. B.Ç. bir gün sonra gelemeyeceğim, parayı Gökhan’ın hesabına aktarın dedi, Gökhan’ın hesabına aktardık. Telefondan rica etti. 55 milyonluk işlemi ilk defa işlem yaptığımız için MASAK’a bildirdik. Bir gün sonraki olan işlemlerde yoktum, yurt dışındaydım" diye konuştu. Mustafa Gökhan Böcek’in kendisine getirmiş olduğu fiziki dövizin altın bozdurma pusulası düzenlenerek babası Muhittin Böcek’e gönderilmesine ilişkin talebi doğrultusunda gider pusulası düzenlediği eylemine ilişkin savunmasını sürdüren E.A., "İfade verirken başka unuttuğunuz olay var mı dediler, Muhitin Böcek olduğundan dolayı hatırladım. Çok zaman önceydi, U.K.Y.’ye yönlendirmiştim. Büyük ihtimal Gökhan Böcek geldi, Muhittin Böceğe ait olduğunu biliyorum, 700 bin TL gibi bir paraydı. Başka bir kuyumculuk firmasına yönlendirdim, işlemi tam olarak hatırlamıyorum. Altın bozdurma ya da döviz bozdurma işlemi olabilir, biz de bu yüzden altınla ilişkilendirilmiş olabiliriz" dedi. "Nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin" Finike Döviz Bürosu yetkilisi tutuksuz yargılanan sanık M.A. ise para transferlerini belediye başkanının oğluna duydukları güven nedeniyle gerçekleştirdiklerini, akıllarına şüpheli bir durum gelmediğini belirterek, şöyle konuştu: "Tüm işlemler E.A. ve ben tarafından yapılmakta. Döviz bürosunda yetkiler bizdedir. İşlem hacmimiz çok yüksek değil aslında, 1 milyar dolar bir ciromuz oluyor. Kara para yada aksi durumlar için büromuzda bir kişiyi görevlendiririz, şüpheli işlemleri yapıldığında sistemimiz bize uyarı verir. Suçlamaları kabul etmiyorum. M.Y. ve B.Ç. isimli kişileri ilk kez gördük. Para banka üzerinden geldi. Bu paranın suç ya da rüşvet parası olduğunu bilmiyorduk. Şehrimizin belediye başkanının oğlu Gökhan Böcek, M.Y. ve B.Ç.’yi getirdi. M.Y., 80 milyon liralık döviz alımı istedi. Yatırım yapmak için Antalya’ya gelen bir iş adamı zannettik. Gökhan Böcek getirdiği için de güvendik. Biz bu işlemleri M.Y.’ye yaptık ve parasını teslim ettik. Halen bu paranın rüşvet parası olduğunu idrak edemiyorum, nasıl bir para kazanılsın ki bu para rüşvet parası olarak verilsin. Daha sonra Zeynep ve Gökhan geldiler. 70 milyon liralık bir döviz istediler. Bizim o gün hesabımızda 6-7 milyon lira vardı. S.E.’ye yönlendirdik. Bir iki gün içinde bu işlemi yapabileceklerini söylediler. Zeynep Kerimoğlu bizden altın faturası istemedi, dövizi banka hesabına istedi. Paradan şüphede duymadık". M.A. da verdiği ifadesinde M.Y. adlı şahsın parayı Gökhan Böcek’in hesabına aktarılmasını istediğini öne sürerek, "M.Y.’nin ortağı olarak Gökhan Böcek’le iş yerimize gelen B.Ç., 55 milyonluk döviz alacağını söyledi, yardım edebileceğimizi söyledik. 1 gün sonra hesabımıza para gönderdi, ‘Ben gelemiyorum, Gökhan’a verir misin’ dedi. Gökhan, iş yerine korumasıyla gelip parayı alarak gitti, 1 gün sonra Gökhan bey ve O.M iş yerimize geldi, 600 bin Euro döviz var, ev almak istiyoruz, yurt dışından getirirken beyan etmedikleri için altın olarak hesabına yatırılmasını istediler. Kara para olduğunu düşünmeden K.A.’yı arayarak, ‘Bu işi yapabilir misin’ dedik, K.A. ‘Yapabilirim’ dedi. Parayı kendisine attık, o da onların hesabına altın bozdurma işlemi olarak gönderdi. Biz tüm işlemleri belediye başkanının oğlu ve ailesi olduğu için güven duygusuyla yaptık. Bu yüksek miktardaki tüm işlemleri MASAK’a zaten şüpheli olarak bildirdik. Biz kullanılmış bir esnafmışız" dedi. "Bize gelen altınların hepsi fiziki" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama eylemine ilişkin bir süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanmasına tutuksuz olarak devam edilen sanık S.E. ise altın ithalatı ve ihracatı işlemleri yaptığını belirterek, "". TL karşılığı döviz yapmıyoruz. Kesinlikle döviz alımı yapılmadı. Yanımda çalışan T. Adlı şahıs beni aradı. Finike Döviz’in yönlendirdiğini söyleyerek altın işlemi olduğunu söyledi. Zeynep Kerimoğlu’nun hesabına 70 milyon liralık işlem yaptık. Bize döviz gelmedi, altın geldi. Bu işlemi de 2 gün de gerçekleştirdik. Biz esnaf arasında borç altın ya da nakit alırız. Ben Finike Döviz’den de aldım. T.A. ile cezaevinde tanıştık. 550 gram civarında bir altın götürdüğünü söyledi. Biz aldık parayı, M.K.’nın hesabına gönderdim. 5 Temmuz günü evdeydim. Muhittin Böcek’in gözaltına alındığını biliyorum. Finike Döviz’in sahipleri KOM’dan çıkınca beni aradılar. ‘Kusura bakma sizi de bu işe dahil ettik’ dedi. Ali Yılmaz’ın yapılan işlemlerden haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi.
Konya Selçuklu’da park güvenliğini artırmaya yönelik önemli bir adım atıldı KONYA (İHA) – Konya’nın merkez Selçuklu ilçesinde park güvenliğinin artırılması ve vatandaşların park alanlarını daha güvenli kullanabilmelerini sağlamak amacıyla Selçuklu Belediyesi ile Konya İl Emniyet Müdürlüğü arasında "Kent Güvenlik Yönetim Sistemi" protokolü imzalandı. Selçuklu Belediyesi, kurumlar arası işbirliği ile yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Konya İl Emniyet Müdürlüğü paydaşlığında huzuru ve güveni artıracak "Kent Güvenlik Yönetim Sistemi"nin protokolü Konya Valisi İbrahim Akın’ın başkanlığında Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek tarafından imzalandı. Proje ile ilçe genelindeki parkların daha güvenli hale getirilmesi ve vatandaşların park alanlarını huzur içinde kullanabilmesi hedefleniyor. 18 parkta kurulacak sistemle; 382 sabit kamera, 14 hareketli kamera ve 31 gözcü kamera olmak üzere toplam 427 kamera ile park alanları 7 gün 24 saat izlenebilir hale getirilecek. 4 etap halinde hayata geçirilmesi planlanan projenin ilk etap çalışmaları 5 parkta başlayacak. Proje ile park alanlarında güvenlik seviyesinin artırılmasının yanı sıra kamu düzeninin desteklenmesi ve vatandaşların sosyal alanları daha güvenli şekilde kullanmasının sağlanması amaçlanıyor. Başkan Pekyatırmacı: "Parklarımızın güvenliğini artıracak önemli bir işbirliğini hayata geçiriyoruz" Selçuklu Belediyesi olarak kurumlarla işbirliği noktasında önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Bu zamana kadar yaptığımız işbirliği faaliyetlerinin belki de en önemlisini hayata geçirmiş olacağız. Belediyecilik noktasında sadece temel belediyecilik hizmetleri değil, bunun dışında vatandaşlarımızın her türlü isteği, beklentisi bizim için önemli. Bu noktada eğitim, sağlık, kültür, spor gibi farklı alanlarda kurumlarımızla işbirliği yapıyoruz. Emniyet Müdürlüğümüzle özellikle ilçemiz sınırları içerisinde bulunan parklarınızın daha güvenli hale gelmesi, vatandaşlarımızın huzur içerisinde, güvenli bir şekilde çocuklarıyla, aileleriyle birlikte parklarımızda rahat bir şekilde vakit geçirmeleri anlamında parklarımızın güvenliğini artıracak, emniyetimizin denetim noktasında denetimini kolaylaştıracak önemli bir birlikteliği, işbirliğini inşallah bu protokol ile hayata geçirmiş olacağız. İlçemiz sınırları içerisinde bulunan 18 parkta Emniyet Müdürlüğümüzle birlikte 382 sabit, 14 hareketli ve 31 de gözcü olmak üzere 427 kameranın hem inşası, yerleştirilmesi, montajı hem de bunların kontrolü ile ilgili bir protokolü inşallah hayata geçiriyoruz. Bu parklardaki çalışmaları yaparken Selçuklu Belediyesi olarak hem altyapı hizmetlerinin yapımı noktasında görev üstlenmiş bulunuyoruz. Emniyet Müdürlüğümüz de yine bu kameraların montajı, gözcü kameraların temini ve yerleştirilmesi daha sonrasında da bunların tamamının denetimi, kontrolü noktasında inşallah faaliyetlerini icra etmiş olacak. Buradaki protokolümüzün, yapacağımız çalışmanın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Şehrimizin, ilçemizin güvenliği bakımından İl Emniyet Müdürlüğümüz bütün noktalarda hassasiyetle çalışmasını sürdürüyor. Hem ana arterlerimizde hem vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu bölgelerde çok önemli faaliyetler yapılıyor. İnşallah parklarımızda yapacağımız bu çalışma neticesinde şehrimizin ve ilçemizin güvenliği anlamında yine vatandaşlarımızın yoğun olarak bulundukları, hizmet aldıkları bölge olarak parklarımızı da daha güvenli hale getirmiş olacağız. Bu ilk etap 18 parkımızdaki çalışmaları bitirdikten sonra ihtiyaç durumunda diğer parklarımızda da Emniyet Müdürlüğümüzle birlikte yine kontrollü bir şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz. İnşallah yapacağımız çalışmalar hayırlı neticeler verir. Bu protokol vesilesiyle başta valimize, il emniyet müdürümüze ve tüm ekibine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi. İl Emniyet Müdürü Yüksek: "Vatandaşlarımızın daha sakin, daha huzurlu bir şekilde parklarda vakit geçirmesinin önünü açacağız" Konya’da emniyeti ve huzuru kalıcı kılmak amacıyla emniyet teşkilatının çalışmalarına devam ettiğini söyleyen Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ise, "Selçuklu bölgemizde 900’ün üzerinde açık alanda irili ufaklı parkın olduğunu müşahede ettik. Bunların eksikliklerine yönelik çalışmalarımızı yaptık. Özellikle vatandaşlarımızın akşam saatlerinde huzurlu ve bereketli vakit geçirmesi amacıyla parkların sıklıkla kullandığını müşahede ediyoruz. Bu kapsamda da eksiklerini gideriyoruz. Özellikle yerel yöneticilerimiz, belediyelerimiz hem Selçuklu hem Karatay hem de Meram Belediyelerimizle ortak işbirliği yaptık. Geçen sene bir kısmını tamamlamıştık. Bu sene de özellikle Selçuklu’da kalan parklarımızın eksiklerinin giderilmesi amacıyla çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İlk etapta 18 park, daha sonra da 50’ye yakın parkın eksiklerini giderilmesi amacıyla çalışmalarımızı yapıyoruz ve inşallah burada protokolünü yapacağımız 400’ün üzerinde kamerayla bunu taçlandıracağız" diye konuştu. Konya Valisi Akın: "Vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarından olan bir konuda önemli iş birliği yapılıyor" Selçuklu’nun 700 bin nüfusuyla Konya’nın en büyük ilçesi olduğunu belirten Konya Valisi İbrahim Akın da, "Selçuklu Belediyemiz bugüne kadar hem eğitimde hem sağlıkta hem de sporda ciddi işbirliklerine imza attı. Güvenlik hizmeti gibi vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarından biri olan bir konuda İl Emniyet Müdürlüğümüzle iş birliği yapılıyor. İlçemizde bulunan 18 parka, 427 kamera ile bu parkların daha güvenli hale gelmesi, vatandaşlarımızın aileleriyle, çocuklarıyla birlikte huzur ve güven ortamı içerisinde parklardan istifade edebilmeleri amacıyla protokol imzalıyoruz. İnşallah bu işbirliğimiz her alanda olduğu gibi güvenlik alanında da önümüzdeki dönemde yine devam edecektir" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından "Kent Güvenlik Yönetim Sistemi"nin işbirliği protokolü imzalandı.