KÜLTÜR SANAT - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 12:47

Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı

A
A
A
Coğrafi işaret alan Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı

UNESCO Gastronomi Şehri Erzurum’un kadim lezzetlerinden biri olan Erzurum Paça Çorbası’nın coğrafi işaret tescil belgesi alması vesilesiyle Müceldili Konağı’nda düzenlendi. Programda basın mensuplarına Erzurum Paça Çorbası tanıtıldı ve katılımcılara ikram edildi.


Erzurum’un asırlık lezzetlerinden paça çorbasının coğrafi işaretle tescillenmesi, kentin gastronomi kimliğinin güçlenmesine ve yöresel mutfak kültürünün daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geçmişiyle Türk mutfağında önemli yere sahip paça çorbası, Erzurum Büyükşehir Belediyesinin Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığı başvuru sonucu "Erzurum Paça Çorbası" adıyla tescil edildi. Şehirde Erzurum paça çorbasıyla birlikte 62 ürün coğrafi işaret alırken, 20 ürünün ise tescil aşamasında olduğu belirtildi.


"Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür"


Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, programda yaptığı konuşmada, Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofrasının bereketine, kadim mutfak mirasına ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek, "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır. Bugün çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


Programda Erzurum Vali Yardımcısı Sinem Büyüknalçacı, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Turizm ve Gastronomi Müdürü Resul Parlak da birer konuşma yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de tarihi kilisede özel bireyler için farkındalık etkinliği düzenlendi Çeşme İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında tarihi Aya Haralambos Kilisesi’nde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinlikte özel gereksinimli bireylerin toplumsal yaşamda eşit haklarla yer almasının önemine dikkat çekilirken, öğrencilerin performansları beğeni topladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın işaret dili eşliğinde okunmasıyla başlayan programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanı Erdal Koç yaptı. Engelli bireylerin toplumsal yaşamın eşit ve aktif bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Koç, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 16’sının, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 12,29 olduğunu belirtti. Engelli bireylerin temel haklarını rahatça kullanabilmelerinin bir insan hakkı olduğunu aktaran Koç, "Engeller bedenlerde değil, sevgisiz kalplerdedir. Birlikte aşamayacağımız engel yoktur" dedi. Özel öğrencilerden renkli gösteriler Etkinlik kapsamında öğretmenler ve öğrenciler canlı performansla resim çalışması gerçekleştirdi. Özel eğitim öğrencilerinin tekerlemeli söyleşileri, şiir dinletileri, ritim ve org gösterileri izleyicilerden alkış aldı. Görme engelli şair ve öğretmen Gözde Güzel de kendi yazdığı şiiri okudu. Gösterilerin ardından sahneye çıkan İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, toplumun engelli bireyleri sayıların ötesinde bir insanlık meselesi olarak görmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında Gazze’de yaşananlara ve Filistinli çocukların yaşadığı acılara dikkat çeken Çöker, "Biz bir tek can için mücadele ederken, dünyanın en modern olarak gösterilen ülkelerinde her gün çocuklar kolsuz, bacaksız ve gözsüz bırakılıyor. Unutmaya başladık" ifadelerini kullandı. Programın sonunda işaret diliyle katılımcılara sözsüz iletişim sloganı uygulatıldı. Etkinlik, özel eğitim öğrencilerinin atık materyallerden hazırladığı eserlerden oluşan serginin protokol üyeleri tarafından açılmasıyla sona erdi. Programa Çeşme Kaymakam Refii Fatih Şimşek, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker, Çeşme Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü Ebru Sipahican ile okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
İzmir Ödemiş’te mesleki eğitim için anlamlı kortej yürüyüşü İzmir’in Ödemiş ilçesinde mesleki eğitimin önemine dikkat çekmek için düzenlenen kortej yürüyüşü renkli görüntülere sahne oldu. Mesleki ve teknik eğitimin toplumdaki farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen etkinlikte; ilçe protokolü, meslek lisesi müdürleri, Ticaret ve Sanayi Odası başkanları, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği temsilcileri ile çok sayıda meslek lisesi öğrencisi bir araya geldi. Coşkulu kortej yürüyüşü, vatandaşlardan da büyük ilgi gördü. Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş, Saraçoğlu Caddesi ve Çınar Kavşağı güzergâhını takip ederek Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sona erdi. Programın finalinde mehter takımı gösterisi sunulurken katılımcılara yemek ikramı yapıldı. Etkinlik boyunca öğrenciler kendi alanlarını temsil eden kıyafet ve ekipmanlarla yürüyüşe renk kattı. Sağlık meslek lisesi öğrencileri stetoskoplarıyla dikkat çekerken, bilişim alanı öğrencileri hazırladıkları robotik projeleri sergiledi. Gastronomi öğrencileri ise aşçı kıyafetleriyle kortejde yer alarak mesleki eğitimin farklı alanlardaki üretim gücünü gözler önüne serdi. Yürüyüşte taşınan pankartlarda "Meslek Lisesi Memleket Meselesi", "Gelecek Senin Ellerinde, Mesleğin Cebinde", "Üreten Gençlik, Güçlü Türkiye" ve "Sanayi ve Okul Bir Arada, Tam Yol İleriye" mesajları öne çıktı. Düzenlenen etkinlikte mesleki ve teknik eğitimin yerel ekonomiye ve kalkınmaya sunduğu katkıya dikkat çekilirken, meslek liselerinin prestijinin artırılması gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, üretim odaklı eğitimin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Şırnak Cizre’de 50 öğrenci Kur’an-ı Kerime geçmenin heyecanını yaşadı Şırnak’ta Cizre Müftülüğü bünyesindeki Nuh’un Gemisi 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda eğitim gören 50 minik öğrenci, Kur’an-ı Kerim’e geçmenin heyecanını yaşadı. Cizre Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim’e geçen bir öğrencinin tilaveti ve mealiyle başladı. Yıl boyunca aldıkları eğitimleri taçlandıran minik öğrenciler; dualar, kısa sureler ve ilahiler eşliğinde hazırladıkları gösterileri sergiledi. Ailelerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, çocukların performansı büyük beğeni topladı. Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, programda yaptığı konuşmada, okul öncesi dini eğitimin pedagojik önemine dikkat çekerek, "Bundan daha güzel bir manzara olamaz herhalde. Cenabıhak diyor ya, ’İnsanları en güzel surette yarattık.’ Çocuklarımızın ahsen-i takvimleri bu halde, Allah’ın izinde Kur’an’ı öğrenerek böyle bir görselde en güzel ve olabilecek en mükemmel şeklidir. Ben şahsen gurur duydum çünkü 4-6 yaş Kur’an kursları çok önemsenmesi gereken bir kurumdur. Müftülüğümüzün çok önemli kurumları var ama bir şeyi hatırlatmakta fayda var: Bu yaşta çocuklarımızın pedagoglara göre en saf, en temiz oldukları dönemdir. Bu dönemde çocuklarımıza verebileceğimiz her şey en sağlam şekilde alınabilecek ve hayatlarına tatbik edebilecekleri dönemlerdir. Cizre’de 37 adet 4-6 yaş Kur’an kursu var. İnşallah biz bu sayıyı 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Öncelikle kıymetinizi bilirim, sizleri de tebrik ediyorum. Hayatlarının her aşamasında istikametine, arzuladığımız insan kalitesine sahip olacaklar. Şu an çok şükür çok güzel bir aşamadayız. Neslimizin Kur’an ahlakı ile yetiştiğini görmek bizi mesrur ve müyesser ediyor" dedi. İlçe Müftüsü Süleyman Baran ise ebeveynler olarak evlerde çocuklara öğretemedikleri birçok şeyi okul ortamında çocukların en güzel şekilde öğrendiğini belirterek, "Bunları en güzel şekilde yapabilecek tek yerimiz 4-6 yaş Kur’an kursudur. Çocuklarımız burada öğrendikleri bilgilerle yaşamları boyunca hayatlarında olacaklar" diye konuştu. Etkinlik sonunda; Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, İlçe Müftüsü Süleyman Baran ve İl Müftü Yardımcısı Hatice Çiftçi tarafından miniklere Kur’an-ı Kerim, takke, başörtüsü ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Program, öğrencilerin başarılarının kutlandığı toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.