EKONOMİ
Kars’ta kurban pazarı hareketlendi: 700 kiloluk süslenmiş düve ilgi odağı oldu 26 Mayıs 2026 Salı - 11:34:21 Kars’ta kurban pazarında son gün yoğunluğu yaşandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren pazara gelen vatandaşlar, bütçelerine uygun kurbanlık almak için sıkı pazarlık yaptı. Pazarda kurbanlıklarını alan vatandaşlar, hayvanlarını araçlara yükleyerek evlerinin yolunu tuttu. Kurban Bayramı arifesinde Kars Hayvan Pazarı’nda özellikle küçükbaş hayvanlara yoğun ilgi gösterilirken, besiciler de gün boyu satış yapabilmek için müşterilerle uzun süre pazarlık masasına oturdu. Pazarda zaman zaman "tokalaşma pazarlığı" olarak bilinen geleneksel usuller dikkat çekti. Pazarın en çok ilgi çeken kurbanlığı ise sahibinin özel olarak süslediği yaklaşık 700 kiloluk düve oldu. Renkli kurdeleler takılan dev düve, vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Besici Serhat Morkoç, düveyi pazarın şampiyonu olduğunu söyledi. Morkoç, "2026 Kurban Pazarı’nın düve şampiyonu şu an bizde, 700 kilo canlı gelen, alıcısını bekliyoruz. Pazarın şampiyonu olduğu için süsledik. Canlı net 700 kilo geliyor. Ondan dolayı süsledik, albenisi olsun. Müşterilerini bekliyor" dedi. Morkoç, süslediği düveyi 250 bin liraya satacağını da sözlerine ekledi. Küçükbaş hayvanlarını uygun fiyata verdiğini ve herkesin kurban almasına imkan tanıdığını belirten besici Selçuk Aras, "Bu bayram herkes et sahibi olsun, gerekirse daha indirimli fiyatlarımız olur. Bayram ağzı herkes sevinsin" diye konuştu. Pazara gelen vatandaşlar ise fiyatların son günlerde biraz daha makul seviyeye indiğini ifade ederek, pazarlık sonucu bütçelerine uygun hayvan alabildiklerini kaydetti. Öte yandan pazarda yoğunluk akşam saatlerine kadar devam ederken, bazı besicilerin ellerindeki kurbanlıkları satabilmek için fiyatlarda indirime gittiği görüldü.
26 Mayıs 2026 Salı - 11:23 Yüksekova’da hayvan pazarında bayram hareketliliği Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde, Kurban Bayramı öncesi kurulan canlı hayvan pazarında hareketlilik devam ediyor. Yeşildere Mahallesi’nde kurulan hayvan pazarına sabahın erken saatlerinden itibaren gelen besiciler, bin bir emekle yetiştirdikleri küçükbaş ve büyükbaş kurbanlıklarını görücüye çıkardı. Bayram ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlar ise bütçelerine uygun hayvan bulabilmek için pazarın yolunu tuttu. Hem üreticiler hem de vatandaşlar, bu yıl kurbanlık fiyatlarının geçen yıla oranla ciddi artış gösterdiğini belirtti. Besiciler, fiyat artışlarını artan yem fiyatları, nakliye giderleri ve bakım maliyetlerine bağlarken, vatandaşlar ise alım gücünün düşmesinden dert yandı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile belediye ekiplerinin güvenlik, hijyen ve düzeni sağlamak adına denetimlerini sürdürdüğü pazarda, vatandaşların kurbanlık tercih ederken hayvanların küpeli ve sağlık raporlu olmasına dikkat ettiği gözlendi. Hayvan pazarını ziyaret ederek besici ve vatandaşlarla bir araya gelen Yüksekova Ziraat Odası Başkanı Perviz Geçirgen de, tüm üreticilere hayırlı ve bereketli kazançlar diledi. Pazardaki durumu değerlendiren Başkan Geçirgen, "Kurban Bayramı öncesi Yüksekova’daki canlı hayvan pazarımızda hem bir yoğunluk hem de fiyatlar konusunda durgunluk hakim. Girdi maliyetlerinin, özellikle yem ve nakliye giderlerinin artması üreticimizi doğrudan etkiledi. Besicimiz emeğinin karşılığını almak istiyor, vatandaşımız da kendi bütçesine göre ibadetini yerine getirmeye çalışıyor. Gönül ister ki her iki taraf da pazarımızdan memnun ayrılsın. Üreticilerimizden ricamız, ellerinden geldiğince fiyatlarda esneklik göstererek vatandaşımıza yardımcı olmalarıdır. Bu bayram ikliminde yardımlaşma ve fedakarlık ruhuyla hareket ederek inşallah ortak bir noktada buluşacağız. Şimdiden tüm çiftçilerimizin, yetiştiricilerimizin ve halkımızın Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum" dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 10:42 Türk Telekom destekledi: Girişimci kadınların ürünleri, dijitalin gücüyle dünya vitrinine açıldı Türk Telekom’un; TOBB, UNDP ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü "Dijitalde Hayat Kolay" projesiyle eğitim, mentörlük ve hibe desteği alan girişimci kadınlar, yerel üretimlerini ve yenilikçi teknoloji çözümlerini dünya pazarlarına taşımaya başladı. E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncülerinden Türk Telekom, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Şirketin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, ülke sınırlarını aşarak ürünleri ve girişimleriyle uluslararası pazarların kapılarını aralıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin "Dijitalde Hayat Kolay" projesi, girişimci kadınları küresel pazarlarla buluşturuyor. Projeden aldıkları destekle e-ticaret, yapay zekâ kullanımı ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren kadınlar, ürettikleri yerel ürün ve yenilikçi teknolojileri Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar dünyanın dört bir yanına ihraç etmeye başladı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor. "Girişimci kadınların dijital fırsatlarla daha rekabetçi olmalarını desteklemek öncelikli sorumluluğumuz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Dijitalde Hayat Kolay projesi ile dünyaya açılan kadın girişimciler ile ilgili şunları ifade etti: "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlarımıza hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üreticimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin dijital ekonomideki potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Adana’dan ABD’ye havuçlu atıştırmalık ihracatı Adana’da kurduğu Cezy & Pepcubes markasıyla şekersiz ve yüzde 100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının yüzde 90’ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade etti. Canoğulları, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin eğitimleri ve sunduğu vizyon yurt dışına açılma hayalimizi gerçeğe dönüştürmemizde bize büyük bir özgüven verdi. Türk Telekom’dan aldığımız hibe ile ambalajlarımızı uluslararası standartlarda yeniledik ve Amerika pazarına girdik. Kanada ve Avrupa ülkeleri ile de görüşmelere başladık" dedi. Tekirdağ’ın geleneksel dokuması uluslararası belgesellerde Tekirdağ’da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor. Uluslararası ödüller alan ve uluslararası görünürlük kazanan bu tasarımlar, belgesellere de konu oldu. Karadağ; "Yerel mirasımızı yaşatırken dijitalleşmenin gücünü kullanarak dünyaya açılmak, vizyonumuzu tamamen değiştirdi. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle edindiğimiz dijital becerilerin yanı sıra mentörlük sürecinde aldığımız eğitimler sayesinde sadece Türkiye’de değil, uluslararası arenada da tanınan ve ödüller alan bir marka haline geldik" diye konuştu. İstanbul’dan uluslararası teknoloji firmalarına uzanan yapay zekâ çözümü Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı’nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor. Odabaşı; "Engelli bireyler için fırsat eşitliği oluştururken teknolojinin çarpan etkisine çok inanıyorum. Dijitalde Hayat Kolay projesinden aldığımız destekle yapay zeka destekli yetenek bazlı eşleştirme havuzu olan PowerPool’u kurduk, böylece daha hızlı bir şekilde doğru işe doğru engelli istihdam kaynağını yönlendirebiliyoruz. Bugün küresel teknoloji devlerine çözüm üretebilmemizin arkasında bu dijital güç yatıyor" dedi. Uşak’taki kadınların ürünleri Belçika ve Avusturya’da SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir oluşturan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor. Hıdır, "Dijitalde Hayat Kolay eğitimleriyle daha önce dışarıdan hizmet aldığımız ürünlerimizin etiket tasarımlarını kendimiz yapmaya başladık ve dijital pazarlamayı öğrendik ve sınırlarımızı aştık. Şirketin yanımızda olduğunu bilmek, Avrupa gibi zorlu pazarlara açılırken en büyük cesaret kaynağımız oldu. Yıl sonuna kadar 5 ülkeye ihracat yapmayı ve yurt dışına ofis açmayı hedefliyoruz" dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 10:33 Vodafone’un 5G kapsama reklamında milli basketbolcu Alperen Şengün oynadı Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, bunu müşterileriyle kutluyor. 21 Haziran’a kadar devam edecek yeni kampanyada, operatör müşterilerinin Hediye Çarkı’nda kazandığı internet 10’a katlanacak. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve Vodafone’un reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından Türkiye’nin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü seçilen Vodafone, yeni bir kampanya düzenliyor. Buna göre, operatör müşterileri, Hediye Çarkı’nı her çevirmede internet kazanacak ve kazandıkları interneti 10’a katlayacak. 21 Haziran’a kadar sürecek kampanyadan tüm Vodafone’lular yararlanabilecek. Müşteriler, Hediye Çarkı’nı Yanımda uygulamasında her hafta, operatör mağazalarında ise ayda bir kez çevirerek kampanyaya katılabilecek. Kampanya kapsamında milli basketbolcu Alperen Şengün ve operatörün reklam yüzü Cengiz Bozkurt’un rol aldıkları özel bir reklam filmi de hazırlandı. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatörüz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başladık. Hemen ardından, uluslararası bağımsız denetim kuruluşu P3 tarafından ülkemizin en geniş 5G kapsamasına sahip operatörü sertifikasını kazandık. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’deki yaygın kapsama gücümüzle birleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğumuzu müşterilerimizle paylaşmak istedik ve 5G kapsama liderliğimizi kutlamak üzere yeni bir kampanya başlattık. Tüm müşterilerimizin Hediye Çarkı’nda kazandığı interneti 10’a katlayacağız. Müşterilerimizi kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz." Ayrıntılı ve güvenilir analiz Açıklamaya göre, P3 tarafından 1-8 Nisan tarihleri arasında toplam 30 bin kilometrelik alanda yapılan ölçümlerde 5G kapsama alanı değerlendirildi. 5G kapsama alanının güvenilir ve anlamlı bir şekilde tespit edilmesini sağlamak için P3 tarafından global standartlara uygun metodolojiler uygulandı. Vodafone Türkiye elde ettiği sonuçlarla ülke genelinde en geniş 5G kapsamasını sağladı. Kutlamaya özel reklam film Operatör, 5G kapsama liderliğini kutladığı kampanya kapsamında özel bir reklam filmi de hazırladı. Milli basketbolcu Alperen Şengün’ün rol aldığı filmde bir basketbol maçının en kritik anı gösteriliyor. "5G kapsamasında Türkiye’de sahanın yeni lideri Vodafone" mesajını veren reklam filminde Alperen Şengün’ün yanı sıra markanın reklam yüzü Cengiz Bozkurt da yer alıyor.
Kuruyemiş fiyatları durdurulamıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 13:43 Kuruyemiş fiyatları durdurulamıyor Kayseri’de 20 yıldır kuruyemişçilik yapan Arif Cankı, kuruyemiş fiyatlarının yükselişinin devam ettiğini söyleyerek, "Son 2-3 aydır Antep Fıstığı’nın fiyatı ciddi anlamda yükseldi" dedi. Özellikle Antep Fıstığı ve fındıktaki artışın her gün sürdüğünü söyleyen Arif Cankı, "Kuruyemiş fiyatlarında bu sene rekoltenin azlığından ve kuraklıktan dolayı yükselmeler oldu genel olarak ve hala da yükseliyor. Örneğin çekirdeğin şu an hasat zamanı. Fakat çekirdekte de aynı kuraklıktan dolayı yükselmeler mevcut. Bu konuda da fındık ve Antep Fıstığı en çok fiyatı yükselen ürünler arasında. Şu anda fındığın fiyatı tezgahta bin 300 TL ve Antep Fıstığı’nın fiyatı da bin 400 TL. Özellikle son 2-3 aydır fındık ve Antep Fıstığı ciddi anlamda yükseldi. Bin TL’ye sattığımız fındık bin 300 TL civarında yine bin-bin 100 TL’ye sattığımız Antep Fıstığı da bin 400 TL civarına yükseldi. Yani yüzde 30-40 civarı bir fiyat artışı gözlemleniyor. Bunun başlıca sebeplerinden birisi bu ürünler bölgesel ürünler. Fındık özellikle sadece Türkiye’de üretiliyor, dışarıdan alabileceğimiz bir fiyat düşürebileceğimiz bir yer yok. Bu yüzden de fındık bir anda yükseldi. Antep Fıstığı da yine bu coğrafyanın ürünü. Suriye’deki savaşlardan dolayı son zamanlarda zaten yükselmişti. Rekolteyi Türkiye karşılıyordu ama bu sene de kuraklık ve soğuk vurmaları gibi olaylar olunca onun da fiyatı ciddi anlamda yükseldi" dedi. Cankı, fiyatların yükselmesini istemediklerini söyleyerek, "Biz fiyatların daha da yükselmesini işin açığı istemiyoruz. İstemediğimiz için de iyimser bakıyoruz ama her geçen gün artıyor. Mesela Antep Fıstığı’na her geçen gün yeni fiyat veriyorlar. Eski fiyattan bir daha ürün alma şansımız 2-3 aydır yok. Fiyatların buralarda kalması umudumuz var ama Antep Fıstığı’nın ve fındığın fiyatı biraz daha yükselecek gibi duruyor. Vatandaşlarımız için de ucuz ürünler tabi ki oluyor. Fakat ucuzdan çok kaliteli ürünleri tavsiye ediyorum. Çünkü örneğin Antep Fıstığı diyelim; ucuzunu alırlar kabuğuna para vermiş olurlar. Kaliteden şaşılmaması lazım. Bunlar bizim ürünlerimiz, milli servetlerimiz. Sahip çıkmamızda fayda olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Giresun fındığı zirvede: Kilosu 352 TL’ye ulaştı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:55 Giresun fındığı zirvede: Kilosu 352 TL’ye ulaştı Karadeniz’de fındık piyasası hareketli günler geçiriyor. 1 Ekim 2025 itibarıyla serbest piyasada fındığın kilogram fiyatı 300-350 TL bandında işlem görürken, kalite tesciliyle öne çıkan Giresun fındığı zirvede yer aldı. Bölgede serbest piyasada tüm illerin ortalama kilogramı fiyatı 344 lira olarak belirlenirken, Giresun ise 352 lira fiyatla diğer bölgelerin önünde yer alıyor. Serbest piyasada Giresun’da fındık fiyatları ise 347 TL’den başlayıp 352,50 TL’ye kadar çıkıyor. Bu rakam, hem Türkiye’de hem de dünyada en kaliteli fındık olarak bilinen Giresun fındığının piyasalardaki ayrıcalıklı olmasından kaynaklandığı ifade edildi. Fiyat farkının tesadüf olmadığını vurgulayan Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, "Giresun kalite fındık yüksek aroma ve yağ oranıyla dünyada rakipsizdir. Serbest piyasadaki fiyatlar da bunun kanıtıdır. Bilindiği gibi dünyada iki ayrı fındık fiyatı açıklanır. Bu fiyatlardan birisi levant kalite, diğeri ise Giresun kalite fındık fiyatıdır. Dünyada ve ülkemizde Giresun kalite fındık serbest piyasada diğer fındık çeşitlerine göre biraz fazladır. Bugün de serbest piyasadaki fiyat farkı bundan kaynaklıdır. Giresun kalite fındık yüksek aroma ve yağ oranıyla dünyada rakipsizdir. Serbest piyasadaki fiyatlar da bunun kanıtıdır" dedi. Öte yandan Giresun’un zirvede yer aldığı fındık fiyatları illere göre, Giresun’da 352 TL, Ordu’da 347,33 TL Samsun’da 345,67 TL, Trabzon’da 345,00 TL, Zonguldak’ta 344,33 TL, Sakarya’da 344,33 TL ve Kocaeli’nde ise 341,33 TL’den işlem görüyor.
TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:37 TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor KOBİ’lere uygun şartlarda finans imkânı sağlayan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem başvuruları 2 Ekim’de başlıyor. TOBB, KGF ve bankaların işbirliğinde verilecek 25 milyar TL hacimli kredide 24 ay vadeye kadar yüzde 33, 24 ay üzerinde ise yüzde 32 faiz uygulanacak. Kredi 6 ay anapara ödemesiz, azami 36 ay vadeli olacak. Bir firma en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların el ele vermesiyle KOBİ’lere destek olmak için oluşturulan Nefes Kredisi’nde yeni dönem 2 Ekim itibarıyla başlıyor. KOBİ’lere uygun şartlarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB’a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi başvurularını Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank ve Ziraat Katılım şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz şekilde azami 36 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzerinde ise yüzde 32 faizle kullandırılacak. Kredi hacminin büyüklüğü ise 25 milyar Türk Lirası olacak. Bu yılın temmuz ayında verilen TOBB Nefes Kredisi ile 23 bin 515 firmaya 30 milyar TL destek sağlanmıştı. Finansmana erişim sorunu KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Şu anda üyelerimizin sahada karşılaştığı en önemli problem finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırı krediye erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde KOBİ’lerimizin nakit akışını korumak için gerçekten ‘nefes’ olacak bir kaynak oluşturduk. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup, çarkların dönmesini sağlamak. Bu kapsamda TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Yeni TOBB Nefes Kredisi’ni 2 Ekim tarihi itibarıyla başlatıyoruz. TOBB’a bağlı oda-borsa üyesi tüm şirketlerimiz başvurabilir. Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm bankaların yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum" dedi. TOBB Nefes Kredisi’ne kimler başvurabilir TOBB’a bağlı oda-borsa üyesi işletmeler TOBB Nefes Kredisi’ne başvurabilecetk. Başvuruların 2 Ekim’de başlalacağı TOBB Nefes Kredisi’nden bir firma azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Kredi hacminin toplam büyüklüğü ise 25 milyar Türk Lirası olacak. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz şekilde azami 36 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yüzde 33, 24 ay üzeri yüzde 32 faizle kullandırılacak. Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank ve Ziraat Katılım şubelerine başvuru yapılabilecek.
İş dünyasından yeni destek talebi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:21 İş dünyasından yeni destek talebi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikalarının fiyat istikrarına katkı sağladığını, ancak üretim ve ticaretin en önemli unsurlarından biri olan finansmana erişimi zorlaştırdığını ifade ederek, "Mevcut reel faiz seviyesinin sektörlerimizin üzerinde oluşturduğu yükü hızla hafifletmek zorundayız." dedi. BTSO meslek komitesi ve meclis üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin üretimden ihracata, ticaretten istihdama kadar her alanda sahadaki nabzı tuttuğunu belirterek, komitelerden gelen bilgilerin sorunların tespitinin yanı sıra aynı zamanda çözüm arayışına ışık tuttuğunu ifade etti. Komitelerden gelen talepleri raporlara dönüştürerek, TOBB başta olmak üzere Bakanlıklar ve ilgili kurumlarla paylaşıldığını ifade eden Burkay, "Hepimizin hedefi Bursa’nın ve Türkiye’nin yarınlarını daha güçlü kılmak. İşte bu ortak amaç bizleri birbirimize bağlıyor. Meslek komitelerimiz de bu dayanışmanın en somut yansımasıdır. Burada dile gelen her fikir, her öneri Odamızın hareket yönünü belirlerken, ülkemizin ekonomi politikalarını da şekillendiriyor. Bugüne kadar üyelerimizin katkılarıyla çok önemli meselelerin çözüme kavuşmasını sağladık, önemli kazanımlar elde ettik." dedi. "İş Dünyamızın Talepleri Çözüm Kavuşuyor" "Birlikte yürüyenler için mesafe uzun değildir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte yürüyeceğiz" diyen Başkan Burkay, Oda olarak üretimi artırmak, ticareti ve ihracatı büyütecek, istihdamı geliştirecek adımlar attıklarını ifade etti. Son dönemde birçok önemli düzenlemenin BTSO çatısı altında gerçekleştirilen toplantıların ardından hayat bulduğunu kaydeden Başkan Burkay, "KOBİ tanımında yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço limiti 500 milyon TL iken, girişimlerimizle bu rakam 1 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece desteklerden faydalanamayan pek çok firmamız yeniden KOBİ kapsamına girdi. Finansmana erişimde yaşanan zorluklara çözüm üretmek için girişimlerimiz sonuç verdi ve TOBB öncülüğünde Nefes Kredisi devreye girdi." mesajı verdi. "Üretimden, İhracattan Vazgeçme Lüksümüz Yok" BTSO Başkanı Burkay, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ı Eylül ayında BTSO’da Bursa iş dünyası ile buluşturduklarını hatırlatarak, "Bu görüşmede de ifade ettiğimiz üzere; enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları fiyat istikrarına katkı sağlıyor. Ancak aynı zamanda üretim ve ticaret için hayati önemde olan finansmana erişimi zorlaştırıyor. Her fırsatta dile getirdiğim gibi bizim üretimden, ihracattan vazgeçme lüksümüz yok. Ancak reel sektörümüzün üzerindeki yükü de hafifletmemiz gerekiyor." diye konuştu. "Yeni Destek Mekanizmalarına İhtiyacımız Var" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, kredilerin üretim odaklı firmalara yönlendirilmesi reel sektörün ihtiyaçlarına uygun selektif politikaların uygulanması ve finansman maliyetlerinin öngörülebilir şekilde düşürülmesi gerektiğini söyledi. İbrahim Burkay, "Politika faizi ile piyasa faizleri arasındaki makas, üretim, yatırım ve ticaret ortamının tüm tarafları üzerinde ağır yükler oluşturuyor. Mevcut reel faiz seviyesinin sektörlerimizin üzerinde oluşturduğu bu yükü hızla hafifletmek zorundayız. Bu nedenle faiz indirimlerinin yıl sonuna kadar çok daha güçlü indirimlerle sürdürülmesini de her fırsatta dile getirmeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında uygulamaya alınan Nefes Kredisi kısa sürede iş dünyamız için adeta bir can simidi oldu. Ancak finansman ihtiyacımızın büyüklüğü düşünüldüğünde, yeni bir paketin süratle devreye alınması da artık kaçınılmazdır. İhracatçılarımızın döviz gelirlerini TL’ye çevirdikten sonra yeniden döviz almak zorunda kalmaları, kur farkından doğan kayıplara yol açıyor. Bu noktada döviz dönüşüm desteğinin devamı, reeskont kredilerinde günlük limitin 5 milyar TL’ye çıkarılması ve maliyetlerin düşürülmesi de beklentilerimiz arasında." dedi. "Başarılarımızın En Büyük Harcı Birlik ve Beraberliğimiz" BTSO olarak üretimi büyüten, yatırımı teşvik eden, istihdamı artıran ve ihracatı güçlendiren projelerle Türkiye’ye örnek bir kurum olduklarını kaydeden İbrahim Burkay, "2013’ten bu yana attığımız her adım, hayata geçirdiğimiz her proje Bursa’mızın olduğu kadar ülkemizin de gurur tablosudur. TEKNOSAB’la yüksek teknolojiye dayalı üretimin yolunu açtık. BUTEKOM’la bilim ve inovasyonu sanayimizin merkezine taşıdık. MESYEB’le nitelikli insan kaynağını güçlendirdik. Model Fabrika’yla firmalarımıza verimlilik ve dijital dönüşüm vizyonu kazandırdık. Bursa Business School ve GUHEM ile bilgiye ve uzay çağına yatırım yaptık. KFA, kümelenme ve dış ticaret odaklı projelerimizle iş dünyamıza yeni pazarlar kazandırdık. Önümüzdeki ay içinde 22 Ekim’de Gıda sektöründe zirvemizi, 23-25 Ekim’de Bursa Food Point Gıda Ürünleri ve Teknolojileri fuarımızı düzenleyeceğiz. ‘Bursa Büyürse, Türkiye Büyür’ anlayışıyla hareket ettik ve geleceği inşa edecek projelere imza attık. BTSO ortaya konulan tüm projelerin rol model olarak alınması bizlere moral sağlıyor. Bu başarılarımızın en önemli harcı birlik ve beraberliğimizdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye çalışacağız." dedi. Eylül Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi Müşterek Komiteler Toplantısı’nın ardından Eylül Ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Ali Uğur başkanlığında gerçekleştirildi. Ali Uğur, BTSO’nun 60 bine yakın üyesinin ve hayata geçirilen projelerin omurgasını oluşturan meslek komiteleriyle gerçekleştirilen istişare toplantılarının son derece önemli olduğuna dikkati çekerek, "Ekonomi ve mevzuatla ilgili yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerilerini birlikte ele almak, birlikte şekillendirmek istiyoruz. Değişen küresel şartlar karşısında ülke olarak rekabet gücümüzü koruyabilmek için yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı politikalar geliştirmek zorundayız. Bu noktada meslek komitelerimizden gelen saha bilgileri, iş dünyasının nabzını en doğru şekilde yansıtan veriler olarak büyük önem taşıyor. Amacımız, dünyanın gidişatıyla uyumlu bir Türk iş dünyası ve ekonomisi oluşturmaktır. Bu hedefe ulaşmadaki en güçlü dayanağımız ise hiç şüphesiz meslek komitelerimizdir." ifadelerini kullandı.
İstanbul’un enflasyonu Eylül ayında yüzde 40,75 oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:19 İstanbul’un enflasyonu Eylül ayında yüzde 40,75 oldu İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Eylül ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 3,19, yıllık bazda yüzde 40,75 arttı. İstanbul’un Eylül ayı enflasyonu belli oldu. Eylül ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi aylık artışı yüzde 3,19 olarak gerçekleşti. 2024 Eylül ayına göre 2025 Eylül ayında İstanbul’da yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO 2023=100 bazlı İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde yüzde 40,75 olarak gerçekleşti. Eylül ayında İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde; bir önceki aya göre eğitim harcamaları grubunda yüzde 24,26, ulaştırma harcamaları grubunda yüzde 4,40, gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yüzde 3,85, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yüzde 3,15, lokanta ve oteller harcama grubunda yüzde 2,57, konut harcamaları grubunda yüzde 2,28, çeşitli mal ve hizmetler harcama grubunda yüzde 1,95, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 1,82, giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda ise yüzde 0,36 artış, alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda yüzde 0,05 azalış görüldü. haberleşme ve sağlık harcamaları gruplarında fiyat değişimi izlenmedi. İstanbul’da 2025 Eylül ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde; yeni eğitim yılının başlaması ile eğitim harcamaları grubunda yer alan bazı ürün ve hizmetlerde görülen yukarı yönlü fiyat değişimleri, ulaştırma harcamaları grubunda yer alan bazı ürün ve hizmetlerde kamu kaynaklı yukarı yönlü fiyat değişimleri, gıda harcamaları grubunda yer alan ürünlerde mevsimsel etki ve piyasa koşullarına bağlı olarak izlenen fiyat değişimleri etkili oldu. Eylül ayında en yüksek grup artışı eğitim harcamaları grubunda (yüzde 24,26), en yüksek azalış ise alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda (yüzde 0,05) izlendi. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Toptan fiyat hareketlerini yansıtan ve 2025 Ağustos ayında yüzde 2,56 oranında artan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi 2025 Eylül ayında yüzde 1,29 oranında arttı. 2025 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 22,12, yıllık ortalama değişim oranı ise yüzde 31,23 oldu. Eylül 2025’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 2,76, gıda maddeleri grubunda yüzde 1,41, madenler grubunda yüzde 1,03, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 0,82, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,44 artış; kimyevi maddeler grubunda yüzde 0,29 azalış gözlendi; mensucat grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi. Yıllık ortalama bazda 2025 Yılı Eylül ayı gruplar itibariyle artışlar sırasıyla; inşaat malzemelerinde yüzde 61,10, mensucatta yüzde 49,05, gıda maddelerinde yüzde 29,77, işlenmemiş maddelerde yüzde 28,32, yakacak ve enerjide yüzde 23,19, kimyevi maddelerde yüzde 22,15, madenlerde yüzde 18,15 artış gerçekleşti.
Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisini uçtan uca dijitalleştirdi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:28 Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisini uçtan uca dijitalleştirdi Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisi başvuru ve kullanım süreçleri dijitalleştirildi. Tüzel ve şahıs firmaları bundan böyle sürdürülebilir yatırımları için ihtiyaç duydukları krediyi şubeye gitmeden, dijital kanallardan kolaylıkla ve hızlı biçimde kullanabilecek. Garanti BBVA, teknolojisiyle geçmişte yalnızca şubeden yapılabilen pek çok işlemi dijitale taşımaya devam ediyor. Banka şubelerinden gerçekleştirilebilen sürdürülebilirlik kredisi başvuru ve kullanım süreçleri dijitalleştirildi. Bundan böyle bankanın tüzel müşterileri, şubeye gitmeden, mobil uygulama veya İnternet Bankacılığı aracılığıyla sürdürülebilirlik odaklı yatırımları için hızlı ve kolay bir şekilde kredi kullanabilecek. Çevreye ve iş süreçlerine katkı Banka, dijitalleşme yatırımları sayesinde müşterilerinin iş süreçlerini basitleştirirken aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlamayı hedefliyor. Böylece şirketler, karbon salımlarını azaltma, enerji verimliliğini artırma ve çevresel dönüşüm yatırımlarını hayata geçirme süreçlerinde ihtiyaç duydukları kaynağa çok daha hızlı erişebilecek. Kredi sürecinin dijitalleşmesi, zamandan ve operasyonel maliyetlerden tasarruf sağlarken, kâğıt kullanımını azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunacak. "Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterimize eşlik ediyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: "Banka olarak uzun yıllardır sürdürülebilir finansman alanında öncü adımlar atıyoruz. Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterilerimize eşlik ediyoruz. Yeşil/sosyal kredilerden çevreci taşıt kredilerine, sürdürülebilir tahvillerden, çevresel ve sosyal yatırımlarda aktif danışmanlık hizmetlerine ve su verimliliğiyle ilgili projelere yönelik ‘mavi finans’ araçlarına kadar pek çok sürdürülebilir finansman ürünü sunuyoruz. Müşterilerimizin karbon emisyonlarını azaltmalarına, enerji verimliliği yatırımlarına ve çevresel dönüşümlerine finansman sağlamak önceliklerimizden biri. Şimdi Sürdürülebilirlik Kredisi’ni dijital kanallarımıza taşıyarak hem erişimi kolaylaştırıyor hem de hız ve verimlilik sağlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin iş süreçlerini basitleştirirken onların sürdürülebilirlik yolculuklarına destek olmak. ‘Birlikte Yaparız’ anlayışımızla, Türkiye’nin düşük karbonlu ve kapsayıcı bir geleceğe geçişinde sektörümüzde öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz." Yapılan açıklamaya göre Garanti BBVA’nın Sürdürülebilirlik Kredisi, müşterilerin sürdürülebilir yatırımlarını desteklemek üzere sunuluyor. İşletmeler, iklim değişikliğiyle mücadele, doğal sermayenin korunması, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım ve su verimliliği yatırımları ile sosyal altyapıların geliştirilmesi, toplumsal eşitliğin ve finansal kapsayıcılığın artırılması alanındaki projelerinde bu kaynaktan faydalanabiliyor. Krediden yararlanmak isteyen tüzel ve şahıs firmalarının, sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin harcamalarını fatura karşılığında belgelemesi gerekiyor. Böylece sağlanan finansmanın gerçekten sürdürülebilir projelere yönlendirildiği güvence altına alınmış oluyor. Kredi tutarı, alacaklının değil doğrudan krediyi kullanan müşterinin hesabına yatırılıyor. 2029 sonuna kadar 3,1 trilyon TL yeni kaynak Açıklamaya göre banka, 2018-2025 dönemi için belirlediği 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefini, 2025’in ilk yarısında tamamladı. Bu başarının ardından banka, 2018-2029 yıllarını kapsayan yeni hedefini 3,5 trilyon TL olarak açıkladı. Böylece 2025’in ikinci yarısından 2029 sonuna kadar yaklaşık 3,1 trilyon TL’lik yeni kaynak sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilecek.
Bursalılar Gel-Al sistemini sevdi...Damacanada 59 lira ile pazarın liderliğine yürüyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:24 Bursalılar Gel-Al sistemini sevdi...Damacanada 59 lira ile pazarın liderliğine yürüyor Bursalılar 20 litrelik damacana suyu Gel-Al yöntemiyle 59 liradan satan Uludağ’ın yerli ve milli markası Karacakaya’ya sahip çıktı. "Mahallenizin sucusu" mottosuyla pazar liderliğine oynayan ve 1 yılda 35 bayilik sistemine ulaşan Karacakaya yıl sonuna kadar 50 şubeyi hedefliyor. Karacakaya Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kahraman, "Bursalılar yerli su markasına Gel-Al sistemi ile sahip çıktı. Gel Al sistemi ile fiyatları yarıdan da aşağıya düşürmüş olduk. Farkımız Uludağ’ın eteğindeki 1450 metreden suyu çıkartmamız. Kar suyunu direkt kullandığımız için bizim suyumuz farklı "dedi. Karacakaya Su Fabrikası 2007 yılında Uludağ kayak pistlerine en yakın noktadaki Soğukpınar Köyü’nde kuruldu. Operasyon ve kurye maliyetlerinin yükselmesi üzerine Karacakaya, "Mahallenizin sucu" geldi mottosuyla 35 bayi açarak Gel-Al sistemini hayata geçirdi. Vatandaşlar şubelere giderek 59 liradan 20 litrelik damaca suyu ve tüm içecekleri toptan fiyatına alabiliyor. Hayata geçirdikleri sistemin işbirliği yaptıkları bayilerin aile bütçesine ciddi katkı sağladığını belirten Karacakaya Su Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kahraman, "Şu anda 35 bayimiz var. Çok talep var. Ancak konum ve vatandaşın ulaşılabilir olmasını önemsiyoruz. Yılbaşına kadar 50 bayiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bizden bayilik alanlar da kazanıyor, vatandaşlarımız da kazanıyor. Damacana suyun yanında tüm paketli çeşitler ve diğer içecekleri de toptan fiyatına vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Fabrikamızda 170 dolaylı olarak bine yakın çalışanımız var. Yaklaşık 20 yıldır, yerli, milli ve yüzde 100 Bursalı sloganımızla yolumuza devam ediyoruz. Babamız Kaya Kahraman başımızda. Kardeşlerim Celal ve Furkan Kahraman ile işimizin başındayız. Çeşitli söylentiler oluyor. Pazar payından bu kadar pay almamız sebebiyle ‘Arkada başka bir güç mü var? Diğer yabancı sermayeler var mı?’ söylentileri oluyor. Biz tamamen yüzde 100 yerli ve yüzde 100 Bursalı olarak yola devam ediyoruz. Bursalılara hizmet vermeye çalışıyoruz" dedi. "Evlerde tüketilen damacana su maliyetini yarıdan da aşağı düşürdük" Damacana işinde operasyon maliyetlerinin, kurye ve diğer maliyetlerin artması sebebiyle katlandığını hatırlatan Sinan Kahraman, "Damacana başına operasyon maliyeti, yani götürmesi ve getirmesi 60-70 liraları bulunca, biz bu sistemi hayata geçirdik. Vatandaş şubemizden gelip alıyor. Fiyatları da eve teslim fiyatının yarısının altına çekmiş olduk. Ciddi anlamda, rağbet gördük. İlk önce 5 şube ile buna başladık. Gel-Al’da 39 lira gibi bir fiyatla 1 yıl önce başlamıştık. 1 yılda 35 şubeye ulaştık. Operasyon maliyetleri kalkınca, şu anda fiyatımız 59 lira olarak devam ediyor. Vatandaşlar mahallenin sucusuna büyük teveccüh gösterdi. Yılsonuna kadar 50 şubeye ulaşmayı düşünüyoruz. 200’ün üzerinde bayilik talebi var. Ancak biz onları da ince eleyip sık dokuyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece su değil, bütün içecek ürünlerinin hizmetini sağlıyoruz" Sinan Kahraman konuşmasını şöyle sürdürdü; "Sadece damacana da değil bizim kampanyalarımız, o mahalledeki, o bölgedeki kafe, kıraathane veya restoran gibi sektörlerin de çay, meyve suyu, soda ve içecekle ilgili ne ihtiyacı varsa onlara çözüm üretmek için de avantajlı. Herkes, Gel-Al noktalarından uygun fiyata içecek tedarikini karşılıyor." "Marka değerimiz Bursalılar sayesinde yükseldi" Bursa’da yerli olan ve sürdüren nadir markalardan biri olduklarını ifade eden Sinan Kahraman, "Bursalılar gerçekten Gel-Al sistemini sevdi. Çünkü maliyetler gerçekten düşük. Çünkü yarı fiyatından da aşağı damacana suyunu alabiliyor. Biz aslında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Sistemli bir şekilde, dükkâna çok fazla masraf yapmadan operasyon maliyetleri ve giderleri düşürerek damacana suyu 59 liraya vatandaşlarla buluşturuyoruz. Bu şekilde insanlar da talep gösterince Karacakaya’nın marka değeri yükseldi. Piyasada pazar liderliğine oturmuş durumda. Mahallenin sucusunu Bursalılar sevdi." ifadelerini kullandı "Başka bir şehirde açmayı hedeflerimiz arasında yok" Bursa’nın haricinde başka bir ile şube açmayı düşünmediklerini belirten Kahraman, "Belki ilerleyen zamanlar da 150 kilometre mesafeye kadar olan illerde bu hizmeti götürebiliriz. Yalova, Balıkesir ve yakın iller olabilir. Ancak şuan da planlarımız arasında diğer büyükşehirler yok. Kaynağımızın tadı bozulmadan, ilave bir tat almadan bu kalitede hizmet vermek için buradayız" diye konuştu. "Farkımız, kar suyu tadımız" Kahraman son olarak şunları söyledi; "Bizim farkımız, Uludağ’ın eteğindeki bin 450 metreden suyu çıkartıyoruz. Uludağ kayak pistinin altındaki ilk su fabrikasıdır. Biz kar suyunu kullanıyoruz. Bizim suyumuzun tadı diğerlerine göre, yumuşaktır. Bizim suyumuz Uludağ’ın gerçek suyudur. Fabrikamızda 170 kişi çalışanımız var. Bayilerimiz ve dolaylı çalıştığımız personelle çalışan sayımız bini buluyor"
Şekerde "metal kalıntısı" şikayetleri Bakanlığı harekete geçirdi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:07 Şekerde "metal kalıntısı" şikayetleri Bakanlığı harekete geçirdi Tarım ve Orman Bakanlığı, şeker fabrikalarından gelen şekerlerde ’metal kalıntısı’ şikayetleri üzerine harekete geçti. İstanbul Ticaret Borsası’nın (İSTİB) Güvenilir Ürün Platformu desteğiyle düzenlediği bir toplantıda konuşan İSTİB Meclis Üyesi Muhammet Ali Kılıç, şeker tüketicisi firmalar olarak son dönemlerde bazı sorunlar yaşadıklarını söyledi. Bunlardan en önemlisinin üretimi engelleyen, üretim bantlarını durduran, şekerde ’metal kalıntısı’ olduğuna dikkati çeken Kılıç, şunları kaydetti: "Genellikle devlet fabrikalarından gelen şekerde metal kalıntısı oluyor. Kısmen özel fabrikalardan da geliyor. Konya’dan gelen 25 tonluk şekeri bir günde işlerken, devlet fabrikalarından gelen şeker zaman olarak çok sürüyor. Çünkü şekerde metal çıkıyor. Metal dedektörleri devreye girdiğinden hattı sürekli kesiyor. Devlet fabrikalarında metal kalıntısı sorunu çözülemez mi? Bir sistem kurulamaz mı?" Pancar Şekeri Üreticileri Derneği (PANŞEK) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Can, metal kalıntısının önlenmesi için yapılacak yatırımın maliyetinin yüksek olmadığını belirterek, "Ciddi bütçe istemiyor. Özel fabrikalarda bu yatırımlar yapılıyor. Şeker içindeki metal için önlem alınabilir. Özel fabrikalar bu konuda çok dikkatliler ama gelenlerle ilgili üzerimize düşeni yaparız" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan da sektörü izleme ve denetimi görevi gereğince sorunların çözümü noktasında adımlar attıklarını vurgulayarak, "Metal kalıntısı için hemen arkadaşlarımızı tüm fabrikalarda çalışma yapmak üzere talimatlandıracağız" diye konuştu.