EĞİTİM - 10 Şubat 2026 Salı 13:29

Samsun’da siber güvenlik zirvesi: "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak"

A
A
A
Samsun’da siber güvenlik zirvesi:  "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi’nde, savunma sanayinde yerlileştirme, siber güvenlikte inovasyon ve gençlerin rolü ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı yetkilileri, siber güvenlikte asıl oyun değiştiricinin gençlerin fikirleri olacağını vurguladı.


Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Samsun İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde I. Samsun Siber Güvenlik Zirvesi düzenlendi. Savunma Sanayii Başkanlığı, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ve Türkiye Siber Vatan programından yetkililerin katıldığı bu programda; siber güvenlikte yerlileştirme stratejisi, kişisel verilerin korunması, dijital dünyada bireysel güvenlik, SİBERVATAN Programı ve SİBERAY ile ilgili konuşma ve panel oturumları gerçekleştirildi. Akademisyenler, üniversite öğrencileri, kamu kurumları ve özel sektör temsilcileri programa katıldı.



"Siber güvenlik ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir"


Programda ilk olarak konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletlerin altyapıları, kurumların iş süreçleri, üniversitelerin akademik verileri ve bireylerin günlük yaşamları büyük ölçüde dijital ortama taşınmıştır. Bu dönüşüm bizlere büyük imkânlar sunarken, aynı ölçüde ciddi riskleri de beraberinde getirmiştir. Bugün bir ülkenin enerji sistemleri, bankacılık altyapısı, ulaşım ağları, sağlık hizmetleri ve hatta savunma mekanizmaları siber uzayda hedef alınabilmektedir. Artık savaşlar yalnızca karada, havada ya da denizde değil; klavyelerle, algoritmalarla ve veri merkezleri üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle siber güvenlik, yalnızca bir bilişim konusu değil; ulusal egemenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal huzurun temel unsurlarından biridir. Bu perspektifinden baktığımızda, siber güvenliği güçlü olmayan bir devlet; dış müdahalelere, ekonomik kayıplara ve itibar zedelenmesine açık bir yapı demektir. Nitelikli insan kaynağına, güçlü akademik çalışmalara ve yerli teknolojilere yatırım yapmadan, bu alanda sürdürülebilir bir güvenlikten söz etmemiz mümkün değildir. Üniversiteler olarak bizim sorumluluğumuz tam da burada başlamaktadır. Siber güvenlik alanında yapılacak her akademik çalışma, her disiplinler arası yaklaşım ve her yetiştirilen nitelikli insan kaynağı; ülkemizin dijital geleceğine yapılmış bir yatırımdır. Ancak mesele yalnızca devletler ve kurumlarla sınırlı değildir. Bireysel düzeyde siber güvenlik, artık herkesin günlük yaşamını doğrudan ilgilendiren bir konudur. Kişisel verilerimizin korunması, dijital kimliğimizin güvenliği, özel hayatımızın mahremiyeti; hepsi siber güvenlik bilinciyle doğrudan ilişkilidir. Ve doğru önlemler alınmadığında ciddi tehditlerle karşı karşıya kalınabilmektedir.



"Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır"


Savunma Sanayi Başkanlığı Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Murat Çizgel, "Bugün itibarıyla savunma sanayinde girmediğimiz bir ürün, yapmadığımız bir platform; önümüzdeki dönem itibarıyla da yurt dışına satmayacağımız bir platform yok. Hepsini bir şekilde Allah’ın izniyle gerçekleştiriyoruz ve gerçekleştirmeye de devam edeceğiz. Savunma sanayinde bu noktaya gelmenin temel sebeplerinden birincisi inançtır. Yapabileceğimize ve daha da önemlisi bunu yapmamız gerektiğine inandık. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtı bize şunu göstermiştir: Başkasının silahıyla ancak onun izin verdiği ölçüde sahada güçlü olabiliyorsunuz. Türkiye olarak hem kendi coğrafyamızda hem de dost ve müttefik ülkelerle birlikte güçlenme politikası izleyen bir ülke olarak, savunma sanayisini kendimiz üretmediğimiz takdirde savaş alanında gerçek anlamda güçlü olamayacağımızı gördük. Yaklaşık 25 yıl önce bu bir inançtı; "Ben bunu yapmak zorundayım ve yapabilirim." Ancak sadece inanmak yeterli değildi, bunun için bir strateji ortaya koymak gerekiyordu. Strateji, bugünden yarına sonuç alınabilecek bir süreç değildir. Öncelikle "yapmayı öğrenmek" kavramını oluşturduk ve yabancılarla iş yaparken onlardan nasıl yapılacağını öğrendik. Daha sonra sözleşmelerimizi bu doğrultuda oluşturduk ve süreçleri daha iyi kavradık. Ardından ortak üretim aşamasına geçtik; Biz de bir şeyler yapmaya başlayabiliriz, gelin beraber yapalım dedik. Bu süreçte kendimize olan güvenimiz daha da arttı. 2004 yılı çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu yıl, artık belli bir noktaya geldiğimizi ve kendi gücümüzle bir şeyler yapabileceğimizi gördük; siyasi irade ortaya kondu ve bugün adını andığımız birçok savunma sanayi ürününün yurt içinde geliştirilmesi kararı alındı. Çünkü inovasyonun en güçlü olduğu dönem, siz gençlerin şu anda sahip olduğu hayal gücüdür. Siber güvenlik alanında, uçak geliştirmek gibi devasa altyapılar kurmaya ihtiyaç olmadığını biliyoruz. Burada sizlerden beklentimiz; olmayanı, farklı olanı düşünmeniz ve hayallerinizi gerçeğe dönüştürmenizdir. Devlet olarak gençlerimize diyoruz ki, inovatif fikirlerinizle bize destek olun; biz de devlet olarak bu inovatif fikirleri öncelikli olarak destekleyelim. Yerli olmayan, henüz millîleştiremediğimiz ürünler varsa, onları yerli hâle getirmek için devlet desteği sunmaya devam edeceğiz. Ancak biri çıkıp ’Ben klasik bir firewall yerine farklı bir yapı öneriyorum ve bu yapı çok daha iyi olacak. Biz bunu üç arkadaş düşündük, lütfen bizi destekleyin’ dediğinde, bizim önceliğimiz bu inavasyon fikirler olacaktır. Çünkü bu tür yaklaşımların küresel ölçekte başarı şansı çok daha yüksektir. Artık 25–30 yıldır yapılan bir ürünün yerine yeni bir yaklaşım sunduğunuzda ve bunun çok daha güvenli olduğunu ortaya koyduğunuzda, sürdürülebilir bir ürün geliştirmiş olursunuz. Siber güvenlik alanında asıl oyun değiştirici olan sizlerin fikirleri olacaktır. Bizler de devlet olarak bu fikirlerin destekçisi olacak ve sizlerin yanında duracağız. Elbette yerli olmayan siber güvenlik ürünlerini millîleştirme hedefimiz devam etmektedir; ancak inovatif yaklaşımlarla bize gelmeniz durumunda bu fikirler destekleme süreçlerinde çok daha öncelikli olacaktır. Bunun haricinde de devletin sizlere sunması gereken destekler bulunmaktadır" diye konuştu.


Programda ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turgut Türkmen de bilişim suçlarının bireysel etkileri üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Programa ayrıca Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu katıldı. Samsun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin bilgilendirmesiyle program sona erdi.



Samsun’da siber güvenlik zirvesi:  "Siber güvenlikte asıl oyun değiştirici gençlerin fikirleri olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa Büyükşehir, "Sağlığı Geliştiren Belediye" ünvanını yeniledi Bursa Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Bakanlığı’nın sağlıklı şehir bilinci oluşturmak için başlattığı ’Sağlığı Geliştiren Belediye’ (SAGEB) belgesine sahip ilk Büyükşehir Belediyesi olma ünvanını 3 yıl süreyle yeniden tescilledi. "Güçlenen, Güvenli, Gelişen, Geçinen ve Gülümseyen Bursa" vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, SAGEB programının teknik gerekliliklerini, vatandaş odaklı ve kapsayıcı bir kent yönetimi anlayışıyla bütünleştirdi. ’Bursa Taahhüdü’ ile global düzeyde sağlıklı şehirler hareketine yön veren Büyükşehir, aktif yaşam merkezlerinden evde bakım ve ambulans hizmetlerine, Sağlık Otobüsü projesinden herkes için erişilebilir kent uygulamalarına, madde bağımlılığıyla mücadele ve psikolojik destek hizmetlerinden sağlıklı beslenme ve yaşam hizmetlerine kadar pek çok alanda halk sağlığını önceleyen projelere imza atarak ’Sağlığı Geliştiren Belediye’ olma ünvanını 3 yıl daha yeniledi. "Halk sağlığını önceleyen bir anlayışa sahibiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak ’Sağlığı Geliştiren Belediye’ belgesini sürdürülebilir olma özelliği ile ikinci kez tescillediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’da yaşayan tüm vatandaşların sağlıklı birer birey olmalarını önemsediklerini ve bu amaç doğrultusunda projeler üretmeye devam ettiklerini söyledi. Başkan Bozbey, "Halk sağlığına önceleyen bir anlayışına sahibiz. Yerel yönetimler olarak vatandaşlarımıza sahip çıkma sorumluluğundayız. Ayrıca tüm ekibimizle birlikte, kentimizdeki sağlık alanındaki tüm olumsuzluklara karşı durmaya, sorunları en aza indirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Belgemizin 3 yıl için daha tescillenmesi son derece kıymetli. Bu başarının elde edilmesine katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Muğla Muğlaspor Futbol Akademisi geleceğin yıldızlarını yetiştiriyor 1967’den bu yana Muğla futbolunun temel taşı olan Muğlaspor, Futbol Akademisi’nde bilimsel antrenman modeli, veriye dayalı gelişim sistemi ve karakter eğitimiyle altyapıda farkını ortaya koyuyor. 6-18 yaş arası sporcular, profesyonel değerlendirmelerle yeşil-beyazlı ekibi geleceğe hazırlanıyor. 2. lig A grubunda bir maç eksiği ile ikinci sırada yerz alan Muğlaspor, yalnızca sahadaki başarılarıyla değil, altyapıya verdiği önemle de Muğla’nın spor kültürünü yaşatıyor. Bu vizyonun sahaya yansıyan en güçlü adımı ise Muğlaspor Futbol Akademisi. Oyuncu İzleme Departman Sorumlusu Fuat Bozdemir öncülüğünde yürütülen akademik çalışmaları, ’Yetenek tek başına yetmez’ anlayışıyla gençleri profesyonel geleceğe hazırlıyor. Plansız çalışmanın doğurabileceği sakatlık riskleri ve motivasyon kayıplarının önüne geçmeyi hedefleyen akademi sistemi; doğru temel, doğru tekrar ve doğru yönlendirme prensipleri üzerine kuruldu. Antrenmanlar sadece sahada yapılmıyor; ölçülüyor, analiz ediliyor ve verilerle sürekli geliştiriliyor. Muğlaspor Akademisi’nde her sporcu için kişiye özel gelişim planı uygulanırken, Fuat Bozdemir’in vurguladığı sistem; net hedeflerin belirlendiği ve planlı uygulamaların hayata geçirildiği bir yapı üzerine kuruluyor. 6-18 yaş arası gençlere önemli bir fırsat sunan akademide, yeşil-beyazlı ruhla yetişen çocuklar takım olmayı, saygıyı ve çalışma disiplinini öğrenirken; aidiyet duygusunun güçlendiği, doğru alışkanlıkların kazandırıldığı profesyonel bir atmosferde gelişimlerini sürdürüyor.
İstanbul Miilux OY, FNSS ve Nurol Makina Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi Türkiye savunma sanayiinin önde gelen firmaları Miilux OY-FNSS ve Nurol Makina güç birliği protokolü için bir araya geldi. FNSS ve Nurol Makina’nın gerçekleştireceği projelerde ihtiyaç duyacağı tüm zırh çeliği, Türkiye’nin önde gelen yerli üreticilerinden Miilux OY Türkiye tarafından temin edilecek. Bu kapsamda 3 firma arasında gerçekleştirilen "Teknik İş Ortaklığı Protokolü", World Defense Show’da FNSS standında imzalandı. Türkiye’nin zırh çeliği alanında dışa bağımlılığını ortadan kaldırma ve millileşme hedefi ile OYAK’ın şirketleri arasına kattığı Miilux OY, FNSS Savunma Sistemleri A.Ş. ve Nurol Makina ile Türk savunma sanayii için güçlerini birleştirdi. Savunma sanayiine katkı sağlayacak, global pazarda Türkiye’nin gücünü artıracak "Miilux OY - FNSS - Nurol Makina Teknik İş Ortaklığı Protokolü" imza töreni, World Defense Show’da bugün gerçekleştirildi. FNSS’nin standında yapılan imza törenine taraf şirketlerin üst düzey yöneticileri ve ziyaretçiler katıldı. Protokol kapsamında, FNSS ve Nurol Makina’nın üretimleri sırasında ihtiyaç duyacağı tüm zırh çeliği, Türkiye’nin önde gelen yerli zırh çeliği üreticilerinden Miilux OY’dan temin edilecek. Mevcut yurt içi ve yurt dışı projeler dikkate alınarak, talebin karşılanabilmesi amacıyla Miilux OY’un üretim hatlarına yönelik de yeni yatırımlar gerçekleştirilecek. "Gelecek nesil savunma sanayii projelerine katkı sunacağız" Protokol imza törenine katılan Miilux OY Türkiye Genel Müdürü Yavuz Yeldan, "FNSS ve Nurol Makina ile imzaladığımız bu teknik iş ortaklığı protokolü, Miilux OY Türkiye’nin savunma sanayiindeki uzun vadeli büyüme vizyonunun önemli bir parçasıdır. Bu iş birliğiyle, yalnızca mevcut projelere değil, gelecek nesil savunma sanayii projelerine de yüksek kalite standartlarımız ve teknik yetkinliğimizle katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Hedef yurt dışı ve yurt içinde stratejik ortaklıklar Söz konusu iş birlikleriyle Türkiye’nin uluslararası prestijine katkı sağlayacak projelerde ana zırh çeliği tedarikçisi olacak Miilux OY’un, stratejik konumunun ve kurumsal itibarının önemli ölçüde güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu iş birliği ile aynı zamanda Miilux OY’un zırh çeliği alanındaki küresel yetkinliğinin, FNSS ve Nurol Makina’nın mühendislik ve platform kabiliyetleriyle bir araya getirilerek uluslararası pazarlarda güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayii ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor.
Denizli Atatürk Bilim Merkezi bilim tutkunlarının buluşma noktası oldu Merkezefendi Belediyesi tarafından hayata geçirilen Atatürk Bilim Merkezi, interaktif alanları, bilim ve teknoloji odaklı uygulamalarıyla kısa sürede yoğun ilgi görerek Denizli’nin bilimle buluşma adresi haline geldi. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Merkezefendimizde ve Denizlimizde bilimi herkes için erişilebilir kılıyor, geleceği bilimle inşa ediyoruz" dedi. Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Merkezefendi Belediyesi, çocukların ve gençlerin bilimle erken yaşta tanışması ve toplumda bilimsel farkındalığın artırılması amacıyla hayata geçirdiği merkezle öğrenmeyi deneyime dönüştürüyor. Uzay bilimlerinden doğa bilimlerine, teknolojiden mühendisliğe kadar birçok alanda uygulamalı içerik sunan Atatürk Bilim Merkezi, ziyaretçilerine adeta keşif dolu bir yolculuk yaşatıyor. Mars kolonisi simülasyonu, planetaryum, topraksız tarım alanları ve robotik laboratuvarlarıyla dikkat çeken merkez, modern donanımı ve özgün tasarımı sayesinde Denizli’nin yanı sıra Ege Bölgesi’nin de önemli bilim merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Dört kattan oluşan yapının zemin katında temel bilimler, jeoloji, biyoloji, enerji ve insan vücudu temalı interaktif düzenekler yer alırken; fuaye, kafeterya ve hediyelik eşya alanları da ziyaretçilere hizmet veriyor. Uzay bilimlerine ayrılan ikinci ve üçüncü katta ise evren, galaksiler, yıldızlar ve havacılık simülasyonlarının bulunduğu planetaryum, kubbe tavanı ve özel efektleriyle unutulmaz bir uzay deneyimi sunarken atölyelerde ise çocuklar ve gençler bilimin gizemli yolculuğunu deneyimleme imkanı buluyor. Bireysel ziyaretler için randevular www.ataturkbilimmerkezi.com adresi üzerinden alınırken, okul ve toplu grup rezervasyonları 0 258 257 88 49 numaralı telefon hattı aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Atatürk Bilim Merkezi, pazartesi günleri hariç haftanın altı günü 09.00-18.00 saatleri arasında hizmet veriyor. "Geleceğin bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlayacağız" Bilimin toplumun her kesimine ulaşması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, bilimi toplumun her kesimine ulaştırmayı hedeflediklerini belirterek, "Bilimi ve çağdaş eğitimi temel alan projelerle çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğe daha donanımlı hazırlanmasını sağlıyoruz. Atatürk Bilim Merkezimiz, bilimle iç içe öğrenmenin adresi oldu. Tüm hemşehrilerimizi bu deneyimi yaşamaya davet ediyoruz" dedi.