GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 11:45

Erzurum’da motosiklet sayısı 10 yılda 3,5 kat arttı

A
A
A
Erzurum’da motosiklet sayısı 10 yılda 3,5 kat arttı

Türkiye’nin en soğuk illeri arasında yer alan Erzurum’da ulaşım alışkanlıklarında dikkat çekici bir değişim yaşandı.


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) motorlu kara taşıtları istatistiklerine göre kentte motosiklet sayısı son 10 yılda 2 bin 504’ten 8 bin 739’a yükseldi. Aynı dönemde nüfusun 25 binden fazla azalmasına rağmen motosiklet sayısındaki hızlı artış, ekonomik koşullar, iklim değişikliği ve artan ulaşım maliyetlerinin etkisini ortaya koydu.


Motosiklet sayısı son yıllarda hızla yükseldi


TÜİK verilerine göre Erzurum’da 2016 yılında 2 bin 504 olan motosiklet sayısı, 2017’de 2 bin 570, 2020’de 2 bin 939, 2023’te 3 bin 697, 2024’te 4 bin 753, 2025’te 6 bin 849 ve 2026 yılı Ocak ayında 8 bin 739’a ulaştı. Böylece kentteki motosiklet sayısı 10 yılda yüzde 249 artarak yaklaşık 3,5 katına çıktı.


Ocak ayı verisine ulaşılamayan 2016 yılı için Mart ayında kaydedilen 2 bin 504 motosiklet sayısı, 2018 yılı için ise Mayıs ayında kaydedilen 2 bin 669 motosiklet verisi esas alındı. Özellikle son üç yılda yaşanan artış dikkat çekti. 2023 yılı Ocak ayında 3 bin 697 olan motosiklet sayısı, 2026 yılı Ocak ayında 8 bin 739’a yükselerek yaklaşık yüzde 136 oranında arttı.


Nüfus düştü, motosiklet oranı arttı


TÜİK’in adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre Erzurum’un nüfusu 2016 yılında 762 bin 21 olarak kaydedilirken, 2025 yılında 736 bin 877’ye geriledi. Böylece kent nüfusu 10 yılda 25 bin 144 kişi azaldı.


Nüfus azalmasına rağmen motosiklet sayısındaki yükseliş, kişi başına düşen motosiklet oranını da önemli ölçüde artırdı. 2016 yılında kentte yaklaşık her 304 kişiye bir motosiklet düşerken, 2026 yılı Ocak ayında bu oran her 84 kişiye bir motosiklete kadar yükseldi. Böylece kişi başına düşen motosiklet oranı yaklaşık 3,6 kat artmış oldu.


İklim değişikliği kullanım süresini uzattı


Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Erzurum’da son 10 yılda belirgin bir ısınma eğilimi görüldü. Uzun yıllar sıcaklık ortalaması yaklaşık 5,7 ila 6 derece olan kentte, son yıllarda sıcaklıkların normallerin 0,5 ila 1,5 derece üzerinde seyrettiği kaydedildi.


Kış aylarında aşırı düşük sıcaklıkların daha seyrek görülmesi ve kar örtüsünde yaklaşık yüzde 32 oranında azalma yaşanması, motosiklet kullanım süresinin uzamasına katkı sağladı. Sert kara iklimiyle bilinen Erzurum’da kar örtüsünün daha kısa süre yerde kalması ve hava koşullarının daha uzun süre ulaşım için elverişli hale gelmesi, motosiklet kullanımının yaygınlaşmasında etkili oldu.


Artan maliyetler motosiklete yönelimi artırdı


Artan araç fiyatları, yakıt maliyetleri ve işletme giderleri de motosiklet kullanımındaki artışın temel nedenleri arasında gösterildi. 2026 yılı verilerine göre giriş seviyesindeki bir motosikletin fiyatı ortalama 150 bin ile 250 bin lira arasında değişirken, en düşük otomobil fiyatlarının ise 1 milyon 300 bin lira seviyesinden başladığı belirtildi.


Yakıt tüketiminde motosikletlerin otomobillere göre yüzde 60 ila 70 daha düşük maliyetle kullanılabilmesi, bu araçları ekonomik açıdan daha cazip hale getiriyor. Vergi, sigorta ve bakım giderlerinin daha düşük olması da özellikle gençler ve dar gelirli vatandaşların motosiklete yönelmesinde etkili oluyor.



Erzurum’da motosiklet sayısı 10 yılda 3,5 kat arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Cizre’de geleceğin sürücüleri kuralları polis amcalarından öğrendi Şırnak’ın Cizre ilçesinde Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında polis ekipleri anaokulu ve ilkokul öğrencileriyle bir araya geldi. Hem meslek tanıtımı yapan hem de trafik kurallarını anlatan ekipler, minik öğrencilere eğlenceli ve öğretici anlar yaşattı. Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, "Trafik Haftası" çerçevesinde geleceğin bilinçli yaya ve sürücülerini yetiştirmek amacıyla saha ziyaretlerine başladı. İlçe merkezindeki birçok okulda gerçekleştirilen etkinliklerde, trafik güvenliği eğitimi verildi. Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekiplerinin bilgilendirme faaliyetleri Nergis Anaokulu, İsmail Ebul-İz İlkokulu, Atatürk İlkokulu ile İstiklal İlk ve Ortaokulunda gerçekleştirildi. Okul bahçeleri ve sınıflarda düzenlenen etkinliklerde çocuklarla yakından ilgilenen emniyet mensupları, trafik bilincini minik yaşta aşılamayı hedefliyor. Program kapsamında öğrencilere, yaya güvenliği, trafik ışıklarının anlamları, karşıdan karşıya geçiş kuralları ve emniyet kemerinin hayati önemi gibi temel konular görsel ve uygulamalı olarak anlatıldı. Trafikte doğru davranış modellerini öğrenen minikler, merak ettikleri soruları da "polis amcalarına" sorarak meslek hakkında bilgi sahibi oldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği ziyaretlerin, trafik bilincinin toplumun tüm kesimlerine yayılması amacıyla hafta boyunca farklı okullarda devam edeceği bildirildi. Emniyet yetkilileri, bu tür eğitimlerle küçük yaşta kazanılan trafik kültürünün gelecekteki kaza oranlarını minimize edeceğini vurguladı.
Konya KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Hayvancılık, gıda güvenliğinin teminatıdır" Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, hayvancılık ile et ve tavuk ürünleri sektörlerinin gıda güvenliği, iç piyasa dengesi ve ihracat açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sahadaki tecrübe ve önerilerinin büyük değer taşıdığını ifade etti. KTO sektörlerin nabzını tutmak, Konya iş aleminin sorunlarını masaya yatırmak amacıyla gerçekleştirdiği Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları’na devam ediyor. Bu çerçevede KTO 5. Her Türlü Hayvan Yetiştiriciliği ile Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi ve KTO 6. Et ve Tavuk Ürünleri İmalatı, Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya; Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürü Ramazan Sobayoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Konya İl Müdürlüğü’nden Çevre Mühendisleri Mehmet Kıyıcı ve Sayın Necati Gür de misafir olarak katıldı. Üretmek ve ihracat yapmak her zamankinden daha önemli Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası olarak, birlik ve beraberlik içerisinde, ortak aklı esas alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Dünyanın büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Başkan Öztürk, artan rekabet şartları ve dijitalleşme süreçlerini iş alemi olarak dikkatle takip etmek gerektiğini vurguladı. Diğer yandan dünyada yaşanan savaşların ve bölgesel çatışmaların küresel ticarette önemli riskleri beraberinde getirdiğini dile getiren Başkan Öztürk şöyle devam etti: "Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, enerji başta olmak üzere tedarik zincirlerinde önemli riskler oluşturmaktadır. Bu durum, doğrudan maliyetlere ve dolaylı olarak da tüm ekonomilere yansımaktadır. Böylesine belirsizliklerin arttığı bir dönemde, güçlü üretim altyapısına sahip olmak ve ihracat odaklı büyümeyi sürdürmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir." Hayvancılık son derece stratejik bir sektör Yaşanan gelişmeler ışığında hayvancılık, et, tavuk ürünleri üretimi ile ticareti sektörlerinin son derece stratejik sektörler olduğuna vurgu yapan Başkan Öztürk, "Hayvancılık sektörü, gıda güvenliğinin teminatı olması açısından büyük önem taşırken; et ve tavuk ürünleri imalatı ise hem iç piyasa dengesi hem de ihracat potansiyeli açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Bu sektörler, Konya’mızın tarım ve gıda üretimindeki güçlü konumunu pekiştiren en önemli alanlar arasında yer almaktadır. Sizlerin sahada edindiği tecrübeler, karşılaştığınız sorunlar ve çözüm önerileriniz bizim için son derece kıymetlidir" açıklamasında bulundu. Meslek Komiteleri adına konuşan KTO 6. Et ve Tavuk Ürünleri İmalatı, Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Ali Duman da, gerçekleştirilen toplantının sektörlerinin sorunlarının çözümü adına büyük katkı yapacağını söyledi. Konuşmaların ardından sorunlara çözüm önerileri ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.
Mersin MTSO Başkanı Çakır: "Girişimcilerle yatırımcıları buluşturacağız" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası koordinasyonunda düzenlenecek ‘Odak Mersin DemoDay’26’ etkinliğinde, teknoloji ve inovasyon odaklı 10 girişim yatırımcıların karşısına çıkacak. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, "Benim girişimim var, öbürünün de parası var, bunlar bir türlü buluşamıyor. Biz burada bunu yapacağız" dedi. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinasyonunda yürütülen Melek Yatırımcı ve Girişimci İş Fikirlerini Ticarileştirme Odak Çalışma Kurulu faaliyetleri kapsamında düzenlenecek ‘Odak Mersin DemoDay’26’ etkinliğinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen organizasyonun detayları paylaşıldı. MTSO Başkanı Çakır, odada farklı sektörlere yönelik odak çalışma kurulları oluşturduklarını belirterek, bu kurulların düzenli toplantılar gerçekleştirdiğini ve önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Çakır, "Tarım, sanayi, turizm, lojistik ve melek yatırımcı-girişimci iş fikirlerini ticarileştirme alanlarında odak çalışma kurullarımız var. Bunların hepsi düzenli olarak toplanıyor ve güzel sonuçlar çıkarıyor" diye konuştu. "Girişimcilerle yatırımcıları buluşturacağız" Bölgede teknoloji ve inovasyon alanında önemli fikirlerin bulunduğunu ifade eden Çakır, girişimcilerin finansal destek konusunda sıkıntılar yaşayabildiğini kaydetti. Bu nedenle yatırımcılarla girişimcileri bir araya getirecek bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini anlatan Çakır, "Kamu, üniversite ve özel sektörün yer aldığı sürdürülebilir bir girişimcilik ekosistemi oluşturmak istedik. Yatırımcılarla girişimcileri buluşturacağız. Benim girişimim var, öbürünün de parası var, bunlar bir türlü buluşamıyor. Biz burada bunu yapacağız" ifadelerini kullandı. Etkinlik kapsamında İstanbul başta olmak üzere farklı şehirlerden yatırımcı firmaların Mersin’e geleceğini kaydeden Çakır, "Burada çok güzel fikirler ve yatırımlar var. Bu organizasyonun bölgemize ve şehir ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Başvuru sürecinde toplam 61 projenin değerlendirildiğini belirten Çakır, yapılan elemeler sonucunda 10 girişimin DemoDay sahnesinde sunum yapmaya hak kazandığını söyledi. Girişimlerin ağırlıklı olarak teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yoğunlaştığını aktaran Çakır, seçilen girişimlere mentorluk desteği de verildiğini dile getirdi. 10 girişim yatırımcıların karşısına çıkacak 14 Mayıs 2026 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilecek etkinlikte seçilen 10 girişim, yatırımcılar ve sektör temsilcileri karşısında projelerini sunacak. Sunumların ardından girişimciler ile yatırımcılar arasında networking görüşmeleri gerçekleştirilecek. Etkinlikte sahne alacak girişimler arasında yapay zeka tabanlı enerji optimizasyon platformları, biyoteknoloji projeleri, dijital lojistik sistemleri, sensörsüz rehabilitasyon platformları ve sağlık teknolojileri alanında geliştirilen projeler yer alıyor.
İstanbul Garanti BBVA şubelerini öğrencilere açıyor Garanti BBVA, öğrencilerin finansal okuryazarlık becerilerini desteklemek ve bankacılık dünyasını yakından tanımalarını sağlamak amacıyla yürüttüğü Şube Ziyaretleri programı kapsamında öğretmen ve öğrencileri şubelerinde ağırlamaya devam ediyor. 2023’ten bu yana Türkiye’nin farklı illerinde 3 bin 400’den fazla öğrenci bankacılık faaliyetlerini yerinde gözlemleme ve öğrenme fırsatı buldu. Garanti BBVA, çocukların finansal okuryazarlığını artırmak ve bankacılık faaliyetlerini yakından tanımalarını sağlamak amacıyla şubelerinin kapılarını öğretmen ve öğrencilere açmayı sürdürüyor. Program kapsamında öğrenciler; bir banka şubesinin nasıl çalıştığını yerinde deneyimlerken, tasarruf, bütçe planlama ve para yönetimi gibi konularda interaktif etkinliklerle bilgi ediniyor. 2025 yılında Türkiye’nin 45 farklı ilinde 94 farklı şubede öğretmen ve öğrencileri ağırlayan banka, bu ziyaretler kapsamında 119 öğretmen ve 2 bin 400 öğrenciye ulaştı. 2023’ten bu yana Türkiye’nin dört bir yanında ulaşılan öğrenci sayısı ise 3 bin 400’den fazla. Ziyaretlerde öğrenciler; banka şubelerindeki farklı birimleri ziyaret ederek işleyişi yerinde deneyimleme, ATM’lerin çalışma prensiplerini gözlemleme, bankacılık işlemlerinin arka planını öğrenme ve bankacılık mesleğini yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu deneyimlerin somut çıktılarından biri de bu yıl ortaya çıkan ilham verici bir hikâye oldu. Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gerçekleştirilen bir şube ziyaretine katılan ilkokul öğrencisi Öykü Lina Çelen, bu deneyimden ilham alarak kendi hikâyesini kaleme aldı ve öğretmeni Ali Hasırcı bu hikâyeyi geliştirildi. Banka tarafından "Öykü’nün Banka Macerası: Küçük Birikimler, Büyük Hayaller" adıyla kitaplaştırılan bu hikâye, Türkiye genelinde şubeleri ziyaret eden çocuklara hediye edilerek binlerce öğrenciye ulaştırılıyor. "Şubelerimiz öğrenciler için finansal okuryazarlık sınıflarına dönüşüyor" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, programla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Çocukların yalnızca parayı harcamayı değil, yönetmeyi de öğrenmelerini çok önemsiyoruz. Finansal okuryazarlık; bütçe planlayabilen, tasarruf yapabilen ve doğru finansal kararlar alabilen bireyler yetiştirmek açısından büyük önem taşıyor. Gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretlerle, şubelerimiz öğrenciler için finansal okuryazarlık sınıflarına dönüşüyor. Böylece çocukların ve gençlerin bankacılık dünyasını yakından tanımalarını ve finansal konulara merak duymalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu sürecin, Öykü Lina örneğinde olduğu gibi çocukların kendi hikâyelerini üretmelerine ve öğrendiklerini hayata geçirmelerine ilham vermesi bizim için ayrıca çok kıymetli." Bankanın, öğrencileri bankacılık dünyasıyla buluşturan bu programla, Türkiye genelinde finansal okuryazarlığın yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdüreceği belirtildi.
İstanbul 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali başladı Sultanbeyli Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali, Aydos Kalesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Özellikle çocukların, gençlerin şiirle, sanatla, edebiyatla hemhal olmasını önemsediklerini belirten Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, "Şiir Festivalimiz kapsamında bugüne kadar 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi, Türkiye’den ise 170 şairimizi Sultanbeyli’mizde misafir ettik. Bu yıl da yerli ve yabancı olmak üzere 30’un üzerinde şairimize ev sahipliği yapıyoruz" dedi. 12. Uluslararası İstanbulensis Şiir Festivali’nin açılış programı, Sultanbeyli’nin tarihî ve kültürel miraslarından Aydos Kalesi’nde gerçekleştirildi. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa; İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, şairler, yazarlar ve çok sayıda şiirsever katıldı. 8 Mayıs’a kadar sürecek festival kapsamında şiir konserleri, söyleşiler ve konserler düzenlenecek. "Yerli ve yabancı şairler katılıyor" İstanbulensis Şiir Festivali’yle şairlerin buluşma adresi olduklarını belirten Tombaş, "Şiirin birleştiren, yakınlaştıran ve insanın kalbine dokunan güçlü bir dili olduğuna inanıyoruz. Sultanbeyli’den yükselen bu sesin; dostluğa, kardeşliğe ve ortak insanlık duygusuna katkı sunmasını önemsiyoruz. Şiir Festivalimiz her yıl daha yoğun, daha kapsayıcı bir şekilde devam ediyor. Bugüne kadar 60 farklı ülkeden 130 yabancı şairi, Türkiye’den ise 170 şairimizi Sultanbeyli’mizde misafir ettik. Bu yıl da yerli ve yabancı olmak üzere 30’un üzerinde şairimize ev sahipliği yapıyoruz" dedi. 300’e yakın başvuru geldi Festivalimiz kapsamında bir şiir yarışması düzenlediklerini söyleyen Tombaş, "Ortaokul, lise ve yetişkin olmak üzere 3 farklı kategoride düzenlediğimiz yarışmaya 300’e yakın katılım oldu. Jüri heyetimiz zorlu bir değerlendirme sürecinin ardından kazananları belirledi. 7 Mayıs’ta ödüllerini takdim edeceğiz. Ayrıca yarışmaya sunulan tüm şiirleri bir kitapta topladık. Öğrencilerimize ve şiirseverlere hediye edeceğiz" ifadelerini kullandı. İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier de festivalin kültür ve edebiyat hayatına sunduğu katkıya dikkat çekti. Şiirin, insan ruhunun inceliğini kelimelere döken özel bir sanat olduğunu ifade eden Leblebicier, programda okunan şiirlerde herkesin kendinden bir parça bulduğunu belirtti. Bu tür festivallerin şiire, edebiyata ve kültür hayatına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Leblebicier, İstanbulensis Şiir Festivali’nin önümüzdeki yıllarda da artarak devam etmesi temennisinde bulundu. Şairlerden festivale övgü Festivale Filistin’den katılan şair Semir Mahmud Atiye, Türkiye ile Filistin arasında güçlü bir kardeşlik bağı bulunduğunu belirterek, Sultanbeyli’de Filistinli şairleri temsil etmekten onur duyduğunu ifade etti. Tataristanlı şair Gülnaz Cihan, İstanbulensis Şiir Yarışması’nın çocuklar ve gençler için değerli bir fırsat olduğunu söyleyerek, gençlerin şairlerle aynı ortamda bulunmasının onlara ilham vereceğini dile getirdi. Şair-yazar Celal Fedai ise İstanbulensis Şiir Festivali’nin Sultanbeyli’den Anadolu’ya ve dünyaya yayılan güçlü bir kültür hareketine dönüştüğünü belirtti.