SAĞLIK - 03 Ekim 2025 Cuma 09:55

Kuduzdan dünyada her yıl 59 bin kişi yaşamını yitiriyor

A
A
A
Kuduzdan dünyada her yıl 59 bin kişi yaşamını yitiriyor

Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şafak Özer Balin, kuduz hastalığından dünyada her yıl 59 bin kişinin yaşamını yitirdiğini belirterek, korunmanın tek yolunun hayvanların düzenli aşılanması olduğunu söyledi.


Doç. Dr. Şafak Özer Balin, 28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla Fırat Üniversitesi (FÜ) Hastanesi’nde düzenlenen eğitimde kuduz hastalığı hakkında önemli bilgiler aktardı. Eğitime çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Doç. Dr. Balin, kuduzun insanlık tarihi kadar eski ve ölümcül bir viral enfeksiyon olduğunu belirterek, hastalığa dair ilk kayıtlara 4 bin yıl önce Babil dönemine ait yazıtlarda rastlandığını söyledi. Pasteur’ün 1885 yılında geliştirdiği aşıya kadar uzun yıllar etkili bir tedavi bulunmadığını hatırlattı. Dünya genelinde her yıl 59 bin kişinin kuduz nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade eden Doç. Dr. Balin, bu ölümlerin yüzde 40’ını 15 yaş altı çocukların oluşturduğunu kaydetti. Balin, Türkiye’de yılda yaklaşık 200 bin kuduz riskli temas bildirimi yapıldığını ve ortalama 1-2 vakanın görüldüğünü belirtti. Kuduzun özellikle köpek, tilki, kurt ve çakal gibi hayvanlardan bulaştığını dile getiren Balin, erken dönemde doğru uygulanan temas sonrası profilaksinin yüzde 100 etkili olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Balin, özellikle kuduz riski taşıyan temaslarda yara bakımı, aşı ve immünglobulin tedavisinin hayati önem taşıdığını vurguladı.



Kuduzdan dünyada her yıl 59 bin kişi yaşamını yitiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti Muğla’nın Datça ilçesinde CHP İlçe Başkanı Sezai Öz, sağlık ve ailevi nedenleri gerekçe göstererek görevinden istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Sezai Öz, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öz, yaptığı yazılı açıklamada istifa kararını sağlık ve ailevi nedenler doğrultusunda aldığını belirtti. Kararın kendisi için kolay olmadığını ifade eden Öz, açıklamasında "Büyük bir onurla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Datça İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi nedenlerim sebebiyle istifa ediyorum. Bu karar benim için kolay alınmış bir karar değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halk iradesine duyduğum inancın baba ocağıdır. Görev sürem boyunca Datça’da eşit hizmet, eşit mesafe ve birleştirici bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç kimseyi ötekileştirmeden, her yurttaşımıza aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşmaya çalıştık. Bu şehirde attığımız her adımın, kurduğumuz her bağın ve verdiğimiz her mücadelenin vicdanımda ayrı bir yeri vardır. Bugün bir görevden ayrılıyorum ancak mücadeleden, sorumluluktan ve partimden ayrılmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu değişim iradesinin, sürecin başında olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğim. Benim için siyaset hiçbir zaman kariyer planı olmadı, siyaset, bu ülkeye, bu kente ve halkımıza karşı duyulan aktif yurttaşlık gereği bir sorumluluktur. Her zaman partimin emrindeyim. Nerede, hangi görevde ihtiyaç duyulursa, bir nefer olarak çalışmaya hazırım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma, örgütümüze ve Datçalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Benden yana helal olsun" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, soruşturmada ilerleme sağlanamadığını belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, "Kızımın dosyası da aydınlatılsın" dedi. Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan dosyasında aylardır süren belirsizlik, aileyi ve kamuoyunu tedirgin etmeye devam ediyor. Son günlerde Türkiye gündemini yeniden meşgul eden Gülistan Doku olayı kapsamında devletin kararlı duruşuna dikkat çeken anne Muazzez Akbaş, benzer bir hassasiyetin kendi kızının dosyası için de gösterilmesini istedi. Acılı anne Muazzez Akbaş, yaptığı açıklamada, "Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli" dedi. "Soruşturmada kritik eksiklikler var" iddiası Anne Muazzez Akbaş, açıklamasında herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadığını vurgulayarak, "Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde bazı önemli delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürüyor. Bu kapsamda: Olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin detaylı analiz edilip edilmediği, Maktul ve dosya kapsamındaki diğer kişilere ait dijital materyallerin incelenme durumu, Otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, Maktule ait araç üzerinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığı, Olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişiye ilişkin araştırmaların kapsamı gibi başlıkların hâlen netlik kazanmadığı ifade ediliyor. Ayrıca dosyada uygulanan gizlilik kararının, müşteki tarafın sürece etkin katılımını zorlaştırdığı ve taleplerin büyük bölümünün gerekçesiz şekilde reddedildiği de dile getirilen iddialar arasında. Ben kimseyi suçlamıyorum. Ben sadece gerçeği istiyorum. Kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Adalet istiyorum. sadece adalet. Bu dosya, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılsın" diye konuştu.