EĞİTİM - 10 Şubat 2026 Salı 11:27

Rektör Hacımüftüoğlu, istişare toplantısına katıldı

A
A
A
Rektör Hacımüftüoğlu, istişare toplantısına katıldı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin 52’nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla, bölge üniversitelerinin rektörlerini bir araya getiren kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.


Toplantıya; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun da aralarında bulunduğu, çevre illerden 21 üniversitenin rektörü katılım sağladı. Yükseköğretim alanında yürütülen çalışmaların ele alındığı toplantıda; üniversitelerin toplumsal sorumlulukları, bölgesel kalkınmadaki rolleri, akademik iş birlikleri ve ortak proje olanakları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.


Başkan Özvar: "Üniversitemiz, Cumhuriyet Hafızasında Müstesna Bir Yere Sahiptir"


Programda, üniversitenin köklü geçmişine vurgu yapan YÖK Başkanı Özvar, Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin Türk yükseköğretimindeki yerine dikkat çekerek: "Anadolu’nun ilim, irfan ve Cumhuriyet hafızasında müstesna bir yere sahip olan Sivas’ta kurulan üniversitemiz, yarım asrı aşkın bir süredir eğitim, araştırma ve topluma hizmet misyonuyla Türk yükseköğretiminde önemli bir yere sahiptir. Bu vesileyle Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52. kuruluş yıl dönümünü bir kez daha içtenlikle kutluyor; üniversitemize akademik başarılarla dolu nice yıllar, tüm mensuplarına sağlık, huzur ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.


"Üniversiteler, Bulundukları Şehirlerin Gelişimi İçin Stratejik Bir Misyon Üstlenmektedir"


Toplantı kapsamında görüşlerini paylaşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehirlerin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine sundukları katkılarla da stratejik bir misyon üstlendiğini vurguladı. Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, yükseköğretimde kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesinin, ortak akıl ve sinerji oluşturulması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu tür istişare toplantılarının sürdürülebilir ve nitelikli bir yükseköğretim sistemi için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti.


Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin 52’nci kuruluş yıl dönümünü kutlayan Rektör Hacımüftüoğlu, nazik misafirperverliği için Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül’e teşekkür etti.


Ev sahipliğini üstlenen Rektör Şengönül ise, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle üniversiteye konuk olan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve toplantıya katılan tüm rektörlere teşekkür ederek, üniversiteler arası dayanışma ve istişare kültürünün güçlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Toplantı, yükseköğretimde ortak vizyonun geliştirilmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak yeni iş birliği alanlarının değerlendirilmesi temennileriyle sona erdi.


Rektör Hacımüftüoğlu, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini Ziyaret Etti


Programın ardından Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesini ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ile bir araya gelen Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, üniversite bünyesinde yürütülen akademik ve teknolojik çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İki rektör, üniversitenin araştırma altyapısını yerinde inceleyerek laboratuvarlarda devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı; bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.



Rektör Hacımüftüoğlu, istişare toplantısına katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da siber güvenlik zirvesi: "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak" Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi’nde, savunma sanayinde yerlileştirme, siber güvenlikte inovasyon ve gençlerin rolü ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı yetkilileri, siber güvenlikte asıl oyun değiştiricinin gençlerin fikirleri olacağını vurguladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi düzenlendi. Savunma Sanayii Başkanlığı, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Türkiye Siber Vatan programından yetkililerin katıldığı bu programda; siber güvenlikte yerlileştirme stratejisi, kişisel verilerin korunması, dijital dünyada bireysel güvenlik, SİBERVATAN Programı ve SİBERAY ile ilgili konuşma ve panel oturumları gerçekleştirildi. Akademisyenler, üniversite öğrencileri, kamu kurumları ve özel sektör temsilcileri programa katıldı. "Siber güvenlik ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir" Programda ilk olarak konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletlerin altyapıları, kurumların iş süreçleri, üniversitelerin akademik verileri ve bireylerin günlük yaşamları büyük ölçüde dijital ortama taşınmıştır. Bu dönüşüm bizlere büyük imkânlar sunarken, aynı ölçüde ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bugün bir ülkenin enerji sistemleri, bankacılık altyapısı, ulaşım ağları, sağlık hizmetleri ve hatta savunma mekanizmaları siber uzayda hedef alınabilmektedir. Artık savaşlar yalnızca karada, havada ya da denizde değil; klavyelerle, algoritmalarla ve veri merkezleri üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle siber güvenlik, yalnızca bir bilişim konusu değil; ulusal egemenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir. Bu perspektifinden baktığımızda, siber güvenliği güçlü olmayan bir devlet; dış müdahalelere, ekonomik kayıplara ve itibar zedelenmesine açık bir yapı demektir. Nitelikli insan kaynağına, güçlü akademik çalışmalara ve yerli teknolojilere yatırım yapmadan, bu alanda sürdürülebilir bir güvenlikten söz etmemiz mümkün değildir. Üniversiteler olarak bizim sorumluluğumuz tam da burada başlamaktadır. Siber güvenlik alanında yapılacak her akademik çalışma, her disiplinler arası yaklaşım ve her yetiştirilen nitelikli insan kaynağı; ülkemizin dijital geleceğine yapılmış bir yatırımdır. Ancak mesele yalnızca devletler ve kurumlarla sınırlı değildir. Bireysel düzeyde siber güvenlik, artık herkesin günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kişisel verilerimizin korunması, dijital kimliğimizin güvenliği, özel hayatımızın mahremiyeti; hepsi siber güvenlik bilinciyle doğrudan ilişkilidir. Ve doğru önlemler alınmadığında ciddi tehditlerle karşı karşıya kalınabilmektedir. "Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır" Savunma Sanayi Başkanlığı Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Murat Çizgel, "Bugün itibarıyla savunma sanayinde girmediğimiz bir ürün, yapmadığımız bir platform; önümüzdeki dönem itibarıyla da yurt dışına satmayacağımız bir platform yok. Hepsini bir şekilde Allah’ın izniyle gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Savunma sanayinde bu noktaya gelmenin temel sebeplerinden birincisi inançtır. Yapabileceğimize ve daha da önemlisi bunu yapmamız gerektiğine inandık. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı bize şunu göstermiştir: Başkasının silahıyla ancak onun izin verdiği ölçüde sahada güçlü olabiliyorsunuz. Türkiye olarak hem kendi coğrafyamızda hem de dost ve müttefik ülkelerle birlikte güçlenme politikası izleyen bir ülke olarak, savunma sanayisini kendimiz üretmediğimiz takdirde savaş alanında gerçek anlamda güçlü olamayacağımızı gördük. Yaklaşık 25 yıl önce bu bir inançtı; "Ben bunu yapmak zorundayım ve yapabilirim." Ancak sadece inanmak yeterli değildi, bunun için bir strateji ortaya koymak gerekiyordu. Strateji, bugünden yarına sonuç alınabilecek bir süreç değildir. Öncelikle "yapmayı öğrenmek" kavramını oluşturduk ve yabancılarla iş yaparken onlardan nasıl yapılacağını öğrendik. Daha sonra sözleşmelerimizi bu doğrultuda oluşturduk ve süreçleri daha iyi kavradık. Ardından ortak üretim aşamasına geçtik; Biz de bir şeyler yapmaya başlayabiliriz, gelin beraber yapalım dedik. Bu süreçte kendimize olan güvenimiz daha da arttı. 2004 yılı çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yıl, artık belli bir noktaya geldiğimizi ve kendi gücümüzle bir şeyler yapabileceğimizi gördük; siyasi irade ortaya kondu ve bugün adını andığımız birçok savunma sanayi ürününün yurt içinde geliştirilmesi kararı alındı. Çünkü inovasyonun en güçlü olduğu dönem, siz gençlerin şu anda sahip olduğu hayal gücüdür. Siber güvenlik alanında, uçak geliştirmek gibi devasa altyapılar kurmaya ihtiyaç olmadığını biliyoruz. Burada sizlerden beklentimiz; olmayanı, farklı olanı düşünmeniz ve hayallerinizi gerçeğe dönüştürmenizdir. Devlet olarak gençlerimize diyoruz ki, inovatif fikirlerinizle bize destek olun; biz de devlet olarak bu inovatif fikirleri öncelikli olarak destekleyelim. Yerli olmayan, henüz millîleştiremediğimiz ürünler varsa, onları yerli hâle getirmek için devlet desteği sunmaya devam edeceğiz. Ancak biri çıkıp ’Ben klasik bir firewall yerine farklı bir yapı öneriyorum ve bu yapı çok daha iyi olacak. Biz bunu üç arkadaş düşündük, lütfen bizi destekleyin’ dediğinde, bizim önceliğimiz bu inavasyon fikirler olacaktır. Çünkü bu tür yaklaşımların küresel ölçekte başarı şansı çok daha yüksektir. Artık 25–30 yıldır yapılan bir ürünün yerine yeni bir yaklaşım sunduğunuzda ve bunun çok daha güvenli olduğunu ortaya koyduğunuzda, sürdürülebilir bir ürün geliştirmiş olursunuz. Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır. Bizler de devlet olarak bu fikirlerin destekçisi olacak ve sizlerin yanında duracağız. Elbette yerli olmayan siber güvenlik ürünlerini millîleştirme hedefimiz devam etmektedir; ancak inovatif yaklaşımlarla bize gelmeniz durumunda bu fikirler destekleme süreçlerinde çok daha öncelikli olacaktır. Bunun haricinde de devletin sizlere sunması gereken destekler bulunmaktadır" diye konuştu. Programda ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen de bilişim suçlarının bireysel etkileri üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Programa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu katıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin bilgilendirmesiyle program sona erdi.
Bilecik Bilecik’te çöp tesisinin suyu kesilince salgın riski oluştu Bilecik’te çöp bertaraf işi yapan Biosun Entegre Katı Atık Tesisi ile Karasu Su Birliği arasında yaşanan anlaşmazlık sonrası tesisin suyu kesilirken kentte salgın riski oluştu. Bilecik Belediyeler Birliğine bağlı Biosun Entegre Katı Atık Tesisi ile CHP’li Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı’nın başkanlığını yürüttüğü Karasu Su Birliği arasında sayaç, abonelik ve metreküp fiyatının 5 TL’den 50 TL’ye çıkarılmak istenmesi üzerine anlaşmazlık yaşandı. Bilecik Karasu İçme Ve Kullanma Suyu İşletme Birliği Başkanlığı bunun üzerine tesisin 8 yıldır kullandığı suyu kesti. Yaşanan su kesintisi sonrası firma çevre ilçe ve köylerde tankerler su taşımaya başladı. Hal böyle olunca günde 200-225 ton çöpün toplandığı tesiste su sıkıntısı yaşanmaya başladı. İlgili kurumlara salgın riskine karşı dilekçe verdiler Biosun Entegre Katı Atık Tesisi yetkileri yaşanan bu olaylardan sonra Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne yazı yazdı. Yazıda, Bilecik’in evsel nitelikli katı atıklarının ve tıbbi atıklarının toplandığı tesiste bulunan işçilerin hijyeninin sağlanamadan şehre dağıldığı, evsel nitelikli katı atıkları ve tıbbi atıkları toplayan araçların yıkanması ve dezenfektesinin yapılamadığı konularına değinildi. Ayrıca dilekçede bu hususun Bilecik halkında salgına sebebiyet verebileceği bildirildi.
Mersin Mersin’de sağlıksız ürün satan kantine ceza Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde, okul kantinlerine yönelik denetimlerini sürdüren zabıta ekipleri, sağlıksız ürün sattığı tespit edilen bir kantin işletmecisine idari para cezası uyguladı. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki okullarda bulunan kantinlere yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. İkinci eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla birlikte sıklaştırılan denetimlerde, öğrencilerin sağlığını tehdit edebilecek unsurlar titizlikle inceleniyor. Ekipler tarafından gerçekleştirilen kontrollerde; menşei belli olmayan, merdiven altı üretim olarak tabir edilen, son kullanma tarihi geçmiş ya da bozulmuş ürünlerin satışa sunulup sunulmadığı denetlendi. Ayrıca kantinlerin genel hijyen durumu, gıda muhafaza şartları ve çalışan personelin temizlik kurallarına uyumu da kontrol edildi. Denetimler sırasında, öğrenci sağlığını tehdit edebilecek nitelikte ürünlerin satışını yaptığı belirlenen bir kantin işletmecisine idari para cezası kesildi. Ruhsatı bulunmadığı tespit edilen bir kantin işletmesine ise eksikliklerini gidermesi için yasal süre tanındı. Denetimlerle ilgili açıklama yapan Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, çocukların sağlığının öncelikleri olduğunu belirterek, "Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlığı bizim kırmızı çizgimizdir. Okul kantinlerinde satılan her ürün, hijyenik ve mevzuata uygun olmak zorundadır. Uyarılarımıza rağmen sağlıksız ürün satışına devam eden ya da eksiklerini gidermeyen işletmelere bir sonraki denetimlerde yasa gereği cezai işlem uygulanacaktır" dedi. Sivaslıoğlu, belediye yönetiminin talimatları doğrultusunda öğrencilerin ve velilerin güvenle alışveriş yapabilmesi için denetimlerin düzenli olarak sürdürüleceğini kaydetti.
Adıyaman ‘Adıyaman’ı geleceğe hazırlamak’ temalı iklim değişikliği çalıştayı düzenlendi Adıyaman Üniversitesi tarafından "Adıyaman’ı geleceğe hazırlamak" temasıyla düzenlenen iklim değişikliği çalıştayı, kamu kurumları ile akademik çevreleri bir araya getirdi. Adıyaman Üniversitesi Mustafa Vehbi Koç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin, kurum müdürleri, STK temsilcileri ile üniversitenin akademik ve idari personeli ile öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan Başkan Tutdere, iklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük yaşamda doğrudan hissedildiğini belirterek, bu sürece bilimsel veriler ışığında hazırlanmanın zorunlu olduğunu ifade etti. Tutdere, üniversite-yerel yönetim iş birliğinin sürdürülebilir şehirler açısından kritik rol oynadığını dile getirdi. Başkan Tutdere, "İklim değişikliği ve ortaya çıkardığı sonuçlar hepimizin hayatını doğrudan etkiliyor. Adıyaman olarak bu küresel sorunun etkilerini özellikle içme suyu alanında uzun süredir yaşıyoruz. Atalarımızın gürül gürül aktığını anlattığı pınarların büyük bir kısmı kurudu ya da ciddi debi kaybı yaşadı. Kentlerimizi yeni şartlara hazırlamak, insanlarımızın iklim değişikliğinden en az düzeyde etkilenmesini sağlamak; ancak bilimsel çalışmalar, toplantılar ve bu çalıştaylar sonucunda ortaya konulacak yol haritalarıyla mümkündür. Üniversiteler bulundukları şehirlere ışık tutan çok kıymetli kurumlardır. Akademisyenlerimizin ortaya koyduğu çalışmalar ve öğrencilerimizin aldığı eğitim, hem kentimiz hem de ülkemiz için büyük önem taşıyor. Adıyaman Belediyesi olarak, bu şehri geleceğe hazırlarken bilimin rehberliğinde hareket etmeye devam edeceğiz. Katkı sunan tüm kurumlara ve akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından başlayan çalıştay, teknik sunumlarla devam etti. Adıyaman Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürü Ali Çoktaşar, belediyenin içme suyu projeleri, su kaynaklarının verimli kullanımı ve yeraltı suyu potansiyeline ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Sitilce bölgesindeki mevcut arıtma tesisinin kapasitesinin deprem konutlarıyla birlikte artırılacağı, günlük hizmet verilen nüfusun 180 binden 250 bine çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca, değişen yağış rejimi nedeniyle sel ve taşkın risklerinin arttığına dikkat çekilerek, mevcut isale hatlarının kentin artan nüfusunu karşılamakta yetersiz kaldığı ifade edildi. Bu kapsamda, Atatürk Barajı’ndan Adıyaman’a içme suyu temini projesine ilişkin çalışmaların başlatıldığı, 13 Ocak’ta yer tesliminin yapıldığı ve proje sürecinin devam ettiği bilgisi paylaşıldı. Üç oturumdan oluşan çalıştay, iklim değişikliğiyle mücadelede uyum ve azaltım politikalarının yerel düzeyde güçlendirilmesi, kurumlar arası iş birliğinin artırılması ve ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedefiyle sona erdi.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da bomba yapıp patlatan 4 şüpheli tutuklandı Gaziosmanpaşa’da hasımlarının oturduğu sokağın köşesine el yapımı saatli bomba hazırlayarak patlatan 2’si yaşı küçük 4 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderilirken, bombanın patladığı anlar kameraya yansıdı. 27 Ocak tarihinde Gaziosmanpaşa, Bağlarbaşı Mahallesi’nde büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada can kaybı veya yaralanma yaşanmadı. Patlamanın ardından çıkan yangın çevredeki vatandaşların yardımıyla söndürüldü. Asayiş Şube Müdürlüğü, Gasp Büro Amirliği ve Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından olayla ilgili ortaklaşa çalışma başlatıldı. Anne ve çocuğu şans eseri kurtuldu Yapılan incelemelerde patlamaya el yapımı zaman ayarlı bir bombanın sebep olduğu tespit edildi. Polis ekipleri patlama anına ait güvenlik kamerası görüntülerine ulaştı. Görüntülerde bir kişinin bombayı sokağın köşesine bırakarak olay yerinden hızla uzaklaştığı görüldü. Bombanın olduğu sokağa doğru yürüyen bir anne ve çocuğunun birkaç metreyle yaralanmaktan kurtuldukları anlar güvenlik kamerası görüntülerine yansıdı. Şüpheliler 4 farklı araç değiştirdi Polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonucunda şüphelilerin olay yerinden yaya olarak kaçtığı, bir süre sonra araç değiştirdikleri tespit edildi. 400 saatlik kamera görüntüsü inceleyen polis ekipleri, şüphelilerin 4 farklı araç değiştirerek kaçmaya çalıştıklarını belirledi. Gasp Büro Amirliği ekipleri yaptıkları çalışmalar sonucunda kimliklerini tespit ettikleri 4 şüpheliye yönelik operasyon düzenledi. Gaziosmanpaşa ve Beykoz ilçelerinde yapılan operasyonda şüpheliler H.Ö. (43), E.A. (41) ile yaşları küçük olan 14 yaşındaki S.Y.T. ve 17 yaşındaki A.B. gözaltına alındı. Bomba yapmayı internetten izledikleri videolarda öğrenmişler Şüphelilerin emniyetteki sorgularında bomba yapmayı internet üzerinden seyrettikleri videolardan öğrendikleri tespit edildi. Şüphelilerden 14 yaşındaki S.Y.T.’nin daha önceden 11 suç kaydı olduğu belirtilirken bir dosyadan ise arandığı ortaya çıktı. 4 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.