EĞİTİM - 14 Ağustos 2025 Perşembe 09:13

EBYÜ öğretim üyelerinden uluslararası başarı

A
A
A
EBYÜ öğretim üyelerinden uluslararası başarı

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), Anadolu’dan aldığı köklü bilimsel geleneğiyle evrensel bilimin ideallerini bölgenin somut ihtiyaçlarıyla birleştirerek, turizm alanında iki önemli çalışmaya imza attı.


EBYÜ Öğretim üyeleri Doç. Dr. Erkan Güneş, Doç. Dr. Zeynep Ekmekçi ve Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Taş, turizm literatürünün en prestijli dergilerinden, SSCI kapsamındaki Asia Pacific Journal of Tourism Research’ın son sayısında yayımlanan makaleleriyle uluslararası akademik dünyaya katkı sağlamaya devam ediyor.


"Keşke Orada Olsaydım": Sosyal Medyanın Seyahat Etme İsteği Üzerindeki Gücü


"I Wish I Were There: The Effect of Social Comparison on Social Media on Travel Intention - A Parallel Mediation Model" başlıklı ilk çalışma, sosyal medyada paylaşılan göz alıcı tatil ve seyahat içeriklerinin, kullanıcılarda oluşan sosyal karşılaştırma duygusuyla birlikte seyahat etme isteğini nasıl belirgin şekilde artırdığını bilimsel olarak kanıtladı. Doç. Dr. Erkan Güneş, bu çalışmanın "birden fazla psikolojik mekanizmayı aynı anda test eden bir modelle" alanında önemli bir metodolojik katkı sağladığını belirtti. Doç. Dr. Zeynep Ekmekçi ise sosyal medyanın sosyal karşılaştırma için önemli bir mecra olduğunu ve seyahat niyetinin sadece görsellerle değil, bu görsellerin tetiklediği duygu ve düşünce zinciriyle şekillenmesinin destinasyon pazarlaması için değerli bir bulgu olduğunu vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Taş da, sosyal medyada paylaşılan içeriklerin yalnızca anlık ilgi uyandırmakla kalmayıp, bireylerde kalıcı bir seyahat motivasyonu oluşturabildiğini; bu nedenle içeriklerin psikolojik etkilerini anlamanın turizm sektöründe stratejik bir önem taşıdığını ifade etti.


"Bölgesel iş birliğiyle turizm yönetimine bilimsel katkı"


EBYÜ’nün bölge üniversiteleriyle geliştirdiği iş birliği vizyonu doğrultusunda Doç. Dr. Erkan Güneş, Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Taş ve Bayburt Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Ömer Ceyhun Apak ile ortaklaşa yürütülen "Examining the serial mediating role of emotional solidarity and perceived concern in the effect of residents’ community commitment on support for tourism development" adlı ikinci araştırma, turizm literatürüne yeni bir soluk getirdi. Dünya sıralamalarında en üstte yer alan ve SSCI uluslararası indekslerdeki en önemli dergilerden biri olan Tourism Management Perspectives’de yayımlanan bu çalışma, yerel halkın yaşadığı yere bağlılığının (community commitment) turizm gelişimine destek verme eğilimini nasıl güçlendirdiğini detaylı bir şekilde inceledi. Bulgular, topluluk aidiyetinin önce duygusal bağları güçlendirdiğini, ardından yerel aktörlerin halkın kaygılarına özen gösterdiği algısını artırdığını ve bu zincirin sonucunda turizm gelişimine verilen desteği yükselttiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bölge dinamikleri gibi yerel unsurların öne çıktığı destinasyonlar için kritik önem taşıyan bu çalışmanın bölgesel kalkınma stratejilerine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti.


"Kanıta dayalı stratejiler için bilimsel bir ışık"


Her iki araştırma bir bütün olarak ele alındığında, EBYÜ’nün turizm sosyolojisi ve iletişim odaklı çalışmalarıyla hem seyahat talebinin psikolojisini hem de yerel destinasyonlarda toplumsal destek dinamiklerini bilimsel bir zeminde aydınlattığı görülüyor. Bu çalışmalar, destinasyon yönetimi, yerel yönetimler, turizm paydaşları ve içerik üreticileri için kanıta dayalı strateji geliştirme imkânı sunarak, sosyal medya iletişiminden topluluk katılımına uzanan geniş bir yelpazede sorumlu ve kapsayıcı politika tasarımlarına ışık tutuyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.