GÜNDEM - 21 Mart 2025 Cuma 09:34

Uzayan kış günlerinde besicilerin zorlu kuzu mesaisi sürüyor

A
A
A
Uzayan kış günlerinde besicilerin zorlu kuzu mesaisi sürüyor

Erzincan’da mart ayında etkili olan kar yağışlarıyla birlikte uzayan kış günlerinde besiciler, zorlu şartlarda mesaisini sürdürüyor.


Mart ayının sonuna doğru özellikle kırsal kesimde etkili olan kar yağışı nedeniyle, soğuk havanın da etkili olduğu Erzincan’da küçükbaş hayvan yetiştiricileri, çetin ve uzun geçen kış günlerine rağmen tek geçim kaynağı olan koyunlarının kuzulama döneminde bir an olsun yanlarından ayrılmıyor. Yeni doğan kuzuların başından ayrılmayan besicilerin gece ağıllarda ki mesaileri sürüyor. Gece vakitlerinde nöbet tutan besiciler, nöbet esnasında gebe hayvanların doğumlarına yardımcı olarak kuzunun sağlıklı dünyaya gelmesini sağlıyor. Ayrıca ikiz doğum yapan kuzulara anne sütü yetmediği için biberon ile destek sütü verilirken, aynı işlem doğumda annesi ölen kuzular için de uygulanıyor.


Yalancı baharın ardından yeniden soğuk kış günlerinde hayvanlarına bakmakta güçlük çeken besiciler, tüm zorluklara rağmen koyunların ve kuzuların ağıllarda ki tüm bakımlarını yaparak yaklaşan bahar aylarında meralara çıkmaya hazırlanıyor.


Geçimini küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinden sağlayan Salih Doğan, 7 gün 24 saat hayvanların başında durduklarını belirterek, "Gördüğünüz gibi küçükbaş hayvanla meşgulüz. Geçimimizi bu şekilde sağlamaktayız. Ocak 15’den itibaren kuzu doğumları başladı. Sabahları saat 6, 6 buçuk gibi işimize başlıyoruz. Kuzu emzirme ve daha sonra üç öğün çeşitli yemlerle hayvanları besliyoruz. Akşam 7-8 gibi paydosumuz var ama bizim doğumlardan kaynaklı gece nöbetlerimiz oluyor. Geceleri doğum takibi yapıyoruz. Yani 7-24 bunun bekçiliğini yapmaktayız" dedi.


Üniversitede öğrenci olan ve boş vakitlerinde ailesine destek olan Kadir Doğan ise kuzuların doğumundan sonra sağlıklı yetişmeleri için bazı tedbirler aldıklarını söyledi.


Doğan, geceleri de özellikle güç doğumlara yardımcı olduklarını belirterek, "Geceleri koyun doğurduğu zaman bazı koyunlar zorlanıyorlar ve bizler de saat başı, 2 saatte bir gelip koyunları kontrol edip, eğer öyle bir şey varsa yardımcı oluyoruz ve ayakta tutmaya çalışıyoruz" diye konuştu.



Uzayan kış günlerinde besicilerin zorlu kuzu mesaisi sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakanı Yumaklı, Akıllı Tavşan Momo ve Orman Dostları Çocuk Müzikali Gala Gösterimi’ne katıldı Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Akıllı Tavşan Momo ve Orman Dostları Çocuk Müzikali Gala Gösterimi’ne katılarak, çocuklara ormanlar hakkında konuşma yaptı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde düzenlenen ‘Akıllı Tavşan Momo ve Orman Dostları Çocuk Müzikali Gala Gösterimi’ne katıldı. Birçok çocuğun katılımıyla gerçekleşen gösterimde çocukların ormanlar hakkında bilinçlenmesi ve bilgilendirilmesi amaçlandı. Program çerçevesinde bir açıklama gerçekleştiren Bakan Yumaklı, yapılacak gösteriyle çocukların ormanlara karşı nasıl davranılması gerektiğinin paylaşılacağını ifade ederek, "Burada ülkemizin en önemli zenginliklerinden olan ormanlarımızla alakalı sizlerin hep birlikte izleyeceği çok güzel bir tiyatro gösterisiyle aslında ‘ne olacak ve ne olmalıyı’ burada sizlerle paylaşmış olacağız. Sizler de tıpkı birer fidan gibisiniz. Onları diktiğinizde, suladığınızda, koskocaman birer ağaç olduğunda onlar hem bizim yeşil vatanımız oluyor, hem de gölgesinde, hem bizleri hem de diğer bütün canlıları barındıran bizlere çok önemli bir örtü, korunak oluyor. Ağaçlar, sular, orman, doğa bunların hepsi Allah’ın bize birer lütfu" açıklamasında bulundu. Bakan Yumaklı 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ne de değinerek, salonda gösteriyi izlemeye gelen çocuklardan 11 Kasım’da ağaç dikmeleri için söz aldı. Program Bakan Yumaklı’nın, gösterinin ardından çocuklara fidan hediye etmesiyle son buldu.
Sivas Uzmanı uyardı: "Çocukluk çağında yapılan kalp muayenesi hayat kurtarabilir" Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, doğuştan gelen birtakım rahatsızlıkların 10-20 yaş aralığındaki bireylerde ölüme dahi neden olabileceğini söyleyerek, dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de kalp ve damar hastalıkları, ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer almaya devam ediyor. Son zamanlarda yapılan halı saha maçlarında, kalp krizi sonucu ölüm oranları artış gösteriyor. Küçük yaşlarda kalp muayenesi ise son derece önemli oluyor. Genç yaşlarda artan kalp krizi vakalarının çocuk yaşta fark edilmemiş hastalıklardan olabileceğini belirten Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Uzm. Dr. İsmail Erdoğu, "Belki de dışarıdan çok sağlıklı gördüğümüz bir çocuğun görünmeyen bir kalp rahatsızlığı var ve biz bunu bilmiyoruzdur, bu ancak kalp muayenelerinde ortaya çıkar" şeklinde konuştu. "Ani ölümlerle karşılaşabiliyoruz" Kalp krizi vakalarının çocuk yaşlarda daha fazla arttığını belirten Uzman Dr. İsmail Erdoğu, "Bizler toplumumuzun bütün bireylerini taramış ve bakmış değiliz. Ortaokul veya lise çağındaki çocuklarımızın spor yaparken veya beklenmedik bir anda ani ölümleriyle karşılaşabiliyoruz. Bunun en önemli sebebi dışarıdan çok sağlıklı görünen bir çocuğun kalp hastalığına sahip olup olmadığını bilmiyoruz. Beklide o çok sağlıklı gördüğümüz çocuğun kalbinde bir delik var veya belki de kalp kapağında ciddi bir darlığı olabilir. Toplumun ve özellikle de çocukların bir spora başlamadan kalp muayenesinden geçmesini tavsiye ediyorum. Yarışmalı bir spor yapmadan önce çocukların kalbine mutlaka bakmak lazım, bu durum ancak kalp muayyenlerinde ortaya çıkar. Doğuştan gelen birtakım rahatsızlıklar 10-20 yaş aralığındaki bireylerde ölüme dahi neden olabilir. Ani kalp ölümleri ani damar tıkanıklarıyla veya kalp kriziyle olmayabilir. Birçok insanda ve özellikle de genç yaşlarda yaşanan ani ölümlerde damar tıkanmasından başka kalp ile ilgili başka sorunlara da neden olabilir. Kalp kapağı hastalıkları, kalp kası rahatsızlıkları ve kalpte büyümler gibi nedenler de bu tarz hastalıkları veya ölümlü sonuçları doğurabilir" diye konuştu. "Futbol bizim vazgeçilmezimizdir" Halı sahada futbol oynamayı sevdiklerini ifade eden Üniversite Öğrencisi Mehmet Kurtboğan, "Halı sahada futbol oynamak bizim vazgeçilmezimiz. Hemen hemen her gün arkadaşlar ile iftardan sonra maç yapıyoruz. Halı sahada ölüm oranları arttı ancak futbol bizim vazgeçilmezimiz" dedi.
İzmir İzmir’de taksiciyi gasbeden saldırgan hakkında jet iddianame İzmir’de müşteri kılığında bindiği takside sürücünün boynuna sarılıp gasbeden, polis tarafından yakalandıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanan saldırgan hakkında jet iddianame hazırlandı. İddianamede, çakmağın taksi sürücüsünde oluşturduğu endişe dikkate alınarak suçta kullanılan çakmağın silahtan sayılan bir cisim olduğunun değerlendirilmesi dikkat çekti. 23 Mart akşamı Konak ilçesi Eşrefpaşa semtinde durdurduğu Tayfun Özişçiler (55) idaresindeki 35 T 7898 plakalı taksiye binen T.Ç. (29) arka koltuğa geçti. Bayraklı’ya gitmek istediğini söyleyen şüpheli ardından şoför koltuğunun arkasına yanaştı. Soğukkuyu civarlarında şüpheli yanında getirdiği silahı şoförün başına dayayarak tüm paralarını istedi. Özişçiler, tüm hasılatını şüpheliye teslim ederken, saldırgan diğer paraları da istedi ve şoförün yanına gelmek için araçtan indi. Şüpheli, araçtan indiği esnada otomobilin kapısını kilitleyen Özişçiler, o anda hızla kaçtı. Tayfun Özişçiler, kamera görüntüleriyle birlikte polis merkezine giderek şikayetçi oldu. Olayın ardından harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği, Suç Araştırma Merkezi (SAM) Büro Amirliği ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, kamera kayıtlarını mercek altına aldı. Yapılan detaylı incelemede olayı T.Ç. (29) adlı bir kişinin gerçekleştirdiği, eşi İ.G.Ç.’nin (25) ise kendisine yardım ettiği belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından, bir otel odasında oldukları belirlenen 2 şüpheli de polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonla kıskıvrak yakalandı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen T.Ç., çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Jet iddiname hazırlandı, çakmak silah sayıldı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca titizlikle yürütülen soruşturma çok kısa bir süre sonra tamamlandı. Saldırgan T.Ç.’nin olayda kullandığı çakmağı müştekinin omzuna dayadığını beyan etmesi, taksicinin şüpheli tarafından kendisine sert bir cisim dayandığını bu cismin silah olduğunu düşündüğü belirtilen ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, şüpheli tarafından kullanılan çakmağın taksi sürücüsünde oluşturduğu endişe dikkate alınarak suçta kullanılan çakmak silahtan sayılan bir cisim olarak değerlendirildi. Olay hakkında hazırlanan iddianamede, şüphelinin işlediği iddia olunan gece vakti silahla yağma suçu nedeniyle Türk Ceza Kanununun 149/1.a - h maddeleri uyarınca 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istemiyle İzmir Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldı. (AÇ-
Sivas Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu, her yıl olduğu gibi baharın müjdeleyicisi olan misafirlerini bu yıl da kabul etti. Havaların ısınmasıyla birlikte göç eden leylekler okulun çatısında bulunan yuvalarında görüldü. Kent merkezindeki Kardeşler Mahallesi’nde bulunan Şehit Erdal Çetin İlkokulu 42 yıldır aynı leylek ailesini çatısında misafir ediyor. Mahalle ve okulun simgesi haline gelen leylekler, her yıl yuvalarına gelerek kuluçkaya yatıyor ve havaların soğumasıyla birlikte 3-4 yavruyla sıcak bölgelere göç ediyorlar. Beton binaların arasında mahalle sakinlerine ve öğrencilere doğal yaşamın güzelliğini yaşatan leylekler, öğrencilerin maskotu oldu. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. 1983 yılından beri tam 42 yıldır çatısında leylekleri misafir eden okul, ‘Leylekli okul’ olarak anılıyor. "Baharın geldiğini anlıyoruz" Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğretmen olan Gökhan Genç, leyleklerin her sene geldiğini belirterek, "Okulumuzda leyleklerin olması bizim ve çocukların çok fazla hoşuna gidiyor. Leyleklerin gelmesiyle baharın geldiğini anlıyoruz. Leyleklerin gelmesiyle birlikte pilav şenlikleri ve gösteriler yaptık. Elimizden geldiğince leyleklere bakmaya çalışıyoruz. Onlarda bizi her sene unutmayarak geliyorlar. Her sene Mart ayında buraya geliyorlar. Önce bir leylek gelip yuvayı hazırlıyor sonra diğer leylekler geliyor. Leyleklerin başımızın üstümüzde yeri var" dedi. "Çok şanslıyız" Öğrenci Yağız Alp Yılmaz, leylekleri izlemenin çok güzel olduğunu söyleyerek, "Leylekler her sene okulumuzun çatısında bulunan yuvalarına geliyorlar. Her sabah onları izlemek çok güzel oluyor. Leyleklerin gelmesiyle baharın geldiğini anlıyoruz. Leylekler her okulda olmuyor. Bu okulda olduğumuz gerçekten çok şanslıyız. Leylekleri zaten çok seviyoruz ve burada da gözlemlemiş oluyoruz" diye konuştu. "Onları izliyoruz" Öğrenci Asya Ceylan, ise leyleklerini çok sevdiğini ifade ederek, "Leylekleri çok seviyorum. Leylekler, okula geldikleri zaman arkadaşlarımla beraber onları izliyoruz" şeklinde konuştu.