GÜNDEM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 09:48

Aziziye’de Ramazan ayı hazırlıkları başladı

A
A
A
Aziziye’de Ramazan ayı hazırlıkları başladı

Aziziye Belediyesi, Ramazan ayı öncesi hazırlıklarına cami ve mescit temizlikleriyle başladı.


Temizlik çalışmaları, ilçe genelinde 69’u kırsal mahalle olmak üzere toplam 73 mahallede bulunan 100’den fazla cami ve mescitte yapılacak. Belediye ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında camilerin iç ve dış temizliği titizlikle yapılırken, aynı zamanda halılar yıkanıyor ve ortak kullanım alanları da dezenfekte ediliyor. İlçede gelenek halini alan çalışmayla Ramazan ayı boyunca vatandaşların ibadetlerini daha temiz, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda yapmaları hedefleniyor.



Ramazan ayına özel hazırlık


Aziziye Belediye Başkanı Emrullah Akpunar, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Ramazan ayının manevi atmosferine yakışır bir hazırlık süreci yürüttüklerini söyledi. Başkan Akpunar, "Ramazan, birlik, beraberlik ve maneviyat ayıdır. Biz de Aziziye Belediyesi olarak bu mübarek aya en güzel şekilde hazırlanmak istiyoruz. İlçemizde bulunan 73 mahallemizin tamamında cami ve mescitlerimizi Ramazan’a hazır hale getiriyoruz. Özellikle kırsal mahallelerimizdeki camilerimizin temizliğine ayrı bir hassasiyet gösteriyoruz. Vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla ibadet edebileceği ortamları oluşturmak bizim sorumluluğumuzdur" dedi.


Temizlik ve bakım çalışmalarının Ramazan ayı boyunca da devam edeceğini kaydeden Başkan Akpunar, emeği geçen belediye personeline teşekkür etti. Aziziye Belediyesi’nin Ramazan öncesi başlattığı bu çalışmalar, vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandı.



Aziziye’de Ramazan ayı hazırlıkları başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da uyuşturucu operasyonları: 37 tutuklama İstanbul’da son 27 günde 14 ilçede düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 39 kişiden 37’si tutuklandı, ele geçen suç unsurları emniyette sergilendi. Alınan bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, ulusal ve uluslararası düzeyde uyuşturucu madde ticareti yapan kişi ve suç ağlarına yönelik çalışma yürütülmüş, 1 Ocak ile 27 Ocak tarihleri arasındaki 27 günlük sürede bir dizi operasyon düzenlenmişti. Baskınlarda uyuşturucu kaçakçısı 29 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştı. Pendik, Arnavutköy, Bahçelievler, Zeytinburnu, Güngören, Beylikdüzü, Gaziosmanpaşa, Başakşehir, Fatih, Avcılar, Kartal, Esenyurt, Sancaktepe ve Bağcılar ilçelerinde belirlenen adreslere yapılan baskınlarda, 39 şüpheli şahıs yakalanmıştı. Aynı operasyonlarda 8 milyon 486 bin sentetik ecza, 142 kilo 826 gram eroin, 34 kilo 308 gram metamfetamin, 27 kilo 347 gram kokain maddesi, 97 kilo 737 gram skunk, 190 bin extacy hap, 208 bin captagon, 1 ton 168 kilo 100 gram katkı maddesi olmak üzere toplam 308 kilo 788 gram uyuşturucu ile 1 ton 168 kilo 100 gram katkı maddesi ele geçirilmişti. Yürütülen operasyonlar kapsamında yakalanan ve adli makamlara sevk edilen 39 şüpheliden 2’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak salıverildiği bildirildi. Geri kalan 37 kişinin ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. Öte yandan ele geçen uyuşturucu maddeler ve haplar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Caddesi Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız da yerinde izledi.
Zonguldak Zonguldak’ta metan gazı paniği: Kombi alarm verdi, 6 kişilik aile tahliye edildi Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde, bir evde yapılan ölçümlerde yüksek değerde metan gazı tespit edilmesi üzerine 6 kişilik aile tahliye edildi. Olay, ilçeye bağlı Taşbaca Mahallesi Kardeş Sokak’ta bulunan 6 kişinin yaşadığı iki katlı bir evde meydana geldi. Ramazan Kırlak’a ait evdeki doğal gaz kombisine bağlı gaz dedektörünün sürekli alarm vermesi üzerine ev sakinleri durumu doğal gaz dağıtım şirketine bildirdi. Eve gelen ekiplerin sistemde herhangi bir kaçak tespit edememesi üzerine detaylı ölçüm yapıldı. Yapılan ölçümlerde evin içinde ve bahçesinde metan gazı bulgusuna rastlandı. AFAD evi tahliye etti Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi. AFAD ekiplerinin yaptığı hassas ölçümlerde gaz değerlerinin yüksek çıkması üzerine evin tahliye edilmesine karar verildi. Ramazan Kırlak’ın üst katta, oğlu ve torunlarından oluşan 5 kişilik ailenin ise alt katta yaşadığı binada ikamet eden toplam 6 kişi, gece saatlerinde evi boşaltarak yakınlarının yanına yerleşti. Ekipler bölgede inceleme başlattı Yaşanan gelişmelerin ardından eve gelen Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) yetkilileri, gazın kaynağını tespit etmek için çalışma başlattı. Harita üzerinden bölgedeki eski ocak veya zemin yapısını inceleyen ekipler, cihazlarla gerekli ölçümleri yaparak gaz çıkışının nedenini belirlemeye çalıştı. "Ölçümlerin ardından karar verilecek" Taşbaca Mahallesi Muhtarı Kibar Arıkan, sürecin titizlikle takip edildiğini belirtti. Arıkan, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Evde doğal gaz kombisi sürekli alarm verdiği için vatandaş firmaya bilgi veriyor. Firma gelip ölçüm yaptığında kendi sisteminde bir sorun göremedi ancak evin içinden metan gazı geldiği tespit edildi. AFAD ekipleri gelip kontrol etti ve gazın yüksek olduğunu belirleyince evi tahliye ettiler. Koku hem evin içindeki bir odada hem de bahçede ölçüldü. Değerlerin biraz yüksek olduğu söyleniyor. Şu an yetkililer harita üzerinden bakarak ve ölçüm yaparak bir tespit ortaya koyacak. Buna göre bir karar verilecek." Bölgede doğal gaz akışı tedbir amaçlı kesilirken, yetkililerin incelemeleri sürüyor.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş duruşmasında savunma yapan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin: "Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım" Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada savunma yapan Adana Seyhan Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu Başkanı Oya Tekin, "İddianamede, beyanlarımın kendi içerisinde tutarsız olduğu söyleniyor. Benim ifadem bütüncül şekilde dikkate alınıp değerlendirilseydi, ifadelerim son derece gerçek ve olayların aydınlatılmasına yönelikti" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık dün ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Duruşma, 2’inci gününde devam ediyor İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen duruşmanın 2’inci gününde, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Öte yandan duruşmaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile çok sayıda partili ve milletvekili katıldı. "İfadelerim bütüncül şekilde dikkate alınıp değerlendirilseydi, son derece gerçek ve olayların aydınlatılmasına yönelikti" Duruşmada savunma yapan Adana Seyhan Belediyesinin görevinden uzaklaştırılan tutuklu Başkanı Oya Tekin, "Bu davaları tarihe not düşmek gerekiyor. Suçun unsurları açısından baktığımızda, kamu görevlisi diye geçen kişi benim. Seyhan Belediye Başkanı benim. Bana dair rüşvetle ilgili bir iddia yok, görüşmem de yok ama geliyoruz bakıyoruz, ben rüşvet alma suçundan yargılanıyorum. Ben 9 aydır Silivri’de cezaevindeyim. Bu durum, ülkemiz ve toplumumuz açısından çok önemli. Yeterli delil oluşmadan tutuklandım. Bunların toplamıyla lekelenme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayıldı bu iddianameyle beraber. Ben, Adana’nın ilk seçilmiş kadın belediye başkanıyım. Ben, buraya geldiğimde 13-14 aylık bir belediye başkanıydım. Ancak ben, 30-35 senelik te bir hukukçuyum. İddianamede, HTS kayıtları delil oldu. İddianame savcısı delilleri değerlendiriyor. İddianamede, benim yapılan ihalelerden haberdar olmadığım söyleniyor. Böyle bir şey yok, iddianamede bana bir soru sorulmadı ki, cevabını vereyim. İddianamede, beyanlarımın kendi içerisinde tutarsız olduğu söyleniyor. Benim ifadem bütüncül şekilde dikkate alınıp değerlendirilseydi, ifadelerim son derece gerçek ve olayların aydınlatılmasına yönelikti" ifadelerini kullandı. "Rüşvet aldığım için değil, rüşvet almadığım için buradayım" Sanık Tekin, savunmasının devamında, "Ben, cezaevi şartlarında, bilgisayar ve kaynak sıkıntısıyla bu davaya bu kadar hazırlanabildim. Benim koğuşumdan en az 3 kişi, buradan kurtulmak için birilerinin isimlerini vererek itirafçı vasfıyla tahliye oldu. Aziz İhsan Aktaş, Seyhan Belediyesi ile hesaplaşması için benim adımı verdi. 8 ay çok büyük dert. Bir şüphe olmaksızın tutukluyum. Aziz İhsan Aktaş’ı, seçim sonrası ziyaretlerde tanıdım, tebrik etmek için gelmişti. İlk önce, ‘kadın belediye başkanı olmaz, sonra bu kadın olmaz, ardından, bu kadınla biz ne yapacağız?’ oldu. Benim işimi yapamaz hale getirmeye çalıştılar. Bütçe yoktu, müdürlerin elinden tahsis edilen telefonları topladım. Belediyeye her gün hacizler gelmeye başlamıştı. ‘Makam haczedeceğiz’ dediler, ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Benim siyaset hayatımı bitirmek istediler. Yaptığım işi kendi paramla değil, Seyhan Belediyesinin kaynaklarıyla yaptım. Rüşvet aldığım için değil, rüşvet almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım. Aziz İhsan Aktaş’ın tutuklandığını haberlerden öğrendim. O dönem haberleri takip eden Seyhanlı bazı vatandaşlar, Aktaş ile ihale yapmadığım için beni tebrik etti" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Eşinizin belediyede bir bağı var mı?" şeklinde sorusuna sanık Oya Tekin, Hayır, öyle bir şey yok" şeklinde yanıtladı. Duruşmaya, 1 saat ara verildi. Aranın ardından diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
İstanbul Kağıthane’de caddede kalaşnikoflu saldırı İstanbul Kağıthane’de cadde üzerine gelen M.H., yolda yürüyen Sedat İ.’ye kalaşnikofla silahlı saldırı gerçekleştirdi. Saldırı esnasında yaralanan Sedat İ., yaşanan boğuşmada M. H.’nin elinden kalaşnikofu alarak karşı ateş açtı. Daha sonra araca binerek kaçan M.H., girdiği ters yönde başka araçlara çarptı. Polis ekiplerinin kovalamacası sonrası yakalanan M.H., gözaltına alındı. Olay, 26 Ocak Pazartesi günü saat 05.30 sıralarında Kağıthane Çağlayan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.H.(19), yolda yürüdüğü sırada karşısına çıkan S.İ.(40),’ye kalaşnikofla ateş açtı. Saldırıda esnasında yaralanan S.İ., ile M.H., arasında kovalamacanın ardından boğuşma yaşandı. Daha sonra S.İ., tüfeğin kabzasıyla darp edildiği esnada M.H.’nin elinden kalaşnikofu alarak karşı ateş açtı. M.H., bir süre sonra 34 HMM 617 plakalı aracına binerek olay yerinden kaçmaya başladı. Cadde üzerinde yaşanan o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Cadde üzerindeki silah seslerinin duyulması üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. O esnada devriyede bulunan Kağıthane Asayiş Büro Amirliği kaçmaya çalışan aracı takibe aldı. Şüpheli M.H.,’nin kullandığı araç girdiği tünelde önce bir otomobile daha sonra polis otosuna çarparak durdu. Polis ekipleri tarafından yakalanan M.H., üzerindeki tabancayla birlikte gözaltına alındı. Bölgede geniş çaplı inceleme başlatan ekipler, şüphe üzerine Çetin G., (37) idaresindeki 26 KH 402 plakalı aracı durdurdu. Araç içerisinde yapılan kontrolde, cadde üzerindeki silahlı boğuşmada yaralanan S.İ.’yi gördü. Araçtaki kalaşnikofa ise polis ekipleri tarafından el konuldu. Olay sonrası yaralı S.İ., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. S.İ.’nin poliste ’uyuşturucu madde kullanmak’, ’oto hırsızlığı’ ve ’kasten yaralama’ gibi suçlardan 9 kaydı bulunduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin olayın yerinde yaptıkları incelemelerde 30’dan fazla kalaşnikof kovanı bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan 19 yaşındaki M.H., birkaç gün önce İstanbul’a geldiğini ifade etti. M.,H.’nin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Olayla ilgili inceleme sürüyor.
İstanbul "FED kararı öncesi küresel piyasalarda temkinli fiyatlama süreci yaşanıyor" ABD Merkez Bankası’nın (FED) açıklayacağı faiz kararı öncesinde küresel piyasalarda temkinli bir fiyatlama süreci yaşanıyor. Altın ve gümüşte gün içinde sınırlı geri çekilmeler görülse de, ons altın kritik seviyelerin üzerinde tutunmayı sürdürüyor. Bu görünümün, piyasalarda sert bir yön değişiminden ziyade karar öncesi pozisyon ayarlamalarının öne çıktığını gösterdiği değerlendiriliyor. ABD ile İran arasında son günlerde görece yumuşayan tansiyon risk algısını kısmen dengelerken, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik başlıkların tamamen gündemden düşmediği belirtiliyor. Bu belirsizliklerin güvenli liman talebini canlı tuttuğu ifade ediliyor. "Altında kısa vadeli hareketler ana yönü belirlemez" FED kararı öncesindeki fiyatlamaların dikkatli okunması gerektiğini belirten DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, altın fiyatlarında görülen sınırlı geri çekilmelerin bir trend değişimi anlamına gelmediğini söyledi. Kitiş, "Ons fiyatının güçlü kalması, uzun vadeli eğilimin sürdüğünü gösteriyor. Belirleyici olan, küresel para politikalarının seyri ve jeopolitik risklerin nasıl yönetileceğidir" dedi. "Faiz kararından çok mesajlar belirleyici olur" FED’in faiz kararından ziyade karar metni ve Başkan’ın kullanacağı dilin piyasalar açısından daha önemli olduğunu vurgulayan Kitiş, "Piyasa faizin sabit kalmasını büyük ölçüde fiyatladı. Asıl önemli olan, faiz indirimi sürecine dair nasıl bir yol haritası çizileceğidir. Yüksek faiz ortamının uzun süre korunamayacağı algısı güçlendikçe bu durum altın lehine bir zemin oluşturur" ifadelerini kullandı. "Altın sadece enflasyona karşı bir korunma aracı değil" Altının yalnızca enflasyona karşı bir güvence olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kitiş, "Altın aynı zamanda küresel finans sistemindeki kırılganlıkların ve para politikalarındaki sıkışmanın doğal bir yansımasıdır. Bu nedenle kısa vadeli dalgalanmalar yerine ana trende bakmak gerekir" diye konuştu. "Rakamdan çok FED’in dili önemli" FED’in daha sert bir söylem kullanması durumunda fiyatlarda sınırlı geri çekilmeler yaşanabileceğini dile getiren Kitiş, "Bu tür hareketler ana trendi bozmaz. Bu noktada rakamdan çok, FED’in geleceğe dair kullandığı kelimeler önemlidir. Dil yumuşadıkça düşüşler kalıcı olmaz, sertleştikçe ise sadece zaman kazandırır" dedi. "Gümüş daha oynak, altın daha dengeli" Gümüş fiyatlarındaki hareketliliğin altına göre daha sert seyrettiğini belirten Kitiş, "Gümüşteki yükseliş ve düşüşler daha spekülatif bir zeminde ilerliyor. Altın ise merkez bankaları ve uzun vadeli yatırımcılar açısından temel denge varlığı olma özelliğini koruyor" ifadelerini kullandı. "Beklenti süreci geçici, ana yön kalıcı" FED kararı öncesinde yaşanan dalgalanmaların doğal olduğunu kaydeden Kitiş, "Piyasalarda şu anda bir beklenti süreci yaşanıyor. Günlük hareketler geçici olabilir ancak jeopolitik riskler, küresel borçluluk ve para politikalarındaki belirsizlik sürdükçe altının ana yönü güçlü kalmaya devam eder" değerlendirmesinde bulundu.
İzmir Safra yolu tıkanıklığına başarılı müdahale İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, karaciğer nakli sonrası gelişen ileri düzey safra yolu tıkanıklığında, dünyada sınırlı sayıda merkezde uygulanan ileri bir teknikle önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında İstanbul’da karaciğer nakli olan 67 yaşındaki Ö. Özkan, yıllar sonra gelişen anastomoz darlığı nedeniyle İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’ne başvurdu. Gastroenteroloji, girişimsel radyoloji ve endoskopi ekiplerinin birlikte planladığı tedavide, klasik yöntemlerle açılamayan tıkanıklık için dünyada nadir uygulanan "Magnetic Compression Anastomosis" (Manyetik Kompresyon Anastomoz) tekniği kullanıldı. Mıktanıslar yardımıyla kanal İşlem, Gastroenteroloji ve İleri Endoskopi Ünitesi’nden Doç. Dr. Ferit Çelik ve Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Kamil Doğan, Anestezi Bölüm Başkanı Uzm. Dr. H. Yurday Çetin ve ekibiyle Medical Point İzmir Hastanesi Başhekimi, Girişimsel Radyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Memiş’in koordinasyonunda, multidisipliner bir yaklaşımla başarıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık iki hafta içinde mıknatıslar yardımıyla yeni bir kanal oluşturularak safra akışı sağlandı. Ardından stentleme yapılarak hastanın safra yolu fonksiyonu normale döndü. Son kontrollerde kan ve karaciğer fonksiyon testlerinin tamamen normale döndüğü, stent değişiminin sorunsuz gerçekleştirildiği bildirildi. Sınırlı merkezde ileri yöntem Doç. Dr. Ferit Çelik, uygulanan yöntemin önemine dikkat çekerek, "Karaciğer nakli sonrası safra yolu darlıkları sık görülebilen ancak her zaman kolay çözülemeyen bir problemdir. Manyetik kompresyon tekniği, sınırlı merkezde uygulanan ileri bir yöntemdir. Bu yöntem, girişimsel radyoloji ile gastroenterolojinin eş zamanlı ve uyum içinde çalışmasını gerektiren ileri bir tekniktir. Mıknatıslar yardımıyla iki uç arasında kontrollü bir kanal oluşturmayı hedefleriz ve süreç haftalar sürebilir" dedi. "Milimetrik uyum" Prof. Dr. Ahmet Memiş ise tedavide hasta-hekim iş birliğinin önemini vurgulayarak, "Bu işlem, hiçbir hekimin tek başına yapabileceği bir işlem değildir. Girişimsel radyoloji, gastroenteroloji ve ileri endoskopi ekiplerinin milimetrik uyumla çalışması gerekir. Karaciğer içinden ve bağırsaktan eş zamanlı ilerleyerek mıknatıs uçlarını safra yolunda buluşturmak, hem teknik hem de deneyim açısından son derece zorlayıcıdır. Ancak doğru ekip, doğru altyapı ve doğru hasta seçimiyle imkânsız gibi görünen sorunlar çözülebilir. Hastamız artık bizim için sadece bir hasta değil, bir dosttur. Bu da yaptığımız işin en kıymetli tarafıdır" ifadelerini kullandı. Tedavi sürecini anlatan Ö. Özkan, şunları söyledi: "Buraya ilk geldiğimde hiç tanımadığım bir ortamdı. Ancak hocalarımızla tanıştıktan sonra içimde hiçbir tereddüt kalmadı. Gece gündüz benimle ilgilendiler. Bugün ayaktaysam onların bilgi ve emeği sayesinde. Medical Point ailesine ve hocalarıma minnettarım."