Son Dakika
|
Antalya’da akran zorbalığı!
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi
Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Büyük Çamlıca Camii'nde bayram mesajı!
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
Büyükçekmece'de bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel'in kabrinde hüzünlü bayram
Putin resmi ziyaret için Kazakistan’da
New York’ta binlerce Müslüman bayram namazında buluştu
Mescid-i Aksa'da bayram namazı 140 bin Müslümanla kılındı
Edirnekapı Şehitliği’nde bayram ziyareti
Rize’de kaçan kurbanlık sahiplerine zor anlar yaşattı
Kurbanlığı araçtan sarkıtıp kilometrelerce sürükledi
EKONOMİ
Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43:20
İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:17
Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik"
Kırıkkale’de bayramın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden Murat Olgun da, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın 14 yaşındaki en genç yetiştiricilerinden Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" açıklamasında bulundu. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06
Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik"
Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:06
Bodrum’a kruvaziyer ile 2 bin 377 turist geldi
Muğla’nın Bodrum ilçesine "Aidablue" isimli kruvaziyer ile 2 bin 377 turist geldi. İtalya bayraklı 253 metre boyundaki Aidablu, sabah saatlerinde Yunanistan’ın Rodos Limanı’ndan Bodrum’a geldi. Ağırlıklı Alman uyruklu toplam 2 bin 377 yolcu ile 641 personelin bulunduğu dev gemi, akşam saatlerinde Yunanistan’ın Heraklion Limanı’na hareket edecek.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:17
Dangalak domatesin hasadı başladı
2
24 Mayıs 2026 Pazar- 10:55
Kurban Bayramı için tescilli tatlıların üretimi gece gündüz devam ediyor
3
29 Kasım 2021 Pazartesi- 12:19
Kahta’daki fırıncılar düşük maliyetle un alabilecek
4
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:27
Fethiye Ölüdeniz-Kayaköy yolları yenilendi
5
25 Mayıs 2026 Pazartesi- 13:38
Sinop fuarlarına "Amazon" dokunuşu
23 Eylül 2025 Salı - 11:42
Murzioğlu, Türkiye 27’ncisi olan Samsunlu firmayı kutladı
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, 2021-2023 arası iki yıllık ciro artışı dikkate alınarak yapılan Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi yarışmasında yüzde bin 493 büyüyerek 27’nci sıradan dereceye girmeyi başaran Samsunlu firmayı kutladı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) iş birliğinde, şirketlerin 2021-2023 arası iki yıllık ciro artışı dikkate alınarak yapılan Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi yarışması sonuçlandı. Türkiye 100 sonuçları; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş dünyasının katılımıyla TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törenle açıklandı. Törene Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu da katıldı. Firmalardan büyük başarı TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada, söz konusu dönemde Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketinin ortalama ciro büyümesinin yüzde bin 644 olduğunu, bu şirketlerin Türkiye’deki milli gelir artışının altı kat üzerinde performans gösterdiklerini belirtti. Hisarcıklıoğlu, "Yine aynı süre içinde, çalışan başı üretimlerini yani verimliliklerini ise ortalama yüzde 718 artırdılar. Ayrıca her biri ortalama 127 kişiye istihdam sağladı. Toplam istihdamlarını da yüzde 88 oranında artırdılar. Türkiye 100 şirketlerinin yüzde 67’si ihracat yapıyor" dedi. Türkiye 100 Listesinde 27’nci sırada Açıklanan listeye Samsun’dan ise, 2021-2023 döneminde yüzde bin 493 büyüyerek 27’nci sıradan giren bir enerji firması oldu. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, tören sonrası yüksek büyüme performansıyla hem şehir ekonomisine hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan firmanın kurucusu Cumhur Kaya ile bir araya gelerek kutladı. "Gurur duyduk" Firmanın 2021-2023 döneminde yüzde bin 493 gibi bir büyüme oranı göstererek TOBB Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında 27’nci sırada yer almasının gurur verici olduğunu belirten Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Samsun’umuzdan böyle bir başarı hikâyesi çıkmasından büyük gurur duyuyorum. CRK Enerji, kısa sürede gösterdiği bu olağanüstü büyüme performansıyla sadece ilimizin değil, ülkemizin ekonomisine de önemli katkılar sunmuştur. Bizleri onurlandıran Cumhur Kaya ve ekibini yürekten kutluyorum. Bu başarı, azmin, vizyonun ve nitelikli çalışmanın en somut göstergesidir. Samsun TSO olarak her zaman girişimcilerimizin yanındayız" dedi.
23 Eylül 2025 Salı - 11:26
Aras Kargo ile Temu Türkiye’deki satıcılar için iş birliği yapıyor
Türkiye’nin önde gelen kargo şirketlerinden Aras Kargo, dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Temu ile yaptığı iş birliği kapsamında, platformun Türkiye’deki satıcılarına hızlı ve güvenilir lojistik desteği sağlayacak. Şirket uçtan uca lojistik çözümler sunarak e-ticaret ekosisteminin büyümesine katkı sağlamayı hedefliyor. Türkiye’nin önde gelen kargo sağlayıcılarından Aras Kargo ile küresel e-ticaret platformu Temu, iş ortaklığını geliştirerek ülke genelindeki dağıtımı güçlendirmeyi ve yerel satıcıları desteklemeyi hedefliyor. Saatte 310 bin paket işleme kapasitesine sahip olan ve günlük 1 milyondan fazla adrese teslimat imkânı sunan Aras Kargo, Temu’daki yeni satıcıların sipariş süreçlerini daha verimli hale getirecek. Bu iş birliği aynı zamanda Temu’nun Türkiye pazarına yönelik stratejik adımlarıyla da örtüşüyor. Platform kısa süre önce, yalnızca davetle giriş yapılabilen modelden çıkarak pazar yerini Türkiye’deki tüm uygun işletmelere açtı. Artık satıcılar doğrudan Temu satıcı portalı üzerinden kaydolabiliyor. Aras Kargo, bugün Türkiye genelinde 5 bin 800’ü aşkın teslimat noktasında sunduğu hizmetle, Temu’daki yeni satıcılara ve tüketicilere sipariş yönetiminde önemli bir esneklik sağlayacak. "Stratejik uyumumuzu derinleştirdik" Temu ile bir yıldır devam eden iş birliklerini geliştirip stratejik ortaklıklarını daha ileri bir seviyeye taşıdıklarını belirten Aras Kargo Uluslararası İlişkiler, İş Geliştirme ve Strateji Başkanı Ramazan Altınay, "Temu ile olan iş birliğimiz, Aras Kargo’nun Türkiye’deki operasyonel gücünü ve Aras Global ile derinleşen küresel hedeflerimizi ortaya koyuyor" diyerek sözlerine devam etti: "Yaklaşık bir yıldır süren iş birliğimizin kapsamını genişlettik ve stratejik uyumumuzu derinleştirdik. Azerbaycan ve Gürcistan’daki uluslararası gönderilerde akıllı lojistik çözümlerle Temu’nun küresel operasyonlarını bölgesel düzeyde de desteklemeye devam ediyoruz. Türk satıcıların Temu pazar yerine katılımıyla başlayan bu yeni aşamada iş birliğimizin başarıyla sürmesini temenni ediyoruz." Yapılan açıklamaya göre; Temu’nun yerel temsilciliğinin tescili ve İstanbul ofisini açması gibi son dönemdeki önemli adımlarının devamı niteliğindeki bu gelişmelerle küresel e-ticaret firması, açık pazar yeri modelini güçlü yerel ortaklarla birleştirerek Türkiye ekonomisine bağlılığını derinleştiriyor ve satıcılara daha güçlü araçlar ve lojistik desteği, tüketicilere de daha fazla seçenek ve değer sunuyor. Türkiye’deki uygun tüm işletmeleri Temu Pazar yerine katılmaya davet eden Temu sözcüsü ise "Aras Kargo ile iş birliğimiz yerel satıcılara güçlü bir lojistik destek sağlarken, tüketicilere de daha hızlı ve güvenilir teslimat imkânı sunuyor. Bu iş birliği, Temu’nun Türkiye’nin dijital ekonomisine olan bağlılığını ve hem satıcılar hem tüketiciler için değer oluşturma hedefini yansıtıyor" dedi.
23 Eylül 2025 Salı - 11:26
Bayburt’ta kamu ihaleleri krizi: Bayburt İl Özel İdaresine ’Şeffaflık’ çağrısı
Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkan Yardımcısı Osman Gülsüm, Bayburt’ta kamu ihalelerinde şeffaflık olmadığını ve yerel müteahhitlerin bilinçli olarak dışlandığını iddia etti. Gülsüm, bu durumun Bayburt ekonomisine ciddi zararlar verdiğini, yerel istihdamı tehdit ettiğini savunarak, Bayburt İl Özel İdaresine şeffaflık çağrısında bulundu. Bayburt’ta gerçekleştirilen kamu ihalelerinde yerel müteahhitlerin yeterince davet edilmediği ve şeffaflık eksikliği yaşandığı iddiaları gündeme geldi. Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkan Yardımcısı Osman Gülsüm, Bayburt İl Özel İdaresi tarafından yapılan bazı ihalelerde yerel firmaların adeta görmezden gelindiğini öne sürdü. Gülsüm, özellikle pazarlık usulü ile gerçekleştirilen ihalelerde, işlerin belirli gruplara veya Erzurum merkezli firmalara verildiğini iddia etti. Gülsüm, bu duruma örnek olarak, daha önce bir hayvan barınağı projesinin davet usulüyle belirsiz bir firmaya verildiğini ve son olarak yapılacak olan okul ihalelerine de Erzurum merkezli firmaların davet edildiğini vurguladı. Gülsüm, bu tür projeleri yapabilecek tecrübeli Bayburtlu firmalarının bulunduğunu aktararak, bu durumun yerel ekonomiyi baltaladığını dile getirdi. Yerel ekonomiye ve istihdama tehdit Bayburt’ta yaklaşık 70 kayıtlı müteahhit ve inşaat firması bulunduğunu belirten Gülsüm, bu firmaların doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 3 bin 500 kişiye istihdam sağladığını ifade etti. İhalelerin şehir dışındaki firmalara verilmesinin yerel iş gücünün işsiz kalmasına neden olduğunu savunan Gülsüm, Bayburt sermayesinin başka şehirlere kayarak, şehirdeki ekonomik döngünün zayıflamasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Gülsüm, son birkaç yılda Bayburt’ta gerçekleşen kamu yatırımlarının toplamının yaklaşık 1 milyar TL’ye ulaştığını ve bu paranın şehirde kalması gerektiğini belirtti. Mücadele kararlılıkla devam edecek Gülsüm, kamu kaynaklarının belirli grupların değil, tüm Bayburt halkının yararına kullanılması gerektiğinin altını çizerek, "Bir şehre yatırım almak kadar, o yatırıma sahip çıkmak da önemlidir. İşler yerel olmayan firmalara verildiğinde bu firmalar; çalışan ekiplerinden tedarik zincirlerine kadar ihtiyaçlarını geldikleri illerden karşılamakta ve Bayburt’a hiçbir ekonomik katkı sağlamamaktadır. Son birkaç yılda bu yatırımların toplam miktarı yaklaşık bir milyar Türk lirasına ulaşmıştır. Biz bu paranın Bayburt’ta kalmasını istiyoruz" dedi. "Her geçen gün ekonominin daraldığını, en az yatırım alan illerden biri olan Bayburt’un elindeki fırsatları iyi değerlendiremediğini aktaran Gülsüm, yetkililere yaptığı çağrıda, pazarlık usulü ihalelerde yerel müteahhitlerin davet edilmesini, ihale süreçlerinin, davet listelerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanmasını, dışlanan firmalar için denetim mekanizmalarının işletilmesini ve kamu projelerinde yerel iş gücü ile sermayenin desteklenmesini istedi. Gülsüm, ihalelerde şeffaflığın sağlanması ve haksız uygulamaların önüne geçilmesi için sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
23 Eylül 2025 Salı - 11:11
25 yıl yaptıkları işi yürütemediler, son çare olarak bunu buldular
Bilecik’te 25 yıl domates, salatalık ve barbunya üretimi yapan karı koca, bu işi yürütemeyince devlet destekli girdikleri çilek üretimini 5 yılda 30 katına çıkardılar. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde Ağlan köyünde 5 yıldır çilek üretimi yapan Hatice-Hasan Perk çifti, ürettikleri yıllık 40 ton çileğe pazar bulmakta zorlanmıyorlar. İlçedeki pastanede, kafeterya ve buna benzer çilek kullanılan esnafa her gün servis eden çiftin amacı şehirlerarası açılmak. "Kaymakamın bize verdiği yüzde 50 teşvikle bu çileğe yöneldik" 30 yıldır çiftçilikle uğraşan ve son 5 yıldır sadece çilek ektiklerini anlatan Hasan Perk, "Son 5 yıldır çilek işine, çilek sektörüne yöneldik. 5 yıl önce Allah’a şükür Kaymakamın bize verdiği yüzde 50 teşvikle bu çileğe yöneldik. Son yıllarda da daha arttırarak, 20 dönüm ve üzerinde çileğimiz mevcut. İşte ailecek çocuklarla ve Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik işçi arkadaşlarımızla bu işi yapıyoruz. Bu iş çok meşakkatli, ilgi isteyen bir iş, fakat ben çok çok memnunum. Olumlu yanı aynı bildiğin çocuk gibi devamlı ilgi bakım istiyor fakat verdiğini de inkar etmiyor" dedi. "İlk etapta kaymakamlık bize 1 dönüm kadar böyle bir destekli çim verdi" Hatice Perk ise, "Daha önceleri domates, salatalık, barbunya falan yapıyorduk ve onu yürütemedik. Yürütemedikten sonra 5-6 yıldır çileğe başladık. İlk etapta kaymakamlık bize 1 dönüm kadar böyle bir destekli çim verdi. Biz böylece başladık ve köydeki diğer arkadaşlar bu işi sürdüremedi. Bizim 5’inci yılımız ve 3 senedir işlerimiz çok iyi Allah’a şükür iyi kazanıyoruz. Ailecek bu işi yapıyoruz hatta aile dışında da işçilerimiz var. Sağ olsunlar hem arkadaş olduk, hep beraber aile gibi iç içe olduk" dedi.
23 Eylül 2025 Salı - 11:08
25 yıl yaptıkları işi yürütemediler, son çare olarak bunu buldular
Bilecik’te 25 yıl domates, salatalık ve barbunya üretimi yapan karı koca, bu işi yürütemeyince devlet destekli girdikleri çilek üretimini 5 yılda 30 katına çıkardılar. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde Ağlan Köyü’nde 5 yıldır çilek üretimi yapan Hatice-Hasan Perk çifti, ürettikleri yıllık 40 ton çileğe pazar bulmakta zorlanmıyorlar. İlçedeki pastanede, kafeterya ve buna benzer çilek kullanılan esnafa her gün servis eden çiftin amacı şehirlerarası açılmak. "Kaymakamın bize verdiği yüzde 50 teşvikle bu çileğe yöneldik" 30 yıldır çiftçilikle uğraşan ve son 5 yıldır sadece çilek ektiklerini anlatan Hasan Perk, "Son 5 yıldır çilek işine, çilek sektörüne yöneldik. 5 yıl önce Allah’a şükür Kaymakamın bize verdiği yüzde 50 teşvikle bu çileğe yöneldik. Son yıllarda da daha arttırarak, 20 dönüm ve üzerinde çileğimiz mevcut. İşte ailecek çocuklarla ve Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik işçi arkadaşlarımızla bu işi yapıyoruz. Bu iş çok meşakkatli, ilgi isteyen bir iş, fakat ben çok çok memnunum. Olumlu yanı aynı bildiğin çocuk gibi devamlı ilgi bakım istiyor fakat verdiğini de inkar etmiyor" dedi. "İlk etapta kaymakamlık bize 1 dönüm kadar böyle bir destekli çim verdi" Hatice Perk ise, "Daha önceleri domates, salatalık, barbunya falan yapıyorduk ve onu yürütemedik. Yürütemedikten sonra 5-6 yıldır çileğe başladık. İlk etapta kaymakamlık bize 1 dönüm kadar böyle bir destekli çim verdi. Biz böylece başladık ve köydeki diğer arkadaşlar bu işi sürdüremedi. Bizim 5’inci yılımız ve 3 senedir işlerimiz çok iyi Allah’a şükür iyi kazanıyoruz. Ailecek bu işi yapıyoruz hatta aile dışında da işçilerimiz var. Sağ olsunlar hem arkadaş olduk, hep beraber aile gibi iç içe olduk" dedi. (CKT-Y)
23 Eylül 2025 Salı - 11:08
Antalya’da aronya ve böğürtlen hasadı bereketi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Korkuteli’nin Beğiş Mahallesi’nde hayata geçirdiği sulama suyu projesiyle tarımsal üretim yeniden hayat buldu. Büyükşehir Belediyesi’nden aronya ve böğürtlen hibesi desteği alan üreticiler bu yılki hasattan büyük memnuniyet duydu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Yerelden Kalkınma’ hedefi doğrultusunda üretime ve üreticiye sağladığı destekler meyvesini veriyor. Korkuteli’nin Beğiş Mahallesi’nde hayata geçirilen "Beğiş Susuzu Sulama Projesi" ile bölge halkı kuru tarımdan meyve, yeşil ve aromatik bitki üretimine yöneldi. Büyükşehir Belediyesi’nden aronya ve böğürtlen hibesi alan üreticilerin bu yıl ki hasadı yüzleri güldürdü. "Elde edilen üretimden memnunuz" Ekonomik değeri yüksek tıbbi ve aromatik bitki üretimine teşvik etmek amacıyla üreticilerle buluşturulan aronyanın hasadı gerçekleştirildi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli Ziraat Mühendisi Nida Kalkan, sulama suyu projesiyle üretimin arttığını belirterek, "Geçtiğimiz yıllarda Beğiş Mahallesi’nde üreticilerimize 450 adet aronya ve 300 adet böğürtlen hibesini gerçekleştirmiştik. Beğiş Susuzu’na suyun gelmesi ile birlikte üreticilerimize verdiğimiz aronyalar çok güzel meyve oluşturdu. Elde edilen üretimden memnunuz" dedi. "Verim beklediğimizden yüksek" Üretici Semra Akan ise Büyükşehir Belediyesi’nden hem böğürtlen hem de aronya fidanı hibesi aldığını ifade ederek, "İki yıldır aronya yetiştiriyorum. Böğürtlenlerimizin hasadını gerçekleştirdik. Yaşına göre böğürtlenden de iyi bir verim aldık ama aronyalarımız daha verimli. Fidan başına yaklaşık 1 kilogram kadar meyve alacağız. Bölgeye suyun da gelmesiyle birlikte bahçemizde damlama sulama sistemine geçtik. Gayet bereketli ve beklediğimizden fazla bir verim verdi. Hasat sonrası elde edilen mahsul ile dondurma işletmemde bu meyvenin dondurmasını üreteceğiz" diye konuştu.
23 Eylül 2025 Salı - 10:46
Besiciler mısır slaj yem yapımına başladı
Manisa’nın Sarıgöl ilçesi ve çevresinde besicilik yapan çiftçiler, mısır bitkisinden slaj (turşu) yem hazırlıklarına başladı. Hasadı yapılan mısır bitkileri, tarlada makinelerle ezildikten sonra kasalarla çukurlara ya da açık alanlara dökülüyor. Üzeri örtülen yem, yaklaşık 15-20 gün süren fermantasyonun ardından besi hayvanlarına verilmeye başlanıyor. Halk arasında "turşu yem" olarak bilinen slaj yem sayesinde süt veriminde yüzde 10-15 oranında artış sağlandığını belirten Sarıgöl Alemşahlı Mahallesi’nden besici Ahmet Ur, şunları söyledi: "Besicilik yapmaktayım. Bu nedenle kendime ait tarlamda mısır yetiştirdim. Şimdi hasadını yaparak slaj (turşuluk) yem hazırlıyorum. Süt verimini artırmakta ve kasaplık hayvanlar için de faydalı oluyor. Turşuluk yem, üzeri iyice örtüldüğünde 15-20 gün içinde taze olarak hayvanlarımıza veriliyor." Slaj yeminin sadece mısırdan değil, yonca, fiğ ve ayçiçeğinden de yapılabildiğini aktaran Ur, "Turşuluk yemi kendimiz hazırladığımız için daha hesaplı olmaktadır." dedi.
23 Eylül 2025 Salı - 10:34
Bursa Kumaşları Paris’te genç tasarımcıların vizyonuyla hayat buldu
Tekstil sektöründe dünyada önemli merkezlerden biri olan Bursa’nın tasarım, kalite ve ürün çeşitliliğindeki gücünü dünyaya tanıtmak amacıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde düzenlenen Turkish Fashion Fabrics Show (TFF Show), Türk tekstil sektörünün uluslararası vizyonunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu yıl TFF Show kapsamında önemli bir iş birliğine imza atıldı. Uluslararası Moda Akademisi (IFA Paris) ve İstanbul Kampüsü ile BTSO’nun ortak çalışmasıyla, Premiere Vision Paris Fuarı’na katılan Bursa firmalarının kumaşları, moda tasarımı öğrencilerinin final koleksiyonlarında kullanıldı. Genç tasarımcıların Bursa’dan gelen kumaşlarla hazırladığı özel projeler, Paris’te Premiere Vision Fuarı ile eş zamanlı olarak sergilendi. Söz konusu işbirliği ile Türk tekstilinin küresel moda sahnesindeki etkisi güçlenirken, genç tasarımcıların uluslararası deneyim kazanmasına da fırsat sunulmuş oldu. Bursa Kumaşları İle Özel Koleksiyon BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ve sektör temsilcilerinden oluşan heyet, Paris temasları çerçevesinde IFA Paris Moda Okulu’nu da ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi ve Türk kumaşlarıyla hazırlanan koleksiyonları yerinde inceledi. "Üretim Kapasitesi Tasarım Vizyonuyla Buluşuyor" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, TFF Show’un küresel hedeflerine dikkat çekti. Uğur, "Türk tekstil sektörü, güçlü üretim kapasitesini uluslararası tasarım vizyonuyla birleştiren ender sektörlerden biri. Odamızın öncülüğünde hayata geçen TFF Show, trendleri yönlendiren bir platform olma iddiasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Fuarımız, kapsamlı iş bağlantılarına zemin hazırlayan bir köprü olmanın yanı sıra moda okullarıyla yapılan iş birlikleri sayesinde sektörümüzün tasarıma yön veren yüzünü de uluslararası vitrine taşıyor." diye konuştu. "Global Markaların Koleksiyonlarında Türk Kumaşları Var" Birçok global moda markasının koleksiyonlarında Türk kumaşlarının yer aldığını vurgulayan Ali Uğur, Paris’te gerçekleştirdikleri ziyarete de değinerek şöyle devam etti: "IFA Paris Moda Okulu’nda öğrencilerin hazırladığı koleksiyonları yerinde inceleme fırsatı bulduk. Bursa’da üretilen kumaşlarla ortaya konan ürünleri oldukça başarılı buldum. Önümüzdeki süreçte bu iş birliklerini daha da geliştirmeyi ve sektörümüze yeni ufuklar kazandırmayı hedefliyoruz." "İşbirliklerimiz Artarak Sürecek" IFA Paris Moda Okulu İstanbul Kampüsü’nde Akademik Yönetici olan Dilara Sarızeybek, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Biz moda okulu olarak öğrencilerimize tasarımın üretimle buluştuğu noktayı da göstermek istiyoruz. Bu yüzden Bursa bizim için çok özel. Çünkü tekstilin doğduğu ve dünyaya açıldığı merkezlerden biri. Öğrencilerimiz Bursa’dan gelen kumaşlarla çalışarak hem sektörün gerçek malzemelerini tanıyor hem de geleneksel dokuma kültürünü çağdaş tasarımlara dönüştürme imkanı buluyor. Bu proje, eğitimle sanayiyi buluşturduğu için çok kıymetli. Firmalara destekleri için teşekkür ediyorum. Bu iş birliğinin daha da büyüyerek devam etmesini diliyoruz." diye konuştu. "Zorluklara Rağmen Üretim Devam Ediyor" Reisoğlu İplik Yönetim Kurulu Üyesi Sait Yılmaz tekstil sektörünün son dönemde ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Artan maliyetler ve sabit döviz kurunun üreticilerin üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, "Bu durum, yalnızca tekstili değil, tüm sanayi sektörlerini etkileyen bir sorun. Diğer yandan, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de üretim yapısı dönüşüyor. Endüstri 4.0 ve otomasyon sistemleri artık kaçınılmaz hale geldi. Geçmişte çok sayıda işçi çalıştırmak bir prestij unsuru iken, bugün verimliliği yüksek, daha az iş gücüyle üretim yapabilmek bir başarı ölçütü haline geldi." dedi. "Bu Sürecin İçinde Olmaktan Gurur Duyuyoruz" Bu süreçte moda okullarıyla kurulan iş birliklerinin çok değerli olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: "Tasarım öğrencileri, üretici firmaların en yeni kumaşlarıyla çalışarak koleksiyonlar hazırlıyor. Bu koleksiyonların fuarlarda sergilenmesi hem genç tasarımcıların gelişimini destekliyor hem de üretici firmalara yeni bir vizyon kazandırıyor. İki yönlü fayda sağlayan bu işbirliğinin gelecekte çok daha başarılı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Türkiye tekstil sektörü, sahip olduğu bilgi birikimi ve üretim gücüyle küresel rekabette önemli bir yere sahip. Biz de Reisoğlu İplik olarak, hem geleneklerimizi koruyarak hem de yenilikçi teknolojilere yatırım yaparak bu sürecin içinde olmaktan gurur duyuyoruz." "Modaya Yön Vermek İçin Önemli" Projeye destek veren firmalardan Barutçu Tekstil’in Pazarlama Müdürü Emre Bora, Bursa’nın dünyanın üç büyük tekstil merkezinden biri olduğunu ifade ederek, "Artık kumaşı üretmenin ötesine geçtik. Modaya yön vermek ve markalaşmak için bu tür projelere destek veriyoruz. Genç tasarımcıların çalışmaları fuarlarda sergilendikçe çok daha hızlı ilerleyeceğiz." dedi. "Güçlü Markalar Oluşturmalıyız" Işıksoy Tekstil Tasarım Müdürü Selin Çelenk de sürdürülebilir modaya katkının sektörün asli görevi olduğunu belirtti. Türkiye’nin tekstilde güçlü bir ülke olduğunu ancak tanıtımda kat edilmesi gereken mesafe bulunduğunu belirten Çelenk, "Geleneksel el sanatlarımızı, motiflerimizi ve dokumalarımızı öne çıkarmalıyız. Bu sayede İtalya gibi ülkelerle rekabet edebiliriz. Türk ve yabancı öğrencilerle birlikte çalışarak global ölçekte güçlü bir marka kimliği oluşturabiliriz. Bu nedenle bu projeyi çok önemli ve anlamlı buluyoruz." ifadelerini kullandı. "Yerelden Küresele Güçlü Bir Yolculuk" Koleksiyon Yöneticisi Yalçın Kesen, Turkish Fashion Fabrics iş birliğiyle elde edilen başarının uluslararası alandaki yansımalarını değerlendirdi. Kesen, "TFF Show ile çıktığımız yolculukta bugün Premiere Vision’un trend alanında yer almak bizim için büyük gurur. Sergilediğimiz işler artık yerelden küresele ulaşmaya başladı. Trend alanındaki çalışmaların büyük kısmı Türk firmalarına, özellikle de Bursa firmalarına ait. Bunun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz." dedi. Gelecekte tasarımcıların ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği, ortak akılla gücü yükseltecek oluşumların ortaya çıkmasını çok önemsediklerini dile getiren Yalçın Kesen, "TFF’nin moda okullarıyla ve sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı iş birlikleri de bizlere yeni kapılar açıyor. IFA Paris öğrencilerinin hazırladığı koleksiyonlarda kullanılan kumaşlar, hem onların gelişimine katkı sağlıyor hem de bize ilham veriyor." diye konuştu. Tasarım Vizyonunu Küresel Arenaya Taşıyan İşbirliği 1982’de kurulan ve Paris ile İstanbul’daki kampüsleriyle moda ve tasarım alanında dünyanın önde gelen eğitim kurumları arasında yer alan IFA Paris, çok kültürlü yapısıyla tasarım vizyonunu iş dünyasıyla buluşturuyor. Türk firmalarının kumaşlarının öğrencilerin koleksiyonlarında yer alması, sektörün üretim gücü ile uluslararası tasarım anlayışının buluşmasına önemli bir örnek oluşturdu. BTSO’nun iştiraki KFA Fuarcılık’ın profesyonel organizasyonu ile düzenlenen Turkish Fashion Fabrics Show ise kumaş, iplik ve tekstil aksesuarları alanında faaliyet gösteren yerli üreticilere yeni pazarlar bulmayı ve iş fırsatları oluşturmayı amaçlıyor. TFF, ayrıca moda ve tasarıma yön veren çalışmalarıyla da sektörün hedeflerine katkı sağlıyor.
23 Eylül 2025 Salı - 10:31
Tekirdağ’da motorlu kara taşıtı sayısı 374 bin 775’e ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Ağustos ayı verilerine göre Tekirdağ’da trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 374 bin 775 oldu. Verilere göre Tekirdağ’daki taşıtların 187 bin 299’unu otomobil, 71 bin 781’ini motosiklet, 54 bin 888’ini kamyonet, 34 bin 565’ini traktör, 12 bin 911’ini kamyon, 6 bin 430’unu minibüs, 5 bin 529’unu otobüs ve 1 372’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ağustos ayında Tekirdağ’da toplam 10 bin 75 taşıtın devri gerçekleşti. Noterler aracılığıyla yapılan devirlerin 6 bin 557’sini otomobil, 1 421’ini kamyonet, 1 282’sini motosiklet, 318’ini traktör, 199’unu minibüs, 155’ini kamyon, 119’unu otobüs ve 24’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Türkiye genelinde ise Ağustos ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam motorlu kara taşıtı sayısı 32 milyon 828 bin 821’e ulaştı. Ağustosta trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 44,1’ini otomobil, yüzde 43,9’unu motosiklet, yüzde 8’ini kamyonet, yüzde 1,5’ini traktör oluşturdu. Ocak-Ağustos döneminde kaydı yapılan otomobillerin 285 bin 115’i gri renkli olurken, toplam 709 bin 237 otomobilin yüzde 40,2’si gri, yüzde 24,4’ü beyaz, yüzde 13,9’u siyah ve yüzde 11,6’sı mavi renkli oldu.
23 Eylül 2025 Salı - 10:31
Karadeniz’de hamsi bereketi sürüyor
Karadeniz’de Eylül ayında son yılların en bereketli hamsi sezonu yaşanıyor. Yıllar sonra ilk kez bu sezon bol miktarda erken çıkan hamsi tezgâhları şenlendirmeye devam ediyor.
23 Eylül 2025 Salı - 10:07
Antalya’da altın susamda hasat başladı
Antalya Manavgat’ın coğrafi işaretli ürünü olma özelliği taşıyan ve "altın" olarak anılan susamda bu yıl yaklaşık 4 bin ton rekolte bekleniyor. Hasadına başlanan, başta yağ oranıyla en kaliteli susam olma özelliğine sahip altın susamın kilosu 130-140 liradan alıcı arıyor. Manavgat’ın başta yağ oranı olmak üzere birçok özelliğiyle en kaliteli susam olma özelliğine sahip tescilli "altın susam"ın hasadına başlandı. Sarılar Mahallesi Hüseyin Efendi Caddesi üzerindeki 6 dönümlük tarlasında ürün hasadı yapan Ali Durmaz, bu yılın verimde geçen yıla göre daha iyi olduğunu belirterek, "Bu yıl ilk ektiğim ürün su altında kaldığı için doğrudan sürerek ikinci ekimi yaptım. Üzerindeki başaklar da çok iyi. İlaç ve gübre vermediğim, işçi çalıştırmadığım için yakıt ve tohum olarak toplam 6 bin lira dolayında masrafım oldu. 6 dönümden 60 dolayında gümül oluştu. Her gümülden ortalama 2 kilo yani 10’ar kilo susam olacağını tahmin ediyorum. Toplam 600 kilo susam bekliyorum. Bu yıl 130-140 liradan alıcı bulacağına inanıyorum" dedi. Ali Durmaz’ın oğlu Osman Durmaz ise, otelde muhasebeci olarak çalıştığını belirterek, "Ne yazık ki artık tarımda işçi bulamıyoruz. Şu an biz ürünümüzü imece usulü akraba ve komşularımızla kaldırıyoruz" diye konuştu. Manavgat altın susamının kilosunun geçen yıl 125 liradan satıldığı, bu yıl artan maliyetlere rağmen susamın fiyatının çok az değişmesi nedeniyle geçen yıl 45 bin dönüm alanda susam ekimi yapıldığı, 3 bin ton rekolte beklendiği belirtildi. Manavgat altın susamı, aroması ve yağı ile öne çıkan özelliğe sahip. Diğer susamların yağ oranı yüzde 40 civarında iken Manavgat’ta yetişen susamın yağ oranının yüzde 60 seviyelerinde olduğu bilimsel analizlerle de kanıtlandı. Ürün Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası’nca coğrafi işaret alınarak tescil ettirildi.
23 Eylül 2025 Salı - 10:05
Küçük taneli büyük şifa: Aronya hasadı başladı
Samsun’un Çarşamba ilçesi Boyacalı Mahallesi’nde, fındık ve kiviye alternatif tarım ürünü olarak yetiştirilen aronya hasadı başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerinde kilosu 300-320 TL arasında alıcı bulan fındık ve 100-110 TL’den satılan kivinin yanında, Çarşamba’da aronya üreticileri ürünlerini 100 TL’den satışa çıkardı. Üreticiler, fiyatların ilerleyen dönemde artmasını beklediklerini ifade etti. "Fındığa alternatif ama pazarda sorun var" Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, Boyacalı Mahallesi’nde aronya hasadını yerinde inceleyerek açıklamalarda bulundu. Hasadın zahmetli olduğuna dikkat çeken Aydemir, "Fındığa alternatif olarak gördüğümüz kivinin yanında aronya ürünümüzde çiftçilerimiz öncelikli olarak pazar bulma konusunda büyük sıkıntı çekiyor. 1 ton kivi için birkaç kişi mesai harcarken, 1 ton aronya için yaklaşık 10-12 kişilik ekip çalışmak zorunda kalıyor. Üreticimiz fındığını söküp aronya ekti ama şu anda sıkıntı yaşıyor. Şu an sadece Akçaabat’ta bir üretim tesisi var, buraya da bir tesis lazım" dedi. "Satış fiyatı düşük, masraflar yüksek" Boyacalı Mahallesi Muhtarı ve aronya üreticisi Muzaffer Aslan ise üç yıldır aronya ürettiklerini belirterek, "Hasat zamanı geçti ama satış noktası bulamadığımız için yeni toplamaya başladık. Geçen seneye göre ürünümüz bol ama fiyatından memnun değiliz. Nakliye dahil tüm masraflar bize ait. Kilosunu 100 TL’den satıyoruz. Bakımı kolay olmasına rağmen satışı zor. Bu durumdan biraz sıkıntılıyız" diye konuştu. Gümüşhane’ye gönderilecek Samsun ve çevre illerinde pazar sıkıntısı yaşayan üreticiler, bu yılki hasadı nakliye masraflarıyla birlikte Gümüşhane’ye göndereceklerini belirtti. Üreticiler, ilerleyen dönemde üretimin artmasıyla birlikte Çarşamba ve Bafra Ovalarında aronyanın daha fazla değer kazanmasını bekliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder