EKONOMİ
Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43:20 İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:17 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de bayramın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden Murat Olgun da, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın 14 yaşındaki en genç yetiştiricilerinden Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" açıklamasında bulundu. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
Van’da kış hazırlığı: Sobacılar çarşısında üretim hızlandı
23 Eylül 2025 Salı - 13:23 Van’da kış hazırlığı: Sobacılar çarşısında üretim hızlandı Van’da soğukların etkisini göstermesi ve yüksek kesimlere ilk karın düşmesinin ardından, kırsal mahallelerin vazgeçilmezi olan sobaların üretimi Tarihi Sobacılar Çarşısı’nda yeniden başladı. Asırlık çarşıda imalat yapan esnaf, kırsalda özellikle soğuk ayların vazgeçilmezi olan ‘sac soba’ üretimine hız verdi. Van’ın en eski çarşısı olarak bilinen Sobacılar Çarşısı’nda bu yıl sezonun önceki yıllara göre daha geç açıldığı belirtiliyor. Kent merkezinde son yıllarda doğal gazın yaygınlaşması, soba imalatı ve tamiratı yapan esnafın işlerini yarı yarıya düşürse de doğal gazın ulaşmadığı kırsal mahallelerde yoğun bir talep yaşanıyor. Özellikle çetin kış aylarında kullanılan ve yörede ‘tezek sobası’ ya da ‘kara soba’ olarak bilinen sac sobalara ilginin arttığı ifade ediliyor. "Üretim sezonuna geçen yıla göre biraz daha geç başladık" İHA muhabirine konuşan imalatçı Ferdi Akcan, havaların soğumasıyla birlikte soba imalatına başladıklarını belirtti. Yüksek kesimlere mevsimin ilk karının düştüğünü hatırlatan Akcan, "Artık şehir merkezinde de soğuk hava hissediliyor. Bu yüzden soba imalatımız başladı. Hem kırsal kesim için kömür ve tezek sobası üretiyoruz hem de şehir merkezlerinde kullanılan turbo sobaların tamirini yapıyoruz. Bu yıl üretim sezonuna geçen yıla göre biraz daha geç başladık. Ayrıca kırsal bölgelerde yemek pişirme ve su ısıtmada kullanılan kuzine sobalara da bu yıl yine ilgi var" dedi. "Kömür sobalarının bakımları düzenli yapılmalı" Muhtemel soba zehirlenmelerine karşı uyarılarda bulunan Akcan, "Kömür sobalarının bakımının düzenli yapılması gerekir. Soba alırken de kaliteli ve güvenilir olmasına dikkat etmek lazım. Çünkü soba zehirlenmeleri yaşanabiliyor. Tezek ve odun sobalarında bu sıkıntı olmaz ama turbo sobalarda daha fazla olur. Bu sobaların fitil değişimi ve bakımının yapılması için bize getirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
Üreticiye, Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı
23 Eylül 2025 Salı - 12:59 Üreticiye, Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı Adana’da üreticilere 17 bin 580 adet Akdeniz meyve sineği kitle yakalama tuzağı dağıtıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından narenciyede kalıntısız üretim için çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede Adana’da çiftçilere 17 bin 580 Akdeniz meyve sineği kitle yakalama tuzağı dağıtımı gerçekleştirildi. Tuzak dağıtımında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, geçen yıl 800 bin dekar alanda 2 milyon ton narenciye üretimi yaptıklarını ve Türkiye birincisi olduklarını söyledi. İl Müdürü Bayazıt konuşmasında"Ülkemiz ve bölgemiz ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olan, iç ve dış piyasada yoğun talep gören ve ilimizle özdeşleşen narenciyenin en önemli zararlılarından birisi Akdeniz meyve sineğidir. Dış karantinaya tabi olan bu sineğin ihracatta toleransı sıfırdır. Narenciyenin ana zararlısı konumunda olan Akdeniz meyve sineği mücadelemiz kapsamında narenciye alanlarında hastalık ve zararlılardan arı meyve üretimini gerçekleştirmek için 3’er kişiden oluşan 50 ekip ve 150 teknik personel ile entegre mücadele çalışmalarımız yıl boyu devam etmektedir" dedi. "250 istasyonda yıl boyu sinek popülasyonu takip ediliyor" "Akdeniz Meyve Sineği İzleme Projesi" kapsamında 12 ilçede 125 bahçede 250 istasyonda yıl boyu sinek popülasyonunu takip ettiklerine dikkat çeken Bayazıt, "Buralarda haftada iki kez olmak üzere ayda toplam 2 bin sayım yapılıp sinekler kayıt altına alınmaktadır. Asılan tuzak sayım sonuç cetvelleri de bakanlığımızla ve Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğümüz ile paylaşılmaktadır. Bugün burada dağıtımını yaptığımız 17 bin 580 kitle yalakama tuzağı ile üretim alanlarımızda biyoteknik mücadele yapılmasını teşvik edecek, kalıntısız üretime giden yolda bir adım daha atmış olacağız"diye konuştu.
Sorgumla kuraklığa karşı Tekirdağ çiftçisinin umudu
23 Eylül 2025 Salı - 12:31 Sorgumla kuraklığa karşı Tekirdağ çiftçisinin umudu Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen "Dane Sorgum Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi" dahilinde Muratlı İlçesi Kepenekli Mahallesi’nde Tarla Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe katılan üreticilere sorgum bitkisinin önemi, avantajları ve bölgeye uygunluğu sahada uygulamalı olarak anlatıldı. İl Müdürü Mehmet Aksoy, bitkisel üretimde amaçlarının ekolojik şartları en verimli şekilde değerlendirerek sürdürülebilir ve gelir getirici ürün desenlerini yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti. Hayvansal üretimde ise kaliteli ve düşük maliyetli yemlerle verimliliği artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarla Günü’nde silajlık ve dane sorgum türlerinin, hayvan beslemede sürdürülebilir kaba yem kaynağı olarak önemli bir alternatif sunduğu vurgulandı. Kurak ve yarı kurak bölgelerde suya ihtiyaç duymadan yetişebilmesi sayesinde sorgumun, mısırın yetiştirilmesinde sıkıntı yaşanan alanlar için ekonomik bir çözüm olduğu ifade edildi. Proje kapsamında arz açığı olan yem bitkilerinin üretiminin artırılması, kuraklığa dayanıklı ve çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılması, yeni üretim tekniklerinin üreticilere aktarılması, iklim değişikliğine uyum sağlayan tarımsal mekanizasyonun yaygınlaştırılması, küçük ölçekli işletmelerin gelirlerinin artırılması ve ekstrem şartlarda bile üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor.
E-ticarette yeni trend: Sepeti biz değil, yapay zeka dolduruyor
23 Eylül 2025 Salı - 12:20 E-ticarette yeni trend: Sepeti biz değil, yapay zeka dolduruyor Online alışverişte artık insanlar ürünleri sepete atmadan önce yapay zekaya danışıyor. BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, "Satın alma kararı artık ürünü sepete atmadan önce başlıyor" diyerek, KOBİ’lerin bu dönüşüme uyum sağlamasının önemini vurguluyor. Online alışverişte tüketici davranışları köklü bir değişimden geçiyor. İnsanlar artık bir ürünü satın almadan önce sadece yorumlara veya kampanyalara bakmıyor; doğrudan yapay zeka asistanlarına danışıyor. Kullanıcılar, "Bu telefonu hangi kulaklıkla kullanmalıyım?", "Bu kahve makinesi küçük mutfağa uygun mu?" veya "Bu ürünü hangi mobilyayla kombinlerim?" gibi sorularla alışverişe başlıyor. Hatta kendi fotoğraflarını veya yaşam alanlarını sisteme yükleyerek ürünlerin üzerlerinde veya evlerinde nasıl duracağını görebiliyor. Bununla birlikte, küçük işletmeler için yapay zekaya uygun içerik üretmek, dijital pazarda rekabetin yeni şartı haline geldi. Dünya genelinde yapılan araştırmalar da bu değişimi doğruluyor. Salesforce verilerine göre yapay zeka destekli öneriler online alışverişlerde yüzde 42 artış sağladı. McKinsey raporları ise e-ticaret gelirlerinin üçte birinden fazlasının artık bu sistemler üzerinden geldiğini gösteriyor. BirFatura CEO’su İbrahim Bayır bu dönüşümü, "Satın alma kararı artık ürünü sepete atmadan önce başlıyor. İnsanlar yapay zekaya kombin soruyor, evine uygun mu diye test ediyor, alternatif ürün istiyor. Küçük işletmeler için kritik olan, ürünlerini bu asistanların anlayacağı netlikte tanıtmak. Ürün açıklaması, görseller ve öneriler doğru hazırlanırsa, yapay zeka markayı öne çıkarıyor" sözleri ile özetledi. KOBİ’lerin bu yeni döneme ayak uydurmasının zor olmadığına da değinen Bayır, "Ürünleri net ve anlaşılır şekilde tanıtmak yeterli. Uzun teknik detaylar yerine, kimin için ve hangi durumda kullanılabileceğini birkaç cümleyle yazmak müşteriye yol gösteriyor. Sadece giyim değil; elektronik, mobilya ya da kozmetik ürünlerinde de ‘günlük kullanımda, iş için, özel günlerde’ gibi senaryolarla küçük öneriler paylaşmak müşterinin hayal gücünü harekete geçiriyor. Görsellerde de sade bir yaklaşım öne çıkıyor. Düz arka planlı net fotoğraflar, farklı açılardan çekimler ve kısa tanıtım videoları güveni artırıyor. En önemlisi ise müşterinin aklındaki soruları önden cevaplamak. ‘Bu ürünü nasıl kullanırım?’, ‘Hangi ürünlerle tamamlarım?’ gibi sorulara ürün sayfasında küçük rehberlerle yanıt vermek, alışverişi kolaylaştırıyor ve markaya güven katıyor" diye konuştu. Yapay zekaya uygun içerik üretmeyen KOBİ’ler sınıfta kalacak Uzmanlara göre, yapay zeka destekli alışveriş artık yalnızca büyük markaların değil, her ölçekte işletmenin geleceğini belirliyor. Ürün açıklamalarını net yazmayan, görsellerini sade ve anlaşılır sunmayan ya da tüketiciye kombin/uygulama rehberi hazırlamayan KOBİ’ler, bu yeni sistemlerde geri planda kalıyor. Yapay zeka asistanlarının müşteriye sunduğu öneri listelerinde görünür olmak için içerik kalitesi kritik hale gelmiş durumda. Tüketici için alışveriş giderek daha kişisel bir deneyime dönüşürken, küçük işletmeler için yapay zeka destekli içerik üretimi artık bir tercih değil, zorunluluk. Bugün basit ama doğru adımları atan KOBİ’ler, yarının dijital pazarında daha güçlü bir konuma sahip olacak. Ayrıca uzmanlar, genç tüketicilerin bu yeni alışkanlığının kısa sürede ana akım haline geleceğini belirtiyor.
Türkiye’nin en büyük sanayi dönüşümlerinden biri Samsun’da hayata geçiyor
23 Eylül 2025 Salı - 12:16 Türkiye’nin en büyük sanayi dönüşümlerinden biri Samsun’da hayata geçiyor Türkiye’nin en büyük sanayi dönüşümlerinden biri ile Toybelen Küçük Sanayi Sitesi faaliyete geçmeye hazırlanıyor. Bu kapsamda 1 ay sonra yıkımı başlayacak Gülsan Sanayi Sitesi’nden ayrılan esnaf yeni sanayi sitesinde hizmet vermeye başlayacak. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliği ile gerçekleştirdiği sanayi dönüşümünde sona gelindi. Bu kapsamda Atakum ilçesinde inşa edilen 700 dönüm büyüklüğünde bin 526’sı sanayi, 44’ü ticari tip olmak üzere toplamda bin 570 iş yerinden oluşan Toybelen Küçük Sanayi Sitesinin faaliyete geçmesi an meselesi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak Gülsan Sanayi Sitesi’nde aktif olarak çalışan esnaf, bundan sonra Toybelen’de faaliyetlerini sürdürecek. Başkan Doğan: "Tahliye süreci başladı, Gülsan esnafının Toybelen’e taşınmasını sağlayacağız" Gülsan’daki esnafın Toybelen’e taşınmasıyla faaliyetlerin yeni sanayi sitesinde devam edeceğini açıklayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Gülsan Sanayi Sitesi’nde Allah nasip ederse insanların karşısına güzel bir projeyle çıkacağız. Şu anda tahliye süreçlerini başlatmış bulunuyoruz. Yeni yapılan Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınmalarını sağlayacağız. Gülsan’da 1 ay sonrasında da yıkımlara başlayacağız. Hem yıkımlara başlayıp hem de kentsel dönüşüm hak sahiplikleriyle alakalı olarak görüşmelere başlayacağız. Ofis, iş yeri mantığında yeşil alanların olduğu, caminin olduğu, güzel, yeni bir dönüşüm alanını Samsun’un ve bölgenin gerçekten parlayan yıldızı haline gelecek bir alanı orada hayata geçireceğiz" dedi. Gülsan’da yıkım çalışmalarının ardından dönüşüm projesi ilk etapta 30 hektar alanda uygulanacak. Proje; modern iş yerleri, sosyal alanlar ve çevreci tasarımı ile bölgenin ahengini değiştirecek. Gülsan Sanayi dönüşüm projesi kapsamında; ticari, ofis ve konut blokları, belediye hizmet binası ve cami inşa edilecek.
Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan banka maaş promosyon ihaleleri ile ilgili Rekabet Kurulu’na başvuru
23 Eylül 2025 Salı - 12:15 Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan banka maaş promosyon ihaleleri ile ilgili Rekabet Kurulu’na başvuru Devlet Memurları Konfederasyonu tarafından maaş promosyon ihalelerine ilişkin kamu bankalarının rekabeti ihlal ettiğini iddia ederek Rekabet Kurulu’na başvuruda bulunuldu. Devlet Memurları Konfederasyonu tarafından banka maaş promosyon ihalelerine ilişkin yapılan açıklamada, birçok bankanın içerisinden yalnızca birinin ihaleye katılmak üzere teklif verdiği, protokolü devam eden kurumlara diğer bankalar tarafından protokol süresince teklif verilmediği, bir anlaşma ve/veya uyumlu eylem çerçevesinde maaş promosyon ihalesinde danışıklı hareket edildiği iddia edildi. Bu durumun sonucunda rekabet ortamının sağlanamadığı, rekabetin ortadan kalkması sonucunun meydana geldiği, Devlet memurlarının sağlanacak faydadan adil bir pay almasının engellendiği ve personel aleyhine telafisi imkansız zararların oluşacağı ifade edildi. "Rekabetin korunmasının ihlal edip edilmediğinin tespit edilmesi hususunda Rekabet Kurumuna başvuru yapılmıştır" Açıklamada, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesi ile; amacı veya etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve teşebbüs birliklerinin kararlarına karşı genel bir yasaklama getirildiği hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi: "Bu kapsamda; kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen maaş promosyon ihalelerine katılan, kamu bankalarının rekabeti bozucu nitelikte anlaşma yapıp yapmadıkları, bir anlaşma ve/veya uyumlu eylem çerçevesinde maaş promosyon ihalelerinde danışıklı hareket edip etmedikleri, ihale kapsamında davet edilip de teklif vermeyen banka şube sayısının fazla olması gibi nedenlerden rekabet ortamının yeterince sağlanamadığı hususlarının araştırılması maksadıyla soruşturma açılması, ilgili bankaların rekabetin korunmasını ihlal edip etmediklerinin tespit edilmesi ve tespit neticesinde ilgililer hakkında gerekli cezai yaptırımların uygulanması hususunda Rekabet Kurumuna yazılı başvuru yapılmıştır." Açıklamada, amacın, kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen maaş promosyon ihalelerine katılan kamu bankalarının gerekli duyarlılığın gösterilerek ihalelerde piyasa rayiçlerine uygun bir teklif verilmesinin sağlanması olduğu aktarıldı.
Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Aliağa’da yatırımcılarla bir araya geldi
23 Eylül 2025 Salı - 12:12 Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Aliağa’da yatırımcılarla bir araya geldi Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, bölgedeki sanayi ve yatırım alanlarını yerinde görmek, iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelip istişarede bulunmak üzere Aliağa’da bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. Aliağa Ticaret Odası, üyelerinin ve yatırımcıların yaşadığı sorunların çözümüne katkı sağlamak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ın iştirakleriyle sanayi ve limanlar bölgesinde mevcut ulaşım ve altyapı problemlerinin ele alındığı saha ziyareti ve ardından istişare toplantısını gerçekleştirdi. Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, ilk olarak Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk ile ağır sanayi ve limanlar bölgesi arka alanı ulaşım ve lojistik ihtiyaçlarını yerinde görmek amacıyla saha ziyaretinde bulundu. Aliağa Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde toplantı düzenlendi. Toplantıda İnan’ın yanı sıra Foça Kaymakamı ve Aliağa Kaymakam Vekili İhsan Emre Aydın, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, Meclis Başkanı Uğur Akyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Mekânsal Planlama Daire Başkanı Alper Nevruz, İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz, ALTO yönetim kurulu üyeleri ile bölgedeki yatırımcılar yer aldı. Toplantının açış konuşmasını gerçekleştiren Aliağa Ticaret Odası Başkanı Ömer Ertürk, sunumunda Aliağa liman ve ağır sanayi bölgesinin gelişiminde ulaşım altyapısının, liman fonksiyonlarına ve fabrikalardaki üretim kapasitesine uygun hale getirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu ifade ederek, bölgede bütüncül bir planlamanın hayata geçirilmesi ile lojistik ve ulaşım imkanlarının da artırılmasının önemine vurgu yaptı. Toplantının devamında, Aliağa’nın ülke ve bölge ekonomisine sağladığı katkılar ile bölgenin ekonomik ve ticari sorunlarının çözümü hakkında yapılabilecek çalışmalar görüşüldü. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan toplantıda, iletilen sorun ve taleplerle ilgili Bakanlık olarak gerekli çalışmaları yaparak, bölge ile ilgili bütüncül bir plan oluşturulması noktasında gereken desteği vereceklerini ifade etti.