GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 13:21

ETÜ koordinasyonunda geliştirilecek yerli rumen sensör bolusu projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi

A
A
A
ETÜ koordinasyonunda geliştirilecek yerli rumen sensör bolusu projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) koordinasyonunda hazırlanan "Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1005-Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.


Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülecek proje, elektrik-elektronik mühendisliği, veterinerlik bilimleri, ziraat mühendisliği ve işletme alanlarından araştırmacıları bir araya getirerek, hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin geliştirilmesini amaçlanıyor.


Projeyi Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatih Kaburcuk yürütürken, proje ekibinde Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Agah Oktay Ertay; Atatürk Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Veysel Fatih Özdemir ve Doç. Dr. Emre Yanar; Erzurum Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet İlker Akbaba, Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Güner, Arş. Gör. Gürkan Kalınay ve Arş. Gör. Muhammet Cengiz yer alıyor.


Proje kapsamında geliştirilecek yerli rumen sensör bolusu, sığırlarda kızgınlık ve hastalık takibi, doğum zamanının erken tespiti ve beslenmeye bağlı metabolik sorunların erken teşhisini mümkün kılacak. Böylece hayvan sağlığının korunması, işletme verimliliğinin artırılması ve ekonomik kayıpların azaltılması hedefleniyor.


Araştırmada sensör, gömülü sistem ve kablosuz haberleşme altyapısına sahip bolus tasarlanacak ve laboratuvar doğrulama çalışmaları tamamlanacak. Ardından Atatürk Üniversitesi’ne ait araştırma ve uygulama çiftliklerinde pilot saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin, ithal edilen benzer sistemlerin yerli üretimle geliştirilmesi açısından stratejik katkı sunması ve ülkemizin tarım teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığının azaltılmasına destek olması bekleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris’teki Piramit Mezar koruma altına alınıyor Marmaris’in Turgut Mahallesi’nde bulunan ve bölgenin en kıymetli kültür varlıklarından olan Piramit Mezar’da MTO tarafından koruma ve çevre düzenleme çalışmaları başlatıldı. Marmaris Ticaret Odası (MTO) tarafından projelendirilen ve bütçesi karşılanan çalışmalar, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun izni doğrultusunda, Marmaris Müze Müdürlüğü’nün denetiminde ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer’in bilimsel danışmanlığında gerçekleştiriliyor. Helenistik Dönem’e tarihlendirilen piramidal anıt mezarın üzerinde yer alan mermer levha, yapının geçmişine ışık tutuyor. Eski Yunanca alfabeyle yazılmış olan kitabede mezarın Diagoras ve eşi Aristomakha’ya ait olduğu bilgisi yer alıyor. Mimari özellikleri bakımından oldukça nadir örneklerden biri olarak kabul edilen yapı, Türkiye’de günümüze ulaşan tek piramit tipli mezar olmasıyla da dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilen anıt eser, Marmaris’in kültürel mirası açısından büyük önem taşıyor. Başlatılan çalışmalar kapsamında ilk aşamada mezar çevresinde yoğun bitki örtüsü temizliği gerçekleştiriliyor. Temizlik sonrası alanın güvenliği için mezar etrafında koruma şeridi oluşturulacak ve ziyaretçilerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla basamaklar eklenerek yürüyüş güzergahı düzenlenecek. Ayrıca alan, bilgilendirme ve uyarı tabelalarıyla donatılacak. Güvenliğin artırılması amacıyla fotokapan ve kamera sistemleri kurulacak, yapılacak aydınlatma çalışmasıyla anıt mezarın gece saatlerinde de görünür hale gelmesi sağlanacak. Başkan Ayhan: "Marmaris’in tarihi mirasını korumaya devam ediyoruz" Marmaris Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı S. Mutlu Ayhan ve Yönetim Kurulu Üyeleri de yürütülen çalışmaları yerinde incelemek amacıyla geçtiğimiz günlerde Turgut Mahallesi’ni ziyaret etti. Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer ve ekibiyle bir araya gelen Oda yönetimi, Nisan ayı ortasında tamamlanması planlanan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Ayhan, Marmaris’in sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerin korunarak turizme kazandırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "İlçemizin kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarabilmek için çeşitli projeler yürütüyoruz. Türkiye’de ayakta kalan tek piramit tipli mezar olma özelliği taşıyan bu anıt eserin korunması ve güvenli bir şekilde ziyaret edilebilir hale getirilmesi için gerekli çalışmaları başlattık. Projeye katkı sağlayan Marmaris Müze Müdürlüğü’ne, Proje Danışmanımız Doç. Dr. Mehmet Gürbüzer’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Balıkesir Bandırma’da kimyasal tesis tartışması: Hicri Ercili’nin projesine "ÇED olumlu" kararı Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı Ömerli Mahallesi’nde kurulması planlanan kimyasal üretim ve depolama tesisi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verildi. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Balıkesir İl Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, söz konusu projenin kamuoyuna ilan edildiği bildirildi. Projeye göre Hicri Ercili Deniz Nakliyat Kimyevi Maddeler San. Tic. A.Ş. tarafından kurulması planlanan tesiste yıllık 40 bin ton potasyum sülfat ve 50 bin ton hidroklorik asit (%31) üretimi yapılacak. Tesiste ayrıca 1.849,75 metreküp kimyasal depolama kapasitesi bulunacağı açıklandı. Ancak kararın duyurulmasıyla birlikte Bandırma’da kimyasal üretim tesislerinin artması yeniden tartışma konusu oldu. Sanayi yatırımlarıyla birlikte kentin çevresel yükünün her geçen gün arttığını savunan bazı vatandaşlar ve çevre duyarlılığı bulunan kesimler, kimyasal üretim ve depolama faaliyetlerinin hava, su ve toprak üzerindeki muhtemel etkilerinin yeterince tartışılmadığını dile getiriyor. Bandırma’nın zaten sanayi tesisleri, liman faaliyetleri ve ağır sanayi yatırımlarıyla yoğun bir yük taşıdığı ifade edilirken, yeni bir kimyasal üretim tesisinin bölgedeki çevresel riskleri artırabileceği yönünde endişeler dile getiriliyor. Özellikle hidroklorik asit üretimi ve depolaması gibi faaliyetlerin muhtemel sızıntı, koku ve çevresel etkiler açısından ciddi riskler barındırabileceği belirtiliyor. Kamuoyunda dile getirilen eleştirilerde ise Bandırma’nın sanayi yatırımlarının merkezi haline getirilirken çevre ve yaşam kalitesinin ikinci plana atıldığı görüşü öne çıkıyor. Bazı vatandaşlar, "Bandırma zaten yıllardır sanayi yükünü taşıyor. Yeni kimyasal tesislerin kurulması konusunda çok daha hassas olunmalı" diyerek tepkilerini dile getiriyor.