EKONOMİ
Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43:20 İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:17 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de bayramın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden Murat Olgun da, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın 14 yaşındaki en genç yetiştiricilerinden Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" açıklamasında bulundu. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
ASO Başkanı Ardıç: "Temennimiz politika faizindeki indirimlerin şartlar uygun olduğu sürece devam etmesidir"
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:38 ASO Başkanı Ardıç: "Temennimiz politika faizindeki indirimlerin şartlar uygun olduğu sürece devam etmesidir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Temennimiz, enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak bu indirimlerin şartlar uygun olduğu sürece devam etmesidir" dedi. ASO’nun eylül ayı Meclis Toplantısı, ASO Başkanı Seyit Ardıç ve oda üyesi iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda bir konuşma yapan ASO Başkanı Ardıç, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğinde olan Orta Vadeli Program’ın (OVP) açıklandığını hatırlatarak, OVP’nin Türkiye Ekonomi Şurası’nda tüm paydaşların görüşleri alınarak hazırlandığını belirtti. OVP’de memnuniyet verici bir hususun kredi büyümesinin selektif alanlara öncelik verilerek yönlendirilmesi ve ekonomik büyümeyi destekleyici nitelikte olacağına vurgu yapılması olduğunu kaydeden Ardıç, böylece üretimin ve katma değerin öncelikli hedefler arasına alındığını aktardı. Ardıç, yüksek faiz politikalarının olumsuz etkilerini bertaraf edecek ve üretimi destekleyecek uygun koşullu kredi hacminin artırılmasının sanayicilerin bir beklentisi olduğuna da değinerek, "Bu haklı talebin karşılanması ve üretim, istihdam ve ihracatın korunması, kollanması; ekonomik kalkınma sürecimizi hızlandıracaktır" diye konuştu. "OVP’den sağlıklı sonuçlar alınabilmesi için eylemlerin somut bir takvime bağlanması büyük önem taşımakta" Ekim ayı sonunda açıklanacak Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda OVP’nin uygulama adımları olan mikro düzeyde eylem planlarını ve izdüşümlerini görmenin iş dünyası için yol gösterici olacağına işaret eden Ardıç, "Bu doğrultuda OVP’den daha sağlıklı sonuçlar alınabilmesi için eylemlerin somut bir takvime bağlanması ve yakın takibi büyük önem taşımaktadır. Önümüzdeki bir yıl içerisinde hangi adımların atılacağı net şekilde ortaya konulmalı, yıl sonunda da performans değerlendirmesi yapılarak sonuçlar ölçülmelidir. Bu yaklaşım, programın uygulanabilirliğini artıracak ve muhtemel etkilerinin ölçülmesiyle daha güvenilir sonuçların ortaya çıkmasını sağlayacaktır" açıklamasında bulundu. "Enflasyon hedefi ile enflasyon gerçekleşmesi arasındaki fark piyasalarda belirsizlik oluşturur" Enflasyonla mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, geçen sene açıklanan OVP’de 2025 yılı için öngörülen enflasyonun yüzde 17,5 olduğunu fakat bunun yeni OVP’de yüzde 28,5 olarak revize edildiğini hatırlattı. Ardıç, hedef ile gerçekleşme arasında büyük bir fark olmasının ekonomik göstergelerin güvenilirliğini zayıflatıp, piyasalarda belirsizlik oluşturacağını dile getirdi. "Temennimiz politika faizindeki indirimlerin şartlar uygun olduğu sürece devam etmesidir" Merkez Bankası Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinin 250 baz puan indirilerek, yüzde 43’ten 40,5’e çekildiğini hatırlatan Ardıç, "Temennimiz, enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak bu indirimlerin şartlar uygun olduğu sürece devam etmesidir. KOBİ’lerimiz ve geleneksel sektörlerde faaliyet gösteren sanayicilerimiz oldukça zorlu bir süreçten geçiyor. Bu dönemde sanayicilerimizin ayakta kalabilmesi için en öncelikli ihtiyaçları ise işletme ve yatırım kredileridir. Reel sektör olarak temel beklentimiz, faiz indirimlerinin hızla ticari kredi faiz oranlarına yansıması ve kredi kısıtlamalarının kaldırılmasıdır" dedi. Faiz oranları üzerindeki önemli bir baskı unsurunun da kamu kesimi borçlanma ihtiyacının artması olduğuna değinen Ardıç, 2025 Ocak-Ağustos döneminde kamu kesiminin iç borç çevirme oranının yüzde 147,4 seviyelerinde gerçekleştiğini ve bu oranın 2000’lerin başında yürütülen dezenflasyon sürecindeki ortalamanın iki katından fazla olduğuna dikkati çekti. "Sanayi sektörümüz yüzde 6,1’lik bir büyüme kaydetmiş görünüyor" OVP’de 2025 yılı için öngörülen yüzde 4’lük büyüme tahmininin yüzde 3,3’e, 2026 yılı için belirlenen yüzde 4,5’lik hedefin ise yüzde 3,8’e revize edildiğini söyleyen Ardıç, sanayi sektöründeki büyüme oranlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Sanayi sektörümüz bizim sahadan aldığımız izlenimin aksine yüzde 6,1’lik bir büyüme kaydetmiş görünüyor. Yaptığımız araştırmalarda sanayi sektöründeki büyümenin itici gücünün son dönemde büyük bir gelişim içinde olan savunma sanayimiz olduğunu tespit ettik. Küresel trendlere paralel bir şekilde teknoloji yoğun üretimin emek yoğun sektörlere güç kaybettirmesi, sanayi sektöründe bir dönüşümün yaşandığına işaret ediyor. Geleneksel sektörler zayıflarken, yüksek teknolojili üretim yapan sektörler büyümeye öncülük ediyor. KOBİ ve geleneksel sektörlerimizin dijitalleşme, yapay zeka ve robotik otomasyon imkanlarından yararlanarak operasyonel verimlilik artışlarıyla bu dönüşüme ayak uydurmak zorunda olduğunu bir kez daha görüyoruz." "İthalattan daha fazla ihracat, yüksek katma değerli üretim yapmalıyız" İhracatın son dönemde azalırken, ithalatın ise daha hızlı arttığına dikkati çeken Ardıç, "İthalatın son dönemde artmaya başlaması önümüzdeki dönem için büyümeyi daraltıcı bir etki de yapacaktır. İthalattan daha fazla ihracat, yüksek katma değerli üretim yapmalıyız. Hangi sektörde olursak olalım biz sanayicilerin çıkışı, ihracatta pazar çeşitliliğini artırmaktan geçiyor" ifadelerine yer verdi. "Teknolojik dönüşüm kamuda hızlı ve etkin hayata geçirilmeli" Ardıç, son 10 yılda Türkiye nüfusunun yüzde 8,8 oranında arttığını fakat kamu personeli sayısının yüzde 53,6 oranında arttığını belirterek, teknolojik dönüşümün kamuda hızlı ve etkin bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ardıç, mevcut eğitim sisteminin Türkiye’nin çalışan ihtiyacına göre şekillenmesi gerektiğini söyleyerek, esas ihtiyacın öğrencilerin yeteneklerini ve potansiyellerini erken yaşlardan itibaren doğru şekilde yönlendirecek bir eğitim sistemi kurmak olduğunu belirtti. Mevcut eğitim sisteminin mavi yaka çalışan ihtiyacının artışına sebep olduğunu da kaydeden Ardıç, sorunun iş gücünün yokluğu olmadığını, temel çalışan talebiyle mevcut iş arayanların eşleşmemesinden yani beceri uyuşmazlığından kaynaklandığını dile getirdi.
Vestel’de üst düzey atama
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:34 Vestel’de üst düzey atama Vestel’de üst düzey atama gerçekleşti. Vestel Pazarlama Genel Müdürü olan Duygu Badem Uylukçuoğlu, bundan böyle yurt içi satış organizasyonlarının da yönetimini üstlenerek Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü olarak görev alacak. Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanlarındaki gelişimine öncülük eden şirketlerden olan Vestel’in üst yönetiminde yeni bir yapılanma gerçekleşti. Şirketin satış ve pazarlama faaliyetlerinin bütünsel şekilde yönetilmesini ve global marka stratejisinin daha da güçlenmesini hedefleyen bu yapılanma kapsamında, halihazırda Vestel Pazarlama Genel Müdürü olarak görevini sürdüren Duygu Badem Uylukçuoğlu, mevcut global sorumluluklarına ek olarak Yurt İçi Satış organizasyonunun yönetimini de üstlendi. Uylukçuoğlu, görevine bundan böyle Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü unvanıyla devam edecek. Duygu Badem Uylukçuoğlu, lisans ve yüksek lisans eğitimini (MBA) Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra profesyonel iş hayatına 2010 yılında Vestel’de başladı. Vestel’in ilk MT programını birincilikle tamamladıktan sonra aynı yıl Vestel’de Pazarlama Uzmanı olarak görev alan Badem Uylukçuoğlu, 2012 yılında Pazarlama Yöneticiliği görevini üstlenmişti. 2016-2019 yılları arasında Pazarlama Müdürü, 2019-2023 yılları arasında ise Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Duygu Badem Uylukçuoğlu, 1 Aralık 2023 tarihinde Vestel’in global marka açılımı stratejisi çerçevesinde iç ve dış pazarlarda pazarlama, marka yönetimi, iletişim, ürün yönetimi ve endüstriyel tasarımdan sorumlu Pazarlama Genel Müdürü oldu. Uylukçuoğlu, 2024 yılında yurt içi ve yurt dışı pazarlama operasyonlarının birleştirilmesiyle Vestel Pazarlama Genel Müdürlüğü ve şirketin Global CMO’luk görevlerini üstlendi.
Salihli’de Ahilik Haftası kutlandı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:25 Salihli’de Ahilik Haftası kutlandı Manisa’nın Salihli ilçesinde Ahilik Haftası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından düzenlenen törenle kutlandı. Programda, 40 yıldır dericilik yapan Nuri Emre "Yılın Ahisi" seçildi. Emre’ye Kaymakam Ali Güldoğan ve MESOB Başkanı Hasan Geriter tarafından şed kuşatılırken, ayrıca hizmet plaketi takdim edildi. Murat Makasçı başkanlığındaki Salihli Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından Kamiloğlu İş Merkezi önünde gerçekleştirilen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. "Ahilik bir medeniyet mirasıdır" Törende konuşan Oda Başkanı Murat Makasçı, Ahiliğin evrensel değerlere dayandığını belirterek, "Ahilik; dürüstlüğü, kardeşliği, paylaşmayı, helal kazancı ve dayanışmayı esas alan bir medeniyet mirasıdır. Anadolu’da ticaretin ve sanatın temeli olmuş, ahlaki değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlamıştır" dedi.MESOB Başkanı Hasan Geriter ise, "Ahilik, iyi ahlakı, bilimi ve eğitimi esas alan, esnaf geleneğimizin temel taşıdır. Bizlere dürüstlük, dostluk, yardımlaşma ve hoşgörüyü hatırlatır" diye konuştu. "Ahilik Haftası Kutlu Olsun" Kaymakam Ali Güldoğan ise konuşmasında, "Ahiliğin kültürümüzdeki yerini çok iyi biliyoruz. Kardeşlik, birlik ve dayanışmanın sembolü olan Ahilik ruhunu yaşatan tüm esnaflarımızın Ahilik Haftası kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Programda plaketler verildi Törende, "Yılın Ahisi" seçilen Nuri Emre’ye şed kuşatılarak plaket takdim edildi. Ayrıca, 12 esnaf odası üyesine de hizmet plaketleri verildi. Esnaf duasının ardından program geleneksel ahi yemeği ile sona erdi. Programa Kaymakam Ali Güldoğan, MESOB Başkanı Hasan Geriter, Belediye Başkan Yardımcısı Yavuz Özdem, İlçe Emniyet Müdürü Burhan Demirkıran, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, kooperatif başkanları, daire müdürleri, siyasi parti temsilcileri, esnaf odası başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.
Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, 2025 Heroes Küresel Rol Model Listesi’ne seçildi
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:12 Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, 2025 Heroes Küresel Rol Model Listesi’ne seçildi Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, iş dünyasında çeşitliliği ve kapsayıcılığı destekleyen çalışmalarıyla, INvolve tarafından YouTube ortaklığıyla hazırlanan 2025 Heroes Rol Model Listesi’ne seçildi. İngiltere merkezli INvolve’un, YouTube ortaklığıyla hazırladığı Heroes Yönetici Rol Model Listeleri, kadınların iş dünyasında eşit fırsatlara sahip olmasını destekleyen ve bu alanda liderlik eden üst düzey yöneticileri ödüllendiriyor. Her yıl küresel ölçekte açıklanan listede, şirketlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılığı teşvik eden, iş dünyasında fark oluşturan kadın liderler yer alıyor. INvolve’un Nilhan Onal Gökçetekin’i tanıttığı yazıda Gökçetekin’in iş dünyasında çeşitliliği ve yenilikçiliği teşvik eden dönüştürücü bir lider olduğu belirtilirken; 27 yıllık kariyeri boyunca toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini desteklediği, e-ticaret ekosistemi içinde kadınları güçlendirmeye yönelik öncü girişimlere liderlik ettiği aktarıldı. Ayrıca Gökçetekin’in vizyoner yaklaşımıyla ve Hepsiburada bünyesinde çalışan kadınların kariyer gelişimlerini teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen Hepsinspire platformunun öneminden bahsedildi. Ek olarak; Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü Programı ile binlerce kadına ulaşıldığı, Hepsiburada Pazaryeri’ndeki girişimci kadınların oranının önemli ölçüde artırıldığı vurgulandı. Kariyer hayatı boyunca teknoloji ve kadın odaklı birçok alanda kurucu ve üye olarak görev aldığı belirtildi. "Hepsiburada’da kadın gücünün sadece bugünün değil, yarının da en büyük itici gücü olduğuna inanıyoruz" Kadınların iş dünyasında eşit temsilinin toplumsal dönüşümün anahtarı olduğunu ifade eden Nilhan Onal Gökçetekin, "Hepsiburada’da yürüttüğümüz çalışmalar, kadınların hem girişimcilikte hem de teknoloji alanında öncü rol üstlenmelerine zemin hazırlıyor. Şirket içi kadın dayanışma platformumuz Hepsinspire aracılığıyla, kadın çalışanlar eğitim programlarına, deneyim paylaşım oturumlarına ve liderlik sohbetlerine katıldı. Mühendislik pozisyonlarında çalışan kadın oranımızı ise dünya standartlarının üzerinde yüzde 36’ya çıkardık. 2030’a kadar 120 bin girişimci kadın hedefiyle yola çıktığımız Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımız ile bugüne kadar 65 binin üzerinde girişimci kadını dijital ekonomiye kazandırdık. Kadınların iş gücüne katılımı arttıkça sadece şirketler değil, toplum ve ekonomi de güçleniyor. Bu listede pek çok değerli kadın ile birlikte yer almak, kadınların potansiyeline inanan ve onlara yatırım yapan bir vizyonun uluslararası alanda karşılık bulmasıdır. Yolculuğumuz, kapsayıcı bir gelecek inşa etme kararlılığımızla devam edecek" dedi.
MÜSİAD Antalya’dan vergi tahsilatına ’peşin ödeme indirimi’ önerisi
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:40 MÜSİAD Antalya’dan vergi tahsilatına ’peşin ödeme indirimi’ önerisi MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, vergisini zamanında ödeyen mükelleflere yüzde 5 indirim uygulanmasını önerdi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Başkanı Yusuf Akgül, vergi sistemine yönelik dikkat çekici bir öneri sundu. Vergisini yasal süresi içinde ödeyen mükelleflerin ödüllendirilmesi gerektiğini belirten Akgül, bu kapsamda yüzde 5 indirim modeli önerdiklerini açıkladı. "Vergi bir vatandaşlık görevidir. Ancak bir yükümlülüğün yanı sıra ülkemizin kalkınmasının, refahının ve sürdürülebilir ekonomisinin teminatıdır" diyen Akgül, şunları söyledi: "Türkiye’de her yıl milyarlarca liralık vergi tahsilatı, ödeme tarihleri geçtikçe değer kaybına uğruyor. Gecikmeye giren her ödeme, enflasyonun etkisiyle kamu bütçesine zarar verirken mükellefle devlet arasındaki güveni de zedeliyor. Bu kısır döngüyü kırmak elimizde. Vergisini yasal süresinde eksiksiz ödeyen birey ve işletmelere yüzde 5 oranında indirim tanınmalı. Bu sistem hem ödemeleri zamanında yapanları ödüllendirir hem de devletin gelirlerini daha erken ve eksiksiz tahsil etmesini sağlar." Akgül, bu indirimi kaybetmeme motivasyonunun, mükellefler üzerinde güçlü bir ödeme disiplini oluşturacağını da vurguladı. "SGK prim ödemelerinde olduğu gibi firmalar, yüzde 5’lik indirimi kaçırmamak adına planlarını gözden geçiriyor, önceliklerini belirliyor ve ödemelerini zamanında yapmaya özen gösteriyor" diyerek uygulamanın davranışsal etkilerine dikkat çekti. Sunulan bu modelin vergi kaçıranı ya da geç ödeyeni değil, sorumluluk bilinciyle hareket edeni destekleyen, adil, dengeli ve sürdürülebilir bir sistem olduğunu belirten Akgül, önerinin MÜSİAD Antalya Mali İşler Komisyonu tarafından sahadaki işletme deneyimleri, reel veriler ve görüş alışverişleriyle hazırlandığını, çalışmanın da Komisyon Başkanı İbrahim Murat Elbeyi koordinasyonunda yürütüldüğünü ifade etti. Akgül, hazırlanan raporun, TBMM Antalya Milletvekili, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na MÜSİAD Antalya Şubesi’ne yaptığı ziyaret sırasında sunulduğunu da belirtti. Yüksek enflasyon dönemlerinde vergi tahsilatının gecikmesinin büyük kayıplara neden olduğuna dikkat çeken Akgül, "Uluslararası literatürde bu durum Olivera-Tanzi Etkisi olarak tanımlanıyor. Ortalama 6 aylık bir gecikme devletin gelirinde yüzde 25’e varan değer kaybı anlamına gelir. Oysa zamanında yapılan tahsilat bu kaybı ortadan kaldırır. Sağlanacak yüzde 5 indirim, devletin ileride kaybedeceği gelirden çok daha düşük maliyetle kasasına erken ve net gelir sağlayacaktır" dedi. Bu yaklaşımın hem iş dünyasına hem de devlete kazandıracağını vurgulayan Akgül, sistemin nakit akışını planlayan dürüst işletmeleri destekleyeceğini, kayıt dışılığı önleyeceğini ve mükellef-devlet ilişkilerini güçlendireceğini dile getirdi. Akgül sözlerini şöyle tamamladı: "Vergisini zamanında ödeyen iş adamı, esnaf ve çiftçi bu ülkenin ekonomik omurgasını oluşturuyor. Bu kesimlerin fedakârlığını takdir eden ve mali disiplini özendiren bir sistem, toplumsal adalet duygusunu da pekiştirir. Vergisini zamanında ödeyen kazanırsa, Türkiye kazanır."
GSO’nun girişimleri ile ASELSAN’dan Gaziantep’e yatırım müjdesi
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:35 GSO’nun girişimleri ile ASELSAN’dan Gaziantep’e yatırım müjdesi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ve ASELSAN iş birliğinde Gaziantep’te yapılacak yatırımla, savunma sanayi ve sivil alanda kullanılan "Slip Ring-Kayar Bilezik" üretimi Gaziantep’te yapılacak. Gaziantep Sanayi Odası ve ASELSAN iş birliğinde, kent sanayicilerinin girişimleri ile savunma sanayisinin radar ve silah sistemlerinde, askeri ve sivil alanlarda kullanım alanı bulunan, teknolojiye dayalı, nitelikli ve katma değerli bir üretim olan "Slip Ring-Kayar Bilezik" üretiminin Gaziantep’te yapılaması için karara varıldı. Gaziantep Sanayi Odası’nın savunma sanayisine yönelik yürüttüğü çalışmalar neticesinde, kent ve ülke sanayisinde dönüm noktası olacak yatırımın proje çalışmaları düzenlenen toplantı ile başladı. Toplantıya, Gaziantep Vali Yardımcısı Bülent Uygur, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Murat Aslan, Sistem Global Yönetici Ortağı Cengiz Aydemir, GSO Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeleri, TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahive GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen katıldı. "Sanayicimiz savunma sanayisine hazır" Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, Gaziantep sanayisinin üretim kabiliyetlerine dikkati çekerek, "Gaziantep sanayisi, girişimciliği, üretim kapasitesi ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle her zaman Türkiye’nin lokomotifi olmuştur. Bugün savunma sanayisi için stratejik önemdeki ‘Kayar Bilezik’ üretiminde de bu potansiyelimizi ortaya koyma zamanı geldi. Sanayicimiz teknolojiye açık, kaliteye odaklı ve iş birliğine hazır. Bu sürecin sonunda Gaziantep’in adını savunma sanayisinde de en güçlü şekilde duyuracağına yürekten inanıyorum" dedi. "Gaziantep savunma sanayisinde yeni bir sayfa açılacak" Slip Ring-Kayar Bilezik yatırımı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "Savunma Sanayi Başkanlığı, ASELSAN ve Odamız tarafından yürütmüş olduğumuz görüşmeler neticesinde şehrimizde; ülkemiz savunma sanayisi için kritik öneme sahip olan teknolojik bir alanda yatırım yapılması konusunda karara varılmıştır. Biz bu üretimi Gaziantepli sanayiciler ve ASELSAN ortaklığında kurulacak bir şirket vasıtasıyla gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu alanda müteşebbis sanayicilerimizin de yer almaları ile ASELSAN’ın "Slip Ring-Kayar Bilezik" olarak adlandırılan; teknolojiye dayalı ve katma değerli bir üretimi şehrimizde gerçekleştirmek için inşallah hep birlikte harekete geçiyoruz. Bu yatırımla birlikte şehrimiz Sivas ve Konya gibi ASELSAN’a üretim yapan bir ASELSAN iştirakine kavuşmuş olacak. Bu da diğer firmalarımıza örnek teşkil edecek ve savunma sanayisi ekosistemini şehrimizde geliştirecektir. İş birliği ve değerli destekleri için Savunma Sanayi Başkanlığına, ASELSAN’a ve Sistem Global’e teşekkür ediyorum’’ ifadelerini kullandı. Gaziantep’in savunma sanayisine yönelik bu üretimi ile yerli ve milli üretime de önemli destek vereceğini belirten Adnan Ünverdi, "ASELSAN’ın bilgi gücü ve şehrimizin sanayi hacmi ile bu alanda başarılı ve örnek işler yapacağımıza inanıyor,kent sanayisinin teknolojiye entegre olmasına da katkıda bulunacağından eminiz. Bu noktada emeği geçen başta çok değerli Milletvekillerimize, Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, ASELSAN’a, kent protokolümüze, Adil Sani Konukoğlu Başkanıma, Yönetim Kuruluma ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum’’ şeklinde konuştu. "Sanayimizin muhakkak yüksek teknolojiye geçmesi gerekiyor" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Sanayi Odası’na şehre kazandırılacak olan yeni yatırım için teşekkür etti. Yatırımın önemine dikkat çeken Şahin, sanayide yüksek teknolojiye geçişin zorunlu olduğunu vurguladı. Şahin, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Sanayimizin muhakkak yüksek teknolojiye geçmesi gerekiyor. Gaziantep akıllı ve yeşil sanayi olmak zorunda. Gaziantep Sanayi Odası da bu doğrultuda büyük çaba gösteriyor. Bu şehrin başka kurtuluşu da yok. Bu yatırım bize çok uygun geldi. Şehrimizin gençlerini bu teknolojilerle buluşturup onları da burada tutacağız. Gaziantep’in beşeri sermayesini güçlendirmeye kararlıyız. Beşeri sermayenin kümeleştiği bir kent olmak için biz de sanayicilerimiz ne istiyorsa elimizden geleni yapmaya hazırız. Birlikten kuvvet doğuyor. ASELSAN ile bu süreci çok iyi yürüteceğimize inanıyor, hayırlı olmasını diliyorum." "Gaziantep’e önemli bir teknoloji transferi gerçekleşecek" ASELSAN Tedarik Zinciri Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Murat Aslan, Kayar Bileziğin alt sistemlerde en kritik üretim alanı olduğuna dikkati çekerek, "Bu gerçekten zor ama aynı zamanda katma değerli bir teknoloji. Gaziantep’e önemli bir teknoloji transferi gerçekleşecek. Gaziantep sanayisine de böylesine zor ve değerli bir teknolojiyi üretmek yakışır dedik. Hedefimiz Gaziantep’in mevcut sanayi gücünü ve tüm yetkinliğini en üst seviyede kullanmak. Böylece şehrin savunma sanayi ekosisteminde daha güçlü bir yer edinmesini istiyoruz" diye konuştu. Toplantının sonunda, Gaziantep sanayisinin savunma sanayisine entegrasyonunu hızlandıracak projeler ve iş birliği modelleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Toplantı soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Yeni üniversitelerin illere olumlu etkisi bilimsel olarak kanıtlandı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:31 Yeni üniversitelerin illere olumlu etkisi bilimsel olarak kanıtlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Altuğ, 2006 yılından sonra kurulan üniversitelerin daha önce üniversite bulunmayan illerin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağladığını söyledi. Bazı araştırmacı ve yorumculara göre üniversite sayısının artması olumlu karşılanırken, bazılarına göre ise olumsuz karşılanıyor. OMÜ’den Doç. Dr. Fatih Altuğ, yaptığı bilimsel araştırma ile ‘her ile bir üniversite’ politikasının etkisini yerel ve bölgesel kalkınmaya etkisi ile ulusal ve bölgesel inovasyon performansına etkisini inceledi. Çalışması hakkında bilgi veren Doç. Dr. Altuğ, "Yeni kurulan üniversitelerin illerin inovasyon performansına etkisini değerlendirdiğimizde pozitif bir tablo ile karşılaşılmıştır. 1995-2006 yıllarını kapsayan ve henüz 41 ilde hiç üniversitenin bulunmadığı bu dönemde üniversitelerin toplam patent başvuru sayısı ise 139’da kalmıştır. Yani Türkiye’deki patent başvurusunun yaklaşık yüzde 2,48’i üniversiteler tarafından yapılmıştır. 12 yıllık dönemde üniversiteye sahip olmayan 13 ilde hiç patent başvurusu yapılmamıştır. 2016-2018 döneminde ise üniversitelerin toplam patent başvuru sayısı 2 bin 791’e yükselmiş ve ülke genelinde patent başvurusu yapılmayan il kalmamıştır. Özellikle yeni kurulan üniversitelerin bulunduğu ilin inovasyon performansına katkısı oldukça yüksektir. Kilis, Bartın, Bingöl gibi illerde üniversiteler illerdeki toplam patent başvurusunun 2/3’sinden fazlasını gerçekleştirmişlerdir" dedi. "Yeni üniversite iş yeri sayısını yüzde 50, istihdamı yüzde 30 arttırdı" Örnek olarak çalışılan Giresun’da üniversite kurulduktan sonra yaşanan ekonomik gelişmeleri ele alan Altuğ, "İkinci olarak yerel ve bölgesel bir bakış açısı ile 2006 yılından sonra kurulan üniversitelerin kuruldukları ilin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine ne gibi katkısı olduğu araştırılmıştır. Bunun için Giresun Üniversitesi örneklem olarak seçilmiştir. Elde ettiğimiz sonuçlar ezberleri bozan niteliktedir. Bu çalışma kamuoyunda yaygın olan ve çoğunlukla önyargılı bir değerlendirmeyle ‘Yeni kurulan üniversitelerin aslında çok da başarılı olmadığı, illere etkisinin önemsiz olduğu’ şeklindeki yorumların bilimsel kanıtlardan uzak olduğunu ortaya koymuştur. Giresun üniversitesinin Giresun şehrine olan etkisini araştırdığımız ve sonuçlarını kitap halinde yayınladığımız çalışmaya göre üniversitenin şehrin ekonomisine önemli katkısı olmuştur. Anketler, görüşmeler ve ikincil verilere dayanarak elde ettiğimiz veriler ve geliştirdiğimiz hesaplama tekniğine göre Giresun Üniversitesi’nin Giresun’un ekonomisine doğrudan katkısı yıllık yaklaşık olarak 30 milyon dolar civarındadır. Bunun yanı sıra özellikle hizmet sektörünün gelişmesine paralel olarak iş yeri sayısı ve istihdama da ciddi katkılar yapmaktadır. İş yeri sayısında yüzde 50’den, istihdamda ise yüzde 30’dan fazla artış yaşanmıştır. 2006 öncesinde Giresun’da yılda ortalama 30-35 tiyatro gösterisi sahnelenirken sonrasında bu sayı 120-130’a kadar çıkmıştır. Tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, eğitim ve araştırma hastanesi sayesinde şehrin imkanları her geçen gün gelişmiştir. Bütün bu gelişmeler göç veren bir şehir olan Giresun’un net göç hızını pozitif yönde etkilemiştir. Özellikle merkez ilçe nüfusunda ciddi bir artış yaşanmıştır" diye konuştu. Araştırmasının sonucu hakkında da bilgiler veren Altuğ, "Sonuç olarak Türkiye ile yakın nüfusa sahip olan Almanya’da, Türkiye’deki üniversite sayısının 2 katından daha fazla üniversite bulunmaktadır. Bugün ismini duyduğumuz ve dünya sıralamasında üst sıralarda olan Stanford, Harvard ve MIT gibi üniversitelerin kurulma öyküsü ve amacı bizim üniversitelerimizden çok da farklı değildir. Fakat burada esas olan bundan sonrasıdır. Son 20 yılda kurulan birçok üniversitenin alt yapı eksikliği kalmamıştır. Artık iyi bir organizasyon ve yönetim anlayışı ile çağı yakalamış, küresel, ulusal ve bölgesel problemlere çözüm üreten, rekabetçi ve yüksek niteliğe sahip yükseköğretim kurumları inşa edilmelidir. Bunun için yükseköğretim politikalarının güncellenmesi önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Altuğ’un bu bilimsel çalışması hem makale olarak bilimsel bir dergide yayımlanırken hem de kitaplaştırıldı.
Garanti BBVA Mobil’de gençlere özel menü
24 Eylül 2025 Çarşamba - 10:31 Garanti BBVA Mobil’de gençlere özel menü Garanti BBVA Mobil’in gençlere özel menüsüyle, 18-26 yaş arasındaki gençler kampanyalara, kültür-sanat etkinliklerine, kariyer fırsatlarına ve dijital abonelik avantajlarına tek bir alandan ulaşabilecek. Garanti BBVA’nın "Radikal Müşteri Perspektifi" yaklaşımıyla gençlerin gözünden tasarlanan "Garanti BBVA Genç", gençlere finansal ve sosyal ayrıcalıkları yenilikçi ve kullanıcı dostu bir deneyimle sunuyor. Mobil bankacılığı yalnızca bir kanal değil, bir yaşam deneyimine dönüştürmeyi hedefleyen Garanti BBVA, mobil uygulamasına eklediği yeni alan ile; 18-26 yaş arasındaki gençlerin hem finansal ihtiyaçlarını hem de günlük yaşamlarına dokunan ayrıcalıkları tek ekranda buluşturuyor. Gençler; kredi kartı kampanyalarından kültür-sanat etkinliklerine, dijital abonelik avantajlarından kariyer fırsatlarına kadar birçok ayrıcalığı Garanti BBVA Mobil’de yer alan gençlere özel menüden kolayca takip edebiliyor. Bu yeni alan, gençlerin ilgi alanlarına göre içerikleri ön plana çıkarıyor. Finansal ve sosyal faydalar bir arada Gençlerin günlük yaşam alışkanlıklarına göre zenginleştirilmiş içeriklerle donatılan Garanti BBVA Genç menüsünde, gençlerin en çok harcama yaptığı ulaşım, giyim, yeme-içme gibi alanlarda özel kampanyalar sunulurken; kültür-sanat, üniversite, eğitim ve kariyer gibi gelişim odaklı fırsatlar da doğrudan fayda sağlayacak şekilde kurgulanıyor. Kredi kartı kampanyaları, dijital platform aboneliklerine özel fırsatlar, kültür-sanat merkezlerinde ayrıcalıklı bilet avantajları, kariyer ve eğitim fırsatları tek bir noktadan takip edilebiliyor. Uygulamanın kullanıcı dostu yapısı, gençlerin ilgi alanlarına göre içerikleri öne çıkarıyor. İçerikler, gençlerin günlük yaşam alışkanlıklarına göre sürekli güncelleniyor. Henüz Garanti BBVA müşterisi olmayan gençler mobil uygulama üzerinden ilk kez müşteri olduklarında, 6 ay boyunca tüm para transferlerini masrafsız gerçekleştirme ayrıcalığından faydalanabiliyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ceren Acer Kezik, yeni özelliği şu sözlerle değerlendirdi: "Bankacılık artık sadece işlem yapılan bir yer olmaktan çok daha fazlası; hayatın doğal bir parçası, kişisel bir deneyim, hatta dijital bir yol arkadaşı. Müşterilerimizle kurduğumuz ilişkinin sınırları, bir ürün ya da kanalın çok ötesinde. Bugün bankacılığı yeniden tanımlarken, temel sorumuz şu: Müşterilerimizin gözünden baktığımızda ne görüyoruz? Cevabımız çok net: Görünmez kadar akıcı, hatırlanacak kadar pozitif bir deneyim beklentisi. Bu beklenti, yalnızca teknolojik dönüşümle tanımlanamaz, aynı zamanda kültürel ve zihinsel bir dönüşümü de gerekli kılar. İşte tam bu noktada devreye "Radikal Müşteri Perspektifi" giriyor. Çünkü artık bankacılık, ihtiyaçlara yanıt vermekle kalmamalı; anlam üretmeli, güven inşa etmeli, insanı odağına almalı. Bugünün gençleri yalnızca dijitale doğmuş bireyler değil; aynı zamanda geleceği şekillendirecek fikir ortaklarımız. Onlar hızlı, sezgisel, basit ve kişiselleştirilmiş deneyimler talep ediyor. Bankacılıktan beklentileri bir ürünün ötesinde, bir duruş. Karşılarında bir kurum yerine, onları anlayan, dinleyen, birlikte düşünen bir "yol arkadaşı" görmek istiyorlar. Biz de Garanti BBVA olarak, gençleri geleceğin bankacılığının tasarım ortakları olarak görüyoruz. Mobil uygulamamızı onların geri bildirimleriyle şekillendiriyor, bazı özellikleri doğrudan genç kullanıcılarımızın önerileriyle hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki, gençlerin ihtiyaçlarına gösterdiğimiz özen bugün için bir değer, yarın içinse bir zorunluluk. Garanti BBVA Mobil’deki gençlere özel bu menü de işte bu anlayışın en somut yansıması. Gençlerle kurduğumuz bu güçlü bağ, bize geleceği nasıl inşa edeceğimiz konusunda ilham veriyor. Onların dünyasına yalnızca tanıklık etmiyoruz; birlikte şekillendiriyoruz. Gençlerin değerlerini, ihtiyaçlarını ve beklentilerini içselleştirdiğimiz ölçüde, geleceğin bankacılığına yön verme gücüne sahip oluyoruz ve bu yolculukta, her zaman birlikte yürümeye devam edeceğiz."
Samsun’da ihracat için "Sektörel Dış Ticaret Sermaye Şirketi" kuruluyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:45 Samsun’da ihracat için "Sektörel Dış Ticaret Sermaye Şirketi" kuruluyor Samsun’un ihracat kapasitesini artırmak ve yerli firmaların dünya pazarlarına açılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel statülü "Sektörel Dış Ticaret Sermaye Şirketi" kuruluyor. Samsun’un ihracat kapasitesini artırmak ve yerli firmaların dünya pazarlarına açılmasını kolaylaştırmak amacıyla özel statülü Sektörel Dış Ticaret Sermaye Şirketi kurulmasıyla ilgili bilgilendirme toplantısı, Vali Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirildi. Samsun Valiliği’nden toplantıyla ilgili yapılan açıklamada, şirketin küçük ve orta ölçekli işletmelerin yurt dışı pazarlara birlikte açılmalarını sağlayacağı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "KDV iade süreçlerinde sağlanan avantajlarla firmalar finansal yükten kurtulacak, ihracat gelirleri daha hızlı tahsil edilerek işletmelerin nakit akışına doğrudan katkı sağlanacak. Ticaret Bakanlığı’nın ihracata yönelik teşviklerine daha kolay erişim, yurt dışı fuarlardan marka tanıtımına kadar birçok alanda sağlanan hibe ve desteklerden Samsun iş dünyası etkin biçimde yararlanacak. İhracat artışı ile üretim ve istihdam büyüyecek, otomotiv yan sanayii, savunma sanayii ve medikal sektörlerinde ihracat artırılacak, sanayi, tekstil, mobilya, tarım ve gıda sektörlerinde iş gücü talebinde artış sağlanacak." Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlık ettiği toplantıda; Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, ASKON Samsun Şube Başkanı Ahmet Alp Doğru, SAMGİAD Başkanı Aytekin Demir, ASRİAD Samsun Şube Başkanı Tuncay Bulut, MİLAD Samsun Şube Başkanı Berkay Erkan, ORKASİFED Samsun Şube Başkanı Mehmet Akif Koçak, MÜSİAD Samsun Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Barış Kadir Yalçın ve SAMİKAD Yönetim Kurulu Üyesi Aslı Moral Ergin hazır bulundu.