SPOR - 29 Nisan 2026 Çarşamba 09:39

Elazığ’dan 4 sporcu Türkiye finallerine yükseldi

A
A
A
Elazığ’dan 4 sporcu Türkiye finallerine yükseldi

Okullar Arası Gençler A-B Atletizm Grup Yarışmaları’nda Elazığlı 4 sporcu, Türkiye finallerine yükseldi.



Diyarbakır’da düzenlenen Okullar Arası Gençler A-B Atletizm Grup Yarışmaları’nda mücadele eden Elazığ Spor Lisesi sporcuları önemli bir başarıya imza attı. Yarışmalarda; Gülnaz Çetin gülle atma ve disk atma branşlarında, Leyla Arlı 3000 metre yürüyüşte, Cennet Ağırtaş uzun atlamada ve Ömer Arda Sazak ise 100 metre engelli yarışında birincilik elde etti. Gösterdikleri üstün performansla baraj derecelerini geçen başarılı sporcular, 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Eskişehir’de düzenlenecek olan Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı.



Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "Sporcularımızın elde ettiği bu anlamlı başarı bizleri gururlandırmıştır. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine inanıyoruz. Emeği geçen antrenörlerimizi ve sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" denildi.



Elazığ’dan 4 sporcu Türkiye finallerine yükseldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Cam atıklar değerleniyor, kavanozlar mum oluyor Samsun İlkadım Belediyesi, 2026 yılı Sıfır Atık Eğitimi ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması düzenledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2026 yılı Sıfır Atık Eğitim ve Farkındalık faaliyetleri kapsamında belirlenen temalarla, İlkadım Belediyesi tarafından etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. 2026 yılı Nisan ayının, ‘Cam Atık Değerlendirme Ayı’ olarak belirlenmesinin ardından, İlkadım Belediyesi, ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ isimli atölye çalışması düzenlendi. Etkinlikte, belediye personelleri, kullanılmayan cam kavanozlardan dekoratif mumlar yaptı. "Atölye ve eğitimler devam edecek" İlkadım Belediyesi’nin ‘Atığını Azalt, Doğayı Yaşat’ temasıyla düzenlediği çalışmalarından olan ‘Cam Atıklar Değerleniyor, Kavanozlar Mum Oluyor’ atölye çalışması, yoğun katılımla gerçekleşti. İlkadım Belediye Başkan Yardımcıları İbrahim Güven, Mustafa Karaduman, İlkaıdm Belediye Meclis Üyesi Davut Yolaydın, birim müdürleri ve belediye personellerinin yoğun katılım sağladığı atölye çalışmasında, 350 cc’lik kavanozlar farklı desen ve renklerde boyandı. İlkadım Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personellerince yapılan bilgilendirmeler ve yönlendirmelerle mumlar, kavanozlardaki yerlerini aldı. İlkadım Belediyesi’nin atölye ve eğitim çalışmaları, bakanlık tarafından belirlenen farklı temalarla devam edecek.
İstanbul Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı seçildi THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliğinde yapılan seçimle Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Bu görevi üstlendiğinden dolayı onur duyduğunu belirten Şeker, hizmet ihracatının Türk ekonomisinin büyüme hedefi doğrultusunda stratejik alanlardan birini oluşturduğunu kaydetti. Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Hizmet İhracatçıları Birliğinde yapılan seçimle Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Konuyla ilgili LinkedIn hesabından detaylı açıklamalarda bulunan Murat Şeker, şu ifadelere yer verdi: "Bugün yapılan seçim sonucunda Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmekten büyük bir onur duyuyorum. Türkiye’nin hizmet ihracatı, ekonomimizin büyüme hedefleri doğrultusundaki stratejik alanlardan birini oluşturuyor. Türk Hava Yolları olarak, ülkemizin hizmet ihracatı şampiyonu olma sorumluluğuyla, ülkemizin bu alandaki potansiyelini küresel ölçekte göstermeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Günümüzde hizmet ihracatı; turizmden ulaştırmaya, sağlıktan eğitime, yazılımdan danışmanlığa kadar geniş bir yelpazede ülkemize döviz kazandıran, istihdam oluşturan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen en önemli güçlerden biridir. Yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilgi birikimini, kalite anlayışını ve rekabet gücünü dünyaya taşıması bakımından da büyük değer taşımaktadır." "Türkiye Yüzyılı"na dikkat çekti Sözlerine hizmet sektöründe elde edilen her başarının Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirdiğinin altını çizerek devam eden Şeker, şöyle devam etti: "Hizmet sektöründe elde edilen her başarı, ülkemizin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirmekte; girişimcilerimize, çalışanlarımıza ve genç nesillerimize yeni fırsat alanları açmaktadır. Bu nedenle hizmet ihracatını artırmak; yalnızca sektörlerimizin değil, Türkiye’nin geleceğine yapılan stratejik bir yatırım niteliğindedir. Bu görevi devraldığım Sayın Şekib Avdagiç’e, görev süresi boyunca sektörümüze sunduğu kıymetli katkılar için teşekkür ediyorum. Aynı şekilde geçmiş dönem yönetim kurulu üyelerimize de emekleri ve destekleri için şükranlarımı sunuyorum. Hizmet ihracatçıları olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonuna güçlü bir katkı sunmak amacıyla çalışmayı, üretmeyi ve ülkemizi küresel ölçekte daha da bilinir kılmayı sürdüreceğiz."
Denizli Ağlayan gelinler 5 yıl sonra baharı karşıladı Denizli’nin Bozkurt ilçesinde halk arasında "Ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler, Nisan ayının gelmesiyle birlikte yeniden toprakla buluştu. Yaklaşık 1,5 asırlık geçmişe sahip olan ve bölgeye göçmenlerle gelen bu nadide çiçekler, 5 yılın ardından açarak büyük sevinç yaşattı. Baharın gelişiyle görsel şölen sunan laleleri koparan veya yerinden sökenlere, biyolojik çeşitliliği tahrip ettikleri gerekçesiyle 700 bin TL idari para cezası uygulanıyor. Denizli’nin Bozkurt ilçesine bağlı Hayrettin Mahallesi, bugünlerde görsel bir şölene ev sahipliği yapıyor. Halk arasında "Hüzün çiçeği" veya "Ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler, nisan ayı ile birlikte çiçek açarak doğayı kırmızıya boyadı. Yaklaşık 150 yıl önce Bulgaristan’dan göç ederek bölgeye yerleşen ailelerin yanlarında getirdiği ters lale soğanları, o günden bu yana Hayrettin Mahallesi’nin simgesi haline gelmiş durumda. Atalarından kalan bu mirası titizlikle koruyan mahalle sakinleri, çiçeklerin her yıl açmasını dört gözle bekliyor. 5 yıl sonra ilk kez açtı Geçtiğimiz yıllarda bölgede etkili olan kuraklık ve olumsuz hava şartları, ters lalelerin gelişimini olumsuz etkilemiş ve beklenen çiçeklenme gerçekleşmemişti. Ancak bu yıl yağışların ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte "Ağlayan Gelinler" yeniden boy gösterdi. Mahalle sakinleri, 5 yılın ardından çiçeklerin bu yıl daha canlı ve yoğun olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Koparmanın cezası 700 bin TL Nisan ayı başında açan ve mayıs ayı başına kadar yaklaşık bir ay boyunca görsel şölen sunan ters laleler, sıkı koruma altında tutuluyor. Bölgeye özgü bu türün korunması amacıyla çiçeklerin koparılması ve soğanlarının sökülerek başka bölgelere taşınması kesinlikle yasak. Kültürel bir miras olarak kabul edilen bu çiçeklerin koparılması halinde 700 bin TL rekor cezası var. Atalarının mirasına sahip çıktıklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Sadık Arslan, "Bahçemizde bulunan çiçekler Bulgaristan’dan getirilmiştir. Ters lale veya hüzün çiçeği olarak biliniyor. Atalarımız zamanında bu şekilde dikti, bizlerde yetiştiriyoruz. Ama bir yere taşımak yasak, burada yetiştirebiliyoruz, gelenler bakıyor. Atalarımızdan kalan miras olduğu için bizler yetiştirmeye devam ediyoruz" dedi. (FK-
Antalya Müslüman olan Yoga eğitmeni Meryem: "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor" Müslüman olmak istediğini belirterek Antalya İl Müftülüğüne başvuran Ukrayna vatandaşı Lena Meryem Komanenkova için Şehzade Korkut Camii’nde ihtida merasimi düzenlendi. İslamiyete ilgisinin, oğlunun bebek arabasından düşmesinin ardından camiye girip dua etmesiyle daha da arttığını anlatan Komanenkova, "O olaydan sonra sadece camiye girmek istedim. Camiye girip islamiyeti tanımak istedim, içime öyle doğdu. Normalde yoga eğitmeniyim ama Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor. Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi veriyorum"dedi. Ukrayna’da yaşayan Lena Meryem Komanenkova, Antalya’ya yaptığı ziyaretler sırasında İslamiyet’e ilgi duymaya başladı. Oğlu Emir’in 1 yaşındayken bebek arabasından düşmesinin ardından camiye girip dua ettiğini belirten Komanenkova, bu olaydan sonra islamiyeti daha yakından tanımak istedi. Türkiye’de edindiği arkadaşlarının da desteğiyle Müslüman olmaya karar veren Komanenkova, kendi iradesiyle Antalya İl Müftülüğüne başvurdu. Komanenkova için Şehzade Korkut Camii’nde, KİM Vakfı üyeleri ve ailesinin katılımıyla ihtida merasimi düzenlendi. Merasimde Antalya İl Müftü Vekili Talat Özmet, Komanenkova’ya İslam dininin inanç, ibadet ve ahlak esaslarına dair temel bilgiler verdi. Ardından Kelime-i Şehadet getiren Komanenkova, Müslüman olarak "Meryem" ismini aldı. "İnşallah bu dinle şereflenirim diye kalbimden geçirdim" 42 yaşındaki Lena Meryem Komanenkova, İslamiyet’e yöneliş sürecinin oğlunun yaşadığı bir olaydan sonra başladığını ifade etti. Oğlu Emir’in 2 buçuk yaşında olduğunu belirten Komanenkova, "Oğlum Emir 1 yaşındayken bebek arabasından düştü. O olaydan sonra sadece camiye girmek istedim. Camiye girip İslamiyet’i tanımak istedim, içime öyle doğdu" diye konuştu. Daha önce islamiyete ilgi duyduğunu anlatan Komanenkova, Antalya’da tanıştığı Betül isimli arkadaşının bu süreçte kendisine destek olduğunu söyledi. Komanenkova, "Yaklaşık 1 yıl önce Betül adlı arkadaşımla Antalya’da tanıştım. Bana, ‘Sana nasıl yardımcı olabilirim?’ dedi. Ardından bu serüven başladı. Camiye geldim ve Allah’a dua ettim, ‘İnşallah bu dinle şereflenirim’ diye kalbimden geçirdim" ifadelerini kullandı. "Meryem ismini imam verdi" Arkadaşı Betül’ün kendisini imamla tanıştırdığını belirten Komanenkova, "Betül kardeşim beni imamla tanıştırdı. İmam da bana Meryem ismini verdi. Ondan sonra İslamiyet’e daha fazla ilgi duymaya başladım" dedi. Annesinin Müslüman olmadığını ancak kendisine saygı duyduğunu dile getiren Komanenkova, "Annem Müslüman olmadığı halde bana saygı duyuyor, beni destekliyor ve benimle her seferinde camiye geliyor. Şimdi İslamiyet hakkında daha fazla bilgiye sahibim. Artık daha kolay anlayabiliyorum, elhamdülillah" diye konuştu. "Artık kendimi daha iyi ve daha sakin hissediyorum" Ukrayna’dan Türkiye’ye geldiği dönemlerde bazı zorluklar yaşadığını anlatan Komanenkova, "Ukrayna’dan Türkiye’ye gelince zorluklar çekiyordum. Ukrayna’da yaşamak zor geldi. O zaman Müslüman olmaya karar verdim. Artık kendimi daha iyi ve daha sakin hissediyorum. Önce hissettim, sonra gördüm. Şu an Ukrayna’da yaşıyorum. İnşallah önümüzdeki zamanlarda Rabbim Türkiye’de yaşamayı nasip eder. Türkiye’de yaşamayı çok istiyorum. 2024 yılında Emir 7 aylıkken ilk kez Türkiye’ye geldik. Oğlum olmadan önce de ona Emir adını vermek, İslamiyet’i bilmek istedim. O yüzden Emir ismini koydum. Sonradan Allah bana Müslüman olmayı nasip etti. Emir ismini ve Türkiye’yi çok seviyorum" dedi. "Rabbimin ibadeti bana yetiyor" Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi verdiğini söyleyen Komanenkova, Müslüman olduktan sonra hayatında manevi açıdan büyük bir değişim yaşadığını ifade etti. Komanenkova, "Müslüman olduktan sonra yogaya ihtiyaç duymuyorum, Rabbimin ibadeti bana yetiyor. Online eğitimle kadınlara jimnastik dersi veriyorum" diye konuştu. Merasimin sonunda İl Müftü Vekili Talat Özmet, Meryem ismini alan Komanenkova’yı tebrik etti. Özmet, Komanenkova’ya ihtida belgesi ile Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Ukraynaca mealli Kur’an-ı Kerim hediye etti. (BA-