GÜNDEM - 22 Şubat 2026 Pazar 11:08

Kendi hayallerini erteledi, kardeşlerine hayat oldu

A
A
A
Kendi hayallerini erteledi, kardeşlerine hayat oldu

Erzincan’da yaşayan 28 yaşındaki Çilem Sağlam, anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası ve ağabeyinin bakımını üstlenerek kardeşlerine hem annelik hem babalık yapıyor.


Erzincan merkez Demirkent Mahallesi’nde yaşayan Sağlam, 8 yaşında annesini kaybetti, babasını ise 2023 yılında toprağa verdi. Anne ve babasının vefatının ardından zihinsel engelli ablası Pınar (41) ile ağabeyi Ramazan’ın (39) sorumluluğunu üstlenen Sağlam, kendi hayatını ikinci plana bırakarak kardeşleriyle birlikte yaşamını sürdürüyor.


Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Sağlam, ailesinden gördüğü sevgi ve dayanışmayı sürdürdüğünü belirterek, "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk. Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum." ifadelerini kullandı.


Sağlam kardeşleri evlerinde ziyaret eden Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, ailedeki fedakârlık ve merhametin kendilerini duygulandırdığını belirtti. Aydoğdu, paylaşımında Çilem Sağlam’ın anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmadığını, hayatını özel gereksinimli kardeşlerine adadığını ifade etti.


Ailenin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için destek sözü veren Vali Aydoğdu, 15 gün içerisinde yeni bir eve taşınmaları konusunda gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi.


Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu sosyal medya hesabında paylaştığı videoda şu ifadelere yer verdi:


Bir güzel aile. Ramazanın 3. günü insanlığın kalbine misafir olduk. Orada merhamet vardı. Orada fedakârlık vardı. Orada insanlığın en saf hâli vardı. Çilem 28 yaşında. Ablası Pınar 41. Abisi Ramazan 39. İkisi de özel gereksinimli insanlar. Annelerini çocuk yaşta kaybetmişler. Babalarını ise üç yıl önce toprağa vermişler, dün gibi. Hayat, bazı insanlara erken büyümeyi öğretir. Çilem de öyle büyümüş. İşletme mezunu. Belki kendi hayatını kuracak, kendi yoluna gidecekti. Ama o sevgi ve merhamet yolunu seçmiş. Anne ve babasından gördüğü sevgiyi yarım bırakmamış. Ablası ve abisi özel ilgiye muhtaç diye çalışmayı bırakmış. Hayatını onlara adamış. Hikâyeyi dinlerken bir an. O odada nefesler tutuldu. Boğazlarımız düğümlendi. Sözler anlamını yitirdi. "Seninle gurur duyuyoruz" dediğimizde, gözlerini indirdi ve öyle bir cümle kurdu ki. "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk."


İşte o an anladık. Bazı insanlar fedakârlık yaptığını bile düşünmez. Çünkü onların mayasında sevgi vardır. Bir cümle daha söyledi. Bir aileyi, bir terbiyeyi, bir mirası özetleyen cümle: "Biz sevgi dolu bir aileydik. Annemden babamdan ne gördüysem onu yapıyorum."


İnsan, gördüğünü yaşar. Gördüğünü taşır. Gördüğünü çoğaltır. Abi ve ablasının sağlık problemleri var. Ama yüzünde şikâyet yok. Yorgunluk var belki. Ama isyan yok. Biz de bu mübarek ayın bereketine sığınıp bir müjde verdik. İnşallah 15 gün içinde bu sevgi dolu aileyi yeni evlerine taşıyacağız. Çünkü bazı evler dua ile ayakta durur. Bazı insanlar alkışla değil, Allah’ın rızasıyla büyür. Bugün şunu bir kez daha gördük: Merhamet bir eğitim meselesidir ama özü Allah vergisidir. Sevgi, insanın içine yerleştirilmiş ilahi bir emanettir. Çilem Allah senden razı olsun. Sen bu toplumun harcısın. Mayasısın. Sarsılmaz bağısın. İnsanlık hâlâ ayaktaysa, bu senin gibi görünmeyen kahramanlar sayesinde. Bugün Ramazan’ın üçüncü günüydü. Ama biz bugün, dağ gibi bir merhametin karşısında saygıyla eğildik.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin sahillerinde selin denize taşıdığı balçıklar temizleniyor Mersin’de geçtiğimiz günlerde yaşanan sel felaketinin ardından, dere sulanın denize taşıdığı tonlarca ağaç parçası, evsel atık ve balçık temizlenmeye başlandı. Mersin’de geçtiğimiz günlerde etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, kent genelinde hayatı olumsuz etkilerken, taşkın nedeniyle derelerden sürüklenen tonlarca ağaç parçası, evsel atık ve balçık, Mersin Millet Bahçesi sahil bandında birikti. Ortaya çıkan manzara, hem çevre hem de deniz ekosistemi açısından risk oluşturdu. Afetin ardından harekete geçen Akdeniz Belediyesi ekipleri, sahil hattında kapsamlı temizlik ve iyileştirme çalışması başlattı. Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğünün koordineli yürüttüğü çalışmalar kapsamında iş makineleri ve kamyonlarla biriken atıklar sahilden kaldırılmaya başlandı. Akdeniz Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 5 gün sürmesi planlanan çalışmalar sonunda 120 kamyonu aşkın atığın toplanması bekleniyor. Büyük hacimli atıklar iş makineleriyle kaldırılırken, kıyı hattında detaylı temizlik için de personel görevlendirildi. Toplanan atıkların bertaraf merkezlerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, sahilde biriken organik ve inorganik atıkların denize karışmasının önüne geçilmesinin deniz canlılarının korunması ve kıyı şeridinin sağlıklı hale getirilmesi açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Sahil temizliğinin tamamlanmasının ardından bölgede kıyı düzenleme ve zemin iyileştirme çalışmalarının da yapılacağı kaydedildi. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, sel felaketinin ardından önceliklerinin halk sağlığı ve çevre güvenliği olduğunu belirtti. Şener, "Şiddetli yağışlarla birlikte derelerden taşınan atıklar sahil kesiminde ciddi bir kirliliğe yol açtı. Ekiplerimiz ilk andan itibaren koordineli şekilde müdahale ederek hem çevre temizliği hem de deniz temizliği açısından hızlı bir çalışma başlattı" dedi.
Diyarbakır Başkan Gündüz: ’’Terörsüz Türkiye hedefi, güçlü Türkiye ideali ile ilerlemektedir’’ Terör gazisi, 15Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Terörsüz Türkiye hedefinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bilge lider Devlet Bahçeli’nin üstlendiği güçlü Türkiye ideali ile ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin, uzun yıllardır milletin huzurunu, birlik ve beraberliğini hedef alan terör belasına karşı kararlı, sabırlı ve tavizsiz bir mücadele yürüttüğünü belirten Başkan Gündüz, bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki Terörsüz Türkiye hedefinin, tüm engellemelere, dış müdahalelere ve içeriden yürütülen algı operasyonlarına rağmen adım adım gerçeğe dönüştüğünü kaydetti. Gündüz, ‘’Terörle mücadele artık sadece sınırlarımız içinde değil, kaynağında, lojistik hatlarında ve uzantılarında etkisiz hâle getirilen bütüncül bir devlet politikasıyla yürütülmektedir. Terörden arındırılmış bölgeler, sadece güvenlik açısından değil, istikrar, kalkınma ve sosyal huzur açısından da Türkiye’nin geleceğini teminat altına almaktadır. Bugün güvenlik güçlerimizin fedakârlığıyla tesis edilen bu alanlar, yarın çocuklarımızın güvenle yaşayacağı bir Türkiye’nin altyapısını oluşturmaktadır. Bu tarihi sürecin mimarları, Türk devlet aklını temsil eden iki güçlü liderdir. Devlet Bahçeli, terörle mücadelenin en zor dönemlerinde ortaya koyduğu net duruş, milli refleksi güçlendiren söylemleri ve devletin kararlılığını tahkim eden iradesiyle bu mücadelenin fikri ve siyasi omurgasını oluşturmuştur. Terörle pazarlık değil, mücadele edilir anlayışını Türk siyasetine kazandıran bu duruş, bugün gelinen noktada haklılığını açıkça ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ise bu kararlılığı sahaya yansıtan lider olarak, güvenlikten diplomasiye, savunma sanayiinden uluslararası mücadeleye kadar her alanda Türkiye’yi teröre karşı güçlü, caydırıcı ve etkin bir konuma taşımıştır. Sadece terör örgütleriyle değil, onları besleyen ve meşrulaştırmaya çalışan odaklarla da mücadele eden bu liderlik, Türkiye’yi bölgesel bir güvenlik mimarı haline getirmiştir. Terörsüz Türkiye, bir temenni değil, bir devlet politikasıdır. Bu hedef; milletin iradesi, güvenlik güçlerimizin kahramanlığı ve güçlü liderliğin ortaya koyduğu sarsılmaz duruşla mutlaka gerçekleşecektir. Hiçbir terör örgütü, hiçbir taşeron yapı ve hiçbir karanlık senaryo, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bu kararlı yürüyüşü durduramayacaktır. Türkiye Yüzyılı, terörün değil, huzurun, güvenliğin ve kardeşliğin yüzyılı olacaktır. Bu yolda atılan her adımın, ortaya konulan her iradenin arkasında millet vardır, devlet vardır ve sarsılmaz bir kararlılık vardır’’ dedi.