Son Dakika
|
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD ordusu: "B-2 bombardıman uçakları İran'a yönelik saldırılar için havalandı"
İran Devrim Muhafızları: "İsrail’deki hedeflere 1 ve 2 tonluk 30 ağır füze fırlattık"
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
EKONOMİ
İş insanı Murat Topal’a ihracat ödülü
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:11:10
Mersin’in Erdemli ilçesinden iş insanı Murat Topal, ihracata sağladığı katkılar dolayısıyla ödüle layık görüldü. Akdeniz Yaş Sebze Meyve İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen ’İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde Erdemlili iş insanlarından Murat Topal, ihracata sağladığı katkılar dolayısıyla ödüle layık görüldü. Narenciye üretimi ve ihracatıyla bölge ekonomisine önemli katkı sunan Topal Narenciye, başta limon olmak üzere yaş sebze ve meyveyi dünyanın dört bir yanına ulaştırdığı belirtildi. Erdemli’de faaliyet gösteren firmanın 25 ülkeye ihracat gerçekleştirerek hem şehrin ekonomisine hem de Türkiye’nin ihracat ile istihdam gücüne katkı sağladığı ifade edildi. Ödül töreninde değerlendirmelerde bulunan Murat Topal, üretimin ve ihracatın ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ’Her fabrika bir kaledir.’ sözünü hatırlattı. Topal, üretim tesislerini yalnızca bir işletme değil, istihdamın, emeğin ve ülke ekonomisinin güçlü kaleleri olarak gördüklerini söyledi. Üretim sürecinde emeği geçen tüm ekibine ve üreticilere teşekkür eden Topal, "Üreten Erdemli, üreten Mersin ve üreten Türkiye için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:11
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor"
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:08
Dünya ticaretinin rotası yeniden çiziliyor: Samsun Havza OSB
Karadeniz’in en büyük sanayi hamlesi, Türkiye’nin yeni üretim üssü Havza Organize Sanayi Bölgesi(OSB), 8 milyon metrekare alanıyla küresel devlere kapılarını açıyor. Türkiye’nin üretim ve lojistik ağında stratejik bir konuma sahip olan Havza OSB, 8 milyon metrekarelik dev alanıyla Karadeniz’in en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan bilgilerde, bölgenin küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Samsun şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Havza Organize Sanayi Bölgesi, ilçelerin yerleşim alanlarına yakın konumuyla iş gücüne erişim açısından önemli avantaj sağlıyor. Karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolunun kesiştiği noktada yer alan bölge, Türkiye’nin lojistik ağında stratejik bir merkez olarak değerlendiriliyor. Bölgede bulunan Devlet Demiryolları yükleme merkezi ile Samsun Limanı arasında kurulan entegrasyon sayesinde sanayi ürünlerinin çevre illere ve uluslararası pazarlara sevkiyatı hızlı ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilebiliyor. Demiryolu bağlantısı, üretimden pazara ulaşım sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor. Güçlü enerji altyapısı, zengin su kaynakları ve yatırım teşvikleriyle dikkat çeken Havza OSB’nin yüksek istihdam hedefiyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Savunma sanayinden otomotive, gıdadan kimya sektörüne kadar birçok alanda üretim yapılmasının planlandığı bölgede, sanayide çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturacak önemli merkezlerden biri olarak gösterilen Havza Organize Sanayi Bölgesi, Samsun’un sanayi ve ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek projeler arasında yer alıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 22:43
Ticaret Bakanı Bolat: "Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bulgaristan ile Türkiye arasında Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı açılması için anlaşma taslağının gönderildiğini belirterek, "Bulgaristan Parlamentosu Türkiye ile, Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını bize gönderdi. Kapıkule’nin hemen kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İstanbul’daki iftar programında yaptığı konuşmada Bulgaristan Parlamentosu’nun Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını Türkiye’ye gönderdiğini duyurdu. Bolat, "Avrupa’ya taşımalarımız için çok önemli bir yeni ticari taşımalarda önemli imkan sağlayacak. Yeni bir koridor yeni kanal açılmış olacak. Kapıkule veya bazen Hamzabeyli’de, İpsala’daki yığılmaları da böylece azaltmış olacağız. Bu önemli, olumlu gelişmeyi de sizinle bir son dakika gelişmesi olarak paylaşmış olalım" diye konuştu. Türkiye’de lojistik sektörünün hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, sektörün pazar büyüklüğünün 100 milyar dolar seviyesini aştığını söyledi. Bolat, "Maşallah hızla gelişen bir lojistik sektörümüzü görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ekonomisinde pazar büyüklüğü yüz milyar dolar seviyesinde. Onu biraz aşmış durumda. Bu anlamda Türkiye dünya lojistik sektöründe ciddi de bir ihracata sahip. Geçen yıl 42 milyar 400 milyon dolarlık lojistik ihracatımız oldu. Bu da 122,5 milyar dolarlık hizmetler ihracatımızın yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu büyük bir rakam. Böylelikle sektörün iştigal eden bütün sektör paydaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birlikte Türkiye’mizin hizmet ihracatını büyütmeye ve ülkemizin dış güzel dengelerinde daha iyi noktalara taşımaya gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin dünya lojistik ihracatında yüzde 2,8 pay ile 10’uncu sırada bulunduğunu ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye dünyada lojistik ihracatında yüzde 2,8’lik bir payla dünyada onuncu sırada yer almaktadır. Bu büyük bir başarıdır. Bir de lojistik performans endeksi var. Türkiye’nin performansında belirgin bir iyileşme, gelişme gözlemliyoruz. 2018 yılında 3,15 beş puanla 47. sırada bulunan ülkemiz lojistik performans endeksinde 2023 yılında 3,43 puanla 38. sıraya yükseldi. Gümrük süreçleri, altyapı kalitesi, lojistik yetkinlik, hızlı teslimat gibi alanlarda önemli iyileşmeler sağlandı. Burada Ulaştırma ve taşımacılık kaynaklı emisyonların azaltılması, dijitalleşme, modern gümrük uygulamaları yoluyla lojistik süreçlerini optimize edilmesi bizim Ticaret Bakanlığı’mızın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır" diye konuştu. Gümrük süreçlerinde dijitalleşmenin hız kazandığını kaydeden Bolat, e-tır sistemi, tek pencere uygulaması, elektronik belge değişim mekanizması ve yeni bilgisayarlı transit sistemi olarak bilinen NCTS Transit Sistemi ile ticaretin daha hızlı ve güvenilir hale getirildiğini söyledi. Bolat, "Gümrüklerdeki kolaylıkların artması taşımacılık hizmetlerinde gümrükle bağlantılı kolaylıklar taşımacılarımız ve performansını olumlu yönde etkilemektedir. e-tır sistemi yeni bilgisayarlı transit sistemi NCTS, tek pencere uygulaması elektronik belge değişim mekanizması gibi uygulamalarla ticareti kolaylaştırıp, hızlandırıp taşımacılarımızın da sürelerinin hızlanması ve çabukluğun artmasını katkı vermekteyiz. Özellikle NCTS olarak kısaca bilinen yeni bilgisayarlı transit sistemi uluslararası transit ticareti de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeye yardımcı olmaktadır. Hatırlarsanız 17 Kasım 2024 Pazar günü biz NCTS’nin yeni versiyonu olan faz beş sistemine geçmiştik. Şimdi önümüzdeki bu yıl faz 6’ya geçiş yapmak zorundayız. Avrupa Birliği ile olan yükümlülüklerimiz gereği bu konuda da Ticaret Bakanlığımız da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmektedir" dedi. Türkiye’de ulusal ve ortak transit taşımalarının da önemli ölçüde arttığının altını çizen Ticaret Bakanı Bolat, "Ulusal ve ortak transit kapsamında ülkemiz hareketli taşımada 2013 ile 2025 yılları arasındaki on iki yılda yüzde 65 artmıştır. Yıllık 1.5 milyondan 2.5 milyona çıkmıştır. Ülkemiz barışlı taşımalar ise yine bu dönemde 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 86’lık bir artıştı gösterdi, 1,2 taşımada 2,2 milyon seviyesine yükseldi. Ülkemiz 1929 yılında Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan uluslararası anlaşma hürriyetine sahip tığ sözleşmesini ve sisteminden 1966 yılında katıldı. Bu önemli bir aşamaydı. Bunun sayesinde gerek ikinci taşımalar, gerekse uluslararası transit taşımalarda Türk lojistik sektörü büyük bir gelişme kaydetti" diye konuştu
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 11:33
Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy: "Global 5G tecrübemizi global teknoloji işbirlikleriyle pekiştiriyoruz"
2
11 Mart 2026 Çarşamba- 14:28
Manisa’da APP plaka yoğunluğu: 2 günde bin plaka değiştirildi
3
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
4
13 Mart 2026 Cuma- 11:49
TURKA araç muayenesinde süreyi yarı yarıya düşürecek mobil istasyonları artıracak
5
13 Mart 2026 Cuma- 14:32
OYAK Yönetimi, şehit aileleriyle iftar sofrasında bir araya geldi
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:03
Borsa İstanbul’da yeni rekor
Borsa İstanbul BIST 100 endeksi 14.000 puanı aşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Güne 7,19 puan ve yüzde 0,05 artışla 13.795,00 puandan başlayan BIST 100 endeksi, tarihinde ilk kez 14.000 puanı aştı. Endeks yüzde 3’e yakın yükselerek 14.170 puan seviyelerini gördü.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:58
Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz"
Türkiye Petrolleri (TPAO) ile İngiliz enerji devi BP’nin petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "En temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" dedi. TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil ve 5 Şubat’ta da Chevron ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda geliştirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. TPAO ile İngiliz enerji şirketi BP, petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile BP Uluslararası Petrol ve Doğal Gaz İş Geliştirme Başkanı Andrew McAuslan imza koydu. Bakan Bayraktar’ın refakat ettiği mutabakat zaptı, petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, arama potansiyeli bulunan alanların değerlendirilmesi ile petrol ihracat kapasitesi ve doğal gaz taşıma altyapısı konularında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği yapılmasına yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor. Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2028’de TPAO’nun yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline geleceğine işaret eden Bakan Bayraktar, söz konusu üretimi 1 milyon varile çıkarmak hedefiyle bu adımları attıklarını söyledi. "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri ile BP’nin daha önce de iş birliği yaptığı projeler olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, bugün imzalanan mutabakat zaptıyla bu iş birliğini farklı sahalara ve farklı ülkelere götürmek istediklerini belirterek, "Burada en temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Özellikle başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan bir tanesi Libya. Libya’da iş birliğini düşünüyoruz. Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu iş birliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri kamuoyumuzla paylaşırız" diye konuştu. Yeni anlaşma yolda Gelecek hafta bir anlaşma daha imzalayacaklarını ifade eden Bayraktar, "Diğeri daha farklı bir anlaşma; daha somut ve net, yeri ve ülkesi belli bir ortaklık yapacağız. Onu da önümüzdeki hafta imzalamayı planlıyoruz" dedi. "Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak" TPAO’nun dün Libya’da düzenlenen ihalede biri denizde, biri de karada olmak üzere iki blokta ruhsat alma hakkı kazandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Libya yaklaşık 17 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir uluslararası ihaleye çıktı. İki blokta teklif vermiştik, o iki blokta da bu ruhsatı almaya hak kazandık. Bu sefer İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte doğal gaz ve petrol arayacağız. Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak. Denizdeki sahada ortaklarımızdan bir tanesi de Macar MOL şirketi. Onlarla da önemli bir stratejik iş birliğimiz var. ‘Dışarıda büyüme stratejimizin’ gereği olarak adımları ilerletiyoruz. Bu hedefi önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde geliştireceğimiz projelerle yakalayacağız" değerlendirmesini yaptı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:53
2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi
Quick Finans ev sahipliğinde gerçekleşen ‘2. El Oto’nun Yıldızları Çalıştay ve Ödül Programı’nda, kredi engelini aşan ‘16 yaş ve üzeri’ hamlesi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2. el oto pazarına yönelik projeleri katılanlardan büyük ilgi gördü. ‘Türkiye Otomotiv Pazarını 2. El Belirler’ mottosuyla Türkiye’nin ilk 2. El Oto Zirvesi’nde ve takiben Ankara ve İzmir Bölge Çalıştaylarında bir araya gelen 2. El oto ekosistemi, bu kez 6-8 Şubat tarihleri arasında Kıbrıs’ta düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Quick Finans’ın ev sahipliğindeki programda 2. el otomotiv ticaretinde güven, dijitalleşme ve finansman modelleri tüm yönleriyle ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, grubun 2017 yılında Quick Sigorta ile başlayan yolculuğunun bugün finansal bir ekosisteme dönüştüğünü vurguladı. Dünyadaki örneklerin aksine Türkiye’de sistemin önce bankalar üzerinden kurulduğuna dikkati çeken Yaşar, holding olarak bu yapıyı sigorta ve fon oluşturan şirketlerle entegre bir hale getirdiklerini belirtti. Grubun temel amacının iş ortaklarıyla rekabete girmek değil, acenteleri ve bayileri birer ‘finansal market’ haline getirmek olduğunu ifade eden Yaşar, bu modelin detaylarını paylaştı. Sadece sigorta veya kredi ile sınırlı kalmayıp gayrimenkulden mobiliteye kadar grubun ürettiği tüm enstrümanların satışında acentelere rol verileceğini belirten Yaşar, bu sayede iş ortaklarının bütünleşik hizmet sunan merkezlere dönüşeceğini kaydetti. Koruma açığına karşı KASKONOMİQ ve birikim odaklı ‘Lüküs Hayat’ Sektördeki koruma açığına yönelik çözümlere değinen Yaşar, Türkiye’deki araçların yüzde 75’inin kaskosuz olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen KASKONOMİQ ürününün önemine değindi. Sigorta şirketlerinin genellikle belirli yaşın üzerindeki araçları sistem dışı bıraktığını hatırlatan Yaşar, KASKONOMİQ ile riskin tamamını üzerinde taşıyan vatandaşlara, trafik sigortası primlerine yakın bedellerle muafiyetli bir koruma sağladıklarını aktardı. Özellikle gençlerin otomobile erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurgulanan Lüküs Hayat Sigortası hakkında da bilgi veren Yaşar, bu ürünün döviz bazlı bir birikim modeli sunduğunu belirtti. Belirli bir birikim seviyesine ulaşan kullanıcılara grup bünyesindeki QCAR Mobilite üzerinden tek taraflı bir taahhütle otomobil alma garantisi verdiklerini ifade eden Yaşar, sigortanın bu yönüyle bir hayat planlama aracına dönüştüğünü vurguladı. Mobilite ve gayrimenkulde sigorta güvencesi Ekosistemin mobilite ayağında QCAR Mobilite ile yıllık 200 bin gün ikame kiralama hacmine ulaştıklarını belirten Yaşar, 2026 yılı hedeflerinin 81 ilin tamamında hizmet ağını canlandırmak olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe ise müteahhitlikten ziyade ‘gayrimenkul geliştirme’ odaklı ilerlediklerini ifade eden Yaşar, bina tamamlama sigortasının önemine dikkati çekti. İstanbul Kurtköy’deki Quick Residence projesinin Türkiye’de temelden itibaren yüzde 100 teslim garantili ve sigorta korumalı nadir projelerden biri olduğunu hatırlatan Yaşar, bu projelerin aynı zamanda acenteler için yeni birer komisyon geliri kapısı olacağını da sözlerine ekledi. Pazarda 16 yaş ve üzeri devrimi ve satış rekorlarındaki servet etkisi 2. el oto ekosistemini tüm paydaşları ile kapsayacak iş modelleri ile sahiplenme ve iş birlikleri ile grubun gücünü katarak gelişimine katkı sunma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ ise, 2. el pazarının sıfır araç pazarının 8 ila 10 katı büyüklüğünde devasa bir ekosistem olduğunu belirterek, son 3 yılda pazarda yaşanan rekorlar serisinin temel dinamiklerinin elektrikli araçlarda çağın dönüşümü ile SUV araçlarla gelen teknoloji dönüşümü ve reel fiyatlarda düşüş olduğunu, ‘altın fiyatlarındaki artışa bağlı servet etkisi’nin de arz esnekliği olan otomotiv sektöründe talebe yansıdığını vurguladı. Finansmana erişimdeki engellerin aşılmasına yönelik olarak devrim niteliğindeki bir gelişmeyi de paylaşan Karadağ, bankacılık ve finans sektöründe uygulanan 15 yaş sınırıyla kredi dışı kalan araç parkı için Quick Finans’ın, Quick Sigorta’dan Kaskonomiq ile sigortalı 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağını duyurdu. Karadağ, bu ay itibarıyla hayata geçecek bu modelin finansa ve araca erişilebilirliği artırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sağlayacağını belirtti. Kredi dışı kalan 6,5 milyon araç için yeni finansman modeli Finansmana erişimde sektördeki en büyük bariyerlerden biri olan ‘yaş sınırı’ konusuna çözüm getirdiklerini müjdeleyen Karadağ, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’deki 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si 16 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu grup büyük ölçüde kredi imkanlarından yoksun. Quick Finans olarak bu ay itibarıyla 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağız. Yaş sınırıyla kredilendirme dışı kalan yaklaşık 6,5 milyonluk araç parkı, bu hamleyle sisteme dahil olacak. Bu model sadece satış hacmini değil, yaygın bir şekilde uygulanan takas sistemine de katkı sağlayarak pazarın sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimini de destekleyecektir." Sektörel trendlerde SUV ve elektrikli araç dominasyonu Pazarın segment bazlı dikkat çeken dönüşüm ve trendlerine de değinen Karadağ, hibrit ve elektrikli araç satışlarının son 3 yılda yüzde 576 gibi rekor bir büyüme sergilediğini, SUV modellerin pazar payının ise yüzde 61,9 seviyesine ulaştığını aktardı. Tüketici tercihlerindeki bu radikal dönüşümün finansman ihtiyaçlarını da çeşitlendirdiğini belirten Karadağ, Quick Finans olarak her ay yayınladıkları 2. El Oto Raporu ile bu verilerin analiz ve yorumlarını şeffaf bir şekilde sektörle paylaşarak, piyasaya ışık tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Ekspertizde Merkezi Bilgi Sistemi hakkında bilgi verildi Toplantıda konuşan Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Daire Başkanı Özgür Karacaoğlu da Bakanlığın piyasayı şeffaf ve adil hale getirme stratejilerini aktararak, ‘Merkezi Ekspertiz Bilgi Sistemi’ projesi ile ilgili gelişmeleri anlattı. Ayrıca kayıt dışılıkla mücadele kapsamında ‘Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne değinen Karacaoğlu, bu düzenlemelerin temel gayesinin dürüst çalışan kayıtlı işletmelerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:44
Burhaniye’ de çiçekçiler 14 Şubat’ı bekliyor
Burhaniye ilçesinde, çiçekçiler 14 Şubatta kullanacak Sevgililer Gününü bekliyor. 35 yıllık çiçekçi olan Güler Çankaya, özel günlerde daha çok çiçek sattıklarını söyledi. Burhaniye de 14 Şubat Sevgililer Günü hazırlıkları tamamlanırken, çiçekçiler de umudunu 14 Şubat’a bağladı. Hürriyet Caddesinde çiçek satan Güler Çankaya’da, !4 Şubat için hazırlandığını söyledi. Özel günlerde çok çiçek satıldığını kaydeden Güler Çetinkaya, "Ben 35 yıldır çiçekçilik yapıyorum. Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde çok çiçek satılıyor. Ben de Sevgililer Günü için hazırlığımı yaptım. İnşallah iyi satış yaparız. Şu anda sümbül ve nergisin demetini 100 liradan. kasımpatının demetini de 200 liradan satıyorum" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:38
Başkan Tatık’tan tütün firmalarına ’Alım takvimi açıklayın’ çağrısı
Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, 2025 sezonunda üretilen ve Kasım ayında kolilenerek satışa hazır hale getirilen tütünlerin hâlâ firmalar tarafından alınmadığını belirterek üreticilerin ekonomik olarak zor durumda bırakıldığını söyledi. Bölgedeki kredi borcunun 100 milyon TL’yi aştığı ifade edildi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, tütün firmalarının 2025 sezonunda üretilen tütünleri henüz satın almamasına tepki gösterdi. Kasım ayında kolilenerek satışa hazır hale getirilen ürünlerin hâlâ alıcı bulamaması nedeniyle üreticilerin ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşadığını belirten Tatık, firmalara net bir alım takvimi açıklamaları çağrısında bulundu. Tütün üretiminin aylar süren yoğun emek ve maliyet gerektiren bir süreç olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, "Tütün üretimi, aylar süren ağır bir emeğin ve alın terinin ürünüdür. Fidesinden hasadına, kurutmasından tavlanıp kolilere konmasına kadar üretici bir sezon boyunca borçlanarak çalışır. 2025 Kasım ayında kolilenmiş tütünler; bir sezonluk emeğin tamamlanmış, satışa hazır hale gelmiş halidir" dedi. Geçtiğimiz yıl tütünlerin yılbaşına kadar firmalar tarafından satın alındığını hatırlatan Tatık, bu yıl ise henüz hiçbir alım yapılmadığını belirterek, "Tüccarlar aracılığıyla ‘yılbaşında alınacak’ bilgisi verilmiş, fakat ortada resmi bir takvim ve net bir güvence oluşmamıştır. Şubat ayının ortasına gelmiş bulunuyoruz. 2026 yılı üretimi için hazırlıkların başlaması gerekirken, üreticimiz hala geçen yılın mahsulünü satamamıştır. Bu belirsizlik, yeni sezon üretimini de riske atmaktadır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki üreticilerin büyük bir borç yükü altında olduğunu da dile getiren Tatık, "Üreticilerimizden gelen bilgilere göre yalnızca Tavas, Kale ve Beyağaç bölgesindeki kredi borcu 100 milyon TL’nin üzerindedir. Köylümüz; gübresini, ilacını, mazotunu borçla almış, aylarca emek vermiş, ancak bugün tonlarca tütün elinde satın alınmayı beklemektedir. Bu durum açık bir mağduriyettir" dedi. Tütün üreticisinin yalnız olmadığını vurgulayan Başkan Tatık, yetkililere ve firmalara çağrıda bulunarak şunları kaydetti: "Aylarca alın teri döken çiftçimizin emeği sahipsiz değildir. Yetkilileri ve ilgili firmaları, bir an önce net bir alım takvimi açıklamaya ve üreticimizin mağduriyetini giderecek adımları atmaya davet ediyoruz. Biz, üreticimizin yanındayız. Bu topraklarda alın terinin karşılığı mutlaka verilmelidir."
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:34
RE-SEED Projesi GSO’da konuşuldu
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GİZ) tarafından hayata geçirilen "Türkiye’nin Depremden Etkilenen Bölgelerinde Sürdürülebilir İstihdam ve Sosyoekonomik Kalkınma Projesi (RE-SEED)" ikinci değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GİZ Türkiye Ülke Direktörü Robert Künne, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölümü Başkanı Stefanie Seedig, Avrupa Birliği Delegasyonu İnsan ve Sosyal Gelişim Bölümü Başkanı Esther Bouma, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen ile yerel ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "GİZ ile uzun yıllara dayanan iş birliğimiz, bizim için sadece bir proje ortaklığı değil; Gaziantep sanayisinin güncel ihtiyaçlarına her cephede yanıt verebilen stratejik bir yol arkadaşlığıdır. Biz bu yolculukta sizlerle birlikte çok yönlü bir başarı hikayesi yazdık. 2019’da sanayimizin ’can suyu’ olan mavi yakalı iş gücünü yetiştirirken, diğer yandan 2021’de Avrupa ile ticaretimizin geleceği olan ’yeşil dönüşüm’ vizyonunu birlikte kurguladık. Bugün ise 2025 Aralık ayında başlayan ve sanayicimizin üzerindeki yasal ve mali yükleri hafifleten ’mesleki yeterlilik’ projemizle yine sahadayız. İş birliğimiz; en temel iş gücü ihtiyacından en stratejik vizyon çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede devam etmektedir. Bu vizyoner iş birliğinin artarak devam etmesi dileğiyle, destekleriniz için teşekkür ediyor, bu özel toplantının da bu kapsamda yeni iş birliklerine pencere açacağını umut ediyoruz’’ diye konuştu. Depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmayı desteklemek, sürdürülebilir istihdam imkanlarını artırmak ve sosyoekonomik kalkınmayı güçlendirmek amacıyla yürütülen proje kapsamında düzenlenen toplantıda, mevcut çalışmalar ve geleceğe yönelik planlamalar ele alındı. Programda, yerel ekonomilerin yeniden canlandırılması, üretim kapasitesinin artırılması, istihdamın desteklenmesi ve bölgesel kalkınma süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi. Toplantıda ayrıca kamu kurumları, yerel yönetimler, sanayi temsilcileri ve ilgili paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi, ortak projelerin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir kalkınma odaklı uygulamaların artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yerel aktörlerin rolünün güçlendirilmesi ve bölgesel dayanıklılığın artırılmasına yönelik çalışmaların önemi vurgulandı. Farklı kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılım sağladığı toplantı, bilgi ve deneyim paylaşımının ardından iş birliği imkanlarının değerlendirilmesiyle sona erdi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:14
Merkez Bankası’nın toplam rezervleri azaldı
Merkez Bankası toplam rezervleri 6 Şubat ile biten haftada 10 milyar 676 milyon dolar azaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre; Merkez Bankası toplam rezervleri 6 Şubat ile biten haftada 10 milyar 676 milyon dolar azalarak, 207 milyar 482 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervleri 5 milyar 533 milyon dolarlık azalışla 84 milyar 405 milyon dolardan 78 milyar 872 milyon dolara indi. Altın rezervleri ise 6 Şubat haftasında 5 milyar 142 milyon dolar azalarak 133 milyar 753 milyon dolardan 128 milyar 611 milyon dolara indi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:08
Burhaniye’de zeytin çekirdekleri Yunanistan’a ihraç ediliyor
Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde Tariş Zeytinyağı Fabrikasında zeytinin işlenmesi sırasında ortaya çıkan zeytin çekirdekleri yakacak olarak Yunanistan’a ihraç edilmeye devam ediliyor. Zeytin çekirdeğinin çevre dostu yakacak olduğunu kaydeden Burhaniye Tariş Müdürü Emrah Öztürk, 60 ton çekirdeğin sevk edildiğini söyledi. Burhaniye’de Tariş Zeytinyağı Fabrikasında zeytinin işlenmesi sırasında çıkan çekirdekler çevre dostu yakacak olurken, 13 yıldan beri Yunanistan’ın Midilli adasına ihraç ediliyor. Son olarak 60 ton çekirdek gönderildiğini kaydeden Tariş Müdürü Emrah Öztürk, "Yaklaşık 13 yıldan beri Yunanistan’a çekirdek ihraç ediyoruz. Bugün sezonun son partisi olan 60 tonluk çekirdeği gönderdik. Zeytin çekirdeğini komşuya ihraç ediyoruz. Komşu da bizim çekirdekle ısınıyor. Kısmet olursa önümüzdeki sezonlarda da ihracatımız devam edecek" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:06
Heimtextil 2026 değerlendirme toplantısı DSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi
Heimtextil 2026 Değerlendirme Toplantısı, Denizli Sanayi Odası (DSO) ev sahipliği ve Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) iş birliği ile fuara katılan sanayicilerin katılımlarıyla M. Feridun Alpat Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ve DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu’nun öncülüğünde düzenlenen ev tekstil sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan ve Denizli’den 57 firmanın katıldığı Heimtextil 2026 Fuarı’nın ardından gerçekleştirilen toplantıda, fuara ilişkin durumları paylaşılırken sektörün mevcut durumu ve geleceğine yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı. "2026’nın 2025’ten daha kötü olmasını beklemiyoruz" Toplantının açılışında konuşan Başkan Kasapoğlu, 2025 yılının sektör açısından son yılların en zorlu dönemlerinden biri olduğunu belirterek, "Veriler de sahadaki gözlemlerimiz de 2025’in sektörel anlamda en kötü yıl olduğunu gösteriyor. Ancak 2026’nın daha kötü olmayacağı yönünde bir beklentimiz var. İSO Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) tekstil verisinin 31 ay sonra yeniden 50 eşik değerinin üzerine çıkmasını da sektörün dayanıklılığı açısından umut verici bir gelişme olarak görüyoruz" dedi. Uygulanan dezenflasyon politikalarının özellikle emek yoğun sektörleri etkilediğini vurgulayan Başkan Selim Kasapoğlu, tekstil ve hazır giyimin bu süreçten en fazla etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. Buna rağmen Denizli’nin, diğer illere kıyasla daha dirençli bir performans sergilediğini belirten Kasapoğlu, "Takipteki alacaklar ve karşılıksız çekler açısından Türkiye ortalamasının altındayız. Bu tablo, firmalarımızın güçlü yapısını ortaya koyuyor" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıda istihdam verilerine de değinen Başkan Kasapoğlu, Denizli’de toplam istihdamda yatay bir seyir görülse de imalat sanayinde ve özellikle tekstil sektöründe son üç yıllık dönemde ciddi kayıplar yaşandığını belirtti. Son yıllarda tekstil ve hazır giyim sektöründe hem Denizli’de hem de Türkiye genelinde önemli ölçüde istihdam daralması yaşandığını ve kadın istihdamındaki düşüşün de dikkat çekici boyutta olduğunu vurgulayarak bu düşüşün sadece ekonomik değil, sosyal açıdan da endişe verici olduğunu aktardı. Dünya tekstil ve hazır giyim ticaretindeki büyümeye dikkat çeken Kasapoğlu, "Dünya tekstil ihracatı artarken, Türkiye’nin gerilemesi rekabet gücümüz açısından önemli bir uyarı niteliğinde. Üretim maliyetlerimizin yükselmesi nedeniyle fiyat rekabetinde zorlanıyoruz. Türkiye üretim anlamında pahalı bir ülke haline geldi" dedi. Öte yandan, dünya genelinde tekstil imalatının 2024 yılında yüzde 2 artmasının ardından 2025 yılında yüzde 6 artış göstermesinin sektörün küresel potansiyelini ortaya koyduğu belirtilerek, Türkiye’nin bu büyümeden daha güçlü pay alabilmesi için yapısal adımların atılması gerektiği ifade edildi. Sektörün ayakta kalabilmesi için istihdam ve ihracat desteklerinin artırılması gerektiğini belirten Kasapoğlu, 2026 yılında tüm firmaları kapsayacak şekilde istihdam desteğinin yükseltileceğini, Oda olarak ilgili Bakanlıklar ve kurumlar nezdinde girişimlerin sürdüğünü ifade etti. Avrupa pazarındaki rekabetin arttığına dikkat çeken Kasapoğlu, firmaların alternatif pazarlara yönelmesinin önemine değindi. Amerika’nın dünyanın en büyük ithalatçılarından biri olduğunu hatırlatan Kasapoğlu, Denizli ihracatında da ABD’nin üst sıralarda yer aldığını belirterek, Amerika pazarında daha etkin olunması için sektör olarak stratejik adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Hüseyin Memişoğlu: "2026’nın ikinci yarısında daha dengeli bir süreç bekliyoruz" DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ise 2025 yılının finansmana erişim zorlukları, küresel ekonomik şartlar ve ABD’nin uyguladığı ilave tarifeler nedeniyle sektör açısından oldukça zorlu geçtiğini belirtti. 2026’da dengelerin daha yerine oturmasını temenni ettiklerini ifade eden Memişoğlu, yılın ilk yarısında temkinli bir sürecin devam edeceğini, ikinci yarıda ise enflasyondaki gelişmelere bağlı olarak daha öngörülebilir ve istikrarlı bir tablo oluşmasının beklendiğini dile getirdi. Fuara katılan firma sayısının korunmasının önemine dikkat çeken Başkan Memişoğlu, Heimtextil için önemli bir bütçe ayrıldığını ve devlet desteklerinden azami ölçüde yararlanılması gerektiğini vurgulayarak, 2026’nın sektör adına daha olumlu bir yıl olması temennisinde bulundu. Heimtextil 2026’ya katılan sanayicilerden fuar değerlendirmesi Heimtextil 2026 Fuarı’nın genel olarak nitelikli görüşmeler açısından verimli geçtiğini ifade eden sektör temsilcileri, ziyaretçi sayısında sınırlı bir düşüş gözlemlense de görüşmelerin kalitesinin arttığını dile getirdi. İstanbul’daki fuarların son yıllarda güç kazandığına da dikkat çekilen toplantıda, Türkiye’nin fuarcılıkta daha güçlü bir konuma gelmesi için yeni ve büyük ölçekli fuar alanlarına ihtiyaç olduğu vurgulandı. Toplantının sonunda Başkan Kasapoğlu, sektör temsilcilerinin talep ve önerilerinin ilgili platformlarda dile getirilmeye devam edeceğini belirterek, "Zor bir dönemden geçiyoruz ancak birlikte hareket ederek bu süreci aşacağımıza inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:50
Kütahya’da ’Tuz Çalısı Projesi’ hayata geçirildi
Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, sürdürülebilir tarımı desteklemek ve hayvancılık için alternatif yem kaynakları oluşturmak amacıyla merkez Kumluyurt Köyü’nde "Tuz Çalısı" projesi uygulamaya alındı. Mera Islah ve Amenajman Projesi kapsamında yürütülen çalışma ile verimliliği düşük, kurak ve tuzlu alanların üretime kazandırılması hedefleniyor. Proje sayesinde hem doğal kaynakların korunması hem de hayvancılıkta yem maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Tuz çalısı bitkisi, özellikle kurak ve tuzlu topraklarda yetişebilmesi, dayanıklılığı ve yüksek besin değeri ile dikkat çekerken, bitkinin, küçükbaş hayvanların yanı sıra uygun şartlarda büyükbaş hayvanların beslenmesinde de kullanılabileceği ifade edildi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:37
Başkan Sütcü "AOSB tek yürek"
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, genel kurulun yüzde 93,5 gibi rekor bir katılım oranıyla gerçekleştiğine değinerek bunun AOSB’nin birlik ruhunu ortaya koyduğunu söyledi. Sütçü, AOSB 20. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ardından sanayicilere teşekkür mesajı yayımladı. Sütcü, mesajında, genel kurulun yüzde 93,5 gibi rekor bir katılım oranıyla gerçekleştiğini hatırlatarak bunun AOSB’nin birlik ruhunu ortaya koyduğunu söyledi. Sütcü, "Bu muazzam katılım seviyesi, AOSB’nin sadece bir sanayi bölgesi değil; ortak akıl ve dayanışma ile yönetilen dev bir aile olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır" dedi. 4 yıllık dönem için görev yapacak arkadaşların seçildiğini belirten Sütcü, "Şahsıma ve arkadaşlarımıza gösterdiğiniz sarsılmaz güven için her birinize en içten şükranlarımı sunuyorum. Bu seçim sonucu bizim için sadece bir görev yetkisi değil; omuzlarımızda taşıdığımız, sorumluluğu yüksek ve bir o kadar da onurlu bir emanettir. Bugün AOSB güçlü ise bu, her bir sanayicimizin emeği, alın teri ve kararlı duruşu sayesindedir. Seçim süreci geride kalmıştır, şimdi tek hedefimiz birlikte üretmek ve ortak geleceğimizi inşa etmektir" dedi. Sütcü, "Bizim lügatimizde ‘öteki’ yoktur; sadece ‘biz’ ve ‘AOSB’ vardır" diyerek sandığa yansıyan her fikrin yeni dönemin yol haritasının temel taşı olacağını vurguladı. Yeni dönemdeki yönetim anlayışına değinen Sütcü, ihtiyaçlara hızlı, bürokrasiden uzak ve sonuç odaklı çözümler sunmaya devam edeceklerini belirtti. Seçim sürecinde paylaşılan tüm projelerin hayata geçirileceğine değinen Sütcü," Seçim süresince sizlerle paylaştığımız projeleri birer birer hayata geçireceğiz. Evimizden daha çok vakit geçirdiğimiz OSB’mizin kurumsal yapısını güçlendirmek ve marka değeri yüksek bir sanayi ekosistemi oluşturmak temel önceliğimiz olacaktır. Yeni dönemin bölgemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun" diyerek sözlerini tamamladı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:36
Başkent’te moda günleri başladı
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun da katkılarıyla 4’üncü kez kapılarını açan ‘Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri-Ankara Capıtal Of Fashıon (COF26)’nın açılış programında konuştu. ATO Başkanı Baran, ATO’nun da katkılarıyla, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği (AGSD) öncülüğünde ATO Congresium’da dördüncü kez kapılarını açan ‘Ankara Hazır Giyim ve Moda Günleri- Capital of Fashion- COF’26’nin açılış programına katılarak bir konuşma yaptı. Hazır giyim, tekstil ve moda sektörünün önde gelen markalarını Başkent’te buluşturan etkinliğin açılış programında, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu ile Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı aynı zamanda ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi Meclis Üyesi Hayati Akbaba da konuşma gerçekleştirdi. "Yurt dışına çıkış, uzun vadede ciddi riskleri beraberinde getiriyor" Baran, son dönemde küresel rekabet, artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle, özellikle hazır giyim ve tekstil sektörünün üretimini yurt dışına kaydırdığına dikkati çekerek, "Bu süreçte bazı firmalar, maliyet avantajı nedeniyle üretimlerini yurt dışına taşımayı tercih etti. Yurt dışına çıkış, her ne kadar kısa vadede maliyet avantajı gibi görünse de uzun vadede ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Üretim süreçlerinin kontrolünün zorlaşması, kalite standartlarının sürdürülebilirliği, teslim sürelerinde yaşanabilecek aksaklıklar, tedarik zincirinin kırılganlaşması, bu risklerin başında geliyor. Öte yandan içerde de istihdam ve üretim gücü olumsuz etkileniyor" diye konuştu. Türkiye’de üretimine devam eden firmaların, ülke ekonomisine sağladığı katkıya da değinen Baran, "Tüm zorluklara rağmen ülkemizde üretimine devam eden çok sayıda firmamız var. Bu firmalar, istihdama, ihracata ve ülkemizin sanayi altyapısına katkı sağlıyor. Sergiledikleri kararlılık, sektörümüzün geleceği açısından son derece kıymetli" dedi. "20 bin firmamızın Mısır’da 4 miyar dolarlık yatırımı var" Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği organizasyonu ile Mısır’da bulunduklarını kaydederek, "Yaklaşık 20 bin firmamızın Mısır’da 4 miyar dolarlık yatırımı var. Ancak şimdilerde de Mısır’dan Tunus’a doğru bir yatırım kayması olduğunun haberlerini alıyoruz" şeklinde konuştu. ATO Başkanı Baran hazır giyim ve moda sektörünün ekonomideki önemine dikkati çekerek, "Hazır giyim ve moda; yüksek katma değer üreten, istihdam sağlayan, ihracat gücü yüksek ve ülke ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biri durumunda" ifadelerini kullandı. Baran, sektörün tasarımdan üretime, markalaşmadan perakendeye uzanan geniş yapısıyla yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir değer de ürettiğini de kaydetti. "Küresel rekabette önemli bir avantaja sahibiz" Türkiye’nin hazır giyim ve tekstilde dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri durumunda olduğunu vurgulayan Baran, "Hızlı teslimat kabiliyeti, kaliteli üretim altyapısı, nitelikli iş gücü ve güçlü tedarik zinciriyle küresel rekabette önemli bir avantaja sahibiz. Ankara da bu güçlü yapının önemli merkezlerinden biri" açıklamasında bulundu. Ankara’nın bu birikiminin yüzyıllar öncesinde Ankara keçisinin tiftiğiyle dokunan sof kumaşına dayandığını belirten Baran, sof kumaşının o dönemde çok sayıda ülkeye ihraç edildiğini ve kent ekonomisini ayakta tutan bir öneme sahip olduğunu dile getirdi. Baran, Cumhuriyet ile birlikte Ankara’nın modernleşmenin olduğu kadar hazır giyim ve modanın da vitrini olmaya devam ettiğini belirterek, "Başkentimiz bugün de üretim kapasitesi, girişimcilik kültürü ve yetişmiş insan kaynağıyla sektörümüze ciddi katkı sunuyor" dedi. Etkinliğin sektör temsilcilerini bir araya getiren, yeni iş birliklerine zemin hazırlayan ve yerli markaların görünürlüğünü artıran önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Baran, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yeşil üretim, markalaşma ve ihracat odaklı büyüme başlıkları açısından bu tür buluşmaları önemsediklerini söyledi. Konuşmasında markalaşmanın önemine de değinen Baran, Ankara Ticaret Odası tarafından beşincisi düzenlenecek ‘Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın 24-25 Nisan tarihlerinde ATO Congresium’da gerçekleştirileceğini belirterek, sektör temsilcilerini etkinliğe davet etti. Programda ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, Gürcistan’ın Ankara Büyükelçisi Archil Kalandia, ATO’nun 2 No’lu Konfeksiyon, Hazır Giyim, Triko Meslek Komitesi ile 17 No’lu Tekstil, Tuhafiye, Mefruşat Meslek Komitesi üyeleri, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve sektör temsilcileri yer aldı. Açılış programının ardından ATO Başkanı Baran, stantları ziyaret etti. Programda ayrıca Ankara Olgunlaşma Enstitüsü tarafından ‘Renk Renk Anadolu Koleksiyonu’ defilesi de gerçekleştirildi. 11 Şubat’ta kapılarını açan etkinlik 13 Şubat’a kadar ATO Congresium’da devam edecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder