EKONOMİ
Genç İş İnsanı Kızılgüney’den bayram mesajı 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43:20 İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve inşaat sektörünün önde gelen genç girişimcilerinden Ömer Faruk Kızılgüney, bayram mesajında "Tıpkı yapılar gibi, toplumları ayakta tutan da sarsılmaz bağlardır" diyerek Kurban Bayramı’nı kutladı. Son dönemde hem uluslararası arenadaki ticari temasları hem de eğitime ve kentsel dönüşüme verdiği desteklerle öne çıkan İstanbul 2020 A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney, bayram tebriği yayımladı. İş dünyasındaki dinamik vizyonunu bayramın birleştirici ruhuyla harmanladığını belirten Kızılgüney, mesajında birlik ve beraberliğin "en sağlam yapı taşı" olduğuna dikkat çekti. Kızılgüney, basın ve kamuoyuyla paylaşılan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Sektörümüz gereği yıllardır modern mühendislik ve ileri teknolojiyle geleceğin şehirlerini inşa ediyoruz. Ancak çok iyi biliyoruz ki; bir toplumu ayakta tutan en güçlü yapı malzemesi çelik veya beton değil; sevgi, hoşgörü ve dayanışmadır. Tıpkı kentsel dönüşümle şehirlerimizi güvenli hale getirdiğimiz gibi, bayramlar da manevi dünyamızı yenilediğimiz, kırgınlıkları onardığımız ve kardeşlik bağlarımızı sarsılmaz bir şekilde güçlendirdiğimiz en kıymetli ’dönüşüm’ günleridir. Ülkemizde ve küresel arenada attığımız her adımda, bu topraklardan aldığımız ilham ve yardımlaşma kültürüyle hareket ediyoruz. Bu vesileyle, başta omuz omuza çalıştığımız mesai arkadaşlarım ve kıymetli iş ortaklarımız olmak üzere, tüm halkımızın Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; barışın ve huzurun temellerinin atıldığı nice sağlam yarınlar diliyorum." Sivil toplumdan da tam not aldı ERKON, MÜSİAD ve ASKON gibi köklü sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolüyle de bilinen Kızılgüney’in bu mesajı, iş dünyasında "sadece binaları değil, gönülleri de inşa eden" bir yaklaşımın yansıması olarak iş çevrelerinde beğeni topladı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:17 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de bayramın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden Murat Olgun da, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın 14 yaşındaki en genç yetiştiricilerinden Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" açıklamasında bulundu. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:06 Kurbanlıklar alıcı buldu, yetiştirici bayrama mutlu girdi: "Dedikleri fiyata verdik, milleti kurbansız göndermedik" Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarında hareketlilik sürerken, satışlardan memnun kalan yetiştiricilerin yüzü güldü. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, "Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Kırıkkale’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde hayvan pazarlarında son pazarlıklar yapıldı. Pazarda küçükbaş hayvan fiyatları 17 bin liradan başlayarak 30 bin liraya kadar yükseldi. Yetiştiricilerin büyük bölümü, geçen yıla göre satışların daha iyi geçtiğini söyledi. Bazı yetiştiriciler getirdikleri hayvanların tamamını satarken, bazıları ise ellerinde az sayıda kurbanlık kaldığını belirtti. Küçükbaş hayvan yetiştiricisi Selami Güneşli, 40 küçükbaş hayvandan 33’ünü sattığını ifade ederek, "Allah bereket versin. 40 tane küçükbaş hayvanımız vardı, 7 tane kaldı. Müşterilerimizi bekliyoruz. Fiyatlar 25 bin, 27 bin ve 30 bin lira arasında değişiyor. Satışlardan memnunum. Allah bereket versin. Milleti kurbansız ve etsiz göndermedik. Dedikleri fiyata verdik" dedi. Murat Olgun da pazardan memnun ayrılan yetiştiricilerden biri oldu. Olgun, "Geçen seneye göre bu sene satışlarımız çok güzeldi. 100 tane kurbanlık getirdik, şu an 12 tane kaldı. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Pazarın en genç yetiştiricilerinden 14 yaşındaki Hamza Çubuk ise 30 hayvanla pazara geldiklerini söyledi. Çubuk, "Son 2 tane kaldı. Onları da satabilirsek köye gideceğiz inşallah. Köyde daha pahalıya satıyoruz, burası biraz ucuz gidiyor" diye konuştu. Mustafa Eşmebaş ise 40 hayvandan 36’sını sattığını belirterek, "Aza kanaat edersek memnun oluyoruz. Kurban satışlarından memnunuz. Satışlar iyi geçti. 40 tane hayvan aldık, 36 tanesini sattık. Bu sene satışlar hızlı gitti. Bir de "Para yok" diyorlar. Nasıl para yok? Herkes kurbanını alıyor. Para var" dedi. Rıza Karataş da pazara getirdiği 19 hayvanın tamamını sattığını dile getirerek, "Bayram satışları iyi geçti. Arefe günü ve bayramın birinci günü satışlar iyiydi. Alanların kurbanlarını Allah kabul etsin. Biz de paramızın bereketini gördük" dedi. Yaklaşık 200 küçükbaş hayvanla pazara gelen Yasin Çilingir ise 150 civarında hayvan sattıklarını söyledi. Çilingir, fiyatların 17 bin liradan başlayıp 30 bin liraya kadar çıktığını belirterek, bazı hayvanları bekledikleri fiyatın altında satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Bir başka yetiştirici de 140 hayvanın tamamını arefe günü sattığını belirterek, "Mutluyum. Önceki dönemlerde biraz hüsran oluyordu ama bu sene mutluyuz. Hayvanlarımızı bitirdik, mutlu bir şekilde ayrılacağız" diye konuştu.
Van’da tarıma destek: 3 yılda 11 bin 322 ton tohum dağıtıldı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:58 Van’da tarıma destek: 3 yılda 11 bin 322 ton tohum dağıtıldı Van’da yürütülen proje kapsamında son 3 yılda 11 bin 371 çiftçiye 11 bin 322 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Van Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde "Sertifikalı Tohum Dağıtımı Projesi" çerçevesinde çiftçilere yüzde 75 hibeli arpa, buğday, korunga, yonca ve fiğ tohumu dağıtım desteği devam ediyor. Proje kapsamında 2022 yılında 3 bin 479 çiftçiye 3 bin 236 ton, 2023 yılında 3 bin 815 çiftçiye 3 bin 340 ton ve 2025’te de 4 bin 77 çiftçiye 4 bin 746 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtıldı. Böylece 3 yılda toplam 11 bin 371 çiftçiye, 11 bin 322 ton tohum ulaştırılmış oldu. "550 bin dönüm arazide ekim yapılacak" Van Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Daire Başkanlığında düzenlenen tohum dağıtım töreninde konuşan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, Van’ın tarımda Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olduğunu belirterek, çiftçilere verilen desteklerin üretime önemli katkı sağladığını belirtti. Vali Balcı, "Bugün yaklaşık 4 bin 700 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtılıyor. Bu destekten yaklaşık 4 bin çiftçi yararlanacak ve tohumlar ortalama 240 bin dönüm arazide kullanılacak. Dağıtılan tohumların yüzde 75’i devlet katkısıyla, yüzde 25’i ise çiftçilerin katkısıyla sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığının desteği ile Van Büyükşehir Belediyesinin imkânları kullanılarak temin edilen sertifikalı tohumlar, tırlarla ilçelere gönderilerek çiftçilerle buluşturulacak. Bugüne kadar arpa, buğday, korunga, yonca ve fiğden oluşan toplam 11 bin 300 ton sertifikalı tohum alınmış ve 11 bin 300 çiftçiye ulaştırılmış durumda. Bu kapsamda toplamda 550 bin dönüm arazide ekim yapılmış olacak" dedi. "Şu ana kadar 240 bin koyun dağıtıldı" Tohum desteğinin yanı sıra tarıma yönelik farklı destekleri de sürdürdüklerini dile getiren Balcı, "Küçükbaş hayvancılıkta 2020 yılında Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen "hamle yılı" çerçevesinde Van’da önemli çalışmalar yapıldı. Çiftçilere sıfır faizli, bir yıl ödemesiz ve beş yıl vadeli olarak şu ana kadar 240 bin koyun dağıtıldı. Bu imkândan 2 bin 400 çiftçi yararlandı. Hedef ise 1 milyon koyuna ulaşarak 10 bin çiftçinin bu destekten faydalanmasını sağlamak" diye konuştu.
Van’da tarıma destek: 3 yılda 11 bin 322 ton tohum dağıtıldı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:44 Van’da tarıma destek: 3 yılda 11 bin 322 ton tohum dağıtıldı Van’da yürütülen "Sertifikalı Buğday ve Arpa Tohumu Dağıtımı Projesi" çerçevesinde son 3 yılda 11 bin 371 çiftçiye 11 bin 322 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Van Valiliği ve Van Büyükşehir Belediyesinin işbirliğiyle "Sertifikalı Tohum Dağıtımı Projesi" çerçevesinde çiftçilere yüzde 75 hibeli arpa, buğday, korunga, yonca ve fiğ tohumu dağıtımı gerçekleştiriliyor. Proje kapsamında 2022 yılında 3 bin 479 çiftçiye 3 bin 236 ton, 2023 yılında 3 bin 815 çiftçiye 3 bin 340 ton ve 2025 yılında 4 bin 77 çiftçiye 4 bin 746 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtıldı. Böylece üç yılda toplam 11 bin 371 çiftçiye, 11 bin 322 ton tohum ulaştırılmış oldu. "550 bin dönüm arazide ekim yapılacak" Van Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Daire Başkanlığında düzenlenen tohum dağıtım töreninde konuşan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, Van’ın tarımda Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olduğunu belirterek, çiftçilere verilen desteklerin üretime önemli katkı sağladığını belirtti. Vali Balcı, "Bugün yaklaşık 4 bin 700 ton sertifikalı buğday ve arpa tohumu dağıtılıyor. Bu destekten yaklaşık 4 bin çiftçi yararlanacak ve tohumlar ortalama 240 bin dönüm arazide kullanılacak. Dağıtılan tohumların yüzde 75’i devlet katkısıyla, yüzde 25’i ise çiftçilerin katkısıyla sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığının desteği ile Van Büyükşehir Belediyesinin imkânları kullanılarak temin edilen sertifikalı tohumlar, tırlarla ilçelere gönderilerek çiftçilerle buluşturulacak. Bugüne kadar arpa, buğday, korunga, yonca ve fiğden oluşan toplam 11 bin 300 ton sertifikalı tohum alınmış ve 11 bin 300 çiftçiye ulaştırılmış durumda. Bu kapsamda toplamda 550 bin dönüm arazide ekim yapılmış olacak" dedi. "Şu ana kadar 240 bin koyun dağıtıldı" Tohum desteğinin yanı sıra tarıma yönelik farklı destekleri de sürdürdüklerini dile getiren Balcı, "Küçükbaş hayvancılıkta 2020 yılında Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen "hamle yılı" çerçevesinde Van’da önemli çalışmalar yapıldı. Çiftçilere sıfır faizli, bir yıl ödemesiz ve beş yıl vadeli olarak şu ana kadar 240 bin koyun dağıtıldı. Bu imkândan 2 bin 400 çiftçi yararlandı. Hedef ise 1 milyon koyuna ulaşarak 10 bin çiftçinin bu destekten faydalanmasını sağlamak" diye konuştu. (YLM-MSA-Y)
Martı, dünya teknoloji devlerinin olduğu S&P Global Broad Market Index (BMI)’ye dahil oldu
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:26 Martı, dünya teknoloji devlerinin olduğu S&P Global Broad Market Index (BMI)’ye dahil oldu Türkiye’nin önde gelen mobilite uygulamalarından Martı Technologies, dünyanın en kapsamlı hisse senedi endekslerinden biri olan S&P Global Broad Market Index (BMI)’ye dahil oldu. Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote olan Türk şirketi Martı Technologies, Inc. (Martı) (NYSE American: MRT), dünyanın en kapsamlı küresel hisse senedi endekslerinden biri olan S&P Global Broad Market Index (BMI)’ye dahil edildi. Küresel fonların takip ettiği endekse dahil oldu S&P Global BMI endeksine giren şirketlerin hisseleri, endeksi takip eden çok sayıda küresel fon ve portföy yöneticisi tarafından otomatik olarak portföylere ekleniyor. Böylelikle Martı, artık Apple, Microsoft, Nvidia, Tesla, Amazon ve Google gibi dünya devleriyle aynı endekste yer alarak uluslararası yatırımcıların ilgisini çekme potansiyelini artırıyor. Bu gelişmeyle birlikte, Martı’nın uluslararası yatırımcılar nezdinde "güvenilir yatırım alternatifi" statüsünü de perçinlediği belirtildi. Kurumsal yatırımcılar için çekim merkezi S&P Global BMI’ye dahil olmanın, Martı’nın yalnızca piyasa değeri ve işlem hacmiyle değil, aynı zamanda piyasa derinliği ve sürdürülebilir iş modeli ile de global standartları karşıladığını gösterdiği belirtildi. Bu durum ile birlikte, Martı hisselerinin hem ABD’de hem de küresel piyasalarda bulunan fonlar ve daha geniş bir yatırımcı kitlesi tarafından satın alınabilmesinin önünün açıldığı ifade edildi. Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem, konuyla ilgili şöyle konuştu: "Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek Türk şirketi olarak S&P Global BMI endeksine dahil edilmemiz, yalnızca ABD borsalarındaki performansımızın değil, aynı zamanda finansal açıdan güçlü ve güvenilir bir yatırım olduğumuzun da güçlü bir teyidi. Bu gelişme, Martı’nın global yatırımcılar nezdinde daha da görünür hale gelmesini ve fonlar tarafından desteklenmesini sağlayacak. Yolculuğumuzda hem Türkiye’de hem de dünyada güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz."
Başkan Güngör: "Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz"
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:19 Başkan Güngör: "Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, MATSO’nun yaptığı projeler, ekonomiyi çeşitlendirmek için atılan adımlar ve Manavgat için önemli olabilecek projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. MATSO Yüksek İstişare Kurulu toplantısı, MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör başkanlığında kurul üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Manavgat’ın sorunları ele alınırken, bölge için önemli projeler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Turizmden tarıma, ticaretten, sanayiye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alandaki sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Kurul üyelerinin tek tek söz alarak görüşlerini aktardığı toplantıda Manavgat’ın geleceği için birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemine değinildi. Başkan Güngör MATSO’nun çalışma hakkında bilgi verdi MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, kurul üyelerine MATSO’nun 2025 yılı faaliyetleri hakkında bilgi vererek tamamlanan ve devam eden projeleri aktardı. Manavgat Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) mevcut durumu ve gelinen aşama hakkında bilgi veren Başkan Güngör, OSB’nin faaliyete geçmesi için yapılacak çalışmalarla bölge ekonomisine sağlayacağı katkılara dikkat çekti. Üyelerden gelen talepler doğrultusunda hazırlanan sektörel talep, sorun ve çözüm önerilerini içeren raporlar hakkında da bilgi paylaşan Güngör, raporların ilgili kurumlara iletildiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca MATSO’nun hayata geçirmeyi planladığı yeni hizmet binasıyla coğrafi işaret tescili alınan Manavgat Altın Susamı ve coğrafi işaret süreci devam eden diğer yöresel ürünler hakkında da bilgi verildi. "MATSO olarak Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek için çaba gösteriyoruz" Toplantıda konuşan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, MATSO olarak Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek ve daha dirençli bir hâle getirmek için yoğun çaba gösterdiklerini, bu kapsamda birçok alanda çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Yüksek İstişare Kurulu’nun MATSO için önemine değinen Güngör, kurulun birbirinden değerli üyelerden oluştuğunu vurguladı. Başkan Güngör, "Yüksek İstişare Kurulumuz Odamız için son derece önemlidir. Siz kıymetli üyelerimizin fikirleri bizler için büyük önem taşıyor. Bu vesileyle kuruluşundan bugüne kadar Manavgat Ticaret ve Sanayi Odamıza emek veren herkese teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Ege tarım ve hayvancılık sektörü Denizli TARFU 2025’te buluşuyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:09 Ege tarım ve hayvancılık sektörü Denizli TARFU 2025’te buluşuyor Denizli’de Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektöründeki en önemli buluşmalarından biri olan TARFU Denizli Tarım ve Hayvancılık Fuarı, 1-5 Ekim 2025 tarihleri arasında Denizli EGS Park Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak. Ege Bölgesinin en önemli buluşmalarından birisine ev sahipliği yapacak olan Bizim Medya Fuarcılık, dev organizasyon öncesi sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Bizim Medya ve Fuarcılık tarafından düzenlenecek olan TARFU Denizli Tarım ve Hayvancılık Fuarı 1-5 Ekim 2025’te kapılarını açıyor. Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektöründeki en önemli buluşmalarından biri olan TARFU Denizli Tarım ve Hayvancılık Fuarı, 1-5 Ekim 2025 tarihleri arasında Denizli EGS Park Fuar Alanı’nda 10.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaretçileri ağırlayacak. Organizasyonu Bizim Medya Fuarcılık tarafından gerçekleştirilecek fuar, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında toplayarak üretici, tüketici, yatırımcı ve profesyonelleri buluşturmayı amaçlıyor. Fuar süresince, en yeni tarım ve hayvancılık teknolojileri, makineler, ekipmanlar ve verimliliği artırmaya yönelik çözümler ziyaretçileri tanıtılacak. Denizli ve çevre illerdeki kurum, kuruluş ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla gerçekleşecek fuar, bölgenin potansiyelini görünür kılarak iş birliklerinin gelişmesine zemin hazırlanacağını, yerel ve ulusal düzeydeki paydaşların buluşması, sektörde yeni iş fırsatlarının ve ortak projelerin önünü açılacağını belirtildi. "Denizli, sanayi kenti olduğu kadar bir tarım kentidir" Denizli’de düzenlenecek olan TARFU Denizli Tarım ve Hayvancılık Fuarının çok önemli olduğunu dile getiren Denizli Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, "Denizli, sanayi kenti olduğu kadar bir tarım kentidir. Yaklaşık 376 bin hektarlık alanda 138 tarımsal ürün yetiştiriliyor ve her ilçemiz bir ürünüyle öne çıkmaktadır. Fuarlar çiftçimizin ihtiyaç duyduğu teknoloji ve bilgiye ulaşmasını sağlayan, ufkunu açan organizasyonlardır. Bölge ekonomisini büyütür. Bu nedenle Denizli’de bu fuarın düzenleniyor olması çok önemlidir. Genç ve dinamik ekibi kutluyorum. Dolu dolu bir fuar olmasını hedefliyoruz" dedi. "Denizli’yi tarımda mark şehir haline getirmek istiyoruz" Tarım teknolojilerini çiftçilerle buluşturarak Denizli’yi tarımda marka şehir haline getirme hedeflerinin olduğunu dile getiren Bizim Medya ve Fuarcılık Genel Müdürü Eylem Karasümen, "1-5 Ekim tarihleri arasında Denizli EGS Fuarında düzenleyeceğimiz Tarım Fuarı sadece bir ticari etkinlik değil üreticilerimizi, çiftçilerimizi, sanayicilerimizi buluşturan bir platform olacak. 20 yılı aşkın süredir bu sektörde faaliyet gösteren bir ekip olarak Motorlu Taşıtlar Fuarlarında edindiğimiz tecrübeyi şimdi Tarım sektörünü aktarıyoruz. Amacımız çiftçimizin emeğini görünür kılmak. En yeni tarım teknolojilerini bölgemizi taşımak ve Denizli’yi tarımda marka şehir haline getirmek. Ziraat odalarımızın her biri, tarımın sahadaki en güçlü sesi. Onların desteği olmadan bu fuar tabi ki olmazdı. Destekleri için çok teşekkür ediyoruz. Bölgemizin çiftçilerinin katılımını ve ilgisini artırmak ve fuardan en fazla faydayı görmesi için birlikte çalışmak çok önemli. 1-5 Ekim tarihleri arasında EGS Fuarda düzlenecek olan Tarım Fuarını tüm çiftçilerimizi ve ziyaretçilerimizi bekliyoruz" diye konuştu.
İthal otomobillere yeni ek vergi kararı otomotiv piyasasını nasıl etkileyecek
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:08 İthal otomobillere yeni ek vergi kararı otomotiv piyasasını nasıl etkileyecek Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Otomotiv Mühendisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Düzgün, otomotiv sektörüne yönelik yeni vergi düzenlemesine ilişkin, "Serbest Ticaret Anlaşması uygulanan ülkelerdeki satış rakamlarına uygulanan bu indirimle pazarımıza yeni araçların girmesi ve kullanılması mümkün olacak gibi görünüyor" dedi. Ticaret Bakanlığı, otomotiv sektörüne yönelik artan ithalat baskısı ve haksız rekabete karşı yeni düzenlemelerin Resmi Gazete’de yayımlandığını duyurdu. Söz konusu düzenlemeyle Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması kapsamı dışındaki ülkelerden yapılacak binek otomobil ithalatında ek mali yükümlülükler uygulanacak. Ek mali yükümlülük araç tipine göre değişecek. Kararla ABD, Japonya ve Çin’den gelen konvansiyonel, hibrit, plug-in hibrit ile elektrikli otomobillerde uygulanan gümrük vergisi oranları değiştirildi. Düzenleme çerçevesinde Çin’de ve Japonya’da üretilen hibrit, plug-in hibrit ve elektrikli otomobillerin gümrük vergisi oranları artarken, Çin’de üretilen içten yanmalı otomobillerin gümrük vergisi oranı azaldı. ABD’de üretilen hibrit, plug-in hibrit ve elektrikli otomobillerin de gümrük vergisi oranı azaldı. "Bu indirimle pazarımıza yeni araçların girmesi ve kullanılması mümkün olacak gibi görünüyor" Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Otomotiv Mühendisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mesut Düzgün, düzenlemenin otomotiv piyasasını nasıl etkileyeceğini değerlendirdi. Türkiye’de otomotiv endüstrisinin dinamik bir endüstri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Düzgün, 2024 yılında otomotiv satışında ciddi bir rekor kırıldığını kaydetti. Prof. Dr. Düzgün, 1 milyon 300 bine yakın vasıta satışı gerçekleştirildiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Araçların baktığınızda yüzde 70’e yakını ithal. Dolayısıyla Ticaret Bakanlığı da düzenleme yaparken ithalat kurallarını bu Serbest Ticaret Anlaşması hükümlerine göre belirleyerek gerçekleştiriyor. Serbest Ticaret Anlaşması olan ülkelerden gelen araçların pazardaki dağılımına baktığımızda özellikle Uzakdoğu menşeli olan Çin grubu araçlar, bu Serbest Ticaret Anlaşması grubuna dahil oluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen araçlar, Avrupa’dan gelen araçlar, Türkiye pazarında genellikle gördüğümüz araçlar, Avrupa pazarından ve son zamanlarda bu elektrikli araç dönüşümüyle birlikte Çin pazarından gelen araçların yüksek seviyede kullanıldığını ifade edebiliriz. Amerikan pazarından gelen araçlarda bir elektrikli grupta bir marka daha çok ön plana çıkıyor. Diğer konvansiyonel motorlu araçlar zaten çok fazla bizim pazarımızda kullanılmıyor. Bu Serbest Ticaret Anlaşması uygulanan ülkelerdeki satış rakamlarına uygulanan bu indirimle pazarımıza yeni araçların girmesi ve kullanılması mümkün olacak gibi görünüyor." "Serbest Ticaret Anlaşması olmayan ülkelerden gelen araçların fiyatlarını vergi oranlarına göre düzenleyerek, mevcut fiyatlarla satış yapacaklarını düşünüyoruz" Tüketicinin uygulanacak olan indirim miktarlarından maksimum seviyede istifade etmesi konusunda da bir beklenti olduğunu vurgulayan Düzgün, "Muhtemelen bir piyasa gözetimi, denetimi gerçekleştirilecektir diye düşünüyoruz. Tabii bu Serbest Ticaret Anlaşması olmayan ülkelerden gelen ve bizim ülke pazarında da satış rakamları iyi seviyelerde olan bazı araçlar ve markalar da var. Bunlar üzerinde de tabii geçici de olsa bir tedirginlik hissiyatı oluşturan bir düzenleme olduğunu ifade edebiliriz. Ancak pazar eğilimleri genellikle ticari aktiviteleri de belirlediği için o ülkede bulunan yani bizim ülkemizde de bulunan araçların çoğunluğuna göre ithalatçılar ve üreticiler de kendilerini bu vergi oranlarına göre düzenleyerek, tüketiciye halihazırdaki sunmuş oldukları fiyatlarla araç satışı gerçekleştirebileceklerdir diye düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. "Pazarda ne kadar çok rekabet edebilecek marka, model bulunursa bunlar satış rakamlarını belirliyor" Yasal düzenleme ile beklentinin tüketicinin bundan istifade etmesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Düzgün, "Bazen ithalatçı firmalar bu vergi düzenlemelerini birtakım maliyetlere yansıtarak kendi lehlerine de avantaja çevirebiliyorlar. Bu konuda da tüketici eğilimleri tabii ki pazarın durumunu da belirleyecektir. Çünkü pazarda ne kadar çok rekabet edebilecek marka, model bulunursa bunlar satış rakamlarını belirliyor. Bilinçli tüketiciler her zaman için hangi grupta hangi aracı tercih edeceklerini araştırma yaparak tercih ettikleri için bu konuda çok sıkıntı olacağını düşünmüyoruz. Elektrikli araçlarda çok ciddi bir ivmelenme ve değişim süreci yaşanıyor. Tüketici eğilimleri farklı araçlara göre değişiyor. Bu sayede belki çok daha farklı segmentlerde ve gruplarda daha makul fiyatlarla araçlar eğer Türkiye pazarında satışa sunulursa tüketicilerin o teknolojiden faydalanma, istifade edebilme durumlarını da etkileyecektir" ifadelerine yer verdi. "Yerlilik ve millilik oranlarına göre farklı düzenlemelerle pazarda idame ettirilmesi desteklenmiş olabilecektir" Türkiye pazarında yerli marka TOGG’un da yeni model ve atılımlar yaptığını dile getiren Düzgün, "TOGG’un bu iki modelinin pazarda istenilen hedeflerde devamının sağlanabilmesi için belki yerlilik ve millilik oranlarına göre farklı düzenlemelerle de kendi ürünlerimizin muhafaza edilmesi, korunması ve pazarda idame ettirilmesi de desteklenmiş olabilecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Tavşanlı T Tipi Cezaevi’nin yoluna bakım
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:00 Tavşanlı T Tipi Cezaevi’nin yoluna bakım Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Cezaevi ve Çukurköy Sanayi arasındaki 3,2 kilometrelik yola Karayolları ve Tavşanlı Belediyesi tarafından asfalt dökülüyor. Tavşanlı T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nu ilçe merkezine bağlayan yollardan birisi olan sanayi istikameti Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü ile Tavşanlı Belediyesi’nin ortak çalışmasıyla asfaltlanıyor. Toplam 430 kişi kapasiteli cezaevinde kalan mahkumları ziyarete gelen vatandaşlar bu çalışmayla beraber ulaşımda rahatlama yaşayacak. İki kurumun iş makineleri bölgede çalışmalarına başlarken Kütahya Milletvekili Mehmet Demir ve Belediye Başkanı Ali Kemal Derin’in katılımıyla tören düzenlendi. Her iki yönetici basın açıklaması yaparak bölgede çalışan ekiplere başarılar diledi. AK Parti Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, yapılan hizmetin uzun yıllar devam eden bir soruna neşter olduğunu kaydederek ilgililere teşekkür etti. Milletvekili Demir, "Öncelikle bu çalışmamız hayırlı olsun. Birlikten kuvvet doğar diyerek Karayolları 14. Bölge Müdürlüğümüz ve Tavşanlı Belediyemiz bir program hazırladı. Uzun yıllardır devam eden bir sıkıntı bu çalışmayla aşılmış olacak. Bu yolda yazın toz, kışın çamur vardı. Cezaevi’ni Tavşanlı’ya bağlayan 3.2 km yol asfalt kaplama yapılıyor. Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü, Kütahya ve Emet şefliklerimiz ile Belediyemize teşekkür ediyorum. Yola 125 ton mıcır seriminden sonra satıh kaplama yapılacak. Bu yol Tavşanlı’mıza hayırlı olsun" dedi. Tavşanlı Belediye Başkanı Ali Kemal Derin ise Kütahya Milletvekili Mehmet Demir’e teşekkür ederek şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın talebi olan cezaevi yolumuzu yapıyoruz. Bu noktada Karayolları Bölge Müdürlüğümüze, çalışanlarımıza ve her zaman bize destek olan Kütahya Milletvekilimiz Mehmet Demir’e teşekkür ediyorum. Burası aynı zamanda Türkiye’nin her yerinden gelen ziyaretçileri ağırlıyor. Bu sorunu çözdüğümüz için mutluyuz. İlçemize hayırlı olsun." 280 kişilik T Tipi Kapalı, 150 kişilik Açık Ceza İnfaz Kurumunu bünyesinde barındıran Tavşanlı Cezaevi için yapılan program hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Kütahya Milletvekili Mehmet Demir ile Belediye Başkanı Ali Kemal Derin’e AK Parti İlçe Başkanı Himmet Özer ve YRP İlçe Başkanı Abdullah Kul da eşlik etti.
Malatya’da bitkisel üretim çeşitliliğinde üzümsü meyvelerin üretimi yaygınlaşıyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:54 Malatya’da bitkisel üretim çeşitliliğinde üzümsü meyvelerin üretimi yaygınlaşıyor Türkiye’nin kayısı başkenti olarak bilinen Malatya’da, son yıllarda küresel iklim değişimi ve yaşanan don felaketlerinin ardından tarımsal üretimde çeşitliliğe gidiliyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, böğürtlen ve çilek üretimini yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Gündüz, Türk Kızılay’ın desteğiyle yürütülen projeler kapsamında, Üzümsü meyve üretiminin kent genelinde artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Prof. Dr. Gündüz, "Don felaketinden sonra bitkisel üretimi çeşitlendirmek amacıyla Üniversite olarak sahadayız. Bu kapsamda çilek ve böğürtlen üzerine iki ayrı proje yürütüyoruz. Her iki projede de üreticilerimize teorik ve uygulamalı eğitimler veriyoruz" dedi. Projeler kapsamında 30 üreticiye toplam 80 saatlik çilek yetiştiriciliği eğitimi verildiğini belirten Gündüz, eğitim sürecinde başarılı olan 12 üreticiye, 5 ilçede toplam 40 dekarlık çilek bahçesinin tesis edilip hibe edileceğini ifade etti. Ayrıca, bölgede bulunmayan tarım makinelerinin de üreticilere ulaştırılacağı kaydedildi. 5 üreticiye böğürtlen bahçesi kurulacak Böğürtlen üretimi özelinde yürütülen projeye değinen Gündüz, 20 üreticiye 40 saatlik eğitim verildiğini söyledi. Eğitimde başarılı olan 5 üreticiye ise telli terbiye sistemine uygun şekilde birer dekarlık örnek bahçelerin kurulacağını açıkladı. Malatya’nın Üzümsü meyve üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gündüz, "Bu meyveler hem insan sağlığı açısından değerli hem de alternatif tarım ürünü olarak önem arz ediyor. Önümüzdeki süreçte bu ürünlerin Malatya’da daha geniş alanlarda yetiştirileceğini öngörüyoruz" dedi. Projelerin Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Gündüz, desteklerinden dolayı Türk Kızılay’a teşekkür etti. "Bölgemizde bir çığır açtık" Doğanşehir ilçesi Sürgü Mahallesi’nde böğürtlen üretimi yapan Hüseyin Dulkadir ise 2019 yılından bu yana böğürtlen yetiştiriciliğiyle uğraştığını belirterek, "Başlangıçta bu bölgede böğürtlen üretiminin mümkün olmadığı düşünülüyordu. Ancak biz bunu başardık ve yöremize farklılık kattık. Böğürtlenlerimiz de diğer meyveler gibi bahar donlarından etkilendi ama toparlandı ve yeniden meyve verdi. Bu süreçte çok sayıda misafir ağırladık, ilgi odağı olduk. İl Tarım Müdürlüğümüz, Üniversitemiz ve Kazım hocamız her zaman destek oldular. Birlikte çok daha güzel projelere imza atacağımıza inanıyorum. Yeni üreticilerin de cesaret, gayret ve biraz da sevgiyle bu işi başarabileceklerine inanıyorum" diye konuştu.
Malatya’da bitkisel üretim çeşitliliğinde üzümsü meyvelerin üretimi yaygınlaşıyor
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:52 Malatya’da bitkisel üretim çeşitliliğinde üzümsü meyvelerin üretimi yaygınlaşıyor Türkiye’nin kayısı başkenti olarak bilinen Malatya’da, son yıllarda küresel iklim değişimi ve yaşanan don felaketlerinin ardından tarımsal üretimde çeşitliliğe gidiliyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, böğürtlen ve çilek üretimini yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yürütüyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Gündüz, Türk Kızılay’ın desteğiyle yürütülen projeler kapsamında, Üzümsü meyve üretiminin kent genelinde artırılmasının hedeflendiğini belirtti. Prof. Dr. Gündüz, "Don felaketinden sonra bitkisel üretimi çeşitlendirmek amacıyla Üniversite olarak sahadayız. Bu kapsamda çilek ve böğürtlen üzerine iki ayrı proje yürütüyoruz. Her iki projede de üreticilerimize teorik ve uygulamalı eğitimler veriyoruz" dedi. Projeler kapsamında 30 üreticiye toplam 80 saatlik çilek yetiştiriciliği eğitimi verildiğini belirten Gündüz, eğitim sürecinde başarılı olan 12 üreticiye, 5 ilçede toplam 40 dekarlık çilek bahçesinin tesis edilip hibe edileceğini ifade etti. Ayrıca, bölgede bulunmayan tarım makinelerinin de üreticilere ulaştırılacağı kaydedildi. 5 üreticiye böğürtlen bahçesi kurulacak Böğürtlen üretimi özelinde yürütülen projeye değinen Gündüz, 20 üreticiye 40 saatlik eğitim verildiğini söyledi. Eğitimde başarılı olan 5 üreticiye ise telli terbiye sistemine uygun şekilde birer dekarlık örnek bahçelerin kurulacağını açıkladı. Malatya’nın Üzümsü meyve üretimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gündüz, "Bu meyveler hem insan sağlığı açısından değerli hem de alternatif tarım ürünü olarak önem arz ediyor. Önümüzdeki süreçte bu ürünlerin Malatya’da daha geniş alanlarda yetiştirileceğini öngörüyoruz" dedi. Projelerin Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Gündüz, desteklerinden dolayı Türk Kızılay’a teşekkür etti. "Bölgemizde bir çığır açtık" Doğanşehir ilçesi Sürgü Mahallesi’nde böğürtlen üretimi yapan Hüseyin Dulkadir ise 2019 yılından bu yana böğürtlen yetiştiriciliğiyle uğraştığını belirterek, "Başlangıçta bu bölgede böğürtlen üretiminin mümkün olmadığı düşünülüyordu. Ancak biz bunu başardık ve yöremize farklılık kattık. Böğürtlenlerimiz de diğer meyveler gibi bahar donlarından etkilendi ama toparlandı ve yeniden meyve verdi. Bu süreçte çok sayıda misafir ağırladık, ilgi odağı olduk. İl Tarım Müdürlüğümüz, Üniversitemiz ve Kazım hocamız her zaman destek oldular. Birlikte çok daha güzel projelere imza atacağımıza inanıyorum. Yeni üreticilerin de cesaret, gayret ve biraz da sevgiyle bu işi başarabileceklerine inanıyorum" diye konuştu. (HE-LO-Y
Eksim Ventures’tan akıllı ve güvenli şehirler için yatırım
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:43 Eksim Ventures’tan akıllı ve güvenli şehirler için yatırım Eksim Ventures, şehirlerin dijital dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen yapay zeka destekli dijital ikiz platformları geliştiricisi EchoTwin AI’a yatırım yaptı. Desteklenen yeni girişim EchoTwin AI; şehirleri gerçek zamanlı "görme, düşünme ve harekete geçme" kabiliyetine kavuşturan çözümleriyle altyapı yönetiminden çevresel güvenliğe kadar geniş bir alanda dönüşüme olanak tanıyor. Eksim Holding’in girişim sermayesi yatırım fonu şirketi Eksim Ventures, şehirleri daha akıllı, güvenli ve sürdürülebilir hale getirme amacıyla yapay zeka destekli dijital ikiz platformları geliştiren EchoTwin AI’a yatırım yaptı. Yapay zeka ile riskleri otomatik tespit ediyor Yeni yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eksim Ventures Yatırım Direktörü Emre Bulut, "EchoTwin AI, şehir yönetiminde dijital dönüşümü hızlandıran, ölçeklenebilir ve yüksek etki potansiyeli olan bir teknolojiye sahip. Belediye ve hizmet araçlarına entegre kamera ve sensörler üzerinden altyapıyı gerçek zamanlı olarak izliyor. Şehirdeki envanter takibinin yanı sıra yol çökmesi, aşırı dolan çöp kutuları, riskli/tehlikeli atıklar, trafik işaretleme sorunları ve otoyol üzerindeki yabancı cisimler gibi anomali ve riskleri otomatik tespit edip raporluyor. EchoTwin AI, sadece sorun tespit etmekle kalmayıp, müdahale gerektiren durumlar için aksiyon önerileri de veriyor. Böylelikle şehir yönetimi reaktif olmaktan öte proaktif bir sisteme dönüşüyor. Bu yatırımla hem şehirlerin daha güvenli ve sürdürülebilir hale gelmesine hem de yapay zeka ile şehirlerin yönetimi vizyonunun güçlenmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Stratejik yatırımlar dikkat çekiyor Değişen piyasa dinamikleri ve teknolojik dönüşümün yeni değer alanları oluşturmaya devam ettiğini kaydeden Bulut, "Eksim olarak, 40 yıla varan sektörel birikim ve stratejik sektörlerdeki yatırım tecrübelerimizle, inovatif fikirlerin farklı sektörlerdeki değer oluşturma potansiyelini Eksim Ventures aracılığıyla keşfediyor ve destekliyoruz. Bu yaklaşımımızla sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturuyoruz. Bugüne kadar yapay zeka destekli sağlık, mobilite, fintek, savunma sanayi, gıda, üretken yapay zeka ve enerji teknolojileri gibi stratejik alanlardaki girişimlere yatırım yaptık. Ayrıca önde gelen yerli ve yabancı girişim fonlarına sağladığımız destekle girişimcilik ekosisteminin büyümesine ve gelişmesine katkı sunduk" ifadelerini kullandı. Hızlı müdahale, düşük maliyet sunuyor 2024 yılında kurulan Amerika menşeili EchoTwin AI, kendi kendini iyileştiren şehirler inşa ediyor. Şirket, sorunları gerçek zamanlı olarak tespit edebilen akıllı kentsel sistemler geliştiriyor. Bu sistemler, otomatik olarak ya da optimize edilmiş aracı iş akışlarıyla düzeltici eylemleri tetikleyebiliyor ve gerekli aksiyonun alınmasını sağlıyor. Yol, aydınlatma ve atık toplama dahil birçok süreçte merkezi portal üzerinden yönetim ve takip imkanı sunan EchoTwin AI; görsel dil mimarisiyle önleyici tedbir analizlerini destekliyor. Böylelikle operasyonları daha hızlı ve ölçülebilir şekilde optimize edebiliyor.
Antalya Toptancı Halleri’nin ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşıldı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:41 Antalya Toptancı Halleri’nin ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Toptancı Hali’nde yeni sezon öncesi düzenlenen toplantıya katıldı. Sezonun hayırlı, bereketli ve bol kazançlı geçmesini dileyen Özdemir, "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hal esnafımızın yanında olmaya, üreticimizin yükünü hafifletmeye devam edeceğiz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Merkez Toptancı Hali’nde yeni sezon öncesi toplantı düzenlendi. Toplantıda üreticilerin, esnafın ve tüccarların talebi doğrultusunda, toptancı hallerinin saat 20.00-02.00 arasında kapalı kalarak Antalya Büyükşehir Belediyesince bakım çalışmalarının yapılması konusunda ortak bir karara varıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada Antalya’nın turizmin olduğu gibi tarımın da başkenti olduğunu söyleyen Başkan Vekili Özdemir, "Alın teriyle toprağa can veren üreticilerimize, ürünleri en iyi şekilde pazara ulaştırmak için gece gündüz çalışan komisyoncu, tüccar ve pazarcı arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Antalya, sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da yaş sebze ve meyve deposudur. Bu başarının arkasında sizlerin emeği, bilgisi ve yıllardır süregelen tecrübesi var" dedi. "İlk 8 ayda yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmi" Tarımda rekabetin artık sadece tarlada değil; lojistikte, teknolojide, planlamada ve pazarlamada da sürdüğünü söyleyen Özdemir, "21 toptancı halimizde 1938 komisyoncu ve tüccar esnafımızla 2025 yılının ilk 8 ayında yaklaşık 20 milyar TL işlem hacmine ulaşmış bulunuyoruz. Bu işlem hacmini daha da yukarı çıkarmanın, hepimizin görev ve sorumluluğunda olduğunun farkındayız" diye konuştu. Özdemir, sektörün tüm paydaşlarının ortak aldığı kararla merkez halinin 1 Ekim tarihi itibarıyla 20.00 ve 02.00 saatleri arasında, 6 saat yaya ve araç girişine kapatılmasını Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak desteklediklerini açıkladı. "Biz Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hal esnafımızın yanında olmaya, üreticimizin yükünü hafifletmeye devam edeceğiz" diyen Özdemir, bu sezon, hal altyapısını güçlendirmeye, dijital sistemlerle süreçleri hızlandırmaya, gıda güvenliği denetimlerini artırmaya ve ürünlerin pazara daha sağlıklı ve verimli ulaşmasını sağlamaya yönelik çalışmaların süreceğini söyledi. Yeni sezonun bereketli olmasını dileyen Özdemir, konuşmasını "Unutmayın; siz üretirseniz, Antalya kazanır; Antalya kazanırsa, Türkiye kazanır, Türkiye büyür" sözleriyle noktaladı. Başkan Vekili Büşra Özdemir daha sonra Vali Şahin ile birlikte hal esnafını ziyaret ederek esnafa ve tüccarlara hayırlı işler diledi. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan ve sektör temsilcileri katıldı.