ÇEVRE - 26 Ocak 2026 Pazartesi 08:56

Besiciler uykusuz, kuzular güvende

A
A
A
Besiciler uykusuz, kuzular güvende

Soğuk havanın etkili olduğu Erzincan’da koyunların kuzulama dönemi, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin mesaisini artırdı. Besiciler, yeni doğan kuzuların sağlığını korumak amacıyla gece boyunca ağıllarda nöbet tutuyor.


Mart ayına kadar sürmesi beklenen kuzu ve oğlak doğumları, çetin geçen kış şartlarında besicilerin yoğun mesai yapmasına neden oluyor. Dondurucu soğukların etkili olduğu kentte çiftçiler, yeni doğan kuzuların bakımını titizlikle gerçekleştiriyor. Geceleri ağıllarda nöbet tutan besiciler, gebe hayvanların doğumlarını yakından takip ederek güç doğumlara müdahale ediyor.


İkiz doğumlarda anne sütünün yetersiz kalması durumunda kuzular biberonla desteklenirken, doğum sırasında annesini kaybeden kuzular da aynı yöntemle besleniyor.


Geçimini küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle sağlayan Yakup Doğan, kuzuların sağlıklı şekilde büyüyebilmesi için gerekli tüm tedbirleri aldıklarını belirtti. Doğan, özellikle gece saatlerinde doğumlara dikkat ettiklerini ifade ederek, "Geceleri koyunlar doğum yaptığında bazıları zorlanabiliyor. Saat başı ya da iki saatte bir ağılları kontrol ediyoruz. Gerekli durumlarda doğuma yardımcı oluyor, hayvanları ayakta tutmaya çalışıyoruz" dedi.



Besiciler uykusuz, kuzular güvende

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre Belediyespor’un sultanları ligde kaldı Altyapı ağırlıklı genç kadrosuyla mücadele eden Yunusemre Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, tarihinde ilk kez katıldığı Kadınlar Voleybol 2. Ligi’nde kalmayı başardı. Yunusemre Belediyespor Kadın Voleybol Takımı, sezonun son maçında Atatürk Spor Salonu’nda Ataspor’u 3-1 mağlup ederek ligde kalma hedefini gerçekleştirdi. Kırmızı-beyazlılar, karşılaşmadan 25-18, 19-25, 25-18 ve 25-7’lik set sonuçlarıyla galip ayrılırken, özellikle son sette ortaya koydukları etkili oyun tribünlerden alkış aldı. Genç ve mücadeleci kadrosuyla sezon boyunca zorlu rakiplerle karşı karşıya gelen Yunusemre Belediyespor, kritik haftalarda topladığı puanlarla ligi 8 galibiyet ve 25 puanla düşme hattının üzerinde tamamladı. Tarihinde ilk kez mücadele ettiği ligde kalmayı başaran ekip, önemli bir başarıya imza attı. Yunusemre Belediyespor Kulüp Başkanı Bülent Kanik, sezon sonunda elde edilen başarının anlamlı olduğunu belirterek, "Bu lige katılırken temel hedefimiz sadece skor değildi. Genç sporcularımıza üst seviye lig tecrübesi kazandırmak, altyapıdan gelen oyuncularımıza fırsat vermek ve geleceğin güçlü takımını oluşturmak istedik. Ligde kalmış olmak elbette değerli ancak asıl kazancımız; gelişim gösteren oyuncularımız, artan özgüvenleri ve oluşan takım ruhudur. Aynı zamanda Manisa voleyboluna katkı sağlamak bizim için büyük gurur" dedi. Başkan Kanik, kulübe verdiği desteklerden dolayı Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’a da teşekkür etti.
Gaziantep Sanık İbrahim Halil Ö: "Beni aile reisi olarak dinleyen yoktu, bu yüzden kendimi kaybettim" Gaziantep’te tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan İbrahim Halil Ö., davasında 8’inci duruşma bugün görüldü. Sanık İbrahim Halil Ö, "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan İbrahim Halil Ö., davasında 8’inci duruşma bugün Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada, maktul aile avukatları, sanık ve sanık avukatları hazır bulundu. Savunması alınan sanık İbrahim Halil Ö., "Her ne kadar soruşturma aşamasında verdiğim ifademde eşimin uyuşturucu madde kullandığından şüphelendiğimi belirtmiş olsam da, huzurda vermiş olduğum ifadem doğrudur ve geçerlidir. O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Ancak eşim ve oğlum benden kaçtıkları için, kendilerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıklarını hiç sormadım. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Tüfeği balkondan aşağı attım. Bıçağı çektim, Hanifi’nin üzerime bıçak ve tüfekle geldiğini düşündüm. Soruşturma aşamasında damadımı aradığımı ve yakalasaydım öldüreceğimi söylemiş olsam da, elimde yalnızca tüfek vardı, bıçak yoktu. Ayrıca yakalasaydım öldürmek gibi bir kastım bulunmamaktaydı, amacım yalnızca onu bulup konuşmaktı. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Her ne kadar bu olayda damadımı öldürmek istediğime dair bir beyanda bulunmuş olsam da, kimseyi öldürme kastım yoktur. En fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir. Bu nedenle huzurda vermiş olduğum ifadem esas alınmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Olay geçmişi Olay, 13 Mayıs 2024 tarihinde Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yaşadıkları evdeki aile içi tartışma sonrası cinnet getiren Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B.(23) ateş etti. Olay sonrası tüfekle vurulan eş Zeynep Ö. hayatını kaybederken İ.E.Ö. ile damat Hanifi B. ise ağır yaralandı. Olay sonrası yakalanan katil zanlısı Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Nevşehir Nevşehir’de Ramazan öncesi denetimler sıklaştırıldı Yaklaşan Ramazan ayı öncesinde Nevşehir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri; kent genelinde market, fırın, kasap ve restoranlarda denetimlerini sıklaştırdı. Gerçekleştirilen denetimlerde, ürünlerin raf fiyatları ile kasa fiyatları karşılaştırılırken, fahiş fiyat uygulamaları da mercek altına alındı. Fırınlarda ekmeklerin gramajları tartılarak kontrol edilirken, kasap reyonlarındaki fiyatlar ile kasadaki fiyatların uyumu denetlendi. Restoranlarda ise girişte fiyat tarifesinin bulunup bulunmadığı, masalarda QR kod uygulaması ile birlikte fiyat listesinin yer alıp almadığı ve servis ücreti alınıp alınmadığı kontrol edildi. Nevşehir Ticaret İl Müdürü Ahmet Taygurt yaptığı açıklamada; "Vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi için bugün olduğu gibi her gün denetimlerimize devam ediyoruz. Ramazan ayı boyunca da denetimlerimiz sürecek. Gıda, hijyen ve fiyat artışları kontrollerimiz altında olacaktır. Vatandaşlarımız herhangi bir sorunla karşılaştıklarında ALO 175 Tüketici Hattı’nı arayarak şikâyetlerini bildirebilirler. Biz de günlük olarak denetimlerimizi yapmaktayız" dedi. Tüketici Şerife Baytın ise denetimlerin kendisini memnun ettiğini belirterek, "Ekmek almak için geldiğim sırada Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri denetim yaptı. Ekmeklerin tartılarak gramajlarının kontrol edilmesi çok hoşuma gitti. Aniden yapılan bu denetim beni mutlu etti. Bu denetimlerin daha da sıklaştırılmasını istiyorum" şeklinde konuştu. İşletme sahibi İbrahim Alakoç da, "Ticaret İl Müdürlüğü’nün her hafta düzenli olarak yaptığı denetimlerden memnunuz. Ramazan ayı öncesi fiyat artışı olmayacağını düşünüyorum. Fiyatların sabit kalacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ankara Avukat Aslıhan Ergün Ercan: "Şiddetin; konumla, yoksullukla, fakirlikle, zenginlikle, statüyle alakası yok" Avukat Aslıhan Ergün Ercan, "Şiddetin; konumla, yoksullukla, fakirlikle zenginlikle, statüyle alakası yok. Bulunduğu çevre, bağlantılı olduğu noktalar ve bunun gibi durumlar, psikiyatriler tarafından da değerlendirilmek zorunda" dedi. Kamuda artan şiddet olayları ve küçük yaştaki çocukların karıştığı vakalar, Türkiye’nin en önemli toplumsal sorunlarından biri haline gelirken, geçtiğimiz yıl Ahmet Minguzzi’nin öldürülmesi ve geçtiğimiz günlerde de İstanbul’da öldürülen Atlas Çağlayan, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Avukat Aslıhan Ergün Ercan, şiddetin geldiği noktaya ve hukuki sürece ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Son yıllarda kamu alanlarında yaşanan şiddet olaylarına da dikkat çeken ve şiddete karışan kişilerin yaş ortalamasının giderek düştüğünü belirten Ercan; okullarda, sokaklarda ve hatta kamu kurumlarında çocuk yaştaki bireylerin şiddet eylemlerine karıştığı olayların endişe verici boyutlara ulaştığına değindi. "Güzeller güzeli evlatlarımız katlediliyor" Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da katledilen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan hakkında konuşan Ercan, şiddet yaşının giderek düştüğüne değinerek, "Atlas evladımızın başına gelenler hukuki zemininde de anlatılmayacak, açıklanamayacak düzeyde. Tıpkı Ahmet Minguzzi evladımız gibi. Biri ‘pardon kardeşim’ dediği için, diğeri de yan bakma meselesinden dolayı güzeller güzeli evlatlarımız katlediliyor. Mecliste bir araştırma komisyonu var. Umarım o araştırma komisyonunda olması gereken noktalara değinirler. Çünkü Ahmet’ten sonraki süreçte bu durum bir yoksulluk meselesine çevrildi. Şimdiki süreçte de yoksul çocuklar suç işliyormuş algısı oluşmaya başladı. Bu cinayetler, yoksul çocuklar tarafından işlenmiyor. Bu konu çok önemli. ‘Yoksulsa suç işler.’ Hayır, çok net bir şekilde zengin kesimlerin de suç işlediğini de gördük. Burada buna önem verilmesi gerekiyor, buna dönüştürülmemesi gerekiyor. Zaten ciddi anlamda sınıfsal bir ayrıma maruz kalan yoksul çocuklarımız, gariban insanlarımız, vatandaşımız, işinde gücünde kanuna ve nizama uyan insanlarımız, şu anda kast sistemiyle bir sınıflandırılma haline getiriliyor" diye konuştu. "Çocuklarımıza yoksul olduğu için suç işliyorlar dedirtmeyeceğiz" Çocukların şiddete yönelmesinin yaşla veya yoksullukla bir alakası olmadığını ifade eden Ercan, bu durumun daha farklı bir biçimde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, "Çocuklarımıza yoksul olduğu için suç işliyorlar dedirtmeyeceğiz. Dedirtmemek için de her şeyi yapacağız. Suç işleyenlerin ailelerine bakmak lazım. Hangi çetelerle ilişki içerisindeler, sosyal çevreleri nedir? Siber ağlar da var. Çocukları suç işlemeye teşvik de ediyorlar. Bunların hepsinin bir bütün halinde değerlendirilmesi lazım. Mesela Mersin’de Sevgi Evi var. Sevgi Evi kimsesiz çocukların yaşadığı, devletin kucak açtığı yer. Bu evde bir kadın, durduk yere 3-4 yaşındaki bir çocuğa tekme atıyor. Ağlayamıyor çocuk. Tepki bile veremiyor. Kadın başka bir videoda da başka bir çocuğa tekme atıyor. Kadının tarzı şiddet. Şimdi bu şiddetin altında büyümüş, devletin gözetimindeki bir çocuk, birey olduğu zaman ne verecek? Travmatik büyüyor, şiddetli büyüyor veya ailelerinde şiddet gören çocuklar ne verecek? Devletin kucak açtığı, ‘benim evladım’ dediği yerde şiddet görüyorsa, dışarıda, sokakta, her yerde şiddet görür. Kadının, mahkeme kararıyla Sevgi Evi’ne geri döndüğü söyleniyor. Bununla ilgili Aile Bakanlığımızı da özel bir çalışma için davet ediyorum. Çocuklarımızın her biri doktorumuz olacak, mühendisimiz olacak, pilotumuz olacak, geleceğimiz onlar" şeklinde konuştu.