EKONOMİ
Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43:20 İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:17 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de bayramın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden Murat Olgun da, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın 14 yaşındaki en genç yetiştiricilerinden Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" açıklamasında bulundu. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
ATB’den kuru İncir üreticisine çifte destek
24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:16 ATB’den kuru İncir üreticisine çifte destek Aydın’ın üretiminde ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı verilen mücadelede Aydın Ticaret Borsası (ATB), üreticilere çifte destek sağladı. Toksin sorununa karşı sektörel toplantılara ev sahipliği yapan ATB, yeni sezonda üreticilere destek olmak amacıyla laboratuvar ve soğuk hava deposu hizmetlerinde yüzde 50 indirim uygulama kararı aldı. Aydın Ticaret Borsası (ATB), kuru incirde görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı verilen mücadeleye yönelik önemli çalışmalar yapmaya devam ediyor. Toksinle mücadele kapsamında üretici, tüccar ve ihracatçılarla sektörel toplantılar gerçekleştiren ATB, bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı nezdinde lobicilik faaliyetlerini sürdürüyor. Kuru incir hasadının sona yaklaştığı günlerde ATB, üretici, tüccar ve ihracatçıya destek olacak yeni bir kararlar aldı. Toksinle mücadeleye destek Türkiye’nin ilk akredite laboratuvarlarından biri olan AYTB Aydın Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.’de toksin analiz ücretlerinde yüzde 50 indirim yapıldığını açıklayan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, "2002 yılında incir ihracatına yönelik olarak tek birim halinde kurduğumuz ve zaman içerisinde 8 birim ve 2 şubeye ulaşan laboratuvarımız, Türkiye’nin ilk akredite laboratuvarlarından biridir. İlk akreditasyonunu Alman akreditasyon kurumu DAR/DAP’tan almıştır. Laboratuvarımız, pestisit, mikotoksin, katkı-kalıntı, mikrobiyoloji, fiziksel, kimyasal analizler ile su ve atıksu analizleri dahil yaklaşık 400 çeşit analiz ile tüm Türkiye’ye hizmet veriyor. Son yıllarda kuru incirde sıkça görülen aflatoksin ve okratoksin sorununa karşı mücadele kapsamında önemli bir adım attık. Bu sene üreticiye, ihracatçıya, tüccara ve özel isteklerinde aflatoksin ve okratoksin analizlerini yüzde 50 indirimli olarak yapıyoruz" dedi. Depolama ücretlerine yüzde 50 indirim Çondur, Aydın Ticaret Borsası iştiraklerinden ATB Aydın Soğuk Hava Depoculuk A.Ş’de de yüzde 50 indirim uygulaması başlattıklarını söyleyip şöyle konuştu: "2020 yılında kurduğumuz Yenilenebilir Enerji Kaynaklı Soğuk Hava Depomuz, 254 KW kapasiteli güneş enerjisi panelleri ile çalışıyor. 19 bin metrekarelik alanda, 8 bin ton ürün depolama kapasitesine sahibiz. Ayrıca, ihracattan geri dönen ürünler için de A tipi antrepo kurarak Aydınlı ihracatçılarımıza önemli bir imkan sunduk. Böylelikle geri dönen ürünler uygun şartlarda elleçlenip yeniden paketlenerek tekrar ihracata gönderilebiliyor. Üreticilerimiz için bu sezon depolama ücretlerinde yüzde 50 indirim uyguluyoruz. Böylece ürünler, sağlıklı şartlarda daha uygun maliyetle muhafaza edilebilecek" ATB’nin aldığı bu kararlarla, hem üreticilerin hem de ihracatçıların yükünün hafifletilmesi ve kuru incirde kaliteyi tehdit eden toksin sorununa karşı güçlü bir mücadele verilmesi hedefleniyor. "Başarı hikayesini devam ettirmeliyiz" Ülkemizin, dünyanın en önemli taze incir üretici ülkesi olmasının sağladığı avantajla, kuru incir üretiminde ve ihracatında da lider konumda olduğunu vurgulayan Fevzi Çondur, geçtiğimiz yıl aflatoksin ve okratoksin nedeniyle ihracatta geri dönüşler yaşandığını hatırlattı. Bu sebeple tüccar ve ihracatçı firmaların alımlara daha temkinli yaklaştığını aktaran Çondur, "Son 20 yılda incir üretiminde ve ihracatında yakaladığımız başarı hikayesini sürdürmeliyiz. Dünyanın en kaliteli incirini üretiyoruz ve üreticilerimizden alınan ürünler, ihracatçılarımız aracılığıyla katma değerli bir şekilde nihai tüketiciye ulaştırılıyor. Geçtiğimiz yıllara kıyasla bu sezon alımların daha yavaş ilerlemesi nedeni, geçen yıl okratoksin ve aflatoksin sebebiyle ürünlerin geri gönderilmesi sonucu ihracatçıların daha ihtiyatlı davranmasıdır. Borsa olarak bu süreçte üretici, tüccar ve ihracatçılarla bir araya gelerek toksin sorununu detaylı biçimde ele aldık. Konuya ilişkin görüş ve değerlendirmeleri ilgili bakanlıklarımıza ilettik. 2025-2026 sezonu kuru incir ilk yükleme tarihi 15 Ekim 2025 olarak belirlendi. Önümüzdeki kısa süre içerisinde alımların hızlanacağını ve ihracatçı firmaların işletmelerinde yeni sezon ürünlerini paketlemeye başlayacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Bitlis’te kuru fasulye hasadında rekor: 37 bin ton üretim
24 Eylül 2025 Çarşamba - 09:10 Bitlis’te kuru fasulye hasadında rekor: 37 bin ton üretim Bitlis’in verimli topraklarında yetişen kuru fasulye, hem çiftçilerin hem de bölge ekonomisinin yüzünü güldürdü. Özellikle Ahlat ilçesinde yoğunlaşan üretim, Türkiye’nin yemeklik kuru fasulye ihtiyacının 13,6’lık, tohumluk fasulye üretiminde ise yüzde 40’lık kısmının karşıladı. Doğu Anadolu’nun önemli üretim merkezlerinden olan Ahlat ilçesinde kuru fasulye hasadı yaklaşık 10 gün önce başladı. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, hem hasada katıldı hem de çiftçilerin sorunlarını dinledi. Tarlada önceden biçilen ve kuruması beklenen kuru fasulye, tarım ekipmanlarıyla ayrıştırılarak paketlenmesi için fabrikalara teslim ediliyor. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, bu yıl sıcaklardan dolayı verimin istenilen düzeyde olmamasına rağmen 110 dekar alanda 37 bin ton fasulye elde edildiğini belirterek, "Bugün Ahlat’ta kuru fasulye hasadını yapmak için bir araya geldik. Bildiğiniz üzere kuru fasulye bizim milletçe en sevdiğimiz lezzetlerden birisi. Milli yemeğimiz diyebileceğimiz bir lezzet. Bu çerçevede ilimizde özellikle Ahlat, Tatvan ve Adilcevaz ilçelerimizde çok önemli ölçüde kuru fasulye rekoltesi var. Biz de hasat yapan çiftçilerimizle bir araya geldik" dedi. Bitlis’in yemeklik kuru fasulye üretiminde Türkiye’de 4. sıra olduğunu da dile getiren Vali Karakaya, "Toplam 110 bin dekarda 37 bin ton civarında yemeklik kuru fasulye üretimimiz var. Dediğim gibi ülkede yüzde 13,6 üretimle 4. sıradayız. Buna ek olarak tohumluk kuru fasulyede 3 bin dekarda yaklaşık bin 100 tonluk kuru fasulyeyle ülke üretiminin yüzde 46’sını gerçekleştiriyoruz ve Türkiye’de 1. sıradayız. Yani Bitlis yemeklik kuru fasulyede ülkemizin 4., tohumluk kuru fasulyede ise 1. sırasında olan bir ilimiz. Ben değerli çiftçi kardeşlerimizi, yürekten tebrik ediyorum. Onlara bol kazançlar. bereketli üretimler diliyorum. İnşallah hasadımız hayırlı uğurlu olsun diyorum" şeklinde konuştu.
Doğan: "Ekspertiz için ödenen ücretin ikinci raporla katlanması çiftçilerimizin yükünü ağırlaştırıyor"
23 Eylül 2025 Salı - 22:48 Doğan: "Ekspertiz için ödenen ücretin ikinci raporla katlanması çiftçilerimizin yükünü ağırlaştırıyor" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son dönemde ekspertiz ücretlerinde yapılan artışların çiftçiler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, yetkililere çağrıda bulundu. 2025 yılı başında ekspertiz ücretlerine yapılan zam, yüzde 100’ü aşarak enflasyonun çok üzerinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl 10-13 bin TL arasında olan ücretler bu yıl 25 bin TL’ye çıktı. Ekspertiz değeri 10 milyon TL’yi aşan taşınmazlarda ise ikinci ekspertiz zorunlu tutuluyor ve maliyet 50 bin TL’ye kadar yükseliyor. Yıllardır değişmeyen uygulamaya göre, 10 milyon TL’ye kadar olan işlemlerde tek ekspertiz yeterli olurken bu limit enflasyon karşısında eridi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, söz konusu sınırın en az 30 milyon TL’ye yükseltilmesi ve uygulamanın yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. "Bu yanlıştan dönülmelidir" Doğan, çiftçilerin üretime devam edebilmek için krediye ihtiyaç duyduğunu, ancak yüksek ekspertiz ücretlerinin bu süreci zorlaştırdığını kaydederek, şunları söyledi: "Çiftçimiz zaten artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerle mücadele ediyor. Ürününden yeterli kazanç elde edemeyen çiftçimize ekstra maliyet değil, destek lazım. Bir ekspertiz için ödenen 13 bin TL’nin ikinci raporla katlanması çiftçilerimizin yükünü daha da ağırlaştırıyor. Bu yanlıştan dönülmelidir." Başkan Doğan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) ekspertiz limitlerini her yıl enflasyon oranına göre güncellemesi gerektiğini ikinci ekspertiz uygulamasının da çiftçilerin lehine düzenlenmesini istedi. "Üretime devam etmek zorlaşıyor" Doğan, "Limitler düşük kaldığı için çiftçilerimiz ikinci ekspertiz zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyor. Ücretler makul seviyelere çekilmeli, mali yük hafifletilmelidir. Çiftçimiz üreterek ülkemize katkı sağlıyor; ancak bu şartlarda üretime devam etmek giderek zorlaşıyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Samsun’da hamsi bolluğu fiyatları düşürdü: "Fakirin eti" oldu
23 Eylül 2025 Salı - 17:08 Samsun’da hamsi bolluğu fiyatları düşürdü: "Fakirin eti" oldu SAMSUN (İHA) – Karadeniz’in bereketli suları bu sezon balıkçı tezgahlarını doldurdu. Özellikle bol ve iri çıkan hamsi, hem fiyatların düşmesini sağladı hem de vatandaşın ilgisini artırdı. Samsun’un İlkadım ilçesindeki balık tezgâhlarında hamsi, "fakirin eti" olarak nitelendiriliyor. Balıkçı esnafı Muhammet Kıyak, bu sezonun bereketli geçtiğini belirterek, "Hamside çok büyük bir talep var. Fiyatların düşmesi biz balıkçılar için de sevindirici. Beklentilerimiz karşılanıyor, müşteri yoğunluğu da yerinde" dedi. "Etten, tavuktan ucuz" Fiyatların geçen yıla göre çok değişmediğini dile getiren Kıyak, "Hamsi şu anda etten de tavuktan da ucuz. Bu da vatandaşın ilgisini artırıyor. Deniz bu yıl bereketli, her çeşit balık çıkıyor. Palamut ise bu sezon olmadı, artık seneye bakacağız" ifadelerini kullandı. Balığı pişirme şekline de değinen Kıyak, "Biz balıkçılara göre en güzeli mısır unu tavası ya da buğlama. Yanında bir baş soğanla hamsinin yeme de yanında yat" diye konuştu. Vatandaş: "Fakirin eti" Balık tezgâhlarında alışveriş yapan vatandaşlar ise hamsinin taze, lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu belirterek, "Hamsi fakirin eti oldu" yorumunu yaptı. Ancak bazı vatandaşlar fiyatların hâlen yüksek olduğunu dile getirirken, balığın yağlanması ve havaların biraz daha soğuması gerektiğini ifade etti. Balık fiyatları İlkadım ilçesindeki tezgâhlarda balık fiyatları şu şekilde: Hamsi 100 TL, barbun 120 TL, iri mezgit 250 TL, istavrit 150 TL, somon 150 TL, levrek 500 TL, palamut 200 TL.
Samsun Kuyumcular Odası’ndan ‘altın’ açıklaması
23 Eylül 2025 Salı - 17:06 Samsun Kuyumcular Odası’ndan ‘altın’ açıklaması Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, altın fiyatlarının son dönemdeki yükselişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özman, dünya genelinde merkez bankalarının dolar yerine altın rezervi yapmaya başladığını belirterek, "Dünyada çok ciddi bir altın talebi var" dedi. Altının yükseliş nedenine değinen Özman, "Dünyada ABD dolarının rezerv para olmasından rahatsızlık duyan birçok Merkez Bankası var. Bu sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, gelişmiş ülkelerde de mevcut. Artık dünya ticaretinde ABD hegemonyasının ortadan kalkması, ABD’den bağımsız bir ticaretin olması arzu ediliyor. Bunun için de Merkez Bankaları rezervlerindeki dolarları altın ile değiştiriyor" ifadelerini kullandı. "Dünyada altına yoğun talep var" Altının güvenli liman olarak görüldüğünü vurgulayan Özman, "Dünya, doları bitirmek için altına yönelmeye başladı. Ellerindeki dolarları azaltıp yerine altın takviyesi yapıyorlar. Dünya Merkez Bankaları bu alımlara başlayınca çok ciddi bir altın talebi oluştu. Bu talep de fiyatları yukarı çıkarıyor" diye konuştu. ABD’nin faiz politikasına da dikkat çeken Özman, "ABD dolarını ayakta tutan şey, ABD Merkez Bankasının verdiği yüksek faizdir. Bu faiz, ABD’deki enflasyon, hayat pahalılığı ve istihdam durumuna göre şekilleniyor. Böylece ABD halkı fiyat pahalılığına maruz kalmadan daha rahat yaşayabiliyor, fiyat istikrarı korunmuş oluyor" dedi. "Altının onsu 3 bin 700 doları geçti" Güncel altın fiyatlarını da paylaşan Özman, "Altının dünya piyasalarında ons fiyatı 3 bin 700 doları geçti. Türkiye’de altın borsasında fiyat 5 bin 175 lira oldu. Gram altın ise 5 bin 185 liradan satışa çıkıyor. Şu anda fiyatlar yükseliş eğiliminde" diye konuştu.
GTO, Trendyol iş birliği ile Dijital Usta Projesi’ne start verdi
23 Eylül 2025 Salı - 15:57 GTO, Trendyol iş birliği ile Dijital Usta Projesi’ne start verdi Gaziantep Ticaret Odası (GTO), Trendyol, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Dijital Usta Projesi kapsamında pilot illerden biri olarak seçilen Gaziantep için GTO ve Trendyol arasında protokol imzalandı. Gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini amaçlayan projenin tanıtımının da yapıldığı etkinlikte Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünde "Dijital Başarıya Yolculuk: E-Ticaret ve E-İhracatta Sınırları Aşmak" paneli düzenlendi. GTO’da düzenlenen etkinlikte, GTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taner Özdurak dijitalleşmenin ticaretin geleceğinde oynadığı kritik role dikkat çekti. Dijitalleşmenin kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu ve Türkiye’de e-ticaretin giderek büyüdüğünü vurgulayan Özdurak, Dijital Usta Projesi’nin gençleri bilgi ve beceriyle donatarak iş gücü piyasasına hazırlamayı hedeflediğini ifade etti. Konuşmasında kaçışı olmayan bir dijitalleşme çağında olduklarını söyleyen Özdurak, "Zamanın ruhu var. Bugün zamanın ruhu dijitaldir. İstesek de istemesek de sevsek de sevmesek de. Bizi içine alan, yönümüzü değiştiren bir gerçekliktir bu. Evet, bazen dijitalleşme iletişimimizi ruhsuzlaştırıyor diye şikayet ediyoruz. Ama şunu da görüyoruz: Ticaretin, rekabetin ve geleceğin dili artık dijital. 2024 rakamları bize çok şey söylüyor: Türkiye’de e-ticaretin GSYH içindeki payı yüzde 6,5 Genel ticaret içindeki payı ise yüzde 19,1, yani her beş alışverişten biri artık internet üzerinden yapılıyor. Ticaret Bakanlığımızın hazırladığı e-ticaret uyum endeksinde Gaziantep, 81 il arasında 11. sırada. Gurur verici mi? Evet. Ama yeterli mi? Hayır. Çünkü bu sıralamayı yukarı taşımak zorundayız. Peki nasıl? Yetkin iş gücüyle. Dijital ustalarla. Ama biliyoruz ki KOBİ’lerimiz bu alanda nitelikli personel bulmakta zorlanıyor. İşte tam da bu noktada bugün imza attığımız Dijital Usta Projesi devreye giriyor" dedi. Trendyol Satış ve İş Geliştirme Direktörü Özkan Çokaygil ise Gaziantep’te üretilen ürünlerin artık sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesine de satış potansiyeli taşıdığını belirterek dijitalleşmenin sınırları kaldırdığını ve e-ticarette, e-ihracatta insan kaynağına artan ihtiyaç nedeniyle Dijital Usta projesiyle önemli bir adım atıldığını belirtti. Konuşmaların ardından, Dijital Usta Projesi için resmi imza töreni gerçekleştirilirken Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ yönettiği "Dijital Başarıya Yolculuk: E-Ticaret ve E-İhracatta Sınırları Aşmak" panelinin konuşmacıları Trendyol Güney Bölge Satış ve İş Geliştirme Bölge Yöneticisi Hakan Sarı ve Gaziantepli başarılı girişimciler Ezgi Kılınç ile Gülcan Küçükdurmaz oldu. İlgiyle takip edilen panelde, dijital ticaretin sunduğu fırsatlar, karşılaşılan zorluklar ve çözüm yöntemleri ile Trendyol’un girişimcilere sağladığı destekler ele alındı.
ESO Başkanı Kesikbaş’tan Avrupa’da yaşayan Türkler ve Emirdağlılara övgü
23 Eylül 2025 Salı - 15:45 ESO Başkanı Kesikbaş’tan Avrupa’da yaşayan Türkler ve Emirdağlılara övgü Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, Avrupa’da yaşayan Türkler ve özellikle Emirdağlıların kentin Eskişehir’in hem sosyal hem de ekonomik hayatına çok büyük katkılar sunduğunu söyledi. Başkan Kesikbaş, kendisini ziyaret eden bir grup Afyon Emirdağlıların ziyaretinde Emirdağlılar hakkındaki olumlu görüşlerini ifade etti. ESO Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Kesikbaş, ‘’Avrupa’da yaşayan Türklerimiz ve özellikle Emirdağlı hemşehrilerimiz, yıllardır Eskişehir’in hem sosyal hem de ekonomik hayatına çok büyük katkılar sunuyor. Yurt dışında kazandıkları deneyimleri, girişimcilik ruhlarını ve biriktirdikleri sermayeyi memleketlerine taşımaları şehrimizin gelişimine ciddi ivme kazandırdı. Eskişehir’de açtıkları işletmeler, yaptıkları yatırımlar, oluşturdukları istihdam ve kazandırdıkları kültürel çeşitlilik, şehir ekonomisini ve sosyal yaşamını zenginleştirdi. Kısacası Eskişehir’in bugün geldiği noktada Avrupalı Türklerimizin çok büyük bir payı vardır. Biz Sanayi Odası olarak Avrupalı Türklerle bağlarımızı güçlü tutmaya büyük önem veriyoruz. Özellikle Avrupa’daki sanayi kuruluşlarıyla iş birliği alanlarını artırmak, ticaret köprüleri kurmak ve yatırım imkanlarını geliştirmek adına yoğun çaba harcıyoruz. Emirdağlı iş insanlarımızın memleketlerine yatırım yaparken karşılaştıkları sorunlarda yanlarında oluyor, bilgilendirme ve yönlendirme yapıyoruz. Ayrıca Avrupa’daki genç kuşakların Eskişehir’le bağlarını koparmaması için kültürel ve ticari etkinliklerde köprü rolü üstleniyoruz. Avrupa’daki Türklerimizi ve Emirdağlılarımızı her zaman çalışkan, girişimci ve memleketine bağlı insanlar olarak gözlemliyoruz. Orada ikinci ve üçüncü kuşak gençlerimizin eğitimli, vizyoner ve yenilikçi bakış açılarıyla dikkat çektiğini görüyoruz. Hem aidiyet duyguları hem de memlekete yatırım isteklilikleri gerçekten takdire şayan. Özellikle Emirdağlı hemşerilerimizin Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerimizin pek çok mahallesinde yoğun şekilde yaşadıklarını biliyoruz. Eskişehir’in sosyal yapısında Emirdağlı nüfusun önemli bir ağırlığı var. Bu durum şehrimizin kültürel zenginliğini de artırıyor. Mahallelerimizde kurdukları dayanışma ağları, dernekler ve hemşehri birliktelikleriyle Eskişehir’in sosyal dokusuna canlılık katıyorlar. Biz bu birlikteliği ve aidiyeti son derece kıymetli buluyoruz; Eskişehir’in geleceğini güçlendiren unsurlardan biri olarak görüyoruz’’ dedi.