EKONOMİ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 12:20

KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Hayvancılık, gıda güvenliğinin teminatıdır"

A
A
A
KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Hayvancılık, gıda güvenliğinin teminatıdır"

Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, hayvancılık ile et ve tavuk ürünleri sektörlerinin gıda güvenliği, iç piyasa dengesi ve ihracat açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, sahadaki tecrübe ve önerilerinin büyük değer taşıdığını ifade etti.


KTO sektörlerin nabzını tutmak, Konya iş aleminin sorunlarını masaya yatırmak amacıyla gerçekleştirdiği Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları’na devam ediyor. Bu çerçevede KTO 5. Her Türlü Hayvan Yetiştiriciliği ile Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi ve KTO 6. Et ve Tavuk Ürünleri İmalatı, Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk’ün başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya; Konya Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan, Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürü Ramazan Sobayoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Konya İl Müdürlüğü’nden Çevre Mühendisleri Mehmet Kıyıcı ve Sayın Necati Gür de misafir olarak katıldı.



Üretmek ve ihracat yapmak her zamankinden daha önemli


Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası olarak, birlik ve beraberlik içerisinde, ortak aklı esas alan bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Dünyanın büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Başkan Öztürk, artan rekabet şartları ve dijitalleşme süreçlerini iş alemi olarak dikkatle takip etmek gerektiğini vurguladı. Diğer yandan dünyada yaşanan savaşların ve bölgesel çatışmaların küresel ticarette önemli riskleri beraberinde getirdiğini dile getiren Başkan Öztürk şöyle devam etti:


"Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, enerji başta olmak üzere tedarik zincirlerinde önemli riskler oluşturmaktadır. Bu durum, doğrudan maliyetlere ve dolaylı olarak da tüm ekonomilere yansımaktadır. Böylesine belirsizliklerin arttığı bir dönemde, güçlü üretim altyapısına sahip olmak ve ihracat odaklı büyümeyi sürdürmek her zamankinden daha önemli hale gelmiştir."



Hayvancılık son derece stratejik bir sektör


Yaşanan gelişmeler ışığında hayvancılık, et, tavuk ürünleri üretimi ile ticareti sektörlerinin son derece stratejik sektörler olduğuna vurgu yapan Başkan Öztürk, "Hayvancılık sektörü, gıda güvenliğinin teminatı olması açısından büyük önem taşırken; et ve tavuk ürünleri imalatı ise hem iç piyasa dengesi hem de ihracat potansiyeli açısından kritik bir rol üstlenmektedir. Bu sektörler, Konya’mızın tarım ve gıda üretimindeki güçlü konumunu pekiştiren en önemli alanlar arasında yer almaktadır. Sizlerin sahada edindiği tecrübeler, karşılaştığınız sorunlar ve çözüm önerileriniz bizim için son derece kıymetlidir" açıklamasında bulundu. Meslek Komiteleri adına konuşan KTO 6. Et ve Tavuk Ürünleri İmalatı, Toptan-Perakende Ticareti Meslek Komitesi Başkanı Ali Duman da, gerçekleştirilen toplantının sektörlerinin sorunlarının çözümü adına büyük katkı yapacağını söyledi. Konuşmaların ardından sorunlara çözüm önerileri ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.



KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "Hayvancılık, gıda güvenliğinin teminatıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Yeşilay Niğde Şube Başkanı Yıldız: "Bağımlılığın türü değişse de tehlike aynı" Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, bağımlılığın yalnızca madde kullanımına indirgenemeyeceğini, günümüzde davranışsal bağımlılıkların da en az madde bağımlılıkları kadar ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Bağımlılığın türünün değişebildiğini ancak insan üzerindeki etkisinin aynı kaldığını belirten Yeşilay Niğde Şube Başkanı Hayri Yıldız, özellikle son dönemde kumar bağımlılığındaki artışa dikkat çekerek, teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformlar üzerinden kumara erişimin kolaylaştığını ve bu durumun toplumu etkilediğini söyledi. Kumar bağımlılığının gelişim sürecine de değinen Yıldız, bu durumun yalnızca bir alışkanlık değil, kontrol edilemeyen bir dürtü haline geldiğini belirterek, "Kumar bağımlılığı, kişinin hayatını olumsuz etkilemesine rağmen o davranışı sürdürmesiyle ortaya çıkar. Beynin ödül sistemini etkileyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle alkol ve madde bağımlılıklarıyla benzer özellikler gösterir. Kişi sürekli aynı heyecanı yaşamak için daha fazla risk almak zorunda kalır ve bu durum giderek derinleşir" dedi. Yıldız, kumar bağımlılığının bireyde takıntılı düşünceler, kontrol kaybı, artan miktarda para harcama ihtiyacı, kayıplara rağmen devam etme ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade ederek, bağımlı bireylerin genellikle suçluluk, kaygı ve depresyon gibi duygularla da mücadele ettiğini söyledi. Bağımlılığın sadece bir alanla sınırlı kalmadığını, zamanla diğer bağımlılık türlerini de tetikleyebildiğini belirten Yıldız, "Kumar bağımlılığı olan bireylerde alkol, sigara veya madde kullanımına yönelme riski de artmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar bir bütün olarak ele alınmalıdır" dedi. Yeşilay Danışmanlık Merkezi üzerinden yürütülen çalışmalara da değinen Yıldız, Türkiye genelinde başvuruların önemli bir kısmını kumar bağımlılığı vakalarının oluşturduğunu, tedavi süreçlerinde yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını belirtti. Toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çeken, medya ve dijital platformlarda kumar ve benzeri içeriklerin özendirici şekilde yer almaması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "At yarışı, piyango ve kumar reklamlarının toplum üzerindeki etkileri önemli. Bu tür içerikler özellikle gençler üzerinde risk oluşturuyor. Eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, medya kısacası toplumun her kesimi ortak hareket etmeli. Geleceğimizi korumak istiyorsak gençlerimizi bağımlılıklardan uzak tutmak zorundayız. Kumar dahil hiçbir bağımlılıkta kazanan yoktur" ifadelerini kullandı.
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti devam ediyor Van’da çocukları terör örgütü tarafından dağa kaçırılan ailelerin DEM Parti il binası önündeki evlat nöbeti kararlılıkla devam ediyor. Ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarının fotoğraflarıyla parti binası önüne gelen aileler, terör örgütüne ve destekçilerine tepki göstererek çocuklarına "teslim ol" çağrısında bulundu. "Kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık" Eylemde aileler adına açıklamalarda bulunan ve kızı Şeyma için nöbet tutan anne Nazlı Sancar, yıllardır süren mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Sancar, "2019’dan beri yılmadan, usanmadan; yaz, kış, yağmur, çamur demeden biz bu haklı mücadelemizden vazgeçmedik. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Korkmadan, geri adım atmadan bu haklı mücadelemizi son nefesimize kadar devam ettireceğiz" dedi. "DEM Parti önüne gideceğiz" Seslerini daha gür duyurmak için Ankara’ya gideceklerini belirten Sancar, "Biz artık bu saatten sonra bütün anne ve babalar olarak Ankara’ya, DEM Parti önüne gideceğiz. Orada haklı mücadelemize yine devam edeceğiz. Çünkü durmayacağız. Artık kimse bize sahip çıkmıyor, kimse yanımıza gelmiyor. Bizim yaptığımızı bugüne kadar kimse yapmadı. Biz kefenimizi boynumuza sararak bu yola çıktık. Ne olursa olsun biz hiçbir şeyden korkmadan, geri adım atmadan bu yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Bizi sahipsiz bırakmasınlar" Devlet büyüklerine seslenerek destek taleplerini yineleyen anne Sancar, "İçişleri Bakanımızdan, Cumhurbaşkanımızdan, ilk günden beri yanımızdalar yine bize sahip çıkmalarını istiyoruz. Bizi sahipsiz bırakmasınlar. Çünkü bu bir evlat mücadelesidir, bunun ötesi yoktur. Canımız, ciğerimiz yanıyor" şeklinde konuştu. "Kaleminizi kırdılar, siz silahlarını kırın" Kızı Şeyma’ya seslenen Nazlı Sancar, "Şeyma kızım, eğer beni duyuyorsan, görüyorsan Allah rızası için bir telefon aç. Seni çok özledim. Dağdaki bütün çocuklara sesleniyorum; gelin devlet güçlerimize teslim olun. Bu mücadele oradaki bir kuru silahla devlet kuramazlar. Kaleminizi kırdılar ama siz onların silahını kırın. Gelin, kaldığınız yerden hayatınıza devam edin. Biz burada hasretle, özlemle sizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Başka annelerin evi yıkılmasın" Eylemin sadece kendi evlatları için olmadığını belirten Sancar, "Bu mücadele sadece Şeyma için değil; bütün dağdaki çocuklar, torunlarımız, komşularımız, herkes içindir. Benim evim yıkıldı, başka annelerin evi yıkılmasın, gözyaşı dökmesinler. Yeter artık, edi besse (artık yeter) diyoruz" dedi.
Kocaeli Sıfır araç almak isteyen hekimlere müjde Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN), sıfır araç almak isteyen hekimler için harekete geçti. Bir firma ile yapılan anlaşma sayesinde sendika üyeleri, özel filo indirimleri ve kurumsal fiyat avantajlarıyla araç sahibi olabilecek. Hekimlerin yüzünü güldürecek net indirim oranlarının ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. HEKİMSEN, üyelerinin yaşam standartlarını yükseltmek ve ekonomik şartlara karşı alım güçlerini korumak amacıyla Otokoç ile işbirliği protokolü imzaladı. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında HEKİMSEN üyeleri, Ford marka araçlara özel filo avantajları ve kurumsal satın alma fırsatlarıyla sahip olabilecek. Ciddi fiyat avantajları, güvenilir hizmet ağı ve sürdürülebilir destek modelini barındıran sözleşmedeki net indirim oranlarının önümüzdeki günlerde netleşerek kamuoyuyla paylaşılacağı öğrenildi. "Bu model, farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecek" Projeye ilişkin HEKİMSEN’den yapılan açıklamada, sendikanın yalnızca mesleki hak mücadelesi yürütmediği, üyelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarına doğrudan katkı sağlayacak projelerin de öncelikli hedefler arasında olduğu vurgulandı. Artan ekonomik şartlar karşısında sağlık çalışanlarının desteklenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, "Hekimlerimizin yaşam standardı bizim için önceliktir. Alım gücünü korumaya yönelik geliştirdiğimiz bu model, önümüzdeki süreçte farklı sektörlerde kurulacak yeni işbirlikleriyle daha da genişletilecektir" ifadelerine yer verildi. Sağlık camiasına yönelik yeni projeler masaya yatırıldı Öte yandan, sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal refahını artırmaya yönelik diplomatik temaslar da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda AL-KON Konfederasyonu ve HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Ankara’da Ziver Holding Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Demirci ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede sağlık camiasına yönelik geliştirilebilecek projeler, kurumsal işbirlikleri ve sosyal sorumluluk alanlarındaki stratejik adımlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplumsal fayda odaklı projelerin geliştirilmesi ve sağlık alanında yeni vizyonların oluşturulması adına karşılıklı fikir alışverişinde bulunulan toplantıda, AL-KON ve HEKİMSEN’in son dönemde ortaya koyduğu çözüm odaklı yaklaşım ile ekonomik projelerin geleceği ele alındı.